<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327</id><updated>2011-08-24T07:00:31.755-07:00</updated><category term='Çanakkale Zaferi'/><category term='Spor'/><category term='iş'/><category term='Bilgisayar'/><category term='Bilim'/><category term='Adli'/><category term='Saglik'/><category term='Dünya'/><category term='Güncel'/><category term='internet'/><category term='www.usakgundem.com'/><title type='text'>LEVENT</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>145</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-529769942523078024</id><published>2010-11-26T23:57:00.003-08:00</published><updated>2010-11-27T00:06:18.258-08:00</updated><title type='text'>Aile hekimim kim? Aile hekimi sorgula</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/TPC75NJYJyI/AAAAAAAAAag/Sjr_3Vplxbc/s1600/aaahyrdtrd.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 195px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/TPC75NJYJyI/AAAAAAAAAag/Sjr_3Vplxbc/s200/aaahyrdtrd.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5544137732749010722" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aile hekimim kim&lt;a href="http://sbu.saglik.gov.tr/sbahbs/"&gt; TIKLA&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-529769942523078024?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://sbu.saglik.gov.tr/sbahbs/' title='Aile hekimim kim? Aile hekimi sorgula'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/529769942523078024/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=529769942523078024' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/529769942523078024'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/529769942523078024'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2010/11/aile-hekimim-kim-aile-hekimi-sorgula.html' title='Aile hekimim kim? Aile hekimi sorgula'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/TPC75NJYJyI/AAAAAAAAAag/Sjr_3Vplxbc/s72-c/aaahyrdtrd.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3903659904662431884</id><published>2009-01-14T10:45:00.004-08:00</published><updated>2009-01-14T10:52:41.868-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Diyanet'ten Gazze İçin Yardım Kampanyası / Gazze ye Acil Yardım</title><content type='html'>Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze'de tüm insanlığın gözleri önünde ''büyük bir insanlık trajedisi ve katliam'' yaşandığı belirterek, büyük devletlerin bu olaylara sessiz kaldığını ifade etti.&lt;br /&gt;Türkiye Diyanet Vakfı ve Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Gazze'de zarar gören Müslümanlar yardım kampanyası başlattıklarını belirterek, bu hafta cuma namazı sonrasında tüm camilerde yardım toplanacağını bildirdi.&lt;br /&gt;''Bu katliam ve trajedi karşısında sadece yardım yapıyor ve yaraları sarıyor olmak bile bizi mahcup ediyor'' diyen Bardakoğlu, ''asıl yapılması gerekenin kirli güç gösterisini sona erdirmek olduğunu'' vurguladı.&lt;br /&gt;Bu aşamada, Gazze halkına ilaç ve gıda gibi insani yardım malzemesi göndererek, insanlık borcunun bir kısmını yerine getirmeyi istediklerini ifade eden Bardakoğlu, ''Başkanlık olarak hangi olumlu katkıyı sağlayabilirsek onu yapmayı bir insani borç olarak görüyoruz'' dedi.&lt;br /&gt;-HUTBE VE VAAZ OKUTULACAK-&lt;br /&gt;Diyanet İşleri Başkanlığı 81 il müftülüğüne gönderdiği genelge ile kampanyayı duyurarak, camilerde başlatılmasını istedi.&lt;br /&gt;Genelgeye göre, 16 Ocak Cuma gününe kadar devam edecek kampanyaya aktif katılım sağlanması için hutbe ve vaaz okutulacak. Kampanya için oluşturulan hesap numaraları camilerde uygun görülen yerlere asılacak.&lt;br /&gt;Cuma namazı çıkışında, cami cemaatinden üçer kişilik komisyonlar oluşturularak para toplanacak. Yardımlar, her ne amaçla olursa olsun başka bir hizmet için kullanılmayacak ve kesinti yapılamayacak.&lt;br /&gt;Kampanya katılmak isteyenler, Türkiye Diyanet Vakfı'nın, ''Vakıflar Bankası Meşrutiyet Şubesi ''2035392 (TL)(ANKARA) ve Ziraat Bankası Mithatpaşa Şubesi 7967366-5002 (TL)(ANKARA)'' hesaplarına para yatırılabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:AA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3903659904662431884?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3903659904662431884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3903659904662431884' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3903659904662431884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3903659904662431884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2009/01/diyanetten-gazze-iin-yardm-kampanyas.html' title='Diyanet&apos;ten Gazze İçin Yardım Kampanyası / Gazze ye Acil Yardım'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-6293415909609044291</id><published>2009-01-04T01:22:00.003-08:00</published><updated>2009-01-04T01:28:42.539-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>İsrail’in Kara Operasyonu</title><content type='html'>İsrail’in Kara Operasyonu/ Sedat LAÇİNER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail bir haftalık hava ve denizden bombardımanının ardından 8. günde Gazze’ye karşı kara operasyonunu başlattı. Bu beklenen bir adımdı. Savunma Bakanı’ndan Dışişleri bakanı’na kadar tüm yetkililer Gazze operasyonlarının henüz ilk aşamasında olunduğunu belirtiyorlardı. Nitekim İsrail Savunma Bakanlığı sözcüsü Avital Leibovich de İsrail güçleri karadan sınırı aştığında “kısa bir süre önce ikinci aşamayı başlattık” açıklamasını yaptı. İlk saatlerde oldukça sınırlı bir bölgede, sınırlı sayıda tank ve diğer kara gücü ile giriş yapıldı. Fakat sonrasında 10.000 asker ve yüzlerce tankın sınırı aştığı duyuldu. Görgü tanıklarının ifadelerine göre İsrail tankları askeri hedeflerden çok sivil altyapıyı hedef aldı. Elektrik direkleri yıkıldı, su tesisatları tankların altında yerle bir edildi. Belli ki İsrail sivillerin hedeflenen bölgede yaşayamamasını hedefliyordu. Diğer taraftan İsrail uçakları da gökyüzünden Gazze üzerine “şehri terk edin” çağrısı yağmuru yağdırdı. İsrail’in havadan dağıttığı ‘terk edin çağrısı’nı okuyan siviller çok şaşırmış olmalı. Çünkü Gazze dünyanın en büyük...  &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;a href="http://www.usakgundem.com/yazarlar.php?type=3&amp;amp;id=1088"&gt;YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN...&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-6293415909609044291?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/6293415909609044291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=6293415909609044291' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/6293415909609044291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/6293415909609044291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2009/01/israilin-kara-operasyonu.html' title='İsrail’in Kara Operasyonu'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-925777760524740470</id><published>2008-12-02T10:10:00.003-08:00</published><updated>2008-12-02T10:17:24.944-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Memura Yeni Haklar Geliyor</title><content type='html'>Ankara - Devlet Memurları Kanunu'nda yapılması planlanan değişikliklerle memura bir dizi yeni hak verilmesi planlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamu İşveren Kurulu ile Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen arasında yürütülen toplu görüşmeler sonunda taraflar arasında mutabakata varılan konulara ilişkin çalışmalar başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet Personel Başkanlığı, konfederasyonların toplu görüşme mutabakat metninde yer alan taleplerini gerçekleştirmek amacıyla "657 sayılı Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı" ile "Genelge Taslağı" hazırladı.&lt;br /&gt;Hazırlanan taslaklar, toplu görüşmelerin sonuçlarına ilişkin yürütülen ve yürütülmesi planlanan diğer çalışmalarla ilgili bilgiler, görüşleri alınmak üzere Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu imzasıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen'e gönderildi.&lt;br /&gt;"657 sayılı Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı"na göre, aynı hizmet niteliklerine sahip, aynı unvandaki memurların, hizmet gerekleri ve atanmaya ilişkin diğer şartları taşıması kaydıyla, yer değiştirme taleplerinin karşılanmasında "yetkili amirin uygun bulması" prosedürü kaldırılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin, iki öğretmen ya da mühendisin karşılıklı yer değiştirme talebinin bulunması, bu düzenleme için yeterli olmayacak. Öğretmenlerin aynı branş, mühendislerin de aynı alandan olması şartı aranacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakıma muhtaç hastasına kendisinden başka bakacak kimsenin bulunmaması ve sağlık kurulu raporu ile refakatçi tahsisinin gerekmesi durumunda, memura yılda 1 aya kadar refakat izni verilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun dışında çocuğu doğan memura verilen 3 günlük mazeret izni 5 güne çıkarılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memurlara, eşinin anne, baba ve kardeşinin ölümü halinde de 3 gün mazeret izni verilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olumsuz sicil alan devlet memurları, sicil raporlarıyla ilgili halen sicil amirlerine itiraz edebilirken, yapılacak düzenlemeyle bu itirazın daha sağlıklı değerlendirilebilmesi amacıyla değerlendirme komisyonu kurulacak. Komisyonun yapısı ve çalışma esasları, Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği'nde düzenlenecek. Bu komisyonda memurun bağlı bulunduğu sendikadan temsilci de bulunacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İzinsiz olarak ikamet ettiği ilin hudutlarını terk etmek" disiplin suçu olmaktan çıkacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklarında yürütülen disiplin soruşturmaları kapsamında devlet memurlarına verilen savunma süresi, ilgilinin isteği üzerine 7 gün daha uzatılabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatilde amirden izin alma&lt;br /&gt;Devlet memurları halen kendilerine verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı varsa bir üst disiplin amirine, yoksa disiplin kuruluna itiraz edebilirken, yapılacak düzenlemeyle uyarma ve kınama cezalarına ilişkin itirazların tamamının, "bir kurul kararının bireysel karardan daha sağlıklı olacağı düşüncesiyle" disiplin kurullarına yapılması sağlanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulaşım ve iletişim imkanları göz önüne alınarak, memurların, tatillerde ikamet ettikleri il hudutlarını terk etmeleri durumunda amirlerinden izin almaları uygulamasına son verilecek.&lt;br /&gt;Ayrıca görevleri nedeniyle haklarında kamu davası açılıp beraat eden devlet memurlarının, avukatlarına ödedikleri vekalet ücretleri ile davaya ilişkin yaptıkları diğer harcamalar müracaat tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:AA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-925777760524740470?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/925777760524740470/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=925777760524740470' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/925777760524740470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/925777760524740470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/12/memura-yeni-haklar-geliyor.html' title='Memura Yeni Haklar Geliyor'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-7261049492705557751</id><published>2008-10-29T10:55:00.005-07:00</published><updated>2008-10-29T11:03:56.342-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Uydu Frekansları Ve Ayarları</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SQilchAPlAI/AAAAAAAAASk/CuzUxjQezQw/s1600-h/turksat.3A.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5262638073896735746" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 140px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SQilchAPlAI/AAAAAAAAASk/CuzUxjQezQw/s200/turksat.3A.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;AYARLAR NASIL DEĞİŞTİRİLİR?Frekans değişikliği işlemi için çanak anten ayarı gerekmediği için anteninizin konum ayarıyla oynamayınız. İzleyicilerin TÜRKSAT üzerinden televizyon izleyebilmesi için otomatik tarama işleminin TÜRKSAT prom kanalından yapılması gerekiyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1- Ana menüye girebilmek için ; uzaktan kumandanızda 'Menü' veya ' setup ' yazan düğmeye basınız .&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2- Uydu alıcısı marka modeline göre; 'Kanal Arama', 'Kanal Ekleme" gibi menülerden hangisi beliriyor ise yukarı-aşağı tuşlarıyla "Ok"a basınız.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;3- Açılan pencerede yine uydu alıcısının marka modeline göre; 'Alış Frekansı' 'Uydu Frekansı' seçeneklerinden biri belirecektir. Yukarı-aşağı tuşlarıyla o seçeneğin üstüne gelip kumandada bulunan rakam tuşlarını kullanarak TÜRKSAT Tanıtım Kanalının yeni frekansı olan '12731 ' değerini girin.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;4- Yine aynı pencerede 'Sembol Oranı' olacaktır. Yukarı-aşağı tuşlarıyla o seçeneğin üstüne gelip '3333' rakamını girin. 5 haneli ise '03333'ü deneyin.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;5- Yine aynı pencerede bulunan 'POL' şeklinde bir yazının üstüne gelip sonra sağ-sol ok tuşlarıyla 'V ' ya da 'Dikey' olacak şekilde değiştirin.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;6- Yine aynı yerde bulunan 'FEC' değerini değiştirmek için yukarı-aşağı tuşlarını kullanarak o seçeneğin üstüne gelip sonra sağ-sol ok tuşlarıyla '3 / 4' seçilmelidir. Bazı uydu alıcılarında bu değerin girilebileceği bir alan bulunmamaktadır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;7- 'OK' tuşuna basarak TÜRKSAT Tanıtım Kanalının yeni Uydu parametrelerini kaydetmiş olacaksınız.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;8- Son aşama olarak "arama" yaptırdığınızda kanallar otomatik olarak listelenecektir. NOT: Arama yapmadan önce "Network Arama" seçeneğinin "ON" ya da "Açık" konumda olması gerekmektedir.Yeni uydu ile kaliteli yayın dönemi başladı. TÜRKSAT 3A ile birlikte HORIZONTAL Polde yayınlar çoğalmıştır. BU nedenle LNB ayarlarının DOĞRU YAPILMASI gerekmektedir. İYİ SEYİRLER&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kanal 7 ana yayını için uydu bilgileri: Frekans : 11.777 Polarizasyon : Horizantzal (yatay) FEC : 5/6 Sembol : 4800 Ülke TV, Kanal 7 INT ve tvt için uydu bilgileri: Frekans : 11.830 Polarizasyon : Vertical ( dikey) FEC : 5/6 Sembol : 7200 10960 H 13000 5/6 &gt; T3A Batı STV Avrupa / Mehtap TV / Yumurcak / SHaber 10969 H 2400 5/6 &gt; T3A Batı Xazar TV 10970 V 30000 5/6 &gt; T3A Batı D-Smart 11012 V 30000 5/6 &gt; T3A Batı D-Smart 11054 V 30000 5/6 &gt; T3A Batı D-Smart 11054 H 30000 5/6 &gt; T3A Doğu NTV Türkiye / CNBC-e / E2 / NTV Spor / Kral TV 11094 H 24444 3/4 &gt; T3A Doğu TRT 1-2-3-4/Çocuk-INT 11096 V 30000 5/6 &gt; T3A Batı Çay TV / Doğu TV / PowerTurk / Rumeli TV / Tempo Tatlıses / Expo Channel / Natural Life / FashionOne / Number 1 TV / Flash TV / Karadeniz TV / Kıbrıs Ada TV / Yaban TV 11194 H 7200 3/4 &gt; T3A Batı Haber Türk TV / Kanal 1 11525 V 4557 3/4 &gt; T3A Batı BRT KKTC 11628 H 6666 5/6 &gt; T3A Doğu ATV Türkiye 11642 H 10370 5/6 &gt; T3A Doğu KanalTürk 11742 V 2965 5/6 &gt; T2A Batı Kanal Avrupa / Halay / Berat 11746 H 27500 5/6 &gt; T2A Doğu Türksat promo / AlJazeera Ch. / AlJazeera Eng. / AsuTV / TV 52 / Tempo TV 11804 V 24444 5/6 &gt; T2A Batı DHA Servis Kanalı 11845 V 4444 5/6 &gt; T2A Batı Smart TV / Akıllı TV 11852 V 4340 3/4 &gt; T2A Batı AA Servis Kanalı 11858 V 3150 5/6 &gt; T2A Batı TGRT Haber EU 11862 H 27500 5/6 &gt; T2A Doğu Star TV TR / Kanal D TR / D Shopping (D-Smart) 11870 V 8888 3/4 &gt; T2A Batı TV 8 11879 V 2815 5/6 &gt; T2A Batı Fox Turk 11883 V 2400 7/8 &gt; T2A Batı Tempo Tatlıses 11885 H 2960 3/4 &gt; T2A Doğu ART Avrasya 11894 H 2960 3/4 &gt; T2A Doğu ANS TV 11906 H 4800 5/6 &gt; T2A Doğu Samanyolu TV 11938 H 27500 5/6 &gt; T2A Doğu D-Smart 11944 V 4444 5/6 &gt; T2A Batı Kanal B 11949 V 2177 3/4 &gt; T2A Batı DTV 11953 V 2980 3/4 &gt; T2A Batı Kıbrıs Genç TV / MMC Turk 11957 V 2960 3/4 &gt; T2A Batı ART Avrasya 11964 H 5925 3/4 &gt; T2A Doğu Show TV Türkiye 11973 H 7200 3/4 &gt; T2A Doğu Fox Türkiye 11981 H 5200 5/6 &gt; T2A Doğu TGRT Haber / TGRT Pazarlama 11991 H 3125 3/4 &gt; T2A Doğu KanalTürk 12015 H 27500 5/6 &gt; T2A Doğu Moral TV / Başkent TV / BengüTürk / Kanal 13 / Business Channel 12115 H 3333 7/8 &gt; T2A Doğu Expo Channel 12129 H 4000 5/6 &gt; T2A Doğu MTV Türkiye / Nickeleodeon Channel 12130 V 27500 5/6 &gt; T2A Batı Kon TV / Shopping TV / Halk TV / Kaçkar TV / Yıldız TV / Toprak TV / Kanal 67 / AKS TV / Hamsi TV / Kral Karadeniz / Ulusal Kanal / Antalya TV 12139 H 11111 5/6 &gt; T2A Doğu Digette paket (Iplay / Esin / Ekin / Club / İman / Denge) 12592 H 8888 3/4 &gt; T3A Batı Cine 5 / SuperSport / Viva / Gala 12593 V 2500 5/6 &gt; T3A Batı Rustavi 2 12601 V 2800 5/6 &gt; T3A Batı Azad Azerbaycan 12601 H 4400 3/4 &gt; T3A Batı Kanal A 12607 H 2950 5/6 &gt; T3A Batı Bursa Olay TV 12612 H 4800 5/6 &gt; T3A Batı Buket TV / TürkÇ 12615 V 4800 5/6 &gt; T3A Batı ATV Avrupa / TürkÇ 12620 V 2400 3/4 &gt; T3A Batı Yeni Asır TV 12632 V 2222 3/4 &gt; T3A Batı MPL TV 12636 V 3125 3/4 &gt; T3A Batı Kanal Biz 12640 V 2400 7/8 &gt; T3A Batı Ege TV 12643 H 4800 5/6 &gt; T3A Batı NTV Avrupa 12644 V 2960 5/6 &gt; T3A Batı TV Net 12650 H 4250 5/6 &gt; T3A Batı Sky Turk 12656 H 4444 5/6 &gt; T3A Batı Show Turk 12685 H 30000 5/6 &gt; T3A Batı Gaziantep Olay TV / TV Net / Kanal B / Hilal TV / Ses TV / Ege TV / Vatan TV / Aksu TV / Mavi Karadeniz / Tempo TV / Kanal T / TV 58 / Kanal 35 / Kanal 55 12729 H 30000 5/6 &gt; T3A Batı Türksat promo / Ata TV / Meltem TV / Özlem TV / Mesaj TV / Marmara TV / Kadırga TV / Cem TV / Su TV / Dost TV / Airport TV / TV5 / 6 News / Business Channel&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-7261049492705557751?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/7261049492705557751/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=7261049492705557751' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7261049492705557751'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7261049492705557751'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/10/uydu-frekanslar-ve-ayarlar.html' title='Uydu Frekansları Ve Ayarları'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SQilchAPlAI/AAAAAAAAASk/CuzUxjQezQw/s72-c/turksat.3A.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3855186203304830622</id><published>2008-08-08T10:36:00.002-07:00</published><updated>2008-08-08T10:41:09.076-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Güney Osetya Sorunu Nedir?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SJyFKqPeMEI/AAAAAAAAASc/w5MBZvXk8Rs/s1600-h/Map_of_Georgia_Ossetia_210.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5232203285282041922" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SJyFKqPeMEI/AAAAAAAAASc/w5MBZvXk8Rs/s200/Map_of_Georgia_Ossetia_210.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Güney Osetya, Sovyet döneminde Gürcüstan'ın kuzey kesiminde özerk bölge olarak kuruldu. G.Osetya Sovet'lerin dağılmasından sonra Moskova'nın desteğiyle bağımsızlığını ilan edince Gürcüstan'la krize yol açtı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Çıkan çatışmalarda bini aşkın insan ölmüş, yüz bini aşkın insan da memleketini terk etmek zorunda kalmıştı. Batılı devletlerin de araya girmesiyle 1992 yılında kotarılan anlaşma ile Güney Osetya ile Gürcistan arasındaki bölgeye Rus, Gürcü ve Oset askerlerin katılımıyla oluşan bir barış gücü yerleştirilmişti. Barış gücünün denetimi ise Avrupa Güvenlik İşbirliği Konferansı bünyesinde oluşturulan Ortak Kontrol Komitesi'ne devredilmişti. Yapılan anlaşmanın etkisiyle ortaya çıkan ve Güney Osetya'nın yaklaşık yarısını kontrol eden ayrılıkçı yönetimin merkezi Tshinvali, Gürcüstan'ın atadığı hükümetin merkezi ise Kurta'dır. 2003 yılı sonunda gerçekleştirdiği kadife devrimle işbaşına gelen Mihail Saakaşvili, Acaristan'da gösterdiği başarıyı Osetya'da da göstererek üniter bir devlet yapısı sağlamak istiyor.&lt;br /&gt;GÜNEY OSETYA GERÇEKLERİ&lt;br /&gt;Toplam Alan: 3.900 km²,&lt;br /&gt;Devlet Başkanı: Edward Cabeviç Kokoyti,&lt;br /&gt;Nüfus: 70.000 (yaklaşık),&lt;br /&gt;Din:Çoğunluk Ortodoks Hıristiyan, az sayıda Müslüman,&lt;br /&gt;Dil: Osetçe, Rusça ve Gürcüce&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.zaman.com.tr/ara.do?author="&gt;&lt;/a&gt;Kaynak:zaman&lt;br /&gt;08 Ağustos 2008&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3855186203304830622?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3855186203304830622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3855186203304830622' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3855186203304830622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3855186203304830622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/08/gney-osetya-sorunu-nedir.html' title='Güney Osetya Sorunu Nedir?'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SJyFKqPeMEI/AAAAAAAAASc/w5MBZvXk8Rs/s72-c/Map_of_Georgia_Ossetia_210.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4842956438148814570</id><published>2008-08-08T10:24:00.002-07:00</published><updated>2008-08-08T10:29:02.730-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Saakaşvili:"Bu açık bir Rus saldırganlığıdır"</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SJyCVdYOkuI/AAAAAAAAASU/6_xfjU-gQpc/s1600-h/mihailsaakasvili.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5232200172272784098" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SJyCVdYOkuI/AAAAAAAAASU/6_xfjU-gQpc/s200/mihailsaakasvili.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, "Rusya, bizim topraklarımızda bize karşı savaş halinde" dedi. Saakaşvili, Amerika'yı açıkça yardıma çağırdı.&lt;br /&gt;CNN televizyonuna demeç veren Saakaşvili, Rus tanklarının harekete geçtiğini belirterek, "Dünden bu yana sürekli Rus bombardımanı altındayız. Özellikle sivil nüfus hedef alınıyor. Rusya topraklarımızda savaş halinde" dedi.&lt;br /&gt;"Bu açık bir Rus saldırganlığıdır" diyen Saakaşvili, "Şu anda cefa çekiyoruz çünkü özgür olmak ve çok etnik yapılı demokrasi istiyoruz. Büyük ve güçlü bir komşuya karşı kendimizi savunma durumundayız. Nüfusu 5 milyondan az olan bir ülkeyiz, elbette birliklerimiz karşılaştırılamaz" diye konuştu.&lt;br /&gt;Ülkesine yardım etmesinin ABD'nin çıkarına olduğunu söyleyen Saakaşvili, "Bu artık sadece Gürcistan'ı değil, Amerika ve onun değerlerini ilgilendiriyor. Biz şu anda saldırı altında olan, özgürlük seven bir ülkeyiz" dedi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:AA&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;08.08.2008&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4842956438148814570?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4842956438148814570/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4842956438148814570' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4842956438148814570'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4842956438148814570'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/08/saakavilibu-ak-bir-rus-saldrganldr.html' title='Saakaşvili:&quot;Bu açık bir Rus saldırganlığıdır&quot;'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SJyCVdYOkuI/AAAAAAAAASU/6_xfjU-gQpc/s72-c/mihailsaakasvili.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4214935057186151911</id><published>2008-08-08T10:16:00.003-07:00</published><updated>2008-08-08T10:22:14.594-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Osetya'da Rusya-Gürcistan Savaşı</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SJyAvJ_o6mI/AAAAAAAAASM/K7Uv-pBbXtU/s1600-h/gurcistan4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5232198414722722402" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SJyAvJ_o6mI/AAAAAAAAASM/K7Uv-pBbXtU/s200/gurcistan4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Başkent Tshinveli yerle bir edildi . Gürcistan'ın ayrılıkçı bölgesi Güney Osetya'nın başkenti Tshinvali , yaşadığı ağır bombardımanların ardından tamamen yerle bir edildi.&lt;br /&gt;Başkent Tshinveli yerle bir edildi . Gürcistan'ın ayrılıkçı bölgesi Güney Osetya'nın başkenti Tshinvali , yaşadığı ağır bombardımanların ardından tamamen yerle bir edildi. Çatışmalarda binlerce kişinin öldüğü belirtiliyor. Bu arada, Rusya Gürcistan'a hava ulaşımını kesti.&lt;br /&gt;Gürcistan'dan tek yanlı bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya'nın lideri Eduard Kokoeti ise, Gürcü askeri birliklerinin saldırısında yüzlerce sivilin hayatını kaybettiğini söyledi.&lt;br /&gt;Kokoeti, Rus İnterfaks ajansına yaptığı açıklamada, ''Tshinvali'de ölenler arasında yüzlerce sivil var. Bu Gürcistan'ın Osetya halkına karşı üçüncü soykırımı. Asıl katil (Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail) Saakaşvili'dir'' görüşünü savundu.&lt;br /&gt;Başkent Tshinvali'de Gürcistan'a karşı direnişin giderek arttığını belirten Kokoeti, 4 Gürcü tankının imha edildiğini kaydetti. Kokoeti, , ''Son trajik olaylar Güney Osetya'nın bağımsızlığının tanınmasının son adımı olmalıdır. Güney Osetya'nın bağımsızlığının yakın gelecekte tanınacağına eminim'' diye konuştu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;08.08.2008&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4214935057186151911?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4214935057186151911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4214935057186151911' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4214935057186151911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4214935057186151911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/08/osetyada-rusya-grcistan-sava.html' title='Osetya&apos;da Rusya-Gürcistan Savaşı'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SJyAvJ_o6mI/AAAAAAAAASM/K7Uv-pBbXtU/s72-c/gurcistan4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-8548174055329973688</id><published>2008-07-10T08:55:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:09.697-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Silahını İstedi, Kelime-i Şahadet Getirdi</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SHYxgGeqdYI/AAAAAAAAASE/pB2LkuMas3Y/s1600-h/osmandagli.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5221415245547468162" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SHYxgGeqdYI/AAAAAAAAASE/pB2LkuMas3Y/s200/osmandagli.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Silahını istedi, Kelime-i Şahadet getirdiTedavi altına alınan polis memuru Osman Dağlı, yanına giden Savaş Ay'ın olayın nasıl meydana geldiği sorusu üzerine "Aniden oldu" dedi.Dağlı, "Nerelisin" sorusuna gülerek "Yiğidin harman yeri, Kırşehir" yanıtını verdi. Bacağından ve kolundan yaralı olan Dağlı, 15 gün sonra bir yıllık polis olacağını da söyledi. Osman Dağlı'nın ambulansta "Silahımı verin" dediği Kelime-i Şahadet getirdiği belirtildi.ABD İstanbul Başkonsolosluğu teröristlerin saldırısına uğradı. Trafik polisleri müdahale etti. 8 dakika süren çatışmada 3 polis şehit düştü. Saldırıda yaralanan polislerden biri 3 teröristi de öldürdü.ABD'nin İstinye'deki İstanbul Başkonsolosluğu'na dün pompalı ve tabancalı El Kaide teröristlerince bir saldırı düzenlendi. Polislerle teröristler arasında çıkan ve 8 dakika süren çatışmada 3 polis memuru şehit oldu. Bir polis memuru ile bir görevli de yaralandı. 2003'te hizmete giren ve 'Kartal Yuvası' olarak anılan ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu'nun vize giriş kapısının bulunduğu Kaplıcalar Caddesi'ne, dün sabah saat 10.30 sıralarında gri renkte Ford Focus marka bir otomobille 4 kişi geldi.İLK HEDEF KULÜBEYDİAraçtan inen 3 kişiden terörist grubun lideri olduğu öne sürülen kısa saçlı sakallı terörist, pompalı tüfeğiyle, 20-22 yaşlarındaki 2 terörist de 7.65 çapındaki tabancalarıyla ateş etmeye başladı. Ana kapıya 50 metre mesafede bulunan ve polis memuru Nedim Çalık'ın bulunduğu kulübeye yönelen teröristler, önlü arkalı olarak kulübeyi ateş altına aldı. Ancak camlar kurşun geçirmez olduğundan kulübeye kurşun isabet etmedi. Bu sırada silah seslerini duyan ve sokakta görev yapan trafik polisleri de koşarak olay yerine geldi ve çatışmaya katıldı. Bu sırada trafik polisleri Mehmet Saçmalıoğlu ve Erdal Öztaş vurularak ağır yaralandı.LİDERLERİNİ VURDUKulübede görevli Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli Nedim Çalık da başından vurularak olay yerinde can verdi. Çatışmada 1 yıllık trafik polisi Osman Dağlı ise omuzundan yaralandı, ancak bir süre çatışmaya devam etti. Ardından bayıldı. Bu sırada araçta bekleyen 4'üncü saldırgan liderlerini almak için indi ama 3 teröristin de ölü olduğunu anlayınca araca geri binerek uzaklaştı. Görgü tanıkları sürücü teröristin yaralı olduğunu söyledi.PLAKASI: 34 US ....Trafik Vakfı'nda çekici sürücüsü olarak çalışan Ferit Özcan da yaralandı. Hastaneye kaldırılan ağır yaralı trafik polisleri Mehmet Saçmalıoğlu ve Erdal Öztaş ise, tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Olay yerine ise ilk olarak Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, yarım saat sonra da İstanbul Valisi Muammer Güler gelerek incelemelerde bulundu. Sokağı izleyen MOBESE kamerası görüntüleri de incelemeye alındı. Kaçan aracın plakası "34 US ...." olarak açıklanırken, sürücünün de yaralı olabileceği belirtildi. Polis ekipleri bölgede çok geniş çaplı operasyon başlattı.CÜZDANI KURTARDI112 görevlileri saldırıda yaralanan Ferit Özcan'ın gömlek cebindeki cüzdanın hayatını kurtardığını belirterek, "Kol ve omzundan yaralanmıştı. Göğsüne de bir kurşun isabet etmiş. Ancak kurşun gömleğin sol cebindeki cüzdana denk gelmiş. Cüzdanı olmasaydı, belki de şimdi hayatta olmayacaktı" dedi.Görgü tanıkları anlatıyor: Kulübeyi 3 yönden sardılarBir görgü tanığı, saldırganların polis kulübesini üç ayrı noktadan ateş altına aldıklarını anlatıyor: "Araba ilk geldiğinde dikkatimi çekmemişti. Arkadaşım arabanın içinde montlu birini gördü ve 'Bu arabada bir tuhaflık var, bu havada mont giyilir mi?' dedi. Hepsinin yüzünü gördüm ve hepsi de kirli sakallıydı. Montlarını çıkardılar. İçlerinden biri montunun arasına bir şeyler sokuyordu. Baktım, silahları gördüm. Mermi yerleştiriyorlardı. Sonra araba aşağı yavaş yavaş inmeye başladı. Polis olduklarını düşündüm. Tam arkamı döndüğüm sırada silah sesleri geldi. Araç üç kişiyi indirdikten bir süre sonra olay yerinden uzaklaştı. Seslerin geldiği yöne baktık, saldırganlar polis kulübesini üç yönden sarmıştı. Polislere 1-2 metreden ateş ediyorlardı. Çatışma sırasında bir polis dışarı çıktı ve ateş etti. Sonra polis yaralandı ve yere düştü. Bir tanesi de kulübenin içine girdi. İki saldırgan yere düştü, yaralandı, vuruldular. Son bir terörist vardı, sürekli polis kulübesine ateş ediyordu. Mermisi ya da silahı düştü, sonra yere eğildiği an kulübeden dışarı çıkan polis saldırganın kafasına ateş etti."Kapıdan çıkanı vuruyorlardıSaldırının görgü tanıklarının ifadeleri, olayın nasıl gerçekleştiği konusunda ipuçları veriyor. Görgü tanıklarından Erol K., şunları söylüyor: "Önce aracın içinden ateş ettiler. İndiler yine ateş etmeye devam ettiler. Kulübeye girdiler. Yaralı olarak kurtulan polis kulübeden çıkarken oradaydım. En çok saldırganı vuran da oydu. Üç polis kendini koruyamadan ateş altında kaldı. Çünkü kapıdan çıkanı vuruyorlardı. Çıkan dördüncü polis onları etkisiz hale getirdi. O da yaralandı." dedi. Enis Y. ise "Bir araç ileri geri hareket etti. Sonra silah sesleri duyuldu. Araçtaki 3 kişinin yere düştüğünü gördüm." diye konuştu. Saldırganların 4-5 kişi olduklarını belirten bir başka görgü tanığı, "Ellerinde pompalı tüfek ve tabancalar vardı. Konsolosluk önünde bekleyen polislere ateş ettiler. Bizimkiler de karşılık verdi, ama olay yerinde polislerimiz şehit oldu. Polis kontrol yerinden uzaklaşan bir trafik çekicide bulunan polis arkadaşımız yaralandı. Kontrol noktasındaki Amerikalılar hemen kaçtı. Bizim polisler yalnız kaldı. Çatışma yerine 15 dakika boyunca kimse gelmedi. Bir o yana bir bu yana koştuk. Yaralıları kucaklayıp hastaneye getirdik." dedi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:sabah,zaman&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-8548174055329973688?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/8548174055329973688/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=8548174055329973688' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8548174055329973688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8548174055329973688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/07/silahn-istedi-kelime-i-ahadet-getirdi.html' title='Silahını İstedi, Kelime-i Şahadet Getirdi'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SHYxgGeqdYI/AAAAAAAAASE/pB2LkuMas3Y/s72-c/osmandagli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4878421456124564464</id><published>2008-07-09T10:27:00.001-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:09.952-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Polise Hain Saldırı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SHT1b2-3vEI/AAAAAAAAAR8/Aj9L0v_ANfo/s1600-h/polis_hain_saldiri.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5221067726993734722" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SHT1b2-3vEI/AAAAAAAAAR8/Aj9L0v_ANfo/s200/polis_hain_saldiri.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) İstanbul Başkonsolosluğu önünde polis ekiplerine silahlı saldırı meydana geldi.- Edinilen bilgiye göre olay saat 11.15 sıralarında beyaz renkli Kango marka otomobil ile konsolosluk önüne gelen silahlı 3 saldırgan, nokta görevi yapan polislere ateş açtı. Polislerin de karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Silahlı çatışmada 3 polisin şehit olduğu, 3 saldırganın da öldüğü bildirildi. Ayrıca çatışmada yaralanan 4 kişi de hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://fotogaleri.samanyoluhaber.com/galeri/1247/" target="_blank"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4878421456124564464?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4878421456124564464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4878421456124564464' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4878421456124564464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4878421456124564464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/07/polise-hain-saldr.html' title='Polise Hain Saldırı'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SHT1b2-3vEI/AAAAAAAAAR8/Aj9L0v_ANfo/s72-c/polis_hain_saldiri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4611547903445471026</id><published>2008-07-02T09:23:00.004-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:10.340-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>KIBRIS :Tek Egemenlik Tek Vatandaşlık</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SGutYZouD5I/AAAAAAAAARY/eqc1PYNGHQk/s1600-h/cyprus.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218455227948994450" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SGutYZouD5I/AAAAAAAAARY/eqc1PYNGHQk/s200/cyprus.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Lefkoşa ara bölgede 4.5 saat görüşen KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum yönetimi lideri Dimitiris Hritofyas'ın, “tek egemenlik ve tek vatandaşlık konusunda prensipte anlaştığı” açıklandı&lt;br /&gt;Talat ile Hristofyas'ın, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Taye-Brook Zerihoun'un Lefkoşa ara bölgede görüştü.&lt;br /&gt;Zerihoun, 4,5 saat süren görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, görüşmenin “pozitif ve işbirliği havasında geçtiğini” belirterek, liderlerin, “tek egemenlik ve tek vatandaşlık konusunda prensipte anlaştığını” bildirdi. Temsilci, liderlerin, bu konuları uygulama detaylarını, kapsamlı müzakerelerde ele alma konusunda da uzlaştığını açıkladı.&lt;br /&gt;Liderlerin 25 Temmuz'da yeniden bir araya geleceğini kaydeden BM yetkilisi, bugünkü görüşmede ilk kez teknik komite ve çalışma gruplarının faaliyetlerinin gözden geçirildiğini, 25 Temmuz'daki görüşmede ise bu konuda son kez değerlendirme yapılacağını belirtti.&lt;br /&gt;Gazetecilerin sorularını yanıtlamayan Talat ve Hristofyas el sıkışarak basına görüntü verdi. Zerihoun'un ikametgahından önce Talat, sonra da Hristofyas ayrıldı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;NÜFUS&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs’ın nüfusu ilk olarak 1978’de yapılan resmi sayıma göre 146,740 idi. 1978 ile 1996 yılları arasında ortalama nüfus oranı artışı %1.4 olmuştur. 2000 yılı tahminlerine göre KKTC’deki nüfus oranı 210,047’dir. Nüfus çoğunlukla (%99) Kıbrıslı Türklerden oluşmaktadır ve diğer etnik gruplar %1’lik bir oranla Rumlar, Maronitler ve diğerleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EĞİTİM&lt;br /&gt;KKTC eğitim sistemi, Kıbrıs Türk toplumunun genç yaşlı tüm bireylerini hem kendileri, hem de toplum yararı doğrultusunda yetiştirmeyi amaçlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi genel olarak üç bölüme ayrılır:&lt;br /&gt;Okul Öncesi Eğitim: Okul öncesi eğitim, devlet okullarında ilkokullara bağlı anasınıfları, ilgili diğer öğretim kurumlarına bağlı uygulama sınıflar, ve anaokulları tarafından 5 - 6 yaş grubu çocuklara verilen eğitimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlköğretim: İlkokul eğitimi, orta eğitim öncesi 6 - 11 yaş gurubu öğrencilerin 5 yıl kadar süren eğitim ve öğretimlerini kapsar. İlköğretim ücretsiz ve zorunludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortaeğitim: Ortaeğitim iki aşamada verilir. Birinci Aşama (Orta Okul) üç yıl sürer. Ücretsiz ve zorunlu olan bu programı 12-14 yaş grubu öğrenciler takip eder. İkinci aşama 15-17 yaş grubu öğrencileri kapsayan üç yıllık eğitimi içerir ve genel liseler, meslek liseleri, teknik liseler ve diğer liseler aracılığı ile verilir.&lt;br /&gt;ÜNİVERSİTELER&lt;br /&gt;YÜKSEK ÖĞRENİM&lt;br /&gt;Yüksek öğrenim temel olarak üniversitelerde yürütülmektedir ve daha yüksek akademik eğitim olanaklarını en iyi şekilde sağlamak için esnek olarak organize edilmiştir. Üniversiteler modern uluslararası eğitim teknikleriyle donatılmıştır ve yerli ve yabancı öğrencilere yüksek kalitede eğitim ve araştırma imkanları sağlamaktadırlar. Yurtdışından KKTC üniversitelerine başvuran öğrenci sayısında sürekli olarak artış görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı Kıbrıslı Türkler öğrenimlerini yurtdışında özellikle, Türkiye’de yürütmeyi tercih etmektedir. KKTC’de yüksek öğrenim gören Kıbrıslı Türk öğrenci sayısı 9,414 iken yurtdışında öğrenim gören Kıbrıslı Türk öğrenci sayısı 1,631’dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı öğrenciler çoğunlukla Türkiye’den (14,624) ve Ortadoğu ülkelerinden (1,896) gelmektedir. Üniversitelerin çoğu master ve doktora programları gibi yüksek lisans olanakları sağlamaktadır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; İdari Yapı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANAYASA&lt;br /&gt;KKTC anayasası 15 Kasım 1983’te bağımsızlığın ilan edilmesinden sonra kurulan Kurucu Meclis tarafından hazırlanmış, 5 Mayıs 1985 tarihinde Kıbrıslı Türk seçmenler tarafından 70.16 çoğunlukla onaylanmıştır. KKTC Anayasası 1975 Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasa’sına benzemekte fakat yeni cumhuriyetin gereklerini düzenleyen yeni hükümler içermektedir.164 madde ve 13 geçici maddeden oluşmaktadır.&lt;br /&gt;Anayasa bir temsili demokrasiyi öngörür. Egemenlik KKTC yurttaşlarından oluşan halkındır ve halk adına görevlendirilen organlar eliyle kullanılır. Hiçbir organ, makam veya merci kaynağını bu anayasadan almayan bir yetkiyi kullanamaz. Madde 7 Anayasa’nın üstünlüğü ilkesini öngörür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anayasa temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan detaylı hükümler içerir. Örnek olarak: eşitlik hakkı, hayat ve vücut bütünlüğü hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenlik hakkı, ve yasa ile kurulan bağımsız tarafsız ve yetkili bir mahkeme tarafından makul bir süre içinde adil ve açık bir surette davanın dinlenilmesi hakkı ve sanık hakları. Diğer maddeler çesitli ekonomik ve sosyal haklar içerir. İşkence yasaktır.Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı hakkı, haberleşmenin gizliliği, gezi ve yerleşme özgürlüğü, basın yayın özgürlüğü ve dernek kurma hakkı da devletin demokratik özelliğini yansıtan hükümlerle güvence altına alınmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1975 Anayasası’yla karşılaştırıldığında, 1985 Anayasası temel hak ve özgürlükleri koruyan daha detaylı hükümler içerir. Örnek olarak ceza yasası altında verilen taamüden adam öldürme için idam cezası, geçici 13. madde ile kaldırılmıştır. Madde 15 idam cezasının sadece savaş halinde vatana ihanet , devletlerarası hukuka göre korsanlık ve tedhiş suçları için uygulanabileceğini ilan eder. Bu durumlarda bile idam cezası Yasama Meclisinin madde 78 altındaki hükme göre vereceği kararı olmadan icra edilemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açlıktan korunma hakkı, işsiz ve muhtaçların korunması, tüketicilerin korunması ve sporun geliştirilmesi gibi yeni ekonomik ve sosyal haklar da öngörülmüştür. Vatandaşların kazanılmış haklarını koruyan kapsamlı hükümler mevcuttur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hak ve özgürlüklerin kullanılması ile ilgili yasanın öngördüğü şekilde tahdit ve sınırlamalar her maddede özel olarak belirtilmiştir. Bu kısıtlamalar genel olarak, ulusal güvenlik, başkalarının haklarının korunması ve demokratik kurumların devamı ve kamu düzeni amaçlarıyla yasa emriyle uygulanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Anayasaya saygının korunması ve kamu işlerinin kesintisiz ve düzenli bir şekilde yürütülmesi ve devletin devamından sorumludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı Kabine toplantısına başkanlık edebilir, fakat oy verme hakkına sahip değildir.&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı görevi ile ilgili işlerden sorumlu değildir, fakat Başbakan ve Bakanların sorumlulukları devam eder.&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı milletvekilleri arasından Başbakanı atar ve Başbakanın önerisi üzerine Bakanları da atar.Cumhurbaşkanı, başbakanın isteği üzerine herhangi bir Bakanın görevine son verebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı ayrıca meclisten geçen yasaları geri çevirmeye veya Resmi Gazete’de yayımlayarak ilan etmeye yetkilidir.Cumhurbaşkanı, Anayasa mahkemesi olarak oturum yapan Yüksek mahkemeden Meclisin herhangi bir yasasının veya kararının anayasaya aykırı olup olmadığı görüşünü alabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anayasaya göre sıkıyönetim ve seferberlik hali ilan edildiğinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu olağanüstü durumun veya sıkıyönetimin gerekli kıldığı konularda yasa gücünde kararname çıkartabilir.&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı 5 yıllık bir dönem için seçilir. Cumhurbaşkanı’nın Kıbrıs kökenli olması zorunludur. Seçilebilmesi için 5 yıllık bir ikamet süresi, 30 yaşın üstünde olması ve yüksek öğrenim görmüş olması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanının geçici yokluğunda veya boşluğunda Cumhuriyet Meclisi Başkanı kendisine vekalet eder.&lt;br /&gt;Rauf R. Denktaş 15 Kasım 1983’te KKTC’nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Daha sonra Haziran 1985, Nisan 1980, Nisan 1995 ve Nisan 2000’de yeniden seçilmiştir. Şubat 2005 tarihinde Mehmet Ali Talat KKTC'nin ikinci Cumhurbaşkanı seçilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anayasa Bakanlar Kurulu’nun Başbakan ve Bakanlardan oluşmasını şart koşar. Başbakan, Cumhurbaşkanı tarafından milletvekilleri arasından atanır. Bakanlar milletvekili olmayan kişiler arasından atanabilir. Bakanlar, Başbakan’ın önerisi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından atanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlıklar, anayasa tarafından öngörülen prensiplere uygun olarak, Başbakan’ın önerisi ve Cumhurbaşkanın’ın onayıyla, kararname ile kurulur. Bakanlıkların sayısı onu geçemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan, Bakanlar arsındaki koordinasyonu sağlamak, Bakanlar Kurulu’nun genel politikasını belirlemek, ve ilgili yasaların uyumunu gözetmek zorundadır. Bakanlar Kurulu toplantılarına Başbakan başkanlık eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni kurulan hükümet göreve başlamadan önce güvenoyu almak zorundadır. 25 Eylül 2006'da kurulan KKTC’nin 20. hükümeti Cumhuriyetçi Türk Partisi ve Özgürlük ve Reform Partisi’nden oluşan bir koalisyon hükümeti olup, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’dır.&lt;br /&gt; Anayasa egemenliğin kayıtsız şartsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni oluşturan vatandaşlara ait olduğunu ifade eder. Cumhuriyet Meclisi yurttaşların seçtikleri temsilciler vasıtasıyla egemenliklerini kullandıkları yerdir ve Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık ve özgürlüğünün sembolüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devletin yasama yetkileri beş yıllık bir dönem için seçilmiş 50 milletvekilinin oluşturduğu Meclis tarafından icra edilir. Meclisin kanun yapma, Bakanlar Kurulu’nu ve Bakanları denetleme, bütçe ile ilgili kanun tasarılarını tartışma ve onaylama, genel ve özel af çıkarma, ve mahkemeler tarafından verilen ölüm cezalarının uygulanıp uygulanmaması ile uluslararası anlaşmaları onaylama yetkisi vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meclis, üyelerinin toplam sayısının mutlak çoğunluğunu sağlamak koşuluyla, kendini feshedebilir ve genel seçime gitmeye karar verebilir. Hükümet krizi durumunda, eğer Bakanlar Kurulu’nun atanması imkansız hale gelirse, Cumhurbaşkanı, Meclis’in desteğiyle altmış günlük süre zarfında Meclis’i feshetme ve seçimleri yenilemekle yetkilendirilmiştir. Eğer bir senelik süre zarfında Bakanlar Kurulu güven oyu alamazsa veya üç kez güvensizlik oyu alırsa, Cumhurbaşkanı Meclisi feshedebilir ve seçime gitmeye karar verebilir. Cumhurbaşkanı, kesin istişarelerden sonra, Meclisi feshetme konusunu referanduma götürebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaş ilan etme ve askeri kuvvetleri yabancı ülkelere gönderme yetkisi veya yabancı askeri kuvvetlerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yerleşmesine izin verme hakları Meclis’e aittir, fakat eğer ülke ani bir askeri saldırıya maruz kalırsa ve Meclis için toplanmak mümkün olmazsa, Cumhurbaşkanı askeri harekata karar verebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs’ın siyasi hayatı çok hareketlidir. Seçimler düzenli olarak yapılmakta ve her türlü siyasi görüşe sahip değişik partiler arasında çetin bir mücadeleye sahne olmaktadır. Mecliste temsil edilen siyasi partiler şunlardır:&lt;br /&gt; Anayasa MahkemesiBaşkan Metin HakkıKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki en üst mahkeme Yüksek Mahkemedir. Yüksek Mahkeme, Anayasa, Yargıtay ve Yüksek İdare Mahkemesi olarak görev yapar ve Anayasanın emrettiği tüm konularda son kararı vermekle yetkili tek mahkemedir. Yargıtay olarak oturum yapan Yüksek Mahkeme, KKTC’de en yüksek İstinaf Mahkemesidir. Adli mahkeme kararlarına ilişkin belirli konularda yeniden inceleme yapma ile yetkilidir. Yüksek İdare Mahkemesi olarak oturum yapan Yüksek Mahkeme, idari hukuka ilişkin konularda karar verme yetkisine sahip tek mahkemedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek Mahkeme Başkanı ve üyelerinin atanması KKTC Cumhurbaşkanı’nın onayına tabidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek Mahkeme, bir başkan ve yedi üyeden oluşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alt Mahkemeler&lt;br /&gt;Anayasa ve yasalarla Yüksek Mahkeme’ye verilen yargısal yetki dışında kalan tüm yetkiler Alt Mahkemeler, Kaza Mahkemeleri ve Aile Mahkemeleri tarafından kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek Adliye Divanı&lt;br /&gt;Yüksek Adliye Divanı, Yüksek Mahkeme Başkan ve Üyeleri, KKTC Cumhurbaşkanı tarafından atanan bir kişi, Meclis tarafından atanan bir kişi, Başsavcı, ve Baro tarafından seçilen bir kişiden oluşur. Yargıçların atanması, terfisi, transferi ve disiplini konularında karar vermekle sorumludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başsavcı: Akın Sait&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başsavcılığı bağımsız bir kurumdur ve başkanlığını Başsavcı yapar. Bunun anlamı, Başsavcılığın hiçbir bakanlığa bağlı olmaması demektir. Başsavcı Yardımsıcısı, Başsavcı’nın yokluğunda kendisine vekalet eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başsavcı, Yüksek Mahkeme yargıcı olarak atanma yetkisine haiz olan kişiler arasından atanır ve görevini bir Yüksek Mahkeme yargıcının tabi olduğu süre ve koşulara göre yürütür. Başsavcı, bir Yüksek Mahkeme yargıcıyla ayni biçim ve koşullar dışında görevden alınamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başsavcı, Devletin, Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, Bakanlar Kurulu’nun, Bakanlar’ın ve diğer devlet kurumlarının yasal danışmanıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başsavcı devleti tüm medeni, kamu ve anayasa hukuku davalarında temsil eder. Başsavcı, devlet alayhine açılan idari hukuk davalarında devleti savunmakla görevlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başsavcı ayrıca, görevi avukatlar aleyhine yüz kızartıcı, hileli ve mesleğine yaraşmayan disiplin kovuşturmalarında hüküm vermek olan Baro Disiplin Kurulu’nun başkanlığını yapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KKTC, ülkenin etkin bir şekilde yönetilebilmesi için 5 bölgeye ayrılmıştır: Lefkoşa, Gazi Mağusa, Girne, Güzelyurt ve İskele. Ülkenin başkenti ve yönetim merkezi Lefkoşa’dır.&lt;br /&gt;Toplam 187 köyün bölgelere göre dağılımı şöyledir:&lt;br /&gt;Lefkoşa 30&lt;br /&gt;Gazi Mağusa 42&lt;br /&gt;Girne 42&lt;br /&gt;Güzelyurt 30&lt;br /&gt;İskele 43&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her bölge temelde merkezi hükümetin yerel temsilcisi olan Kaymakam tarafından yönetilir. Kaymakam, devletle irtibatı sağlar ve kendi bölgesinde Bakanların yaptığı faaliyetlerin ana koordinatörü olarak görev yapar. Dolayısı ile çift yönlü bilgi akışını sağlar. Kaymakamların raporları İçişleri Bakanlığı yetkisi dahilindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her bölgede Kaymakam’a ek olarak, Kaymakam Yardımcısı ve yeter miktarda idari personel mevcuttur.&lt;br /&gt;Köyler, halk tarafından dört yıllık sürelerle seçilen, bir muhtar ve dört azadan oluşan Köy İhtiyar Heyeti tarafından yönetilir. Köy İhtiyar Heyeti’nin Başkanı Muhtar köyün de başkanıdır. Muhtar, kendi köyünü ilgilendiren ve kamu çıkarı güden her konuyu bölge Kaymakam’ına bildirmekle yükümlüdür. Buna ek olarak Muhtar, bölgesindeki polis görevlilerini denetler, kendi imzasını gerektiren dökümanları onaylar, ölüm ve doğumları kaydeder ve bölge Kaymakamı tarafından verilen diğer görevleri yerine getirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yerel yönetim yapısı genel olarak iki koldan yürütülür: Belediye Meclisleri ve Köy İhtiyar Heyetleri aracılığı ile. Bunlar, kendi yerel meselelerini yönetmekle sorumlu ve aralarında hiyerarşik bir ilişki bulunmayan bağımsız organlardır. Belediye Meclisleri, bölge kasabalar ve bazı geniş köylerde yerel yönetim görevi üstlenirken, Köy İhtiyar heyetleri geri kalan köylerde yerel yapıları oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belediye Başkanları, Muhtarlar, Belediye Meclisi ve Köy ihtiyar Heyeti üyeleri serbest, eşit ve gizli oy esasına göre seçilir. Bu sebeple, merkezi hükümetin yerel yönetimler üzerindeki müdehalesi, teknik ve yönetimsel yardım ve denetim ile sınırlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası statü ve dış ilişkiler&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Dış İlişkileri, kimine göre uluslarası olarak tanınmamaktadır, Türkiye'ye bağlıdır ve bunu kolaylaştırmak için KKTC'nin uluslararası topluluk ile ilişkileri vardır. Her ne kadar bazı inanılan son gelişmeler yaptırımı zayıflatsa da, KKTC, Kıbrıs devletinin uluslararası olarak tanınmış cumhuriyetini; siyasî, kültürel ve ekonomik yaptımlarını tam 1974 yılından bu yana elinde tutmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son Gelişmeler&lt;br /&gt;Annan Planı temel alınarak yapılan 2004 halk oylamasında, uluslararası topluluğa üye olan KKTC'nin yaklaşımları değişmeye başladı. Azerbaycan, KKTC ile direk uçuşlara (her ne kadar özel olarak kiralanmış ucuz tarifeli uçaklar ile olsa da) başladı. Oysa bundan önce KKTC'ye gitmek için tüm uçuşlar Türkiye'den yapılmak zorundaydı. İslam Konferansı Örgütü, konferansın genel sekreteri bir Türk'tür (Ekmeleddin İhsanoğlu), KKTC'yi bir topluluktan, bir gözlemci konumuna yükseltti ve Birleşik Devletler kongre üyelerinden oluşan bir temsilciler kurulu, KKTC devleti ile doğrudan bağlantıya geçti. Bu bağlantılar adanın güney kısmına gitmeden, doğrudan KKTC'ye yapılan ziyaretler ve iki tarafın bakanlıklarına yapılan milletvekili buluşmalarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azerbaycan'ın önderliğinde, tüm Türk dil ailesine mensup Orta Asya ülkeleri, KKTC ile olan kendi hava bağlantıları ile ilgilenmeye başladıklarını belirttiler. (Her ne kadar Azerbaycan, Avrupa Birliği'nin yaptığı güçlü baskılara karşı dayanıyor olsa da 2005'ten sonra KKTC'ye olan tarifeli uçuş seferlerini durdurmak zorunda kaldı.)&lt;br /&gt;2005 Eylül'ünde Türkiye'nin denetiminde Yeni York'ta düzenlenen İslam Konferansı Örgütü'nde (İKÖ), üye ülkelere ve diğer devletlere Birleşmiş Milletler'in KKTC'ye yönelik kararlarını ve sınırlamalarını tanımamaları ve KKTC ile daha fazla doğrudan bağlantılar kurmaları yönünde çağrıda bulunuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekim 2005'te Kırgızistan'ın gönderdiği büyük bir meclis kurulu, ekonomik ve kültürel bağlılıkları ile yakınlık bağlılıklarını göstermek amacıyla KKTC'ye vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diplomatik Temsilcilikler&lt;br /&gt;Şu an Türkiye, KKTC'de bir elçiliği ve konsolosluğu olmasına rağmen sadece bir elçilik ile KKTC ile diplomatik ilişkilerini sürdürüyor. Diğer ülkelerden ise fiili olarak çalışan elçilikler ve konsolosluklar olmasına rağmen resmî olmayan temsil kurumları bulunmakta. Türkiye ise KKTC'nin ilişkilerini, resmî olmayan bu kurumlar ile birlikteymiş gibi göstermektedir. Lefkoşa'da (ki bu şehir KKTC'nin denetimindedir) hem İngiliz Yüksek Kurulu hem de Birleşik Devletler büyük elçiliği kendi resmî diplomatik konutlarında bulunmaktadır (her ne kadar bu diplomatik konutlar 1963 öncesinden beri kullanılıyor olsa da). Bu sadece Büyük Britanya'nın ya da Birleşik Devletler'in KKTC'deki resmî tanımlamasını göstermemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KKTC'nin Londra ofisi, Bedford Square.&lt;br /&gt;Azerbaycan ve Gambiya yakın zamanda KKTC'yi sonunda resmî olarak tanıdıklarını ve içtenliklerini tüm dünyaya duyurdular. Bu iki ülke bunu şimdiye kadar doğrudan gerçekleştirmedi; fakat resmî olmayan bağlantılarını arttırdılar. Ayrıca diğer ülkelerin diplomatları, KKTC'nin büyük elçiliği ile olan buluşmalarını devam ettirmek için KKTC'nin Ankara'da bulunan elçiliğine yakın zamanda ziyaretler düzenlediler. KKTC'ye karşı ilgisini olumlu yönde değiştiren son ulus devlet Paraguay'dır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca KKTC'nin diğer şehirlerini temsil etmek ve ilk KKTC Temsilci Kurulu'na yardım etmek için KKTC tarafından onursal temsilciler atandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanı&lt;br /&gt;Serdar Denktaş (KKTC eski cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu) KKTC'nin dışişleri bakanıdır. Asıl amacı anavatanı olan Türkiye'nin askerî desteği devam ederken, ki zaten güneydeki Rumlara karşı savunmada bulunmak için hazırda 30.000 kişilik bir birlik beklemektedir, KKTC'nin yükselişini siyasî yollardan tüm dünyaya bildirmektir. Denktaş'ın KKTC için yaptığı betimlemeleri bağımsızlık, laik demokrasi ve uluslararası ekonomiyi güçlendirici yaklaşımları olarak kabul edilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Münakaşalar&lt;br /&gt;Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&lt;br /&gt;Uluslararası olarak tanınmış Kıbrıs devleti, KKTC'ye uluslararası alanda hiçbir resmî konum vermemek için KKTC'yi yok sayar ve etkin olarak diğer ülkelerin girişimlerini de caydırmaya çalışır. Bu yaklaşım Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından desteklenmektedir. Rum Yönetimi, KKTC'yi "Evlilik Dışı İlişki Sonucu Doğan Bir Kişi", "Türk Ordu'su Tarafından İşgal Edilmiş Bir Vatan" ve "Türkiye'nin Bir Kukla Eyaleti" olarak kabul eder ve görür. "İkiyüzlü" ve "Yalandan" gibi anlatım şekilleri Rumlar tarafından KKTC'de çalışan memurları ve KKTC'deki devlet kurumlarını belirtmek için kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekte KKTC Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Rum Yönetimi, Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından basit olarak "Kıbrıslı Türk Cumhurbaşkanı" olarak kabul edilir. (1960 dönemindeki Kıbrıs yapısını delil göstermek hernekadar ilginç olsa da Kıbrıslı Türk Önderler, tüm veto gücüyle birlikte Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yardımcı cumhurbaşkanı olarak kabul edilirler. Fakat bu konum Rumlar tarafından Aralık 1963'ten beri Kabul edilmemektedir.) Bu tutum yüzünden KKTC, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin hiçbir resmî tanımlamasını kabul etmez, onu "Güney Kıbrıs'ın Kıbrıslı Rum Yönetimi" olarak adlandırır ve bu yönetimin cumhurbaşkanını ise "Kıbrıslı Rum Önder" olarak kabul eder. Türkiye ise bu konumu onaylar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda bazı Kıbrıslı Türk ve Rum diplomatik başarıları elde edilmiştir. Hernekadar Yeşil Hat boyunca birkaç denetim noktası açılması son yaşanılan gelişmeler olsa da, Kıbrıslı Rum ve Türklerin diğer taraftan diğer tarafa ziyaretlerine izin verilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Birliği&lt;br /&gt;Her iki taraf arasındaki müzakereler, 2004 yılında AB'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni kendi topluluğuna katmasıyla içinden çıkılmaz bir duruma geldi. KKTC, AB'nin bu yeni üyesini yasadışı olarak görüyor ve kendisine danışılmadan böyle bir katılımın gerçekleştiğini savunuyor (1960'daki yapıyı şart koşuyor). Ayrıca AB'ye katılan bu Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Kıbrıslı Türk halkı temsil etmiyor. Yasal olarak AB düzenlemeleri tüm ada için geçerli olsa da, uygulamada adanın sadece güney bölümü AB'nin üyelik yararlarının tadını çıkarıyor.&lt;br /&gt;Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, AB'den KKTC'ye gönderilme sözü verilen yardım paketlerininin ulaşımını veto etmek için AB'deki konumunu kullandı ve kendi üyeliklerini KKTC'ye daha da baskı kurmak ve KKTC'ye yapılan desteklere son vermek için kullanıyorlar. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile Gümrük Antlaşması'nı imzalamasına rağmen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanımıyor olması bir anlaşmazlık konusu olmasına karşın, bu durum İngiltere ve ABD gibi ülkeler tarafından giderek olumsuz bir biçimde algılanmaktadır.&lt;br /&gt;Hukuken AB, KKTC'yi, yabancı bir ordu işgali altındaki AB vatanı olarak ve bu sebeble yeni bir anlaşmaya ulaşılana kadar süresiz olarak AB yasa/yasamalarından muaf tutulan bir ülke olarak düşünmeyi sürdürüyor. Kuzey sakinlerinin hali hazırda seçim sürecine katılamaması gerçeğine rağmen koltukların sayısı Avrupa Meclisi'nde (6 koltuk) Kıbrıs'ın tüm nüfusu temel alınarak Kıbrıs için ayrıldı. Kıbrıslı Türk oyverenler 1960 yapısına benzemeyen bu yapıda, ki bu yapıda Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler Kıbrıs Meclisi'nde üyelerine ayrı ayrı oy verebiliyordu, Kıbrıs Sorunu'nun çözümüne kadar, geçerli statüko yüzünden, Avrupa Birliği Kıbrıs üyeleri için sadece Kıbrıslı Rumlar ile birlikte oy verebilirler. 97 Kıbrıslı Türk oy kullanmıştır. AB içine iki Kıbrıs üye eyelatini kabul etmek için henüz hiçbir destek yoktur&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; Birleşmiş Milletler&lt;br /&gt;1983 yılında BM iki Güvenlik Konseyi kararı aldı: KKTC'nin Tek Taraflı Bağımsızlık Kararı'nı yasadışı olarak kabul etti ve diğer BM üyesi ulusların bu hususta KKTC'yi tanımamasını şart koştu. BM'nin asıl amacı iki ayrı topluluğu tek bir fedaral yapıda biraraya getirmektir. KKTC, 1972'de Pakistan'dan ayrılan Bangladeş'i tanıması nedeniyle Birleşmiş Milletler'in yaptığını ikiyüzlülük olarak tanımlamaktadır. Yeşil Hat boyunca barışı koruyan BM Barışı Koruma Gücü hâlâ Kıbrıs'taki varlığını sürdürmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye&lt;br /&gt;2005'te KKTC, Türk göçmenleri düzene sokmak için girişimlerde bulundu. Bunun sebebi istihdam açığı ve suç oranlarının artmasından kaynaklanıyordu. Bu KKTC ile Türkiye arasındaki ilk büyük çapta uyuşmazlıktı ve Türk egemenliğinin demografik statükosu etnik Türk göçmenleri ile sürdürülmek isteniyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Posta Birliği&lt;br /&gt;Dünya Posta Birliği, KKTC'yi ayrı bir ülke olarak tanımamaktadır ve KKTC'ye gönderilen tüm postalar, "ulaştırılamadı" olarak gönderene geri dönmektedir. KKTC bu sorunu çözmek için doğrudan Türkiye'yi alıcı adresi olarak göstermek zorundadır (bu adres "Mersin 10,Türkiye" olarak belirlenmiş olmalıdır). Her ne kadar KKTC posta pulları 1965 ile 1980 yılları arasında posta puluna benzemese de Zimbabve tarafından tanınır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel Görünüm&lt;br /&gt;Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin KKTC'nin uluslararası izolasyonunun ana kaynağına olan tutumu devam ederken, Kıbrıslı Türk insanlarına olan sempati, onların 2004'te Annan Planı ile başlayan ve yeniden birleşmeyi amaçlayan halk oylamasının başarısız olmasından beri yükselerek devam ediyordu. Bazı gözlemciler bu sayede devam eden yaptırımların kırılmaya başlayacağına inanıyorlardı. Çin Cumhuriyeti'ne benzer bir siyasî durum ile KKTC bitirilebilirdi. (Çin'in diplomatik ilişkileri sadece 25 eyalet iledir; fakat diğer yönden ticaret, turizm ve spor için hiçbir engel yoktur ve gerçekte birçok ülke ile olan ilişkileri ekonomik ve kültürel kurumlar ile sağlanır.) Resmî tanımlamalar sadece İslam Konferansı Örgütü'nün (OIC) birkaç ulusunun (bunlar büyük olasılıkla Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Azerbaycan ve Özbekistan'ın Türk eyaletleri sayılabilir) kısa dönemden orta döneme olan tanımlamalarına benzer olacak gibi gözüküyor. Diğer birçok ulus, BM Güvenlik Konseyi'nin çözümlerinden (550, 541),ki hâlâ adada kuvvet bulunduruyorlar, memnun değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KKTC, Türkiye'nin AB'ye katılma girişimlerini tamamen destekliyor. Bu girişimlerin bir parçası olarak, son zamanlarda Türkiye yeni AB üyeleri olan Gümrük Birliği'ni genişletmeyi öngeren bir protokole imza attı. Bu protokolde Türkiye'nin hâlâ tanımadığı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de var. Fakat Türkiye buna rağmen beyannamede böyle bir tanımlama ile aynı anlama gelmediğinden emin ve yeni bir anlaşmaya ulaşılana kadar "Güney Kıbrıs'ın Kıbrıslı Rum Yönetimi" anlatımını kullanmamaya devam edecek. KKTC, Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanıması yönünde zorlamaya yönelik her hareketini, kendilerini destekten yoksun bırakacak izolasyon çabası olarak görmektedir. Türkiye, KKTC'yi tamamen terk etmeyeceğine söz verdi; ama yaklaşan AB müzakereleri ile bu sözler şiddetli bir biçimde test edilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası Örgütsel Üyelik&lt;br /&gt;KKTC, İslam Konferansı Örgütü'nün bir gözlemci-eyalet üyesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TURİZMKuzey Kıbrıs’ın eşsiz iklimi, tüm yıl boyunca mükemmel bir tatil için olanaklar sağlar. Yağışlar Aralık ve Ocak aylarında yoğunlaşıp ortalama deniz sıcaklığı altı ayı aşkın bir süre 20 ºC dir. Kuzey Kıbrıs bahar aylarında saran yabani çiçekleriyle (sadece 38 çeşit orkide türü vardır) ve havayı dolduran portakal, limon ve greyfurt çiçeği kokularıyla ünlüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs’ın sahilleri yüzmek için Akdeniz'in en elverişli ve güvenli, mekanlarındandır. Çoğu tatil tesislerinin modern yüzme havuzları yanında, doğu Akdeniz'in berrak suları tüm deniz sporları için mükemmel bir ortamdır. Tatil köyleri genelde kuzeyde büyüleyici tarihi Girne kalesi ya da doğuda Gazimağusa yakınlarında kurulmuştur. Tarihi kaleleri ve yapılarıyla ünlü Girne bölgesinin verimli, dar kuzey sahil şeridi arkasında görkemli Beşparmak dağları uzanmaktadır. Engebeli yokuşlar çam, zeytin ve harup ağaçlarıyla bezenmiş, yamaçlarda ise küçük köyler uzanmaktadır. Sahile yaklaştıkça, sahil yolu etrafında yoğunluk artar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçerilerde, kayalık Girne bölgesi ve görkemli Beşparmak Dağları gerisinde, geniş verimli Mesarya ovası, Ercan havaalanı ve adanın başkenti Lefkoşa bulunmaktadır. Doğu sahili boyunca tarihi, gelişmiş Gazimağusa kenti ve onun yanında Salamis harabeleri uzanır. Kuzey doğuda görüş çeşitlenir ve açık alanlar yerini, içerisinde zeytin ağaçları ve kayalıkların yayıldığı küçük yeşil alanlara bırakır. Burada sahiller kaya birikimleri ve kumlu körfezlerle iç içedir.&lt;br /&gt;Egzotik Kıbrıs mutfağı, kendi tarihi ve deniz kültürünü yansıtması yanında, doğu ve batı kültürünün de ortak bir sentezidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turistik tesisler ve konaklama yerleri hakkında bilgi, dört bölgede kurulan enformasyon bürolarından edinilebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TELEKOMÜNİKASYON Telekomünikasyon, Kuzey Kıbrıs ekonomisinin gelişmekte olan sektörlerindendir. Telekomünikasyon Dairesi, 84,546 kapasiteli yerel şebeke bağlantısıyla kamuya hizmet vermektedir. Daire ayrıca, teleks, fax ve telegraf servisleri de sunmaktadır. 1995 yılında özel bir şirketle imzalanan anlaşma sonucunda ülkede mobil telefonu ile haberleşme sistemi de başlamıştır. Ayrıca bilgisayar sistemleri de gelişmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KKTC’nin uluslararası arama kodu (90) 392 dir. Bu numarayı bölgenin alan kodu ve aranacak numara izler.&lt;br /&gt;KKTC’de posta hizmetleri mektup taşıma görevini tekelinde bulunduran Posta Dairesi tarafından yürütülmektedir. Paket posta servisleri ayrıca özel şirketler tarafından da yürütülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurtdışından gelen mektuplar uluslararası ambargo nedeniyle, Türkiye aracılığı ile alınmaktadır. Bundan dolayı, Kuzey Kıbrıs’a gelecek tüm mektuplar için Mersin-10, Turkey adresi kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk posta pulları, uluslararası alanda pul koleksiyoncuları tarafından rağbet görmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİN Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan herkes devletin hiçbir müdahalesi olmadan dini kuralları yerine getirme, ibadet etme ve öğrenme özgürlüğüne sahiptir. Kamu görevini yerine getirmede dini hiçbir engel yoktur. KKTC Anayasası’nın “Vicdan ve Din Özgürlüğü” adı altında yer alan 23. maddesi şöyledir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madde 23&lt;br /&gt;1. Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat özgürlüğüne sahiptir.&lt;br /&gt;2. Kamu düzenine, genel ahlaka veya bu amaçla çıkarılmış yasalara aykırı olmayan ibadetler, dinsel ayin ve törenler&lt;br /&gt;serbesttir.&lt;br /&gt;3. Kimse, ibadete, dinsel ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz.&lt;br /&gt;4. Din eğitim ve öğretimi, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.&lt;br /&gt;5. Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasal veya yasal temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasal ve kişisel çıkar ve nüfuz sağlama amacı ile, her ne surette olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yasak dışına çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtan gerçek veya tüzel kişiler hakkında, yasanın gösterdiği kurallar uygulanır ve siyasal partiler, Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkemece temelli kapatılır.&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaygın olan iki din vardır: Müslümanlık ve Hristiyanlık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müslümanlık&lt;br /&gt;Müslümanlar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nüfusunun % 99’unu oluştururlar. Bu dinden olanların çoğu Hanefi tarikatının Sünni mezhebine bağlıdır. Müslüman toplumunun dini lideri eskiden Müftü olarak bilinirdi. Evkaf Dairesi bugün Müslümanların dini ihtiyaçlarına cevap vermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıs’ta dört yüzyılı aşkın varlıklarının dini ve kültürel mirası, adayı 1571-1878 tarihleri arasında yöneten Osmanlı İmparatorluğu’ndan gelmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1571 de adayı ele geçiren Osmanlılar, adayı kendilerinden önce yöneten ve Rum Ortodox Kilisesinin dinsel özgürlüğünü ortadan kaldırıp yerine Latin kilisesinin kurallarını dayatan Frenk (1192-1489) ve Venediklerden (1489-1571) farklı olarak , adada varolan tüm dinlere karşı büyük bir saygı ve tolerans göstermiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok Rum Ortodox Kilisesi Frenk ve Venedik zulmünden dolayı yıkılmaya yüz tutmuştu; Osmanlı yetkilileri bunların kullanım için tamirine ve düzeltilmesine yardımcı oldu. Rum Ortodox Kilisesine ayrıca dini binalara ek olarak toprak ve bağımsızlığını sürdürebileceği tam bir özgürlük verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı Hükümranlığı süresince, imparatorluğun yeni oluşturulan bölgelerinde, dini, kültürel ve sosyal aktiviteleri desteklemek amacıyla Vakıf (çoğul olarak Evkaf) olarak adlandırılan dini kurumlar oluşturuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs’taki İslami Eserler&lt;br /&gt;İmparatorluğun merkezinden cami, tekke, han, çeşme, hamam vb. yapımında yerel çalışmalara katkıda bulunmak için çağırılan pek çok Osmanlı mimar böylece 1878’e kadar yönettikleri adaya kendi özgün imzalarını attılar. Bu yapılanlar arasında mimari açıdan en önemlileri Arab Ahmet Cami, Lefkoşa’daki Sarayönü ve Turunçlu Cami, Girne'deki Cafer Paşa Cami, Lapta’daki Haydar Paşazade Mehmet Bey Cami ve Lefke'deki Piri Paşa Camisidir.&lt;br /&gt;Diğer dini eserler arasında Tekkeler bahsedilemeye değerdir: Mevlevi tarikatına ait olan Lefkoşa’da Girne Kapısı’na yakın bir yerde bulunan Zafiye Tekkesi. Mağusa’daki Kutup Osman Tekkesi. Tekkeler içinde en ünlüsü, Larnaka’da Tuz Gölü yakınlarında bulunan ve Kıbrıs’ın yedinci ve onuncu yüzyıllar arasında Araplar tarafından fethi sırasında Hz. Muhammed’in yakını olan Hala Sultan’ın öldüğü noktada olan, Hala Sultan Tekkesi’dir. Girne’nin batısında bulunan Hz. Ömer Tekkesi de Kıbrıs’ın Araplar tarafından fethi zamanından kalmadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıslı Türklerin dört yüzyıldır korunan İslami geleneği ayrıca Bayram kutlamaları (dini tatiller), yerel gelenekler, müzik ve halk danslarına yansımıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1963-1974 arası dönem: İslam’ın Kıbrıs’ta Bastırılışı&lt;br /&gt;1963 yılında Kıbrıslı Rum ve Yunanlıların Enosis’i (Kıbrıs adasının Yunanistan’a bağlanması) gerçekleştirme emelleri, silahsız Kıbrıslı Türklere karşı, kan dökülmesine yol açan ve onları temel insan haklarından mahrum bırakan korkunç bir saldırıya dönüştü. Bunun sonucunda pek çok Kıbrıslı Türk öldürüldü, yaralandı, kayboldu ya da evlerinden söküldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu saldırıların önemli bir unsuru da 100’den fazla cami, türbe ve diğer değerli Osmanlı ve İslami mirasların kasıtlı bir şekilde yıkılmasıydı. Bu Kıbrıslı Türklerin terketmek zorunda bırakıldığı 103 köy ve kasabada gerçekleşti. Kıbrıs’ın Müslüman Türklerinin 1963-1974 arasında uğradığı zulüm Türkiye’nin Garanti Antlaşması’na dayanarak 20 Temmuz 1974’de yaptığı haklı müdahale ile son buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıslı Türkler özgürlük ve bağımsızlıklarını kazandıktan sonra İslami Konferans Örgütü’ne gözlemci statüsüyle katılıp, böylece dünyanın ikinci en büyük dini topluluğunda yerlerini almışlardır. Günümüzde, KKTC İslami Konferans Örgütü’nün faaliyetlerine düzenli olarak katılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hristiyanlık&lt;br /&gt;Hristiyanlar KKTC nüfusunun % 1’ini oluştururlar.&lt;br /&gt;KKTC’de yaşayan ve burayı ziyaret eden toplumlara Hristiyanlığın üç dalı hizmet verir. Girne’de Girne Kalesi yakınlarındaki St. Andrew Anglikan Kilisesi; Girne’de Dome Hotel yakınlarındaki Roman Katolik Kilisesi; Koruçam’da Maronit Ayios Georgios Kilisesi; Dipkarpaz’daki Rum Ortodox Kilisesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zafer Burnu’ndaki Apostolos Andreas Manastırında her yıl 30 Kasım’da (St. Andrew’s gününde) ayin düzenlenir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;SPOR&lt;br /&gt;Kıbrıs’ta sporlar her zaman Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları arasında ayrı olarak yürütülmüştür. İlk atletizm dalı düzenlendi;Kıbrıs Rumları bölgesel atletizm derneklerini kurdular ve Kıbrıs Türkleri de 19. yüzyıl sonlarında ve 20. yüzyıl başlarında kendi atletizm toplantılarını yaptılar,fakat halklar arası spor aktiviteleri ve toplantıları yapılmıyordu. Ayni dönemde Rum ve Kıbrıslı Türkler kendi ayrı futbol kulüplerini kurdular fakat turnuvalar düzenlemediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karma Türk-Rum kasaba futbol takımı maçları (Kıbrıslı Rumlar tarafından reddedildi.) 1920lerin başlarındaki barışçıl Lefkoşa-Larnaka maçında Larnaka Rum futbol takımının Lefkoşalı karma futbol takımı ile oynamayı reddetmesiyle geri çevrilmiş oldu. Bu barışçıl maç Lefkoşalı Kıbrıs Türk oyuncularının dışlanmasıyla oynanabildi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün Bölgesel Kıbrıs Rum Atletizm Kurumları sage olarak bilinen Yunanistan Elen Atletizm kurumuyla yakın ilişki kurdular .Temel gayeleri Elen milli duygularını perçinlemek ve Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesi(ENOSİS) olan Rumlar bunun için propaganda yaptılar ve Kıbrıs Türk atletlerinin onlarla ayni müsabakalarda yarışmasını engellediler. 1934 öncesinde, Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler arasındaki tek spor kontağı Rum ve Kıbrıslı Türklerin dini bayramlarda yer alan bir veya iki dostluk maçıyla sınırlanmış oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu zamanda atletizm ve futbol (2 en popüler spor branşları) temel olarak Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum ve yabancı ortaöğretim okullarıyla sınırlanırken, çok sınırlı sayıda kulüp faal haldeydi. Her durumda,Ortaöğretim kurumları atlet ve futbolcu kaynağıydı.Hokey, voleybol ve Tenis sınırlı olarak oynanıyordu.Türk ve Yunan ulusları arasındaki ilişkilerin güçlenmesi ve Atatürk-Venizelos’un takibi, Türk Yunan Dostluk Paktını başlattı ve Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum Kulüplerinin arasındaki Spor faaliyetlerinin başlamasına sebep oldu ve Kıbrıslı Türk ve diğer atletlerin Kıbrıslılar için düzenlenen oyunlara katılmasına izin verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıslı Türk atletler Kıbrıslı Rum atletleriyle yarıştı ve mükemmel sonuçlar elde etti.Resmi olmayan futbol turnuvaları ilk olarak Kıbrıslı Rumlar arasında başladı ve daha sonra Kıbrıslı Türkler de katıldı. (Bu gelişmeler sonucunda ve temelde Kıbrıs Yunan futbol kulüpleri arasındaki farklılıklara bağlı olarak, KOP olarak bilinen Kıbrıs Futbol Federasyonu 23 Eylül 1934 günü “8 kurucu üye” ile 3 Kıbrıs Rum kulübü 1 Kıbrıs Türk kulübü ve Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum oyuncularıyla 4 kulüp)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dikkat çekici gelişmeden sonra, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum kulüpleri arasındaki spor ilişkileri gittikçe gelişti, futbola bir standart getirildi ve 1948 Kıbrıs Futbol Federasyonu, İngiliz Sömürge F.A. olarak FİFA ile yakın ilişkiler kurdu. Kıbrıs Türklerine Kıbrıs F.A idare komitesinde temsil hakkı verildi.Fakat bütün stadyumların Rum Ortodoks Kilisesi tarafına ait olması sebebiyle, Kıbrıs Türklerin bu stadyum komitelerinde hizmetine izin verilmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1934-1955 yılları arasındaki dönemindeki, sporcu ruhu , ilişkileri ve dayanışma, Kıbrıs için atletizm müsabakaları ve faaliyetleri önem kazandı ve Kıbrıs Halkları (Rumlar ve Türkler) bütün olarak 1. sınıf müsabakalara katılma hakkı kazandılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum hakemleri ve uzmanları sayıca çoğaldılar ve standartlarını yükselttiler.&lt;br /&gt;Yer Tenisi, masa tenisi futbol ve atletizm önde gelen sporlardan olmaları yanında hokey, voleybol,güreş ve boksta da büyük ilerlemeler kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıslı atletler (Rum ve Türk) kendi dallarıyla ilgili spor faaliyetlerinde büyük başarı kazandılar.&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk atletleri ve oyuncuları kısa mesafe saha faaliyetlerinde futbol,yer tenisi, güreş boks ve vs.’de üstün başarı gösterdiler.Kıbrıs Türk hakemleri önde geliyordu ve önemli maçların çoğunda görevlendirilmiştiler.&lt;br /&gt;1934 öncesinin uygun olmayan koşulları verimli gelişmelere dönüşmüştü ve Kıbrıs Türklerinin ve Rumlarının sportmence müsabakalar yapmasına ve izlemesine imkan verdi ve halklar-arası ilişkiler de iyi şekilde gelişti.&lt;br /&gt;Maalesef, bütün bu güzel spor gelişmeleri nisan 1955’te EOKA(Kıbrıs Rum Tedhiş Örgütü) Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama girişiminde bulunduğu zaman ani olarak durmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EOKA aktiviteleri ve Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesinin faaliyetleri ile (Kıbrıs Rum Stadyumlarına sahiptiler);&lt;br /&gt;a)    Kıbrıs Türk kulüpleri beraberce kurulan Kıbrıs F.A.’DAN atılmışlardı.&lt;br /&gt;b)    Bütün Kıbrıs Türk atlet ve oyuncularının Kıbrıs Rum stadyumlarına girişi engellenmişti.&lt;br /&gt;EOKA vurduğunda ve Kıbrıs Türkleri beraber kurulan Kıbrıs F.A’dan atılmaya zorlandığında (bilinen şekliyle KOP)&lt;br /&gt;a)1. Kulüplerin 10 bölümde sadece 1’i Kıbrıs Türk Kulübüydü.&lt;br /&gt;b)11. Kulüplerin 11 bölümde dördü Kıbrıs Türk Kulübüydü; 21 yıl karma spor müsabakalarında, Kıbrıs Türk Kulüpleri ve oyuncuları Kıbrıs Şampiyonluğunu temin ettiler.&lt;br /&gt;c)     Futbolda Çetinkaya, 1. bölümdeki çoğu karşılaşmada lig kupa ve plaket şampiyonuydu.Kıbrıslı Türkler 11 bölümde çok iyi sonuçlar elde ettiler, sonraları Kıbrıs’ın veya Lefkoşa’nın birleşik takımlarındaki çoğu Kıbrıslı Türkler 1. takımlara alındılar.&lt;br /&gt;d)    Atletizmde, Kıbrıs Türk atletleri başı çekiyordu ve tamamına yakın kısa mesafeli faaliyetlerde rekor sahibi idiler.&lt;br /&gt;e)    Yer tenisinde çok uzun bir dönem Kıbrıs Türk Raketleri teklerde, çiftlerde ve karma çiftlerde Kıbrıs şampiyonuydular.&lt;br /&gt;f)     Ortaokul Futbol şampiyonluklarında (Kıbrıs Rum tutumu sayesinde vazgeçildi) Kıbrıs Türk ortaokullları çoğu karşılaşmada Kıbrıs şampiyonuydular.&lt;br /&gt;g)    Hokey’de Kıbrıs Türk takımları çoğu müsabakadan finallere geldiler ve birçok Kıbrıs Türk oyuncuları seçkin Kıbrıs takımlarında yer almaya davet edilmişlerdi.&lt;br /&gt;h)    Kıbrıs Türk hakem ve uzmanları kendi alanlarında önde gelenlerin arasındaydı.&lt;br /&gt;i)      Güreşte ve boksta sadece Kıbrıs Türkleri faaldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Rumlarının ENOSİS hayaliyle ve 1955-1959 dönemi sırasında olanlar ışığında ve Londra ve Zürih Uluslararası Antlaşmaları sayesinde ,yeni kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Birleşik Krallığının ayrılmasıyla Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türklerine verildi(bırakıldı).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa ömürlü Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Anayasası iki toplumlu devlet ve birleşik yönetime olanak sağladı.&lt;br /&gt;İki toplum arasındaki ciddi gerginlik ve karma spor faaliyetlerinin imkansız olmasından dolayı Anayasa bağımsız Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum spor federasyonları ve kulüplerinin oluşumunu açıkça sağladı; fakat Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rumları tarafından istenmesi durumunda karma spor faaliyetleri ve federasyonları için açık kapı da bıraktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bugüne kadar Kıbrıs’ın Rum ve Türk kesiminde ayrı kulüp tüzükleri yürürlükteydi.1960-1963 arasındaki kısa dönemde, ne Kıbrıs Türk kesiminde ne de Kıbrıs Rumları Uluslararası Federasyonlar ve IOC tarafından ayrı olarak tanınmaları tanınmaları için kendi federasyonlarını kuramadılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunanistan’ın Elen tarafından yardım edilen Kıbrıs Rumları Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgal edildiği 1963-1968 döneminde Kıbrıs Türklerine karşı yeni bir saldırıya geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elen işgalci ordu birlikleri sonunda adadan çıkmaya zorlanmasına rağmen , bütün spor faaliyetleri 5 yıl gibi bir süreyle durdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunan ordu birimlerinin adadan resmi olarak çıkmasıyla, spor faaliyetleri tekrardan başladı-fakat bu sefer daha kalıcı bölünme hatlarıyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türkleri kendi bağımsız spor federasyonlarını kurdular.&lt;br /&gt;Kıbrıs Rumlarının anayasanın temel maddelerini ihlal etmesi sonucunda Kıbrıs Türkleri Uluslararası federasyonlarla yakın ilişki kurmak için başvurmaya başladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda Kıbrıs Türk Federasyonlarının kısa bir tasviri yapılıyor;&lt;br /&gt;a)   Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu 1955 yılında kuruldu. Kıbrıs Rumları Kıbrıs Türk kulüplerinin futbol faaliyetlerinde yer almasını engellemelerinden kısa bir süre sonra kuruldu. FİFA’nın özel bir izin vermesine fakat fakat kendisi ile hiçbir resmi temasta bulunulmamasına rağmen KTFF her yıl çeşitli etkinlikler ve uluslararası faaliyetler düzenler.&lt;br /&gt;b)   Kıbrıs Türk Güreş Federasyonu 1967’de Kuruldu ve 1971’de FILA ile yakın ilişkiler de bulundu.&lt;br /&gt;c)   Kıbrıs Türk Voleybol Federasyonu 1970 ‘te kuruldu, Uluslararası voleybol federasyonu ile 1972’de yakın temaslarda bulundu, ve 1977’ye kadar tam üyeliğe devam etti.&lt;br /&gt;d)   Kıbrıs Türk Bisiklet Federasyonu 1970’te kuruldu ve Uluslararası Bisiklet Federasyonu ile 1971’de yakın temaslar da bulundu ve 1979’a kadar ilişkileri devam etti.&lt;br /&gt;e)   Kıbrıs Türk Amatör Atletizm Federasyonu 1970’te kuruldu ve 1971 de UAAF’nın şartlı üyesi oldu, ve bu şartlı statü 1972’de sona erdi.&lt;br /&gt;f)    Kıbrıs Türk Masa Tenisi Federasyonu 1971’de kuruldu fakat Uluslararası Masa Tenisi Federasyonu 1971’de kuruldu fakat Uluslararası Masa Tenisi Federasyonuna üyeliği halen askıdadır.Kıbrıs Türk Federasyonu yarı resmi olarak 1944’te kuruldu, ve faaliyetleri sona erdiğinde takımları 4 ardışık yılın Kıbrıs şampiyonlarıydı.&lt;br /&gt;g)   Kıbrıs Türk Atıcılık Federasyonu 1971’de kuruldu ve UIT tarafından tanınması hala askıdadır.&lt;br /&gt;h)   Kıbrıs Türk Su Sporları Federasyonu 1972’de kuruldu ve FINA’yle bağlantısı halen askıdadır.&lt;br /&gt;i)    Kıbrıs Türk Jimnastik Federasyonu 1972’de kuruldu fakat FIG ile bağlantısı hala askıdadır.&lt;br /&gt;j)    Kıbrıs Türk Yer Tenisi Federasyonu 1979’da kuruldu fakat Uluslararası Tenis Federasyonu ile bağlantısı henüz kurulamadı.&lt;br /&gt;k)   Kıbrıs Türk Basketbol Federasyonu 1981’de kuruldu ve hızla en popüler spor dalı oldu.FIBA ile bağlantı kurulması düşünülüyor.&lt;br /&gt;l)    Kıbrıs Türk Tekvando Federasyonu 1977’de kuruldu ve 1977’de kuruldu ve 1977’de WTF’nin ve ETU’nun tam üyesi oldu ve tam üyeliğe 1990’a kadar devam etti, fakat o zamandan beri üyeliği donduruldu.&lt;br /&gt;m) Kıbrıs Türk Satranç Federasyonu 1985’te kuruldu fakat FİDE ile ilişkileri halen askıdadır.&lt;br /&gt;n)   Kıbrıs Türk Amatör Boks Federasyonu 1990’da kuruldu ve AIBA ile yakın ilişkiler kurulması yönünde resmi başvurular için düzenlemeler yapılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu Kıbrıs Rum Federasyonları Kıbrıs Türk Federasyonlarının kurulmasından sonra kuruldu(1963’te kurulan Kıbrıs Rum TTF’Sİ bunun istisnası) ve Kıbrıs Türk Federasyonlarının üyelikleri dondurulur veya Kıbrıs Sorununa siyasi çözüm bekleyerek durdurulurken Yunanistan Helen Federasyonları ve Kıbrıs Rum Federasyonu sportmenlere yakışmayan taktikler ,entrikalar ve siyasi manevralarla yakın temas kurmayı başardılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece siyasi nedenlerle, Kıbrıs Türk Atletleri,oyuncuları ve aslında spor yöneticilerinin uluslararası spor gençliği ailesine katılmaları engelleniyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm adanın 1963’ten 1974’e kadar Yunanistan silahlı kuvvetleri tarafından işgali; Makarios Rejimin Yunanistan askeri güçleri tarafından Temmuz 1974’te yıkılması;ve temmuz 1974’te adanın Yunan Silahlı kuvvetleri tarafından adanın Yunanistan'la birleştirilmesi amacı sporda bugünkü karışıklığın sebebidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Helenlerin ve Rumların beraber spor yapmayı istemeyişleri karşısında Kıbrıs Türk Spor Federasyonlarına kendi durumlarını anlatma ve Anayasal spor haklarını savunma ve Rumların suçlamalarını cevap hakkı verilmemiş ve verilmiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilinerek veya bilinmeyerek Uluslararası Spor Federasyonları ve IOC (kendi tüzüklerine aykırı olarak) Kıbrıs Türklerine karşı milli dini, sosyal,dilsel ve siyasi temelde ayrımcılık yapıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları 1960 Anayasasına göre farklı ırk , millet ,din ,dil,sosyal ve siyasal gruba mensuptular.Ve bu ana sebeplerden dolayı Kıbrıs’ın resmi dilleri Türkçe ve Rumcadır.Türkiyenin adaya zamanında müdahalesi olmasaydı,adanın bütünü zorla birleşecek ve bunun sonunda Kıbrıs Rumları, Elenlerin-Yunanistanın bir parçası olacağı için Uluslararası Spor Federasyonları ile yakın ilişki kurmuş olan Kıbrıs Rum Spor Federasyonları olmayacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk Spor kuruluşları geçmiş 100 yıl içinde bağımsızca faaliyetlerini sürdürdükleri gibi burada kalacaktır.Ve Kıbrıs için gelecekteki herhangi bir siyasi çözüm Kıbrıs’ın 2 ayrı federal cumhuriyeti ve sporda 2 ayrı temsiliyeti öngörecek (birleşik Krallıkta veya Eski Sovyetler Birliğinde olduğu gibi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elenler ve Kıbrıs Rumları o kadar aşırı derecede Türk-karşıtıdırlar ki;&lt;br /&gt;1)    Yapılan kura sonucunda İstanbul’un Beşiktaş Spor Kulübü (Lefkoşa’nın Elen atletizm ve futbol kulübü) APOEL‘e çıktığında Kıbrıs Rum yönetimi ve Kıbrıs Ortodoks Kilisesi maçın bir Türk takımıyla İstanbul’da veya Lefkoşa’da oynanmasına izin vermedi ve UEFA tarafından öngörülen cezalar Kıbrıs Rum Kilisesi ve Yönetimi tarafından karşılandı.&lt;br /&gt;2)    Kıbrıs’ın Güney Kesimine gelen Uluslararası Tekvando hakeminin Uluslararası ETU Turnuvasına katılması için Türk kesimine geçmesine izin verilmedi, havaalanına dönmek zorunda kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Rum Federasyonları ( Kıbrıs’ın sözde tümünü temsil ettiklerini düşünüyorlar)&lt;br /&gt;Adeta Kıbrıs’ın milli marşı gibi Yunanistan Milli marşını çalıyorlar.Bugüne kadar Kıbrıs’ın tümü için milli bir marş olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kendi sınırları ve demokratik bir ülkenin sahip olması gereken bütün demokratik kurumlarıyla 210,047 nüfuslu tam teşekküllü bağımsız bir ülkedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;345 spor kulübü ve 31,704 kayıtlı atlet ve oyuncusuyla 14 milli spor federasyonu vardır.Çoğu kulüplerin özel ücretsiz bina ve spor tesisleri vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KKTC’NİN 10 bakanlığından biri Gençlik ve Spor Bakanlığıdır.Ana Milli stadyumlar ve sahaları bakanlığın gözetimi altındadır; Lefkoşa’da milli stadyum 20,000 kişi kapasitesiyle olimpik standartlara sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehirlerde 2000 ve 5000 kapasiteli stadyumlarımız da vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nin 2. maddesi her kişinin dil,din ırk,renk,cinsiyet,siyasi veya başka fikir, milli ve sosyal köken veya doğum veya statü ayrımı gözetilmeksizin bu beyannamede ileri sürülen hak ve özgürlüklere sahip olacağını söyler.&lt;br /&gt;Dahası siyasi muhakeme, ülkenin uluslararası statüsü ,kişinin sahip olduğu toprak veya onun bağımsız, güvenilir, kendini yönetmesi veya herhangi egemenlik sınırlandırması altında olup olmamasına bakılarak hiçbir ayrımcılık yapılamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan Uluslararası Olimpik Komitesi kuralları milli federasyonlar tarafından düzenlenen Milletlerarası müsabakalarda din,ırk, siyasi temele dayanan hiçbir ayrımcılığın yapılamayacağını öngörür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk gençliği bütün aktivitelerden dışlanan dünyadaki tek istisnadır.&lt;br /&gt;Nüfus az olmasına rağmen spora ilgi büyüktür.&lt;br /&gt;Gençliğimiz dünya ile spor kontağı kurma ve onlarla eşit şekilde dayanışma içinde olmak için sabırsızdır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; Lefkoşa Şehir Kulübü ve Kıbrıs Türk Tenis FederasyonuTenis Kıbrıslı Türkler arasında yaygın bir spordur. Kıbrıslı Türk tenisçilerden birçoğu 1940’lardan itibaren Kıbrıs şampiyonu olmuştur. Turgut Ebeoğlu, İlter Sami Sanel ve Özel Vasıf, şampiyonlardan bazılarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KKTC’nin kuruluşundan sonra tenis tutkunları çoğalmıştır ve 1980’de iki Kıbrıslı Türk, Tuğrul Yücel ve Tuncel Türker iki ayrı şampiyonluk almışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turnuvalar Lefkoşa ve Gazi Mağusa’da düzenli olarak yapılmaktadır. Lefkoşa Tenis Kulübünde 4, Gazi Mağusa Tenis Kulübünde de 2 tane tenis kortu vardır. Birinci sınıf otellerin çoğunda da tenis kortları bulunmaktadır. Bu kulüpler ve KKTC Tenis Federasyonu her yıl biri uluslararası olmak üzere, en az dört turnuva düzenlemektedir. Kulübe üye olanların sayısı 300’ün üzerindedir.&lt;br /&gt;PK 212, Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birleşmiş Milletler ÖrgütüKıbrıs Türk Birleşmiş Milletler Örgütü 1976 yılında kurulmuş ve tüzüğü Birleşmiş Milletler Örgütleri Dünya Federasyonu Charter’inden sonra yazılmıştır. Örgüt Birleşmiş Milletlerin fikir ve prensiplerini özellikle gençler arasında yaymayı hedeflemektedir. Örgüt üyeleri, iki yan komite; Kıbrıs Türk İnsan Hakları Komitesi ve Çevreyi Koruma Komitesi aracılığıyla insan hakları ve çevre ile ilgili konularda da katkıda bulunmaktadır.&lt;br /&gt;PK 842, Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk İnsan Hakları KomitesiKıbrıs Türk İnsan Hakları Komitesi Birleşmiş Milletler Kuzey Kıbrıs Örgütünün yan komitesidir.&lt;br /&gt;İnsan hakları temsilcisi olarak komitenin amacı Kıbrıslı Türklerin insan haklarını korumak ve geliştirmektir. Komite kendi aktivite alanı çerçevesinde özellikle Kıbrıslı Türk insan haklarının Kıbrıslı Rumlar tarafından 1963-74 arası ihlal edilmesi üzerine yoğunlaşan çalışmalar yayımlamıştır.&lt;br /&gt;PK 687, Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs Türk Kızılay Derneği6 Kasım 1974 tarihinde olağanüstü koşullarda kurulan o zamanki adıyla Kıbrıs Türk Kızılay Derneği, 20 Mayıs 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kurulmasıyla Ülke Devleti sınırları içerisinde Kızılay adı altında faaliyet gösteren Ulusal Dernek statüsünü kazanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yedi temel ilkesi (insaniyetçilik, tarafsızlık, yansızlık, bağımsızlık, gönüllü hizmet, birlik, evrensellik) çerçevesinde; gıda yardımı, tıbbi yardım ve kayıp kişileri araştırma gibi konularda 2005 yılına kadar faaliyetlerini sürdürmüştür.&lt;br /&gt;Ağustos 2005 tarihinde “yeniden yapılanma projesi” başlatılmış ve bu bağlamda kurumsal gelişimini hızlandırmıştır. 26 Eylül 2005 tarihinde ilk Olağan Genel Kongresi’ni toplayarak re-organizasyonunu tamamlamış ve yeni gönüllü kadrosuyla hızla yeni faaliyetlerine başlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel Merkezi Lefkoşa’da bulunan derneğin, Lefkoşa, G.Mağusa, Girne, Güzelyurt, Esentepe, Yeni İskele ve Dipkarpaz olmak üzere toplam yedi şube ile hizmetlerini sürdürmekte olup, “ DAİMA İNSAN ONURUNU KORUMAK İÇİN ” ilkesi ile çalışmalarına devam etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müfit Güleroğlu Sok. No:4 Köşklüçiftlik Lefkoşa - KKTC Tel: +90 392 227 24 25 Fax: +90 392 227 26 75 &lt;a href="http://www.kibristurkkizilayi.org/"&gt;www.kibristurkkizilayi.org&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (TÜRK-SEN)Bu Federasyon 1954’de kurulmuş ve 1955’de kayda geçmiştir. Federasyonun 15 birliği ve 12,000 üyesi vardır. Uluslararası İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ICFTU), Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ETUC), İngiliz Uluslar Topluluğu İşçi Sendikaları Konseyi (CTUC) ve Türkiye İşçi Sendikaları Federasyonu ile yakın ilişki içerisindedir.&lt;br /&gt;Şht. Mehmet R. Hüseyin Sok. PK 829, Lefkoşa, Mersin 10 Türkiye.Tel: (90392) 227 2444&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (DEV-İŞ) Federasyon 1976’da kurulmuştur, 2 birlikten ve 4,500 üyeden oluşmaktadır. Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu (WFTU) ile yakın ilişki içersisindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7 Serabioğlu Sok. Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye.Tel: (90392) 227 2640&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk Sağlık KurumuKıbrıs Türk Sağlık Pratisyenleri Birliği 1956’da, sağlık pratisyenleri, dişçiler, veterinerler ve eczacılardan oluşan bir dernek olarak kurulmuştur. 1956’da, koloni yönetimi döneminde Sağlık Konseyi faaliyetleri vali tarafından atanmıştı ve Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerden oluşan bir konsey tarafından yürütülmekteydi. Ancak, 1974’de yeni Anayasa Kıbrıslı Türk Sağlık Pratisyenlerine ve dişçilere yasal faaliyetlerini bir organizasyon içerisinde yürütme hakkı verdi. Bugün 380 üyesi bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 Münir Özbek Sok., Lefkoşa, Mersin 10 TürkiyeTel: (90392) 227 1698&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk Mühendisler ve Mimarlar OdasıKıbrıs Türk Mühendisler ve Mimarlar Odası Birliği Kuzey Kıbrıs’ta mühendisler ve mimarlardan oluşan bir organizasyondur. 1960’da Kıbrıslı Türk mühendisler ve mimarlar tarafından kurulmuştur. Bütün mühendis ve mimarlar bu organizasyona bağlıdırlar ve organizasyon özel bir kanun altında, Anonim statüsündedir. Her mühendis gurubu birbirleriyle istişare ederek mühendisler odası kurmak ve kendi profesyonel görev ve denetimini bağımsız bir birim olarak yürütmekle yükümlüdür. Birliğin temel amaçları; üyelerinin çıkarlarını korumak, diğer odalarla işbirliği içerisinde yasama, teknik özellikler ve uzmanlıkla ilgili benzer dokümanları denetlemek ve geliştirmek, mesleğin onurunu korumak, benzeri uluslararası organizasyonlarla ilişki kurmak ve geliştirmek ve oda içi çalışmaları koordine etmektir. Birlik bugün 10 odadan ve 1500 üyeden oluşmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şht. İbrahim Ali Sok., No:1, Çağlayan, Lefkoşa, Mersin 10 Türkiye.Tel: (90392) 227 1677&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs Müze Dostları DerneğiDernek ilk olarak 1974 yılında “Kıbrıs Türk Müze ve Eski Eserler Dostları Derneği” adı altında kurulmuştu ancak, 1994’de adı “Kuzey Kıbrıs Müze Dostları Derneği” olarak değişti. Dernek 12.10.1994 tarihli, A-1253-94 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla halk yararı için bir hayır kurumu olarak ilan edilmişti. Dernek faaliyetlerini sivil toplum örgütü (STÖ) olarak yürütmektedir. Dernek üyeleri çoğunlukla arkeoloji uzmanları, restorasyon uzmanı mimarlar, şehir planlamacılar, turist rehberleri, ve benzeri alanlarda çalışan kişilerdir. Dernek binası Lefkoşa’daki Lüzinyan dönemine ait tarihi “Chapter House” binasıdır.&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs Müze Dostları Derneği&lt;br /&gt;c/o Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürlüğü, Lefkoşa, Mersin 10, Türkiye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk Gazeteciler CemiyetiBirlik 1999’da kurulmuştur ve bugün yaklaşık 175 üyesi bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış Basın Birliği, Lefkoşa, Mersin 10 Türkiye.Tel: (90392) 228 5111 Cep: (90533) 8611864 Faks: (90392) 225 6166.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk Sanayi OdasıKıbrıs Türk Sanayi Odası, 1958’de kurulan Ticaret Odası’na bağlı olarak temsil edildikten 19 sene sonra 29 Mart 1977’de kurulmuştur. Kuzey Kıbrıs’ta 750’yi aşan kuruluşuyla ve 15,000’den fazla işçisiyle 6 organize sanayi bölgesi vardır. Kuzey Kıbrıs’ta sanayi çoğunlukla hafif sanayiden oluşmaktadır, bunun: %30’u tekstil ve giyim; %30’u yiyecek ve içecekler; %15’i ormancılık, matbaacılık ve mobilya sektörü; %10’u kimyasal ürünler ve kozmetik; %15’i metal ürünler ve toprak ürünleri ve elektirik malzemelerinden ibarettir. Kıbrıs Türk Sanayi Odası Uluslararası Ticaret Odası’na (ICC) üyedir. Oda, bir Genel Sekreter, 5 personel ve yılda iki kez seçilen 11 üye ile yönetilmektedir.&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk Sanayi Odası, 14 Osman Paşa Bulvarı, Lefkoşa, Mersin 10 TürkiyeTel: (90392) 228 4596 / 228 7889 Faks: (90392) 2284595.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ada, Türkiye için neden önemli (Türkiye Açısından Stratejik Önemi)?&lt;br /&gt;Kurtuluş Savaşı yıllarında Misak-ı Milli sınırları içinde Kıbrıs da bulunuyordu. Ancak bu tarihte Kıbrıs artık İngiliz egemenliğine geçmiş ve Türkiye Ada üzerinde herhangi bir hak talep edemeyeceğini belirtmişti. Bu nedenle, Türkiye 2. Dünya Savaşı yıllarına kadar Kıbrıs konusundaki gelişmeleri uzaktan izleyebildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1821 yılında Yunanistan'da isyanın başlamasından sonra, Kıbrıs'taki milliyetçi Rumların başını çeken Kilise, bir isyan hazırlığına girişir. Fakat dönemin Osmanlı valisi bu isyan planlarını öğrenerek, isyancıların bir kısmını idam eder ve diğerlerini sürgüne gönderir. Bu kişiler 1821 yılı sonlarında Roma'da toplanarak ilk Enosis bildirisini yayınlarlar. Tüm Hıristiyan Krallarına çağrıda bulunarak, Kıbrıs'ın Yunanistan'a ilhakı için yardımcı olmalarını isterler. 1878'de Osmanlı Devleti, Rusya'ya karşı diplomatik desteğin bedeli olarak Kıbrıs'ı İngiltere'nin "geçici yönetimi"ne bırakır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ada'yı Osmanlı hükümetinden kiralayan İngiltere, 1914 yılında Osmanlı Devleti'nin 1.Dünya Savaşı'na katılmasından yararlanarak, Kıbrıs'ı ilhak eder. Bu yönetim devri, Kıbrıs Rumları arasında Enosis'in gerçekleşeceğine dair umutları artırır. Hatta bu durum, 1915 yılında İngiltere'nin Kıbrıs'ı Yunanistan'a teklif etmesiyle daha da somutlaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neticede, 1571'den 1914'e kadar, neredeyse 4 asır Türk hakimiyetinde kalan Kıbrıs, bir takım oldu-bittilerle elden çıkar; Kıbrıs ve Kıbrıs Türkleri'nin hayatında yeni bir dönem başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dönem Türkiye'nin NATO'ya girdiği yıllarda (1952) Kıbrıs'ın da Yunanistan'a bağlanma girişimleriyle sonuçlandı. 1950-55 yılları arasında Türkiye'nin Kıbrıs politikası, İngiltere yönetiminin korunması, bu statüde değişiklik olacaksa Türkiye'nin de söz sahibi olması gerektiği yönünde şekillenmiştir. 1958-60 yılları arasında ABD ve İngiltere, Türkiye ve Yunanistan arasında Kıbrıs'ın taksim edilmesi fikrini gündeme getirmiştir. Türkiye o dönemde İngiltere'nin Ada'da askeri ve siyasal varlığını Türklerin bir güvencesi olarak görmekteydi. Diğer yandan Rumların arasında İngiltere karşıtı haraketlerin artması İngiltere'nin Kıbrıs politikasında değişikliklere yol açtı. İngiltere, Türkiye'nin Ada politikasında söz sahibi olmasını desteklemeye başladı. 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nde Türkler ve Rumlar görünürde eşit statülerde devlet yönetiminde rol oynamışlardır. Yunan kökenli terör örgütlerinin Kıbrıs Türkleri'nin güvenliğini tehdit etmesi üzerine 1960-74 yılları arasında Türkiye'nin Kıbrıs politikası, Ada'daki soydaşlarımızı "garantör devlet sıfatı" ile korumak olarak belirlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekatı ile birlikte daha önce dile getirilen Kıbrıs'ın taksimi konusu fiilen gerçekleştirilmiş olur. Türkiye'nin Kıbrıs'a askeri müdahalesi sonrası Kıbrıs Rum toplumu ve Yunanistan, konuyu sürekli milletlerarası platformlara taşımışlardır. Zaman zaman başarılı olan bu Rum-Yunan taktiği karşısında Türkiye ve Kıbrıs Türk toplumu, bir yandan, iki taraflı iki toplumlu bir federasyon fikrini savunurken diğer yandan da uluslararası siyasi temayüllere veya Kıbrıslı Rumların çeşitli adımlarına göre yeni siyasi kararlar aldılar. Bu kapsamda Kıbrıs Özerk Türk Yönetimi, önce Kıbrıs Türk Federe Devleti ve arkasından da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne dönüştü. Son zamanlarda Kıbrıs Rum halkının Avrupa Birliği'yle birleşme yönünde almış olduğu kararlar konuya yepyeni bir boyut kazandıracak mahiyettedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Rum Bölgesi'nin AB'ne üye olması, bir taraftan Yunanistan açısından Enosis'in gerçekleşmesi anlamına gelmekte iken; diğer taraftan Kıbrıs sorununun taraflarından birisinin birleşik Avrupa devletleri arasında yer alacağı manasındadır. Böyle bir gelişmeye seyirci ve sessiz kalamayacağını açıklayan Türkiye ve KKTC, bu durumun gerçekleşmesi halinde Kıbrıs Türk Bölgesi'nin de Türkiye ile birleşeceğini ve bütünleşeceğini ilan etmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3000  Neolithic&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;648    Kıbrıs adası Bizans'a tâbi iken ilk defa Müslümanların istilasına uğramış ve vergiye bağlanmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;760    Vergilerini aksatması üzerine ada Abbasî halifesi Harun ür-Reşid tarafından işgal olunmuş ise de, Bizans İmparatoru Nikefor Fokas adayı geri aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1192  3.Haçlı Seferi sırasında İngiliz kralı &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Aslany%C3%BCrekli_Richard&amp;amp;action=edit"&gt;Aslanyürekli Richard&lt;/a&gt; tarafından Bizanslılardan alınarak Gui de Lisagnan'a verildi ve ada yönetimi, Venedik yönetimine girene dek onun ve onun soyundan gelenlerin elinde kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1489  Kıbrıs yönetimini &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Venedik_Cumhuriyeti"&gt;Venedik Cumhuriyeti&lt;/a&gt; devraldı. Venedikliler, &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Meml%C3%BCk_Devleti"&gt;Memlük Devleti&lt;/a&gt; 'ne vergi verme geleneğini devam ettirdiler. Bu gelenek, Memlük Devleti Osmanlılara geçtiğinde de devam etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1571  Kıbrıs Osmanlı devleti tarafından fethedildi ve ilk Türk cemaati adaya yerleştirildi. Kıbrıs'ın alınışı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1878  Ruslar karşısındaki yenilgide fazla ödün vermemek için, ada Britanya İmparatorluğu’na kiralandı. (Osmanlı mülkiyeti devam ediyor sayılmakla birlikte, yönetim tamamen İngilizlere geçti) Kıbrıs'ta İngilizler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1914  İngiltere adaya tamamen el koydu. Kıbrıs İngiltere'nin hakimiyetinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1923  Lozan Barış Antlaşması’nın 20. Maddesi gereğince, Türkiye adanın İngiltere’ye ilhakını kabul etti.&lt;br /&gt;1925  Kıbrıs Crown Colony olarak ilan edildi ve adaya ilk Türkiye Cumhuriyeti konsolosu atandı.&lt;br /&gt;1931  Rumların Enosis isyanı başladı, Rumlar İngiliz valisinin konağını yakınca İngiliz politikası sertleşti. Türk cemaati Enosis’e karşı olduğunu açıkdı. Kıbrıs'ta gösteriler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1939  İkinci Dünya Savaşı başlayınca İngiltere, Ortadoğu’nun kontrolü için stratejik önemi olan adayı elinden kaçırmamak için, özerklik vaadinde bulunacağını yaydı, Rumlar ise Enosis’te kararlıydı.&lt;br /&gt;1943  İngiltere güdümlü ‘Kıbrıs Adası Türk Azınlığı Kurumu’ (KATAK) kuruldu, ancak yapısı nedeniyle gelişemedi.&lt;br /&gt;Dr. Fazıl Küçük&lt;br /&gt;1944  Doktor Fazıl Küçük, ‘Kıbrıs Milli Türk Halk Partisi’ni kurdu.&lt;br /&gt;1950  İkinci Dünya Savaşı’nın ardından bütün dünyada kolonilerin tasfiyesi eğilimi yaygınlaşınca, Kıbrıs Rum Ortodoks Liderliği (18 Ekim’de başına Makarios seçilmiştir), yoğun bir kampanyaya girişti. Yunanistan hükümeti de Birleşmiş Milletler’e ulusların kendi kaderlerini tayin haklarının Kıbrıs için de uygulanması yolunda başvuruda bulundu. Adada Rum gösterileri&lt;br /&gt;1954  Yunanistan, Birleşmiş Milletler’e self-determinasyon için başvurdu. Türkiye karşı çıktı. Birleşmiş Milletler, Yunan talebini reddetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1955  Yunan terör örgütü EOKA 1 Nisan’da adada faaliyete geçti. Rumlar arasında Enosisçi-Anti Enosisçi çatışması başladı.Türkiye ilk kez sorunda taraf olmayı kabul etti ve 29 Ağustos’ta Londra’da İngiltere ve Yunanistan’ın katıldığı toplantıda, Türkiye de temsil edildi. EOKA militanları Konferans devam ederken, EOKA terörünün Türkleri de hedef almaya başlaması karşısında, İstanbul’da Türk hükümetinin de göz yumduğu mitingler kontrolden çıktı.Daha sonraları ’6-7 Eylül Olayları’ diye anılacak olan yağma ve tahribat, Türkiye’deki Rumlar kadar, diğer azınlıkları da hedef aldı. Aynı zamanda ‘Ya Taksim Ya Ölüm’ sloganı yoğun bir biçimde kullanılmaya başlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EOKA'nın lideri Grivas&lt;br /&gt;1956  İngiliz hükümeti, karışıklıkların baş kışkırtıcısı sıfatıyla Başpiskopos Makarios’u Seyschelles Adaları’na sürdü. Birleşmiş Milletler’de Türkiye ilk kez, ‘taksim’ tezini açıkladı. İngiltere, askeri üssünün kalması koşuluyla ‘self-determinasyon’u kabul etmeye yanaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1957  NATO arabuluculuk görevini üstlenince, EOKA geçici olarak ateşkes ilan etti; Makarios serbest bırakıldı. 15 Kasım’da Türk Mukavemet Teşkilatı kuruldu.NATO&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1958  Kıbrıs’ın İngiliz Milletler Topluluğu içinde kalmasına ama Türkiye ve Yunanistan’la da bağlara sahip olmasına  dayalı ‘MacMillan Planı’ gündeme geldi.&lt;br /&gt;1959  İngiltere Başbakanı ve üç devletin dışişleri bakanlarının katılımıyla Zürih Antlaşmaları onaylandı. Cemaat temsilcileri olarak Makarios ve Dr. Küçük de toplantıya katıldılar. 19 Şubat’ta Türkiye, Yunanistan ve İngiltere Kıbrıs anayasasını garanti altına aldı. İngiliz üslerinin devamı kabul edildi. Mayıs ayında Yunanistan Başbakanı ve dışişleri bakanı Türkiye’yi resmen ziyaret etti ve barış rüzgarları esmeye başladı.&lt;br /&gt;Kıbrıs Cumhuriyeti&lt;br /&gt;1960  Kıbrıs Anayasası imzalandı. Adaya simgesel Türk ve Yunan birlikleri yerleştirildi. Makarios cumhurbaşkanı, Fazıl Küçük cumhurbaşkanı yardımcısı oldu. Bu arada 27 Mayıs 1960’da Türkiye’de ordu yönetime el koydu; 1961 seçimleriyle ülkede tekrar demokrasiye dönüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1963  Başbakan Karamanlis’in istifası ve ülkeyi terk etmesinin ardından Yunanistan sürekli kabine bunalımları geçirmeye başladı, bu yüzden Kıbrıs üzerinde etkisi azaldı. Makarios kendi girişimiyle yıl boyunca anayasası değiştirme ve Türk Cumhurbaşkanı yardımcısının yetkilerini kısma faaliyetlerini arttırdı. Kasım sonunda ABD Başkanı Kennedy, Makarios’a bundan vazgeçmesini önerdi. Aralık başında da Türkiye tek taraflı değişiklikleri kabul etmeyeceğini bildirdi. Rumların Noel katliamı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21 Aralık’ta Noel katliamı ile EOKA, Türk cemaatine karşı ‘etnik temizleme ve adadan kaçırma’ politikasını doruğa çıkardı. Eylemleri 1964 Ağustos’unun ortalarına kadar sürdü. 30 Aralık’ta ise Makarios 13 maddelik anayasa değişikliği önerisini açıkladı ama Türkiye buna karşı olduğunu yineledi. Rum saldırısına uğramış bir Kıbrıslı Türk aile&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1967  Yunanistan’da ordu yönetime el koydu ve 1974’e kadar iktidarda kaldı. Subaylar halkın desteğini elde&lt;br /&gt;          etmek için Kıbrıs’ta EOKA’ya desteği arttırdılar. Türkler iyiden iyiye gettolara sıkıştırılmaya başlandı. Yunan&lt;br /&gt;          ordusunun 15 bin askeri, gayri resmi olarak adaya yerleştirildi. Türklere karşı sürdürülen soykırımın kesilmesi için Türk ve Yunan başbakanları arasında düzenlenen toplantı bir sonuç vermeyince, Türkiye askeri müdahalede bulunacağını açıkladı. Yunanlılar üç Türk köyünden geri çekilirken arkalarında 24 ölü bıraktılar. Başpiskopos Makaryos&lt;br /&gt;TBMM hükümete müdahale yetkisi verdi. Türk uçakları Kıbrıs üzerinde uçmaya başladı. Donanma ve çıkarma birlikleri harekete geçti. ABD’nin arabuluculuğuyla Yunan birliklerinin geri çekilmesi sağlanınca, Türk harekatı durduruldu. 1964’ten beri Türkiye’de bulunan Rauf Denktaş gizlice adaya gitti. Denktaş, Yunanlılarca tutuklandı ama Türkiye ve ABD’nin baskısıyla iade edildi.&lt;br /&gt;5 TEMMUZ 1974 - Yunanlı subayların yönettiği Ulusal Muhafız Örgütü, Cumhurbaşkanı Makarios’u devirdi ve EOKA-B önderi Nikos Sampson’u ‘cumhurbaşkanı’ ilan etti. I. Kıbrıs Barış HarekatıAdadaki İngiliz üssüne sığınan Makarios, Kıbrıs’ı terk etmek zorunda kaldı. Bu suretle Enosis’in gerçekleştirilmek istendiğini anlayan Başbakan Ecevit, garanti anlaşması uyarınca, İngiltere’yi ortak eyleme davet etti. İngiltere’nin katılmaması üzerine, 19 Temmuz’da Türk çıkarma gemileri denize açıldı ve 20 Temmuz’da denizden çıkarma ve havadan indirmelerle Girne bölgesi kontrole alındı. Ancak Yunan birliklerinin adada garantör olarak bulunan Türk birliğine saldırması çarpışmaları bütün ada yüzeyine yaydı. 22 Temmuz’da Birleşmiş Milletler’in çağrısına uyularak ateş kesildi. Bu girişim sonucu, Kıbrıs’ta Nikos Sampson, Yunanistan’da ise askeri cunta devrildi ve Yunanistan demokrasiye döndü. Ancak Kıbrıs’ta dağınık durumdaki Türklerin güvenliği sağlanamadığı gibi, Girne’deki Köprübaşı da Türk ordusu için yeterli güvenceye sahip değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16 AĞUSTOS 1974 - Cenevre’de sürdürülen barış görüşmelerine rağmen Yunanistan hiçbir uzlaşmaya yanaşmak niyetinde olmadığını gösterdi. II. Kıbrıs barış Harekatı Aksine köylerdeki Türkleri öldürmeye devam ettiler. Bunun üzerine Türk ordusu adanın yüzde 37’sini kontrol altına alacak kadar ilerledikten sonra ikinci harekatı sona erdirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1975  13 Şubat’ta, Kıbrıs Türk Federe Devleti’ni kuruldu. Aynı yıl içerisinde bir de nüfus mübadelesi gerçekleşti. Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanı&lt;br /&gt;Bu mübadele ile Kıbrıs’ın Güney kesimindeki Türkler, kuzey kesimine; kuzey kesimindeki Rumlar da güney kesimine geçti. Nüfus mübadelesi BM gözetiminde gerçekleşti. Çeşitli kaynaklara göre bu tarihten günümüze kadar, Türkiye’den Ada’ya 30-40 bin civarında Türk yerleşimci gönderilmiş durumda. Denktaş ve Klerides ilk görüşmelerinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1977-79 Denktaş-Makarios(1977) ve Denktaş-Klerides (1979) ile Doruk Anlaşmaları imzalandı. Bu anlaşmalarla, Kıbrıslı Rumlar ilk kez iki kesimli, iki toplumlu federal bir çözümü benimsiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1982  Papandreu, 1981 Ekim’inde Yunanistan’daki seçimleri kazandıktan hemen sonra, Şubat 1982’de Kıbrıs’a gitti ve buradaki konuşmasında “Kıbrıs’ın Helenizmin bir parçası” olduğunu söyleyerek, Kıbrıs sorunu ile ilgili bütün tarafların katılacağı bir “uluslararası konferans” toplanması gerektiğini ekledi. Andreas Papandreu BM Genel Kurulu, Rum tarafının başvurusu üzerine Ada’daki “işgal ordusu”nun derhal çekilmesini ve mültecilerin “isteğe bağlı olarak” geri dönmelerini tavsiye eden kararını aldı. Bunun üzerine KTFD Meclisi, 17 Haziran’da radikal bir adım atarak “Kıbrıs toplumunun self-determinasyon hakkı”na ilişkin bir karar aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1983  15 Kasım 1983’te, KTFD Meclisi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) adında bağımsız bir devlet kurulduğunu dünyaya ilan etti. KKTC’nin kurulması, Rum tarafının, Yunanistan’ın ve Batılı devletlerin yanısıra BM Güvenlik Konseyi’nin de tepkisini çekti.KKTC bayrağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güvenlik Konseyi, 18 Kasım’da aldığı bir kararla bağımsızlık kararını kınadı. Türkiye’ye yakın bazı devletler KKTC’yi tanımanın eşiğine gelmişlerdi ki, ABD ve İngiltere’nin baskıları ile bu kararlarından vazgeçtiler. 13 Mayıs 1984’te de BM Güvenlik Konseyi 550 sayılı kararı ile KKTC’nin ilanını ayrılıkçı bir hareket olarak tanımladı.AB&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1984-1990 KKTC’nin kurulmasından sonra toplumlararası görüşmeler yeniden başladı. KKTC kurulurken, 1977-79 Doruk Anlaşmalarına atıfta bulunularak, iki toplumlu, iki kesimli federal bir çözüme kapılar açık bırakılmıştı. Görüşmeler sürecinde; New York’ta 17 Ocak 1985’te ve 29 Mart 1986’da BM Genel Sekreteri’nin hazırlamış olduğu ‘Kıbrıs Üzerine Anlaşma Taslağı’, Kıbrıs Türkleri tarafından kabul edilip, Rumlar tarafından reddedildi. 22 Mayıs 1987’de AB ve ‘Kıbrıs’, 18 aylık görüşmeler sonucunda Gümrük Birliği protokolü başlattı. Ocak 1988’de Anlaşmanın tüm Ada’yı kapsamasına karar verildi. 1990’daki iki taraf arasındaki New York Zirvesi de başarısızlıkla sonuçlandı.&lt;br /&gt;1990  BM Güvenlik Konseyi, bu tarihte 649 sayılı kararını aldı. Bu kararla BM, Ada’daki her iki tarafı da, kabul edilebilir bir çözüm bulma yolunda çaba göstermeye çağırdı. Aynı karar böyle bir çözümün iki toplumlu, iki kesimli bir anlayışa sahip olması ve çözümün siyasi olarak iki eşit toplum liderinin direkt görüşmeleri yoluyla sağlanması gerektiğini vurguladı. Kararın, Kıbrıs Sorunu’nu 1974’te değil de, 1960’lara hatta öncelerine dayandırması bir başka önemli nokta idi. 1990 Temmuz’unun ilk haftası içinde Kıbrıs Rum Yönetimi “Kıbrıs” adına AB’ye üyelik için başvurdu. BM’nin ve Türk tarafının uyarılarına rağmen topluluk 11 Eylül 1990’da bu başvurunun normal süreç içinde değerlendirilmesini kararlaştırdı.Perez de Cuellar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1991  Turgut Özal, 1991’de Kıbrıs konusunda bir ‘dörtlü konferans’ toplanmasını önererek, o güne kadar sorunun iki toplum arasında görüşülmesi gerektiğini savunagelmiş olan Türkiye’nin bu anlayışına da değişiklik getirdi. Özal’ın önerisine göre Kıbrıs sorunu; KKTC, Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye ve Yunanistan arasında ele alınmalıydı. 28 Haziran 1991’de BM Genel Sekreteri Perez de Cuellar, BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda Türkiye’nin önerdiği Dörtlü Doruk Toplantısı’nı kabul ettiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1992  100 paragraftan oluşan BM Fikirler Dizisi, tarafların onayına sunuldu. New York’ta sürdürülen görüşmelerin ardından, BM Genel Sekreteri Butros Gali, toprak düzenlemeleri ve anayasal konuların tümünü kapsayacak bir paket anlaşma hazırladı. Türk tarafı 100 paragraftan 91’ini onayladığını açıkladı. Rum tarafında ise, Kıbrıs Rum lideri Yorgo Vasiliu paketi onaylarken, daha sonra iktidara gelen Glafkos Klerides ile bu pakete karşı çıktı.&lt;br /&gt;1993  AB, Haziran 1993’te Kıbrıs’ın tam üyelik için gerekli şartları taşıdığını belirten görüşünü yayınladı. Aynı yıl Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi arasında Ortak Savunma Doktrini imzalandı. Eski BM Genel Sekreteri Butros Gali&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1994  BM Genel Sekreteri Butros Gali’nin girişimleriyle ortak anlaşma zemininin oluşturulması amacıyla ‘Güven Arttırıcı Önlemler Paketi’ düzenlendi. ABD’nin destek verdiği pakete Rum tarafı karşı çıkınca 1994’te rafa kaldırıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1996  3 Haziran’da bir Kıbrıslı Rum asker, BM denetimindeki bölgede bir Kıbrıslı Türk asker tarafından vurularak öldü. 11 Ağustos 1996’da Kıbrıslı Rum motosikletçiler, Yeşil Hat’tı geçmeye kalkışınca Kıbrıslı Türk göstericiler ve Türk askerleri ile çatıştı. Kıbrıs'ta olaylar 70’ten fazla kişi yaralandı. Bir Kıbrıslı Rum öldü. 14 Ağustos 1996’da Kıbrıs’ta Derinya bölgesinde Türk güvenlik güçleri, Türk bayrağını indirmeye kalkışan bir Rum gencine ateş açtı. Rum genç hayatını kaybetti. 8 Eylül 1996’da Güney Kıbrıs tarafından açılan ateş sonucu bir Türk askeri öldü, biri yaralandı. 13 Ekim 1996’da Kıbrıs Türk kesimine geçen bir Rum, Kıbrıslı Türk askerlerince öldürüldü. 6 Şubat 1997’de Kıbrıslı Türk ve Rumlar birbirine ateş açtı. Ölen ya da yaralanan olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1997  4 Ocak’ta Kıbrıslı Rumların, Rusya’dan S-300 yerden havaya 150 km. menzilli füze alımına ilişkin anlaşmaya imza koyması uluslararası arenayı ve dolayısıyla hassas Türk-Yunan ilişkilerini karıştırdı. S-300 füzeleriTürkiye, Kıbrıslı Türklerin güvenliğini tehdit edecek herhangi bir gelişmeye göz yummayacağını açıkladı. İngiltere ve BM de anlaşmaya sert tepki gösterdi. 24 Şubat 1997’de AB, Kıbrıs’ın AB’ye tam üyeliğine ilişkin geleneksel tavrını değiştirerek, Kıbrıs’ın AB’ye tam üyeliğinin gerçekleşebilmesi için Ada’da önce siyasi bir çözümün şart olduğunu açıkladı ve Yunanistan da bu açıklamaya tepkilerini bildirdi. AB, ilk defa topluluğa tam üyelik konusunda Kıbrıs Türklerinin de dikkate alınması gerektiğini, tam üyelik görüşmelerine Ada Türklerinin de katılması gerektiğini belirtmek suretiyle net bir şekilde ifade ediyordu. Yunanistan Dışişleri Bakanı Theodoros Pangalos, bu açıklamaların hemen ardından, AB’nin Doğu’ya doğru genişlemesini veto edeceğini açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1999  AB’nin 10-11 Aralık 1999’da yaptığı Helsinki zirvesinde Türkiye’nin AB’ye tam üyelik için adaylığı resmi olarak kabul edildi. Türkiye için tarihi bir öneme sahip olan bu zirvenin sonuç belgesinde genişleme sürecindeki Türkiye’nin konumu ve Kıbrıs sorunuyla ilgili özel maddeler de yer aldı. AB Helsinki zirvesiBuna göre “Avrupa Birliği Konseyi, 3 Aralık tarihinde New York’ta Kıbrıs meselesinin kapsamlı bir çözümüne yönelik olarak başlatılan görüşmeleri memnuniyetle karşılar ve BM Genel Sekreteri’nin bu süreci başarıyla sonuçlandırma yönündeki gayretlerine güçlü desteğini ifade eder. Avrupa Birliği Konseyi, politik bir çözümün Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne katılımını kolaylaştıracağının altını çizer. Üyelik müzakerelerinin tamamlanmasına kadar kapsamlı bir çözüme ulaşılamamış olursa, Konsey’in üyelik konusundaki kararı, yukarıdaki husus bir ön şart olmaksızın verilecektir. Bu konuda, Konsey tüm ilgili faktörleri dikkate alacaktır.” denildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2000  AB Komisyonu’nun 7 Kasım 2000’de açıkladığı ve Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecindeki “yol haritasını” çizen Katılım Ortaklığı Belgesi’nde (KOB) yer alan Kıbrıs’la ilgili ifadeler Türkiye-AB arasında büyük bir krize neden oldu. Denktaş ve Klerides Kofi Annan'la birlikte Komisyon’un, Yunanistan’ın baskısıyla KOB’un kısa vadeli öncelikler bölümüne Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin baskıcı ifadeler eklemesi Türkiye tarafından “önkoşul” olarak algılandı. KOB’un içeriğinin Helsinki zirvesinin çizgisinde yer almasını isteyen Türkiye, AB’nin bu tutumuna Başbakan Bülent Ecevit dahil tüm üst düzey yetkilileriyle sert tepki gösterdi. KOB’un açıklanması ardından Çankaya’da düzenlenen “Kıbrıs” zirvesinden ise AB’ye sert ve net bir mesaj çıktı. Zirvede KKTC lideri Rauf Denktaş’ın BM nezdinde yapılan dolaylı görüşmelerden çekilmesi kararlaştırıldı.Romano Prodi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2001  Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Romano Prodi Kıbrıs sorunu çözülmeden de Güney Kıbrıs’ın üyelik başvurusunun değerlendirilebileceğini söyledi. Türk Dışişleri Bakanı İsmail Cem Kıbrıs konusunda işlerin olumlu gitmediğini açıkladı. Ecevit ve Bahçeli Kıbrıs’ta bedel ödemeye hazır olduklarını söylediler. Yıl sonunda Rauf Denktaş’ın, Glafkos Klerides’e mektupla yaptığı görüşme teklifi sonucunda iki lider 4 Aralık’ta Lefkoşa’daki ‘Yeşil Hat’ta BM gözetiminde biraraya geldiler. Görüşme sonunda BM Genel Sekreterinin Kıbrıs özel temsilcisi Alvaro De Soto, liderlerin 2002 Ocak ayında yine Yeşil Hat’ta biraraya geleceklerini ve müzakereleri sürdüreceklerini açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23 Nisan 2003   Lefkoşa'daki Ledra Palace sınır kapısı pasaportla her iki toplum için geçişe açıldı&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;MEDYA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KKTC’de basın özgürlüğü, KKTC Anayasası’nın 26. maddesince garanti altına alınmıştır. Bu maddeye göre basın ve duyuru hakkı tüm vatandaşlar için serbesttir ve sansür uygulanamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HABER AJANSLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Türk Ajansı Kıbrıs (TAK)Mehmet Akif Caddesi K.4 Köşklüçiftlik-Lefkoşa, P.K 355 Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 227 1818Fax: (90 392) 227 1213&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Akdeniz Haber Ajansı (AHA)Şht. Ali Özel Sok. Fuar Alanı Karşısı, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 223 7755Fax: (90 392) 223 7768&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Lefkoşa Haber Ajansı (LHA)Memduh Asaf St. No:6, Köşlüçiftlik/Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 228 4735/ 228 9021Fax: (90 392) 228 6258&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Uludağ Haber Ajansı (UHA)19 Necmi Avkıran Sok. Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (0392) 227 5407Fax: (0392) 228 3823&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Foto Arca Haber AjansıMeşe Sok. No:43, blok:24- Küçük Kaymaklı, Mersin 10, Turkey.Tel: (0392) 228 9892Fax: (0392) 228 9892&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Mağusa Haber Ajansı2 Behram Paşa Sok. Suriçi, Akkule, Mağusa, Mersin 10, Turkey.Tel: (0392) 365 0203Fax: (0392) 365 0939&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DIŞ AJANSLAR&lt;br /&gt;1. Anadolu Ajansı (AA)6, Sehit Biray Mustafa Sok., Lefkosa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 228 3125Fax: (90 392) 228 5576&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT)2, Osman Paşa Cad. – Rifatoglu Apt., Lefkosa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 227 3324Fax: (90 392) 228 2704&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.International Affairs Agency (INAF)Posta Kutusu 759, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (0392) 227 7337Fax: (0392) 228 6270&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜNLÜK GAZETELER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. KIBRISDr. Fazıl Küçük Bulvarı, Lefkoşa, Mersin 10 Turkey.Tel. (90 392) 225 2555Fax: (90 392) 225 2934; Türkçe.&lt;a href="http://www.kibrisgazetesi.com/"&gt;www.kibrisgazetesi.com&lt;/a&gt;Genel Yayın Yönetmeni: Süleyman Ergüçlü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. GÜNEŞPK: 841, 43 Yediler Sok. ,Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 227 3898 / 227 2959 / 227 2068 – Fax: (90392) 228 39 59; Türkçe.e-mail: &lt;a href="mailto:birlikgazetesi1@superonline.com"&gt;gunesgazetesi@superonline.com&lt;/a&gt;Yazı İşleri Müdürü: Erol Öney&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. HALKIN SESİ172 Girne Sok., Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel. (90 392) 227 31 41Fax: (90392) 227 26 12; Türkçe.Genel Yayın Yönetmeni: Akay Cemal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. KIBRISLIMecidiye Sok. No: 44; Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel.(90 392) 227 6146Fax: (90392) 227 5703; Türkçe.Genel Yayın Yönetmeni: Doğan Harman&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. ORTAMCengiz Han Sok. , No. 7 Köşklüçiftlik, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 227 4872Fax. 228 3784; Türkçe.Genel Yayın Yönetmeni: Mehmet Davulcu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. VOLKAN17 C, Memduh Asaf Sok. Köşklüçiftlik, Lefkoşa, Mersin 10 Turkey.Tel: (90 392) 227 3449Fax: (90392) 228 7904; Türkçe.&lt;a href="http://www.volkangazetesi.com/"&gt;www.volkangazetesi.com&lt;/a&gt;Genel Yayın Yönetmeni: Hüseyin Macit Yusuf&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. VATANMüftü Ziya-I Sok. No.46, PK 842, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 227 7557Fax: (90392) 227 7558; Türkçe.&lt;a href="http://www.vatangazetesi.com/"&gt;www.vatangazetesi.com&lt;/a&gt;Genel Yayın Yönetmeni: Erten Kasımoğlu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. YENİDÜZENYeni Sanayi Bölgesi, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 225 6658Fax: (90 392) 225 3240, Türkçe.&lt;a href="http://www.yenidüzengazetesi.com/"&gt;www.yenidüzengazetesi.com&lt;/a&gt;Yazı İşleri Müdürü: Cenk Mutluyakalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. AFRİKAArca Apt. İkinci Selim Cad. No:49, D:1, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 227 1338Fax: (90 392) 227 4585&lt;a href="http://www.afrikagazetesi.com/"&gt;www.afrikagazetesi.com&lt;/a&gt;Genel Yayın Yönetmeni: Şener Levent&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAFTALIK YAYINLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. CYPRUS TODAYDr. Fazil Küçük Bulvarı, Lefkosa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 225 2555Fax: (09 392) 225 29 34: İngilizce&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. YENI CAGAtatürk st. 26/1 Candemir-7 Apt., Lefkosa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 227 4917Fax: (90 392) 228 8931, Türkçe.&lt;a href="http://www.yenicag-net.com/"&gt;www.yenicag-net.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. EKONOMİBedrettin Demirel Cad., Lefkosa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 228 37 60: Türkçe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. CÜMBEZ9, Yeşilırmak Street, behind Open Market, Gazimağusa, Mersin 10 Turkey;Tel: 3663387, Türkçe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DERGİLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. GÜVENLİK KUVVETLERİ DERGİSİGKK Basın Bürosu, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 382) 227 58 80&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. BAYRAKBayrak Radyo Televizyon Kurumu Sitesi, BRTK-Lefkosa, Mersin 10, Turkey;Tel-Fax: 225 45 77&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. PANATO Apt., No.4, Sht. Ibrahim Yusuf St., Lefkosa, Mersin 10, Turkey;Tel: (90 392) 227 78 13: Türkçe, İngilizce.Editör: Arman Ratip&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. NORTHERN CYPRUS MONTHLY – KIBRISKKTC Başbakanlık-Enformasyon Dairesi,Lefkoşa,Mersin 10 TurkeyTel: (90 392) 228 32 41 – Fax: (90 392) 228 42 90: İngilizce&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KKTC’DEKİ TELEVİZYON KANALLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.BAYRAK RADYO TELEVİZYON KURUMU (B.R.T.K.)BRTK Sitesi-Lefkoşa, Mersin 10, Turkey;Tel: (90 392) 225 5555Fax: (90 392) 228 1991Genel Müdür: Hüseyin Gürşan&lt;a href="http://www.brt.gov.nc.tr/"&gt;www.brt.gov.nc.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. AKDENİZ TVŞht. Ali Özel Sok., Fuar Alanı Karşısı, Lefkoşa, Mersin 10, TurkeyTel: (90 392) 223 7755,Fax: (90 392) 223 7752.&lt;a href="http://www.akdeniztv.com.tr/"&gt;www.akdeniztv.com.tr&lt;/a&gt;Kanal Sahibi:Hüzeyin Macit Yusuf&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. KANAL TŞht. Üsteğmen Mustafa Orhan Sok. No:10, Yenişehir, lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 227 1666Fax: (90 392) 228 0773Kanal Sahibi: Ersin Tatar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. KIBRIS TVDr. Fazıl Küçük Bulvarı, Yeni Sanayi Bölgesi-Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 225 2555Fax: (90 392) 225 2934.Kanal Sahibi: Asil Nadir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. GENÇ TVŞehit Ecvet Yusuf Caddesi, No:8, Yenişehir –Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 228 0790Fax: (90 392) 227 6363.Kanal Sahibi:Ertan Birinci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Avrasya TV (ART)Yusuf Kaptan Sok. No:5, K. Kaymaklı, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 227 0720Fax:(90 392) 227 9863Kanal Sahibi: Mustafa Özbek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RADYOLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. BAYRAK RADYO TELEVİZYON KURUMU (BRT)Radio 1Bayrak INTBayrak FMRadyo KlasikBRTK Sitesi- Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 225 5555Fax:(90 392) 228 1991&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.AKDENİZ FMŞht. Ali Özel Sok., Fuar Alanı Karşısı, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey.Tel: (90 392) 223 7755,Fax: (90 392) 223 7768.Frekans: 88.6 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.FIRST FMŞehit Ecvet Yusuf Caddesi, No:8, Yenişehir –Lefkoşa, Mersin 10 Turkey.Tel: (90 392) 228 9308,Fax: (90 392) 227 6363.Frekans: 90.0 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.SIM FMŞehit Salahi Ahmet St. ORTAKÖY-LEFKOŞA, Mersin 10, Turkey;Tel: (90 392) 223 7700,Fax: (90 392) 223 7710.Frekans: 98.6-89.5 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. KIBRIS FM Dr. Fazıl Küçük Bulvarı, Yeni Sanayi Bölgesi-Lefkoşa, Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 225 3892Fax: (90 392) 225 3707Frekans: 103.4 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. RADYO VATANSivil Savunma Teşkilat Başkanlığı Binası Lefkoşa, Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 228 3036Fax:(90 392) 228 4112Frekans: 87.5 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. GÜNEŞ FM Mehmet Akif Cad. No.42 Lefkoşa , Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 228 9778Fax:(90 392) 228 9776 Frekans: 87.8 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. DANCE FMKozan Sok. Neşe Apt. No:1 Baykal, Gazimağusa, Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 366 8959Fax: (90 392) 366 8959Frekans: 95.8 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. AS FM26, Yeni Sanayi Bölgesi, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 225 3001Fax: (90 392) 225 2652 Frekans: 97.7 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. COOL FM Elektrik Kurumu Üzeri, Gazimağusa, Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 366 0026Fax: (90 392) 366 1376 Frekans: 92.5 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. ULUSLARARASI KIBRIS ÜNİVERSİTESİUKÜ Kampüsü, Haspolat-Lefkoşa, Mersin 10, Turkey;Tel. (90 392) 671 1111Frekans:105.3 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. YDÜ FMYakın Doğu Üniversitesi-Lefkoşa, Mersin 10, Turkey;Tel: (0392) 223 6464;Fax: (0392) 223 2867.Frequence: 88.0 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. RADYO DAÜDAÜ Kampüsü, Gazimağusa, Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 630 1576Fax: (90 392) 365 0795Frekans: 106.5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14. GAÜ FMGAÜ Karmi Kampüsü, Girne, Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 822 2688Fax: (90 392) 822 2740Frekans: 105.7 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. LAÜ FM Lefke Avrupa Üniversitesi Kampüsü, Gemikonağı, Lefke, Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 727 7362Fax: (90 392) 727 7528Frekans: 97.3 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. KUZEY FMPolis Sk., No.2B, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 227 6907Fax: (90 392) 228 4623Frekans: 106.7 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17. Radyo TŞht. Üsteğmen Mustafa Orhan Sk., No.10, Yenişehir, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey. Tel. : 0392 223 4978Faks : 0392 223 4979Frekans: 96.6 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. RADYO GÜVENGençtepe Lojmanları, Kızılbaş, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 227 9864Fax: (90 392) 227 9716Frekans: 89.2 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. AÇIK RADYOTanzimat Sk., No.5, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 228 3981Fax: (90 392) 228 3979Frekans: 91.5 MH/z FM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20. AVRASYA FMYusuf Kaptan Sk., No.5, K.Kaymaklı, Lefkoşa, Mersin 10, Turkey. Tel: (90 392) 227 0720Fax: (90 392) 227 9863Frekans:107.9 MH/z FM&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kaynak:efrasyap.com &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4611547903445471026?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4611547903445471026/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4611547903445471026' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4611547903445471026'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4611547903445471026'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/07/tek-egemenlik-tek-vatandalk.html' title='KIBRIS :Tek Egemenlik Tek Vatandaşlık'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SGutYZouD5I/AAAAAAAAARY/eqc1PYNGHQk/s72-c/cyprus.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-6688291088352210937</id><published>2008-07-02T09:18:00.002-07:00</published><updated>2008-07-02T09:20:40.664-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Fransa'ya 'İnsan Hakları' Şoku</title><content type='html'>İnsan Hakları İzleme Örgütü, teröre karşı Fransa'da alınan ciddi güvenlik önlemlerinin bedelinin, adaleti ciddi bir şekilde çiğnenmesi olduğunu bildirdi&lt;br /&gt;Örgüt özellikle, terör zanlılarının çoğunun yakalanması ve yargılanmasında kullanılan yasal düzenlemelere tepki gösterdi. "Terörist bir girişim ile bağlantılı suçlar" başlıklı yasa maddesinin son derece muğlak olduğu, bu nedenle terör eylemleriyle hiçbir bağlantısı olmayan insanlara bile dava açılabildiği aktarıldı.&lt;br /&gt;İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün diğer temel kaygısı da, gözaltındakilere yönelik muamele. Zanlıların avukatları ile ancak üç günden sonra ve sadece yarım saat görüşebilmesi eleştirildi.&lt;br /&gt;Hakim karşısına çıkarılan zanlıların, haklarında dava açılmadan önce aylar, hatta yıllarca gözaltında kalabildiklerine dikkat çekildi.&lt;br /&gt;Örgüt ayrıca gözaltı sürecinde, uykusuz bırakma, psikolojik baskı ve fiziksel şiddet gibi kötü muamelelere rastlandığına ilişkin deliller bulunduğunu duyurdu.&lt;br /&gt;Fransa hükümetine çağrıda bulunan örgüt, bu sorunlara çözüm bulunmaması durumunda, yabancılaştırılan toplulukların ileride çok sayıda terörist grubun doğmasına zemin hazırlayacağına vurgu yaptı.&lt;br /&gt;1990'ların ortalarından bu yana Fransa'da ciddi bir saldırı olmadı.&lt;br /&gt;Kaynak:haber10&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-6688291088352210937?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/6688291088352210937/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=6688291088352210937' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/6688291088352210937'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/6688291088352210937'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/07/fransaya-insan-haklar-oku.html' title='Fransa&apos;ya &apos;İnsan Hakları&apos; Şoku'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-8662535036965011773</id><published>2008-07-02T09:08:00.003-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:10.474-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Türk Tezi Kabul Gördü!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SGuo9yosymI/AAAAAAAAARQ/hubaS61SQ08/s1600-h/ermeni.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218450372756818530" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SGuo9yosymI/AAAAAAAAARQ/hubaS61SQ08/s200/ermeni.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi (AGİTPA) Türk Grubu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Alaattin Büyükkaya, AGİT Genel Kurulunda, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarına karşı Türkiye'nin tezinin ilk defa kabul gördüğünü bildirdi&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;Büyükkaya, yaptığı yazılı açıklamada, AGİT'in 17. Genel Kurulunun, Kazakistan'da yapıldığını belirtti. Genel Kurul toplantısında, "Demokrasi, İnsan Hakları Komisyonunun AGİT'te Saydamlık" konulu raporunun görüşülmesi sırasında, Türk heyeti tarafından verilen bir önergenin kabul edildiğini ifade eden Büyükkaya, "Önergede soykırım gibi geçmişte yaşandığı iddia edilen olayların (Türk tezine uygun olarak) öncelikle tarihçiler tarafından her türlü arşivler üzerinde araştırma yapılarak kabul edilmesi gerektiğinin" vurgulandığını ifade etti.&lt;br /&gt;AGİT'in BM'den sonra dünyanın en büyük uluslararası teşkilatı olduğuna dikkati çeken Büyükkaya, açıklamasında "Türk tezinin burada kabul edilmiş olması, Ermeni iddialarına karşı Türkiye'nin önemli bir kazanımıdır. Ayrıca bu konudaki Türk tezi ilk defa uluslararası bir platformda kabul görmüştür. AGİT'e üye 56 ülke bulunuyor. Bu karara sadece Ermenistan ret oyu kullandı. Diğer ülkelerin büyük çoğunluğu kabul oyu verdi" görüşüne yen verdi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:http://www.haber10.com/haber/128595&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-8662535036965011773?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/8662535036965011773/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=8662535036965011773' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8662535036965011773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8662535036965011773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/07/trk-tezi-kabul-grd.html' title='Türk Tezi Kabul Gördü!'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SGuo9yosymI/AAAAAAAAARQ/hubaS61SQ08/s72-c/ermeni.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-792674567286925941</id><published>2008-06-29T03:03:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:10.895-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Malezya Muhalefet Lideri Enver İbrahim Türk Büyükelçiliğine Sıgındı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SGdfVK6q77I/AAAAAAAAARE/euRUEjyOQdg/s1600-h/Enver_Ä°brahim.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217243510644338610" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SGdfVK6q77I/AAAAAAAAARE/euRUEjyOQdg/s200/Enver_%C4%B0brahim.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Malezya muhalefet lideri Enver İbrahim, bir erkeğe tecavüzle suçlanınca, Türk Büyükelçiliği'ne sığındı.&lt;br /&gt;Malezya muhalefet lideri Enver İbrahim, "can güvenliği" nedeniyle Türkiye Büyükelçiliği'ne sığındı.&lt;br /&gt;Enver İbrahim'in partisinden yapılan açıklamaya göre, parti lideri İbrahim, kendisine yöneltilen bir erkeğe tecavüz ettiği yönündeki suçlama üzerine can güvenliği kalmadı gerekçesiyle Türkiye Büyükelçiliği'ne sığındı. Açıklamada, İbrahim'in sadece güvenlik gerekçesiyle Türk Büyükelçiliği'nde bulunduğu, Türkiye'den siyasi sığınma hakkı istemediği de belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enver İbrahim, kimilerine göre "Malezya'da demokrasinin tek sesi" ve bu nedenle en çirkin suçlamalarla karşı karşıya bırakılıyor.. Kimilerine göre ise yolsuzluklara bulaşmış bir siyasetçi.&lt;br /&gt;İddiada bununan kişi bu sabah polise başvurdu&lt;br /&gt;Malezya muhalefet lideri Enver İbrahim hakkındabu sabah yine "fiili livata" suçlamasında bulunulmuştu. Enver İbrahim ise suçlamaları "tamamen uydurma" diyerek reddetti.&lt;br /&gt;Kuala Lumpur suç masası başkanı Ku Chin Wah, bir erkeğin bugün polise, Enver'in kendisine tecavüz ettiği iddiasıyla başvurduğunu ve iddiayı soruşturduklarını söyledi.&lt;br /&gt;İbrahim'i suçlayan kişinin, özel danışmanı olduğu sanılıyor&lt;br /&gt;İddiada bulunan kişinin adını açıklamayan Ku, şu anda Enver'i gözaltına almayı düşünmediklerini belirtti. Malezya'da bu suçun karşılığı 15 yıl hapis.&lt;br /&gt;Enver'in lideri olduğu Halk Adalet Partisi yetkilileri ise suçlamada bulunan kişinin Enver'in özel danışmanı olduğuna inandıklarını belirttiler.&lt;br /&gt;10 yıl önce de tecavüz ve yolsuzlukla suçlanmıştı&lt;br /&gt;Enver, 10 yıl önce Başbakan Yardımcısı iken de benzer bir iddia ve yolsuzluk iddiasıyla tutuklanmış, yolsuzluk suçundan hapis yatarken tecavüz suçundan aldığı ceza, yüksek mahkeme tarafından bozulmuş ve 2004 yılında serbest bırakılmıştı.&lt;br /&gt;5 yıl boyunca siyasi yasaklıydı&lt;br /&gt;Enver ilk suçlamada da zamanın başbakanı Mahathir Muhammed'e karşı çıkmasını engellemek için siyasi bir oyuna kurban gittiğini savunmuştu. Enver, hakkındaki 5 yıllık siyasi yasak kalktığı için ara seçimlerle meclise girmek istediğini açıklamıştı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-792674567286925941?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/792674567286925941/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=792674567286925941' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/792674567286925941'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/792674567286925941'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/malezya-muhalefet-lideri-enver-ibrahim.html' title='Malezya Muhalefet Lideri Enver İbrahim Türk Büyükelçiliğine Sıgındı'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SGdfVK6q77I/AAAAAAAAARE/euRUEjyOQdg/s72-c/Enver_%C4%B0brahim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-1270034825515203791</id><published>2008-06-24T08:11:00.003-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:11.075-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>KPSS'ye Başvuru Cuma Günü Son</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SGEPwVmWYGI/AAAAAAAAAQ8/MvJSeGyy690/s1600-h/kpss.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215467166577877090" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SGEPwVmWYGI/AAAAAAAAAQ8/MvJSeGyy690/s200/kpss.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ortaöğretim ve Önlisans Mezunları ile Bu Öğrenim Düzeylerinden Mezun Olabilecekler İçin 21 Eylül 2008 Tarihinde Düzenlenecek KPSS'ye Başvurular 27 Haziran Cuma Günü Sona Erecek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Adaylar, ''2008-KPSS Ortaöğretim/Önlisans Kılavuzu'' ile aday bilgi formunu 2 YTL karşılığında 27 Haziran 2008 tarihine kadar başvuru merkezlerinden alabilecek. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Başvuru merkezleri, başvuru tarihinden önce ve başvuru süresi boyunca ÖSYM'nin ''www.osym.gov.tr'' internet adresinden duyurulacak.&lt;br /&gt;Kılavuzda, Türkiye İş Kurumunun (İŞKUR) KPSS sonuçlarının normal, özürlü ve eski hükümlü işçi alımında da kullanacağına ilişkin duyurusuna yer veriliyor.&lt;br /&gt;Ortaöğretim ve önlisans mezunları ile bu öğrenim düzeylerinden mezun olabilecekler için düzenlenecek KPSS 21 Eylül 2008 tarihinde yapılacak. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:AA 24.06.2008&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-1270034825515203791?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/1270034825515203791/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=1270034825515203791' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1270034825515203791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1270034825515203791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/kpssye-bavuru-cuma-gn-son.html' title='KPSS&apos;ye Başvuru Cuma Günü Son'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SGEPwVmWYGI/AAAAAAAAAQ8/MvJSeGyy690/s72-c/kpss.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4383419421566121102</id><published>2008-06-22T07:51:00.003-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:11.432-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><title type='text'>İnancın Zaferi</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SF5ucy37DRI/AAAAAAAAAQY/JCWqJab8lWQ/s1600-h/usak.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214726859513335058" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SF5ucy37DRI/AAAAAAAAAQY/JCWqJab8lWQ/s200/usak.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;13. Avrupa Futbol Şampiyonası çeyrek finalinde Hırvatistan ile karşılaşan Türkiye, penaltılarla rakibini saf dışı bırakıp yine büyük bir zafere imza attı. Tarihinde ilk kez yarı final sevinci yaşayan Ay-Yıldızlılar, Portekiz'i eleyen Almanya ile finale kalmak için mücadele edecek. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hırvatistan karşılaşmasında kart cezalıları Volkan ve Aurelio'nun yanı sıra sakatlıkları nedeniyle Servet Çetin, Emre Belözoğlu, Emre Göngör gibi futbolcular forma giyemedi. Maçın büyük bölümü orta saha mücadelesi şeklinde devam ederken iki takım da gol yollarında başarı kaydedemedi. Normal sürede gol sesi çıkmayınca uzatmalara geçildi. Bu bölümde rakibine oranla daha baskılı oynayan A Milli Takım, 119. dakikada Klasniç'in golüne engel olamadı. Ancak bu yıkıcı golün ardından tam da ümitler tükenmişken sahneye Semih Şentürk çıktı. Semih'in 120'deki müthiş vuruşu maçı penaltılara götürdü. Penaltı atışları sonucu ise Hırvatistan'ı 4-2 yenen Türkiye, Euro 2008'de yarı finale yükseldi. Millilerimiz 25 Haziran'da Basel'de Almanya ile oynayacak. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;[MİLLİLERİN ZAFERİ DÜNYADA YANKI BULDU]&lt;br /&gt;Avusturya&lt;br /&gt;Österreich: Penaltı gerilimi ve Türklerin bayramı. Türkler şimdi de Almanya'yı temizlemek istiyor. Oyunun sonucu ne olursa olsun Türkler çok tehlikeli olabiliyorlar.&lt;br /&gt;Kronen: Viyana'da Türklerin bayram akşamı. Türk Milli Takımı, maçın son dakikalarında gerilimli bir polisiye filme taş çıkartacak bir beceriyle Hırvatistan'ı mağlup etti.&lt;br /&gt;Kurier: Türkiye-Hırvatistan; Viyana'da gerilim filmi&lt;br /&gt;Yunanistan&lt;br /&gt;Filathlos: Ölümsüz Türkler. Türkiye, bir şey çok istendiği takdirde elde edilebileceğini, hatta bunun için evrenin dahi yardımcı olacağını gösterdi.&lt;br /&gt;Fos Ton Spor: Türkiye al aşağı etti. Yaşanan gelişmelerin en çılgın rüyalarda görülmesi dahi zor.&lt;br /&gt;Sport Day: Terim'in takımı akla hayale gelmezi başardı. Türkler haber vermişlerdi ama bu olan bambaşka bir yıkımdı. Allah onların yanında. Tekrarlanan tesadüf, tesadüf olmaktan çıkar. 9 gün içinde Türkiye 3. kez kaybedilen bir maçı almayı başardı.&lt;br /&gt;Almanya&lt;br /&gt;Bild Gazetesi: Biz Türklere karşı Türkiye'yi de bu büyük başarısından dolayı kutluyoruz.&lt;br /&gt;Berliner Kurier: Şaka değil! Yarı finalde Türkiye'ye karşı&lt;br /&gt;B.Z gazetesi: Hilal Berlin'de parladı.&lt;br /&gt;İspanya&lt;br /&gt;AS Gazetesi: Taktik gibi mucize. Bir maçtan ziyade, trajikomik, hüzünlü bir tiyatro gibiydi. Saat ile beslenen Türkiye, 3. mucizesini yaptı. Kahraman bir rol oynayan Rüştü karşısında Hırvatistan kan kaybından öldü.&lt;br /&gt;Marca: Türk taraftarların takımlarının maçlarında ilk yarıyı izlemelerine gerek yok, istediklerini yapsınlar, son 20 dakika izlesinler yeter.&lt;br /&gt;El Mundo: Viyana en deli finallerden birine sahne oldu. Şanslı Türkiye penaltılarla yarı finalde.&lt;br /&gt;Fransa&lt;br /&gt;L'Equipe: Türkiye hiçbir zaman vazgeçmez.&lt;br /&gt;Le Parisien: Heyecan uyandıran Türkler. Türk takımı gerilimli bir maç sonucunda galip gelmesini bildi.&lt;br /&gt;Le Figaro: Türk mucizesi devam ediyor. Çılgın bir maçtan sonra Türkiye yarı finale kaldı.&lt;br /&gt;Liberation: Türkler mutluluktan uçuyor.&lt;br /&gt;İngiltere&lt;br /&gt;Telegraph: Türkiye asla vazgeçmiyor.&lt;br /&gt;Guardian: Geri dönüşlerin kralı Türkiye, bu kez tam bir son dakika çalımı attı.&lt;br /&gt;Times: Evet Türkçede 'yenilgi' sözcüğü var, ancak Türkiye Milli Takımı oyuncuları bu kelimenin anlamını bilmiyor.&lt;br /&gt;Çin&lt;br /&gt;Türkiye'nin son saniyedeki mucizesi. Hırvatistan, Türkiye yıldırımına çarpıldı. Bu bir destan. En son gülen Türkler oldu. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:Zaman&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Türkiye Hırvatistan Maçının Golleri:&lt;a href="http://www.haberaktuel.com/Turkiye---Hirvatistan-macinin-golleri-haberi-136811.html"&gt;http://www.haberaktuel.com/Turkiye---Hirvatistan-macinin-golleri-haberi-136811.html&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4383419421566121102?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4383419421566121102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4383419421566121102' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4383419421566121102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4383419421566121102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/inancn-zaferi.html' title='İnancın Zaferi'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SF5ucy37DRI/AAAAAAAAAQY/JCWqJab8lWQ/s72-c/usak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-7342201547123941346</id><published>2008-06-16T11:37:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:11.553-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><title type='text'>'ÇEK'REKFİNAL</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SFa1et0JUcI/AAAAAAAAAQQ/1ZmRxJsj1O8/s1600-h/TURKEY.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212553158026940866" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SFa1et0JUcI/AAAAAAAAAQQ/1ZmRxJsj1O8/s200/TURKEY.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;15 dakikada mucizeyi gerçekleştirdik. Çekler’i devirip, çeyrek finale çıktık Kader sınavında Koller ve Plasil’in golleriyle 2-0 geriye düştük... Arda’yla uyandık... Son 3 dakikada Nihat’la (2) işi bitirdik. Volkan 90+1’de kırmızı kart &lt;span style="color:#000000;"&gt;gördü.&lt;/span&gt; Hırvatlar’la 20 Haziran’da Viyana’da çeyrek finalde kapışacağız. Cenevre’de tarih yazan Aslanlar’dan artık şampiyonluk bekliyoruz 3-2 Tuncay dışarı nişanladı ÇEKLER’İ çimlere gömüp, turladık: 3-2... 12’de Koller’in kafa şutu auta çıktı. 17’de Tuncay, 19’da Matejovsky uzaktan yokladı. Gol çıkmadı. 34’te Grygera soldan ortaladı, Koller’in kafa vuruşu Volkan’ın müdahalesine rağmen ağlara gitti: 0-1. Nihat infazı gerçekleştirdi 62’DE Sionko sağdan ortaladı, Plasil uzak direğin dibinden topu ağlara gönderdi: 0-2. 70’te Polak’ın vuruşunda top direkten döndü. 75’te Arda muhteşem vurdu ve Milli Takımımız’ı umutlandırdı: 1-2. 87’de Cech’in hatasını affetmeyen Nihat skoru eşitledi: 2-2. Nihat Kahveci 89’da süper füze gönderdi: 3-2. Turkish magic! Erzik ile maçı izleyen Blatter ve Platini, futbolumuz karşısında büyülenirken, Millilerimiz’i ‘Sihirbaz bunlar’ diyerek kutladı ÇEK Cumhuriyeti’ni son 15 dakikada çimlere gömen A Milli Takımımız Dünya ve Avrupa futbolunun patronlarını da büyüledi. Karşılaşmayı UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik ile birlikte izleyen FIFA Başkanı Blatter ve UEFA Başkanı Platini takımımıza hayran kaldı. Her iki futbol adamı da ‘Turkish Magic - Sihirbaz Türkler’ diyerek hayretlerini gizleyemezken, ‘Bugüne kadar böyle bir şey görmedik. Hollanda da turnuvada çok büyük bir performans gösterdi. Ancak Türkiye’nin son 15-20 dakikadaki oyunu Hollanda’yı da gölgede bıraktı. Tebrik ediyoruz. Bize inanılmaz bir gece yaşattınız’ diye konuştular... Öte yandan Blatter, maçtan önce Erzik ile sohbet ederken, özerk futbol yasası nedeniyle Türk Futbol Federasyonu’nu da kutladı. Çekler’i yenen şampiyon ÇEK zaferi, Türkiye’nin Euro 2008’de önünü açtı... Çünkü geçmiş şampiyonalarda Çekler’i deviren kupayı alıyor.. 2000 Avrupa Şampiyonası’nda D Grubu’nda Çekler’i deviren Fransa, şampiyonluğa adını yazdıran takım oldu. 2004’te ise Yunanistan, Çek Cumhuriyeti’ni yarı finalde beraberlik sonrası ‘Gümüş gol’ ile geçip, ardından kupayı kazanmıştı. 1996’da ise Çekler’le Almanlar finalde karşılaşmış. Almanya ‘Altın gol’ ile geride bıraktığı Çekler’in elinden kupayı almıştı. Şimdi sıra Çekler’i ezip geçen, Türkiye’ye geldi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=164190&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-7342201547123941346?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/7342201547123941346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=7342201547123941346' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7342201547123941346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7342201547123941346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/ekrekfinal.html' title='&apos;ÇEK&apos;REKFİNAL'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SFa1et0JUcI/AAAAAAAAAQQ/1ZmRxJsj1O8/s72-c/TURKEY.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4764517776678126189</id><published>2008-06-14T23:57:00.001-07:00</published><updated>2008-06-15T00:00:30.084-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>ATV Uydu Şifreleri</title><content type='html'>televizyonu uydudan izlemek zorunda olanlar maç saati şifreden kurtulmak için bu haberi mutlaka okuyun. İşte farklı model alıcı için çözüm listesi…&lt;br /&gt;next 2000 inf fmb x plus serisimenü ok, ci sistemi ok, biss ok yeşil düğmeye basın.ekle tuşuna basın. 0×1fff yapın, frekans yazan yere 12002 yazın sembol rate yazan yere 04800 h yapıp kırmızı tuşla kayıt edin. tekrar kırmızı tuşa basın. k.e.y. kod yerine 0×00 yapın. k.e.y. yazan yere 1000000000000 yapın ok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;next 5000 7500 serisibİss k.ey. bölümüne şu şekilde girin01 20 02 0f 10 00 00 00 00 00 00 00sonra ok’a basın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;next 8000 x-cam plus serisibİss menüsüne girin.sonra kırmızı tuşa basıp İdent:0×01fff :10 00 00 00 00 00 00 00 yapın ok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nextstar 6000-nextwave 10000 serisimenü 7799-kod düzenle bİss ilk satırına güncel k.e.y’i girin ok.001fff 00 10000000000&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;next 7600 sky-2005-25000 serisi -sunny kaon serileri içinsar-mavi-yeşil-menü 25000 serisi sarı exıt kırmızı menü tuşlayın bİss menüsüne001fff 00 10000000000000 000 şeklinde girin ok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yumatu mx fta-cİ ve reader-combo serisibiss bölümünde 7. sırada bulunan nba tv satırına 001fff-00-10 00 00 00 00 00 00 00 yapın ok&lt;br /&gt;yumatu 8000 serisibiss bölümünde nba tv satırı ident ‘ini 001fff ok&lt;br /&gt;starsat 190fta &amp;amp; 220ci serisi orient 7004-7005kanal üzerinde menü kırmızı tuşa basın.güncel şifreyi yazıp done’ ye basın ok&lt;br /&gt;termal 1900ci serisimenü 19370 yazın. çıkan yere 2486 yazarsanız k.e.y bölümü aktif olur. burdan oyun kod düzenle sonra bİss bölümünde 01 olan yere 10000000000000000 girin ok.&lt;br /&gt;amstrad serisikumandadan menü tuşuna basın.buradan kurulumu seçin, daha sonra k.e.y değiştirme bölümünü seçin. çıkan harflerden b-code seçiyoruz.buraya k.ey. 001fff 0010000000000000000 giriyoruz ok.&lt;br /&gt;kyoto serisinba biss şifresi hanesine girin.burdaki 00 ***i 01 yapın 16 haneli k.ey.leri girin ok.&lt;br /&gt;kyoto 9900d -9900dci -9910d -9910dci -9600 ‘ler için;atv üzerine gelin ve aşağıdaki değerleri girinca İd : 26provider İd : 1f fa 00k.e.y İndex : 00k.e.y : 10 00 00 00 00 00 00 00daha sonra ok tuşu ile çıkış yapın&lt;br /&gt;termal olimpia serisibiss bölümüne 00001ffa : 10 00 00 00 00 00 00 00 bu satırı girin.diğer nba tv 00001ffa :?????????? yani bu satırı silin. o zaman atv açılaçaktır. bu satırı silmezseniz atv’yi seyredemezsiniz&lt;br /&gt;metaware(akai-atlanta-aciko-taplin-satech)menü en altta ke.y. bölümü(yoksa menü 9713)ke.y. düzenlemebiss bölümü 2.sıraya1fff 00: 10 00 00 00 00 00 00 00ya dayine aynı sıra 000001 00: 10 00 00 00 00 00 00 00&lt;br /&gt;goldmastersat-80800ci sat-4150vfta- sat-4350fta- sat-9100vfta- sat-9400fta- sat-9400vcisat-9700cim-sat-10100vfta-sat-10400vci-sat-10400fta-sat-54000fta-sat-54000cisat-55000fta-sat-55000ci-sat-55000sfta-sat-57000fta-sat-57000ci-sat-57000sftasat-60200fta-sat-60400ci-sat-60900cim-sat-64000fta-sat-64000ci-sat-65000ftasat-65000ci-sat-67000fta-sat-67000ci-sat-75000fta-sat-75000ci-sat-77000fta-sat-77000ci-sat-79000fta-sat-79000ci-sat-85000fta-sat-85000ci-sat-87000fta-sat-87000ci-sat-89000fta-sat-89000ci-rd6000fta-rd6000ci-rd-6000sky-dm-4500vfta-dm-5300vci-tf-4000f-tf-5000fta-tf-5000ci-tf-5000sky-tf-5200ci-tf-6100fta-sat-4400cip (j)-sat-9600cip (j)-dm-5300cip (j)-tf-3000cip-sat-4100fta 12v (j)-sat-4150fta (j)-sat-4200fta (j)-sat-4300ci (j)-sat-9200fta (j)-sat-9400ci(j)-sat-9500cim (j)-sat-10400ci (j)-dm-5300ci-tf-3000ci-tf-3000cim-tf-3000fi-tf-3100fei-tf-3300f-tf-3400cimodellerinde kumanda üzerinden menu tuşuna basınız,sistem ayarları üzerinde 121 tuşlayınız, karşınıza gelen menuden set to default seçeneği üzerinde ok tuşuna basınız ve karşınıza çıkan evet seçeneğini seçiniz ok seçeneğinde kumanda üzerinden ok tuşuna basarak ke.y. menusunden çıkın. atv üzerinde 10 sn bekledikten sonra açılacaktır.&lt;br /&gt;tf-59000ci tf-59000fta dm-58000ci dm-58000ftamodellerinde yukarıdaki işlemleri yaptıktan sonra kumanda üzerinden menu tuşuna basınız sistem ayarları menusu üzerinde 999 tuşladığınızda kanal üzerinde 10 saniye bekledikten sonra kanal açılacaktır…&lt;br /&gt;sat-11200 fta-13200 fta-ms 120 fta-sat-11300 ci-13300 ci-15300 ci-ms 130 ci-sat-11300 fta-30300 fta-sat-11400 cim-13400 cim-15400 cim-ms 140 cim-sat-20200 fta-sat-20300 ci-sat-20400 cim-sat-30300 ci-sat-30300 sky - 30400 sky-30700 sky-sat-30700 fta-sat-30700 ci-sat-30700 mxmodellerinde kumanda üzerinden menu kullanıcı ayarları seçeneği üzerinde 6382 tuşlayınız, ke.y. menusu açıldıktan sonra kumanda üzerinde bulunan tv/radyo/fav tuşuna basınız. karşınıza gelen edit-no menulu ke.y. bölümününno : 001 provider : 000100 index : 00 satırı üzerinde ok tuşuna basınızkarşınıza gelen menuye ——————***lerini giriniz ve k.e.yleri girdikten sonra menu üzerindeki ok seçeneği üzerinde kumanda üzerinden ok tuşuna basarak çıktıktan sonra izlemek istediğiniz atv hemen açılacaktır.&lt;br /&gt;goldmaster sat-40100 fta-sat-40100 ci-sat-48000 ci-sat-68000 ci-sat-40100 sky-sat-40200 skymodellerinde kumanda üzerinden menu tuşuna basınız. araçlar menusu içersinde bulunan oyun bölümünün içersine giriniz. daha sonra varsayılanları geri yükle seçeneği üzerinde kumanda üzerinde bulunan ok tuşuna basınız. açılan pencerede 0000 tuşlayınız daha sonra kod düzenle menusu üzerinde kumanda üzerinden ok tuşuna basınız. açılan pencerede 0000 tuşlayınız daha sonra açılan ke.y.menusunde kumanda üzerinde bulunan sağ sol tuşlarını kullanarak ke.y. menusune geliniz b1fff ——————— ke.y. satırı üzerinde düzenle kumanda üzerindeki kırmızı tuşa basınız ve provider-ident bölümü üzerinde iken kumanda üzerindeki ok tuşuna basınız ve 00001ffa yazınız. kumanda üzerindeki exit tuşu ile çıkınız.&lt;br /&gt;sat-40400 fta-sat-40400 cimodellerinde kumanda üzerinden menu tuşuna basınız (tools) araçlar menusu içersinde bulunan oyun bölümünün içersine giriniz daha sonra ke.y. sıfırla seçeneği üzerinde kumanda üzerinde bulunan ok tuşuna basınız ve açılan pencerede 0000 tuşlayınız ve menuden çıkınız 10 saniye bekledikten sonra atv açılacaktır.&lt;br /&gt;14200fta 14300ci 14400cim 14700fta 14900ftakumanda üzerinden menu smartcard menusunde kumanda üzerinden ok tuşuna basınız reset data seçeneği üzerinde kumanda üzerinden ok tuşuna basınız ke.y. seçeneği üzerine gelin ve tekrar kumanda üzerinden ok tuşuna basınız reset ke.y.1 ke.y. mesajıgeldikten sonra kumanda üzerinden ok tuşuna basınız daha sonra kumanda üzerinden exit tuşuna basarak atv üzerine gelin.&lt;br /&gt;goldmaster 11300 ve 11400menü ye gir modülle ilgili bölüme gel girmeden kumandadan 6382 tuşla key lerin olduğu bölüm çıkacak.asahi 10100 ftayükleme bittikten sonra receiveri fabrika ayarlarına getirin. dil ayarlarını türkçe yapın.şifrelemeyi aktif hale getirmek için ana menüdeyken kumandanın sırayla 2 3 5 6 tuşlarına basın. oyun menüsüne girin. bu menüye ilave 5 (edit key) ve 6 ( load defauld key ) ilavesi olacak. şifreleri 0000 dır. edit key bu menü değişen şifreleri el ile yazmak içindir.&lt;br /&gt;sunnysari - mavİ - yeşİl - menü&lt;br /&gt;vestelmenü - 1903&lt;br /&gt;arçelik - beko 500 dotomatik olarak şifre çözülüyor. eğer çözülmez veya şifre değişirse şifreli kanal açıkken kumanda dan “6969″ girin çıkan “pass” penceresinde “8282″ yazın ok.&lt;br /&gt;sansuİmenüden kuruluma basın 0937 yazın&lt;br /&gt;Birde Bunlara Gozatinbu bilgilerle sorunu çözemediyseniz atv’nin teknik destek hattını arayabilirsiniz: 0216 316 10 0211.haziran.2008 13:18:48&lt;br /&gt;Kaynak:&lt;a href="http://www.nomly.com/"&gt;http://www.nomly.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4764517776678126189?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4764517776678126189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4764517776678126189' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4764517776678126189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4764517776678126189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/atv-uydu-ifreleri.html' title='ATV Uydu Şifreleri'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3347598294548547391</id><published>2008-06-14T09:58:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:11.681-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>ÖSS Puan Hesaplama Sistemi Ve ÖSS Sınav Sonuçları</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SFP5ZpqT7hI/AAAAAAAAAQI/WmAP0KXWjBY/s1600-h/oss_istatistik.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5211783412873162258" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SFP5ZpqT7hI/AAAAAAAAAQI/WmAP0KXWjBY/s200/oss_istatistik.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.ugur.k12.tr/oss/default.asp"&gt;http://www.ugur.k12.tr/oss/default.asp&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://sonuc.osym.gov.tr/Sorgu.aspx?SonucID=572"&gt;http://sonuc.osym.gov.tr/Sorgu.aspx?SonucID=572&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3347598294548547391?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3347598294548547391/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3347598294548547391' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3347598294548547391'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3347598294548547391'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/ss-puan-hesaplama-sistemi-ve-ss-snav.html' title='ÖSS Puan Hesaplama Sistemi Ve ÖSS Sınav Sonuçları'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SFP5ZpqT7hI/AAAAAAAAAQI/WmAP0KXWjBY/s72-c/oss_istatistik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-5957411345154293232</id><published>2008-06-08T02:23:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:12.048-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Hillary Clinton, Başkan Adaylığından Çekildi.</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEul4JKy9SI/AAAAAAAAAQA/-2h-w-mkdQI/s1600-h/hillary_and_obama.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209439777936569634" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEul4JKy9SI/AAAAAAAAAQA/-2h-w-mkdQI/s200/hillary_and_obama.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ABD'de eski first lady Hillary Clinton, uzun süren zorlu bir mücadeleden sonra demokratların başkan adaylığı yarışından çekildi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Clinton, rakibi Barack Obama'nın adaylığını tasdik etti.Washington'da binlerce kişiye hitaben bir konuşma yapan Clinton, "Hepinizden benim için çalıştığınız kadar Barack Obama için de çalışmanızı istiyorum" dedi. Bu sözler kalabalıktan büyük alkış ve destek aldı. Topluluktan küçük çaplı yuhalama sesleri de geldi. Clinton ve Obama, 5 ay süren çok çetin bir yarış içindeydiler. Obama, hafta başında demokratların başkan adaylığı için gerekli delege sayısına ulaşmıştı.Obama ve Clinton perşembe akşamı özel bir görüşme yapmışlardı. Clinton'ın başkan yardımcısı olarak görev yapması ihtimali var. Demokratların büyük çoğunluğu Obama'nın başkan yardımcısı olarak Clinton'u seçmesini istiyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:İHA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-5957411345154293232?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/5957411345154293232/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=5957411345154293232' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/5957411345154293232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/5957411345154293232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/hillary-clinton-bakan-adaylndan-ekildi.html' title='Hillary Clinton, Başkan Adaylığından Çekildi.'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEul4JKy9SI/AAAAAAAAAQA/-2h-w-mkdQI/s72-c/hillary_and_obama.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-8570568676197015081</id><published>2008-06-04T09:29:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:12.572-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Ermeni İddiaları Seçmeli Ders Oldu</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEbDxf7qBII/AAAAAAAAAP4/r9PuO8xBBDE/s1600-h/ErmeniKitapLaciner4-large.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5208065274253280386" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEbDxf7qBII/AAAAAAAAAP4/r9PuO8xBBDE/s200/ErmeniKitapLaciner4-large.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kanada'nın Toronto kentinde Halk Okulları Yönetimi, Ermeni soykırımı iddialarının liselerde seçmeli ders olmasına karar verdi.&lt;br /&gt;"İnsanlığa Karşı İşlemiş Suçlar ve Soykırımlar" ismi ile konulan derste, Ruanda'daki iç savaşta katledilen insanlar ve Yahudi soykırımının yanı sıra Ermeni iddiaları da işlenecek. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kanada ve ABD'deki Türk derneklerinin, Ermeni diasporasının talebine karşı yürüttüğü yoğun çabalara karşın, Toronto Halk Okulları Yönetimi Teftiş Kurulu, dersin Toronto'daki liselerde seçmeli olarak okutulabileceğine karar verdi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Türk dernekleri tarafından toplanan onbinlerce imza ve itiraz dilekçelerini dikkate almayan kurul, Ukrayna, Bosna ve bazı grupların kendilerine yapılan soykırımın da ders kitaplarına alınması isteklerini kabul etmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toronto Halk Okulları Yönetimi'nin kararına 3 hafta içinde itiraz edilebilecek. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-8570568676197015081?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/8570568676197015081/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=8570568676197015081' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8570568676197015081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8570568676197015081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/ermeni-iddialar-semeli-ders-oldu.html' title='Ermeni İddiaları Seçmeli Ders Oldu'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEbDxf7qBII/AAAAAAAAAP4/r9PuO8xBBDE/s72-c/ErmeniKitapLaciner4-large.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-8662639765873195563</id><published>2008-06-04T09:08:00.001-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:12.777-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>İlk Siyahi Başkan!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEbCAP7qBHI/AAAAAAAAAPw/iaI4btiaZcM/s1600-h/obama-wants-you-to-sign-up-for-obamarama.USAK.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5208063328633095282" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEbCAP7qBHI/AAAAAAAAAPw/iaI4btiaZcM/s200/obama-wants-you-to-sign-up-for-obamarama.USAK.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;ABD'de Demokrat Parti, Başkan Adayını Buldu. Barak Obama Zaferini İlan Etti. Ama Rakibi Hillary Clinton Henüz Çekilmiyor.&lt;br /&gt;ABD'de Demokrat Parti, başkan adayını buldu. Barak Obama zaferini ilan etti. Ama rakibi Hillary Clinton henüz çekilmiyor. Yine de Hillary "Başkan Yardımcılığı'na açığım" diyor. Cumhuriyetci başkan adayı McCain durumdan memnun.&lt;br /&gt;ABD'de Demokrat Partide beş ay süren başkan adaylığı yarışını Barack Obama'nın kazanmasına karşın yenildiğini kabul etmeyen rakibi Hillary Clinton, mücadeleden çekilmediğini duyurdu. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-8662639765873195563?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/8662639765873195563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=8662639765873195563' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8662639765873195563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8662639765873195563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/ilk-siyahi-bakan.html' title='İlk Siyahi Başkan!'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEbCAP7qBHI/AAAAAAAAAPw/iaI4btiaZcM/s72-c/obama-wants-you-to-sign-up-for-obamarama.USAK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-7766754733611489840</id><published>2008-06-04T09:02:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:12.970-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>ABD: Türkiye İran'ı İkna Edebilir</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEa9yf7qBGI/AAAAAAAAAPo/DQNMKvmTgt8/s1600-h/USAK.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5208058694363382882" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEa9yf7qBGI/AAAAAAAAAPo/DQNMKvmTgt8/s200/USAK.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sean McCormack, Türkiye'nin, İran'ın nükleer anlaşmazlık konusundaki tutumunu değiştirmesi için ikna edilmesi yönünde önemli bir rol oynayabileceğini söyledi.&lt;br /&gt;Sözcüye günlük brifinginde, Washington'da bulunan Dışişleri Bakanı Ali Babacan ve ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın perşembe günü yapacakları görüşmenin gündemi soruldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;McCormack, toplantıda Türkiye-ABD ilişkileri, terör örgütü PKK ile savaş, Irak, Ortadoğu, enerji ve İran konularının yer alacağını belirtti. McCormack, "Türkiye İran'ın komşusu. Türkiye, tutumunu değiştirmesi ve uluslararası sistemin konumuna gelmesi yönünde İran rejimini iknaya çalışma yönünde önemli bir rol oynayabilir" diye konuştu.&lt;br /&gt;Sözcü McCormack, Türkiye aracılığıyla başlatılan İsrail-Suriye dolaylı görüşmelerine atıfta bulunarak Ortadoğu barış konularının da Babacan-Rice görüşmesinde ele alınmasını beklediğini söyledi. McCormack, Türk-Amerikan ilişkilerinin iyi ve güçlü olduğunu sözlerine ekledi. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-7766754733611489840?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/7766754733611489840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=7766754733611489840' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7766754733611489840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7766754733611489840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/abd-trkiye-iran-ikna-edebilir.html' title='ABD: Türkiye İran&apos;ı İkna Edebilir'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEa9yf7qBGI/AAAAAAAAAPo/DQNMKvmTgt8/s72-c/USAK.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4285215689878281591</id><published>2008-06-04T08:56:00.003-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:13.258-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Japonya'yı Ziyaret Eden İlk Türk Cumhurbaşkanı</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEa8oP7qBFI/AAAAAAAAAPg/qi1V4FN8T1E/s1600-h/japonya.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5208057418758095954" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEa8oP7qBFI/AAAAAAAAAPg/qi1V4FN8T1E/s200/japonya.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, temaslarda bulunmak üzere geldiği Japonya'nın başkenti Tokyo’da resmi törenle karşılandı.&lt;br /&gt;İŞTE GÜL'ÜN ZİYARETİNDEN FOTOĞRAFLAR&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı Gül ve beraberindekileri taşıyan özel uçak, kent merkezindeki iç hat uçuşları için kullanılan Haneda Havaalanı'na yerel saatle 15.15 (TSİ 09.15) sıralarında indi. Yaklaşık 80 kişilik heyetle Tokyo'ya gelen Gül, uçaktan eşi ile kol kola indi. Japonya Dışişleri Bakan Yardımcısı tarafından karşılanan Gül için havaalanında resmi tören düzen düzenlendi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gül'ün gelişi öncesinde Japon yetkililerin tören hazırlıklarını en ince ayrıntısına kadar kontrol etmeleri gözden kaçmadı. 2003'te Dışişleri Bakanı olarak Japonya'ya gelen Gül, bu ülkeyi ziyaret eden ilk Türk Cumhurbaşkanı oldu. Törenin ardından kalacağı ‘Imperial Otel'e geçen Gül, akşam eşi ile birlikte gösteriyi izleyecek. Cumhurbaşkanı Gül, yarın da İmparator Akihito ile görüşecek ve Türk-Japon İş Konseyi toplantısına katılacak. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4285215689878281591?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4285215689878281591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4285215689878281591' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4285215689878281591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4285215689878281591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/japonyay-ziyaret-eden-ilk-trk.html' title='Japonya&apos;yı Ziyaret Eden İlk Türk Cumhurbaşkanı'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEa8oP7qBFI/AAAAAAAAAPg/qi1V4FN8T1E/s72-c/japonya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3095738341547820149</id><published>2008-06-03T09:05:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:13.414-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>İstanbul'da Ekmek Zamlandı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEVsuv7qBEI/AAAAAAAAAPY/irb69HNElgk/s1600-h/ekmek.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5207688094520312898" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEVsuv7qBEI/AAAAAAAAAPY/irb69HNElgk/s200/ekmek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İstanbul (AA)- İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Fahri Özer, 5 Haziran'dan itibaren ekmeklerin en az 300 gram ağırlığında ve 50'şer gramlık artırımlarla üretileceğini belirterek, Bugünden itibaren İstanbul'da 300 gram ekmeğin 85 YKr, 350 gram ekmeğin 1 YTL, bir kilo ekmeğin de 2.85 YTL'den satışa sunulmaya başlandığını kaydetti.&lt;br /&gt;Fırıncılar Odası ve Gıda-Tarım ve Hayvancılığı Geliştirme Derneği'nce düzenlenen toplantının açılışında konuşan Özer, İstanbul'da ekmek zammının her zaman sorun haline gelmesinin nedeninin popülist politikalar olduğunu savundu. Özer, İstanbul'da ekmeğe fazla zam yapılmasının sorumlusunun fırıncılar değil, belediyeler olduğunu ileri süren Özer,5 Martta yürürlüğe giren ''Türk Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği'' hükümlerine, ürünlerini bu tebliğ kapsamında üreten ve sataniş yerlerinin 3 ay içinde uymak zorunda olduklarını anımsatan Özer, ''Bu tebliğe göre, 5 Haziran itibariyle ekmek en az 300 gram ağırlıktan başlayarak, 50'şer gram artırılarak piyasaya sunulacak. Bugünden itibaren de İstanbul'da 300 gram ekmek 85 YKr, 350 gram ekmek 1 YTL, bir kilo ekmek de 2.85 YTL'den satışa sunulmaya başladı'' diye konuştu.&lt;br /&gt;Özer, denetimlerde 300 gramın altında ekmek yapan fırıncılara bundan sonra 5 bin YTL para cezasının yanı sıra kapama ve eksik gramajlı ekmek sattıkları için cezalar verileceğini bildirdi. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3095738341547820149?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3095738341547820149/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3095738341547820149' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3095738341547820149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3095738341547820149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/istanbulda-ekmek-zamland.html' title='İstanbul&apos;da Ekmek Zamlandı'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEVsuv7qBEI/AAAAAAAAAPY/irb69HNElgk/s72-c/ekmek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-1667179759386768110</id><published>2008-06-03T08:38:00.004-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:13.610-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgisayar'/><title type='text'>Sesli Hata Mesajları Bu Sorunların Çözüm Yolları,POST Mesajları</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEVo0P7qBDI/AAAAAAAAAPQ/Iy44YEhlZEg/s1600-h/bios.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5207683790963082290" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEVo0P7qBDI/AAAAAAAAAPQ/Iy44YEhlZEg/s200/bios.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bilgisayarınızı topladınız veya bilgisayarınıza herhangi bir teknik müdahalede bulundunuz. Ama bilgisayar açılmıyor. İşte bu yazıda herkese önce anlamsız gelen sesli hata mesajları ile POST (Power-on self test) uyarılarına/hatalarını anlatmaya çalışacağım Normal bir boot işlemi esnasında sizin düğmeye basmanızla birlikte önce bilgisayarın bütün bileşenlerine güç verilir, ekran kartınız hemen kendi reklamını yapar ve POST ekranına gelirsiniz. Burada, anakartınız “Aabi bakalım bana neler takılıymış” havalarında bütün bileşenleri ufak bir teste tabi tutar. Size bu sırada ekranda işlemcinizin hızı, ram miktarınız gibi bazı bilgiler verilir. İşletim sisteminin yüklenmeye başlamasından hemen önce ekrana (eğer ben yeterince hızlıyım diyorsanız Pause tuşuna basarak istediğiniz kadar seyredebileceğiniz) bir tablo gelir. Bu tabloda kabaca POST işleminin sonuçlarını görürsünüz diyebiliriz. Peki ya normal bir boot gerçekleşmezse?Bilgisayarın başlamasını engelleyecek herhangi bir hatada ya sesli ya da POST hata mesajları alırsınız. İyimser olmanın bir alemi yok. Dolandırmadan söyleyeceğim. Sesli hata mesajları genellikle ölümcül, POST mesajları ise genellikle uyarı niteliğindedir. Genellikle diyorum çünkü, ekran kartı arızasını işaret eden bir sesli hat mesajı sadece ekran kartınızın yerinden oynamasıyla da ortaya çıkabilir.Sesli Hata MesajlarıHata Anlamı1Sürekli Ses Güç kaynağı arızası2Birçok kısa bipAnakart arızası31 uzunBellek tazelenmesinde hata41 uzun 1 kısaAnakart veya BIOS çipi arızası51 uzun 2 kısaEkran kartı arızası (Genellikle eski kartlardaki DIP switch kaynaklıdır)61 uzun 3 kısaEkran kartı arızası72 uzun 1 kısaEkran kartı arızası (RAMDAC kaynaklı (?) )82 kısaBellek parity (eşlik) hatası93 kısaBelleğin ilk 64k’lık bölümünde hata104 kısaTimer hatası115 kısaİşlemci hatası126 kısaKlavye işlemcisi hatası137 kısaİşlemci hatası148 kısaEkran kartı belleğinde okuma/yazma hatası159 kısaBIOS ROM hatası1610 kısaCMOS okuma/yazma hatası1711 kısaTampon Bellek HatasıBu sorunların çözüm yolları1. hata için, güç kaynağınızın bağlantılarını kontrol edip bir deneme daha yapın. Eğer sorun devam ediyorsa, üç vakte kadar size yeni bir güç kaynağı gelecek demektir.2, 4, 10, 12, 15 e 16 numaralı hatalar için, tüm kartları işlemciyi ve RAM’leri söküp tekrar takın. Öncelikle mümkün olduğunca az bileşenle bilgisayarı başlatmaya çalışın. 4, 15 ve 16 numaralı hatalarda BIOS çipinin yerine düzgünce oturduğundan emin olmak için üstüne hafifçe bastırın. Değişen bir şey yoksa 4, 15 ve 16 numaralı hatayla karşı karşıyaysanız yeni bir BIOS çipi edinin, yok eğer değilseniz zaten yeni bir anakartınız olacağınız için BIOS çipiniz otomatik olarak değişmiş olacaktır.3, 8 ve 9 numaralı hatalarla baş etmek için öncelikle RAM’lerinizin yerlerine düzgün oturduklarından veyuvalarla aralarında herhangi bir yabancı maddenin bulunmadığından emin olun. Eğer birden fazla bellek modülü kullanıyorsanız değişik kombinasyonlar deneyin. Hata hala devam ediyorsa belleklerinizi tek tek deneyerek sorunun hangisi/hangilerinde olduğunu bulabilirsiniz.5, 6 ve 7 numaralı mesajı alıyorsanız, ekran kartınızın yerine iyice oturduğundan ve monitör bağlantısının düzgünce bir şekilde yapıldığından emin olun. Problem sürüyorsa başka bir ekran kartı ile bilgisayarı başlatmayı deneyin. Sonuç alırsanız sizi tebrik ederiz çok yakın bir zamanda yepyeni bir ekran kartınız olacak. Ekran kartlarıyla ilgili alacağınız sesli hata mesajlarının neredeyse tamamı 6 numara olacaktır. Bu nedenle şimdiden “diii di dit dit” sesine alışmanızda fayda var.11, 13 ve 17 numaralı hatalar için işlemcinizin düzgün bir şekilde takıldığından emin olun. Mümkünse başka bir işlemciyle denemelerde bulunun, sonuç alamazsanız özellikle 17 numaralı hata için anakartınızdan şüpheleninPOST MesajlarıGirişi ölümcül hata mesajlarından yaptık ama daha çok uyarı niteliğinde olan POST mesajları ile ortamı biraz yumuşatmayı ihmal etmiyoruz. Genel olarak açıklayıcı, birkaç kelimelik (biraz İngilizce ile) anlaşılabilir niteliktedirler. Ama can sıkmaya yetecek kadar ciddiye almak kaçınılmazdır. Bu mesajlar anakarta, BIOS’a, takılı olan donanıma, çipsete göre değişiklik gösterebilirler. Yine de belli başlı birkaç hata mesajıyla uygulanabilecek çözüm yollarını yazıyorum.BIOS ROM checksum error - System halted: BIOS çipindeki bir hatayı gösterir. Çipte fiziksel hata veya BIOS yazılımında bozukluk olabilir. Sisteminizi yeni bir BIOS ile update edin, sorun devam ediyorsa yeni bir BIOS çipi edinmeniz gerekecek.CMOS battery failed: BIOS piliniz bitmiş veya bitmek üzere. Pilin türünü belirleyip en yakın saatçiden yenisini alabilirsiniz.CMOS checksum error - Defaults loaded: Herhangi bir nedenden dolayı BIOS ayarlarınızda bozukluk oluşmuş (muhtemelen bitmek üzere olan BIOS pili yüzünden). Varsayılan ayarlar yüklenerek sisteminizin zarar görmesi engellenmiş.Floppy disk(s) fail: Sisteminize takılı bulunan disket sürücü(ler) ile BIOS’taki disket sürücü ayarları birbirini tutmuyor. Disket sürücünüzün bağlantılarını kontrol edin, BIOS’taki ayarlar yanlışsa düzeltin. Sorun devam ediyorsa disket sürücünüzde muhtemel bir fiziksel arıza var demektir.Keyboard error or no keyboard present: Belki de en çok karşılaşılan POST mesajı. Bu mesaj genellikle “Press F1 to continue” diye devam eder. Siz de olmayan klavyenin F1 tuşuna basarak hatadan kurtulabilir veya yeni bir klavye takarak işleme devam edebilirsiniz. Memory test fail: POST mesajlarının belki de en can sıkıcısı. BIOS’taki bellek ayarlarınızda olabilecek bir problemden kaynaklanabildiği gibi, bellek modüllerinizdeki kısmi (kısmi=belli bir bölümündeki) arıza nedeniyle de ortaya çıkailir. Ayarlarınızdan eminseniz, başka bir bellek ile sisteminizi tekrar açmayı deneyin. Hard Disk(s) Fail: Sisteminizde mevcut disk(ler)le BIOS’ta belirilmiş disk ayarları birbirini tutmuyor demektir. BIOS’tan disk ayarlarını otomatiğe getirin, master/slave ayarlarını kontrol edin. Sorun devam ediyorsa disk sürücünüzde fiziksel bir bozukluk kuvetle muhtemeldir. Bunlar POST hatalarının sadece belli başlı olanları. Sistem-spesifik olarak hata mesajları ile karşılaşabileceğinizi tekrar hatırlatmamda bir sakınca yokLütfen bunun kopyasını saklayın mutlaka bir lazım olacaktır Saygılarımla;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Karakol:&lt;a href="http://www.frmpaylas.com/sesli-hata-mesajlari-bu-sorunlarin-cozum-yollari-post-mesajlari-t34329.html?s=58efe9839824f7394cd7e573aa719720&amp;amp;amp"&gt;http://www.frmpaylas.com/sesli-hata-mesajlari-bu-sorunlarin-cozum-yollari-post-mesajlari-t34329.html?s=58efe9839824f7394cd7e573aa719720&amp;amp;amp&lt;/a&gt;;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-1667179759386768110?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/1667179759386768110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=1667179759386768110' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1667179759386768110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1667179759386768110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/sesli-hata-mesajlar-bu-sorunlarn-zm.html' title='Sesli Hata Mesajları Bu Sorunların Çözüm Yolları,POST Mesajları'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEVo0P7qBDI/AAAAAAAAAPQ/Iy44YEhlZEg/s72-c/bios.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3730974112043047845</id><published>2008-06-01T01:10:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:13.907-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saglik'/><title type='text'>Depresyon (Ruhsal Çöküntü)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEJbLP7qBCI/AAAAAAAAAPI/MrrL3TjrtOs/s1600-h/depresyon.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206824368007152674" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEJbLP7qBCI/AAAAAAAAAPI/MrrL3TjrtOs/s200/depresyon.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;DEPRESYON (RUHSAL ÇÖKÜNTÜ)Depresyon her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Majör Depresyon ( büyük depresyon) nöbetlerle gelen ve tam düzelen bir özelliğe sahiptir. Toplumun her kesiminde görülebilir. Psikiyatrik hastalıklar arasında en sık rastlanan bir tablodur. Yaşam boyunca her 100 erkekten 10"unun ve her 100 kadından 20"sinin Depresyon geçirdiği araştırmalarla saptanmıştır. Depresyondaki bir insanda en dikkati çeken özellikler şunlardır; Elem, keder, karamsarlık umutsuzluk duyguları ile; daha önceden zevk aldığı ilgi duyduğu nesnelere, uğraşılara ilgi duymaması ve hiçbir şeyden zevk alamama halidir.Depresyondaki bir hasta çevresine ve hekime "çok üzgünüm, sanki daha önceki kişiliğimi yapımı kaybettim. Hiçbir şeyden zevk almıyorum. Bu sıkıntı, keder bitmeyecek. Hayat bana ağır geliyor. Canım hiçbirşey yapmak istemiyor. Kendimi yorgun ve bitkin hissediyorum. Sabırsız, tahammülsüz bir insan oldum. Kimse gelsin -gitsin istemiyorum. Sessiz - sedasız bir odada yanlız başıma kalmak istiyorum. Çocuklarıma bakamıyorum; bazen onları boğasım bile geliyor. Bazende artık yaşamanın bir anlamı kalmadı diye düşünüyorum. Bir şey öğrenemiyorum, her şeyi unutuyorum... Zaman zaman sebepsiz ağlıyorum. Çok sıkılıyorum, daralıyorum, baş ağrılarım sıklaştı. İştahdan kesildim, kilo verdim. Uykuya dalmakta güçlük çekiyorum, bazen erkenden sıkıntı ile uyanıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Karar veremiyorum... " şeklinde yakınmada bulunur. Uluslararası Depresyonları önleme ve tedavi komitesinin depresyonlu hastaların tanınması amacıyla hazırladığı tanı ölçütlerinden yola çıkarak hazırlanan maddelerin 4-5 tanesine evet diyorsanız Depresyonda olabilirsiniz.• Hayattan eskisi kadar zevk almıyorum, hiçbir şey ilgimi çekmiyor.• Son zamanlarda karamsar, ümitsiz, kötümser düşünüyorum.• Kendimi yorgun, bitkin, halsiz hissediyorum.• Uyku düzenim bozuldu.• İştahım azaldı kilo kaybettim.• Bedenimde ağrılar, sızılar başladı, göğsüme baskı oluyor, miğdeme kramplar giriyor.• Son zamanlarda cinsel ilgimi kaybettim.• Hafızam zayıfladı, birşeyi aklımda tutamıyor, öğrenemiyorum.• Zaman zaman intihar etmek istiyorum. Kimseyi görmek istemiyorum.• Depresyon geçiren bir insandan; düşünce ve duygu, davranış, motor faaliyetlerde, biyolojik yaşamsal foksiyonlarda değişiklikler olur.Duygu durumundaki değişiklikler.• Keder, elem, üzüntü, sıkıntı, karamsarlık• Olağan faaliyetlere karşı ilgisizlik,• Hiç bir şeyin zevk vermemesi, hayatın anlamsız gelmesi• Ağlama isteği veya ağlama,• Konuşmaya dahi isteksiz olma.Düşünce içeriğindeki değişiklikler:• En başta umutsuzluk, karamsarlık düşünceleri ( Kendisini değersiz, günahkar, suçlu kabul etme, ciddi depresyonlarda kişi bu düşüncelerle intihar eder...)• İntihar fikirleri• Ağır depresyonlarda bazen gerçeği değerlendirme, muhakemede kısmi bozukluklar görülebilir. Şahıs organlarının olmadığını, çürüdüğünü, bu nedenle yeme-içmesinin anlamsız olduğunu söyler ve kötülük göreceği şeklinde hezeyanları olabilir.Depresyonda Hafıza• Dikkat toparlanamaz• Konsantrasyon bozulur.• Unutkanlık başlar• Yeni şeyler öğrenilemez• Bu nedenle bir iş performansı ciddi şekilde düşer.Depresyonda Biyolojik-Vital fonksiyonlar• Uykuya dalmada güçlük• Sık sık uyanma, sabahları erken uyanma• İştahsızlık ( Perhizde değilken 1 ayda kilosunun %5"inden fazlasını kaybetme)• Cinsel istekte azalma• Hareketlerde faaliyetlerde yavaşlama, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik.DEPRESYON TÜRLERİMaskeli DepresyonSınıflamalarda yer almamakla birlikte klasik kitapların çoğunda yer alır.Bu durumda klasik depresyon belirtileri yerine: Bedenin değişik yerlerinde ağrılar, sızılar, uyuşma, karıcalanmalar, hissiyet azlığı, karakter bozuklukları, Sexsüel alanda ve beslenme ile ilgili davranışlarda bozukluklar, alkolizm, madde bağımlılığı gibi sorunlar ön plandadır. Yani temeldeki depresyon bu şekilde dışa yansımıştır. A tipik depresyon Hastada deprestif duygu durum dikkati çekmekle beraber, diğer belirtiler "tipik" depresyon belirtilerine uymaz.• Gün içi değişmeler görülür.• Kişilik yapısı takıntılara saplantıları yatkın insanlarda takıntılar, saplantıar, kuruntular ön plana çıkar. Örneğin; su muslukları, tüpün düğmesi, ütü fişi sürekli kontrol edilir. Bazen yoldan dönülüp tekrar tekrar bakılır.• Bedendeki fizyolojik değişiklikler organlardaki bozukluğun habercisi gibi değerlendirilir ve bedensel uğraşlar artar.• Çeşitli korkular gelişir.• Dışarıdan gösteri, rol gibi algılanacak davranışlar görülebilir.• A tipik depresyonlu insanlar her zamankinden fazla uyur ve fazla yemek yerler. Aşırı kilo alırlar.• Kollarda ve bacaklarda aşırı güçsüzlük vardır.• Beklenmedik bir şekilde alkole, maddeye, kumara düşkünlük.• Aile ve iş yaşamından uzaklaşma• Açıklanması güç cinsel uyumsuzluklar dikkati çeker. Çocuklarda ve gençlerde depresyon Çocuklarda ve gençlerde tipik depresyon belirtileri olmayabilir. Daha çok davranış ve tutum değişiklikleri belirgindir. Aşırı ağlama, hırçınlık, asi davranışlar, çabuk sinirlenme, alkol ve uyuşturucu kullanımına başlamanın temelinde depresyon olabilir. Yaşlılarda ve Menapoz Sonrası depresyon• Kadınlarda daha sık görülür.• Depresyonun tipik belirtileri olmakla beraber; ağır bunaltı (anksiyete), sıkıntı, özellikle sabah sıkıntısı, uyku bozukluğu ön plandadır.• Aşırı telaş ve tedirginlik vardır.• Sıkıntıdan dolayı sürekli eller oğuşturulur ve yerinde duramama, dolaşma hali vardır.• Bedensel uğraşılar daha fazladır.• İntihar düşünceleri yoğundur. Doğum Sonrası depresyonları Doğumdan sonra annelerde görülen depresif tabloya "puerperal depresyon" denmektedir. Bazı anneler doğumdan sonra : Gelip geçici ağlama nöbetleri, güçsüzlük , halsizlik, sıkıntı, üzüntü, bebeğe karşı ilgisizlikle karakterize "Bebek hüznü " denen bir durum yaşar. Destekleyici tedavilerle olumlu yanıt verir. Doğum sonrası bir ila 3 ay içinde gelişen karamsarlık , üzüntü, yetersizlik , hiçbir şeyden zevk alamama, çocuğa, ev işlerine bakmamak gibi hallerinde tam bir depresyon geçiriyor denmektedir. Ciddi tedavi gerekmektedir. Hastaların çoğu tedavi ile düzelir. Bazılarında depresyonun belirtileri uzun süre üzerinde kalabilir. Distimik BozuklukEskiden nörotik depresyon, depresif kişilik, nevrasteni diye nitelendirilirdi. Hastalarda en az iki yıl süren ve çok ağır olmayan depresyon belirtileri vardır. Uyku bozuklukları, hiçbir şeyden mutlu olamama, müzmin karamsarlık hali, yogunluk, istek ve ilgi azlığı, güvensizlik hissi, bedensel yakınmalar dile getirilir. Bu bozuklukta bir kaç gün , bir kaç hafta iyilik dönemleri görülebilir. Ancak bu iyilik dönemleri iki ayı geçmez. Postpsikotik depresyonlar Şizofreni gibi gerçeği değerlendirme yeteneğinin bozulduğu, "akıl hastalıklarında da zamanla depresyon gelişebilir. Organik nedenlere bağlı depresyon Bir çok fiziksel bozukluğa bağlı depresyonlar görülebilmektedir. Örneğin; Hormonal sistemdeki bozukluklar, Nörolojik bazı hastalıklarda ( Örneğin Parkinson, Multipl skleroz) kan hastalıklarında, kanserde, enfeksiyon hastalıklarının bazılarında, kaza ve ameliyetlardan sonra depresyon gelişebilmektedir. Uzun süre kullanılan tansiyon düşürücü, ülser giderici bazı ilaçlar bağımlılık yapan uyarıcı ve uyuşturucular, kortizollü ilaçlarda depresyon yapabilirler. Depresyon nedenleri Depresyona yol açan çok neden vardır.• Kalıtımsal nedenler• Biokimyasal değişiklikler• Hormonal bozukluklar• Tedavide kullanılan bazı ilaçlar• Bazı organik nedenler• Psiko-sosyal olaylar• Sosyo-kültürel etkenler• Bazı yaşam olayları depresyona neden olabilir. Birçok insanın aynı şartlarda yaşamasına rağmen bazılarının depresyona girdiği, bazılarının girmediği araştırılıp, tartışılmıştır. Biyolojik-genetik alt yapının depresyona yatkınlık gösterdiği kişilerin dış faktörlerle daha kolay depresyona girdiği ileri sürülmektedir. Depresyon tedavi edilebilen bir hastalıktır Depresyon belirtileri 2 haftadan fazla sürüyorsa mutlaka bir psikiyatrise gidip tedavi olmak gerekir. Günümüzde depresyon giderici çok güçlü ilaçlar geliştirilmiştir. Psikiyatrislerin tedavide bir çok seçenekleri vardır. 2-3 aylık bir tedavi ile ciddi düzelmeler sağlanabilmektedir. Tedavinin süresi hastalığın ciddiyeti, süresi tekrar edip etmediğine göre ayarlanır. Psikoterapi ile birleştirilen ve sosyal düzenlemeler ile desteklenen tedaviler daha iyi sonuçlar vermektedir.&lt;br /&gt;DEPRESYON BİR HASTALIKTIR TANIYIN YENİN• Depresyon ruhsal bir hastalıktır.• Depresyon çok yaygın bir sağlık sorunudur. Ülkemizde yaklaşık her on kişiden birinde depresyon görülmektedir.• Ancak halk ve doktorlar tarafından yeterince tanınmamaktadır.• Depresyonlu kişinin iş verimi düşer, çalışamaz, insanlar ile olan ilişkileri bozulur.• Aileye ve topluma getirdiği ekonomik yük çok büyüktür.• Depresyon tedavi edilebilen ve tam olarak düzeltilebilen bir hastalıktır.• Depresyon tedavi edilmezse intahar ile sonuçlanabilir. İntihar olgularının büyük bir bölümü depresyon geçiren hastalardır.• Depresyonun tanınmamasının ve yeterince tedavi edilmemesinin hastaya ve topluma maliyeti çok yüksektir. Tanınması ve tedavi edilmesi halkın ve doktorların eğitimi ile mümkün olabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;DEPRESYON ve TRANSKRANİAL MANYETİK STIMULASYON&lt;br /&gt;Son yıllarda Bilim adamları, düzensiz beyin fonksiyonlarını normalleştirecek ve aynen bir bilgisayar gibi resetleyerek, duygu, düşünce, hareket, hafıza gibi bir çok beyin fonksiyonunu normal haline getirecek araştırmalar peşindedir. İşte Transkranial Manyetik Stimülasyon tedavisi ile beyine şok manyetik uyarılar göndererek, beyinin hastalanmadan önceki sağlam durumuna yeniden dönmesi amaçlanmaktadır. Nitekim Amerika’da ki son Dünya Nöroloji Kongresinde Transkranial Manyetik Stimülasyon (TMS) tedavisinin nöropsikiyatrik hastalıkların tedavisinde çığır açacağı vurgulanmıştır.Beyinde yaklaşık 10 milyar hücre aktif olarak birbiri ile sürekli iletişim kombinezonu ile çalışmaktadır. Düşüncelerimizin ya da hareketlerimizn gerçeklesmesi, beyin hücreleri arasında ki bu 10 milyar kere 10 milyar işlemler sonucunda gerçekleşmektedir. Üstelik bu işlemlerin çoğu saniyeden çok daha kısa bir zaman diliminde ceryan etmektedir. Bu konuyu iyi anlamanız için bir örnek vermek gerekirse büyük bir alan düşünün ve orada 10 milyar adet telefon cihazı olsun ve bu on milyar telefonda birbirlerine bağlı olsun. İşte beynimiz aşağı yukarı aynı mekanizma ile çalışmaktadır. Böyle bir iletişim ağının dehşetini tasavvur edebiliyor musunuz. İşin en ilginç tarafı da hücreler arası yorumlar, henüz tam olarak çözülemeyen mikro molukuler biyolojik ajanlarla gerçekleşmektedir. İşte bu mikro molekuler ajanlarda ki dengesizlikler depresyondan tutunda, baş ağrısına kadar bir çok nörolojik ve psikiyatrik sorunlara ve hastalıklara neden olmaktadır.İşte bu bağlamda, Transkranial Manyetik Stimulasyon (TMS) tedavisi, mikro molekuler biyolojik ajanların dengesizliğini ortadan kaldırmakta adeta beyini bilgisayar misali resetlemektedir. Newyork Ulusal Mental Sağlık Enstitüsü (The National İnstitute of Mental Health) yapmış olduğu 3 farklı çalışma da Transkranial Manyetik Stimülasyonun (TMS), depresyon üzerine oldukça etkili olduğu ve ağır depresyonlarda nerdeyse EKT’ye yakın bir düzelme gösterdiğini bildirmişlerdir. Üstelik Elektro Konvulzif Tedavi (EKT) invazif bir yöntem olduğu halde TMS’ nun hiçbir olumsuz etkisi yoktur. Çalışma ekibinden Dr. Saran Lisanby, gelecek yıllarda TMS' nin, dep&amp;shy;resyonda en etkili ve yan etkisiz tedavi olarak benimseneceğini belirtmektedir.Transkranial Manyetik uyarımda MRI’da kullanılanlara benzer sofistike elekromıknatıslar kullanılmaktadır. Kafa üzerinde bu elektromıknatısların ürettiği, manyetik darbeler sinir hücrelerinde ve sinir yollarında aynı eko gibi etkilenmelere neden olarak düzeltici etkiler sağlamaktadır. Güney Karolina Tıp Fakültesinden psikiyatrist Dr. Mark George , “Beyinin hem kimyasal hem elektriksel faaliyetleri olan bir organ olduğu unutulmamalıdır” demektedir. Oldukça problemli yan etkilerine rağmen elektroşok tedavisi, uzun süreli şiddetli depresyonda halen en etkili yöntem olarak uygulanmaktadır. Halbuki TMS, EKT benzeri düzeltici etkiler sağlamaktadır. Hemde hiçbir invaziv yönü olmadan.Bilinmektedir ki beyinin farklı bölgelerindeki sinir hücreleri birlikte, bir uyum içerisinde hareket etmektedir. Özel olan korteksin yargılama, yapma ve hayatlarımızı planlama işlemlerinde etkili bölgeleri ile limbik sistemin duygular ağırlıklı bölgelerini bağlayan zincirlerdir. Depresyona yönelik bir teori de, depresif duygu durumunun bu zincirlerdeki bir dengesizlikten kaynaklandığını veya bu dengesizliğe bağlı olduğunu belirtmektedir. Tıpkı bir bilgisayarın formatlanması (sıfırlanması) gibi periyodik manyetik uyarımlar sonucu bu bölgelerdeki akımlar yeniden yapılandırılabilmektedir. Hatta Time Dergisi manyetik 'darbe'lerle depresyon tedavisinden alınan sonuçların hem doktorlar hem de hastalar açısından umut verici olduğunu bildirmektedir. ABD’nin ünlü Time dergisi, depresyon tedavisinde manyetik puls-darbelerin umut verici olduğunu bildirdi. Columbia Üniversitesi’ndeki New York Eyaleti Psikiyatri Enstitüsü’de deneysel bir tedavi ile , bir çok hastada olumlu sonuçlar alındığını yayınlamıştır. Sonuç itibariyle Transkranial Manyetik Stimulasyon, depresyon tedavisinde önemli bir tedavi unsuru olarak yerini almıştır. İlaçlara cevap vermeyen ya da tam düzelmeyen hastalar için umut ışığı olmuştur. Literatürde ilaçlara dirençli bir çok hastanın manyetik stimülasyonla düzeldiğine dair sayısız örnek vardır.Özellikle hamile olan ya da emzirme döneminde olup, ilaç kullanması sakıncalı olan bayan hastaların çok rağbet ettiği bir tedavi yöntemi durumuna gelmiştir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:&lt;a href="http://www.rehberlikzirvesi.com/index.php?news=19&amp;amp;vote=5&amp;amp;aid=19&amp;amp;Vote=Vote"&gt;http://www.rehberlikzirvesi.com/index.php?news=19&amp;amp;vote=5&amp;amp;aid=19&amp;amp;Vote=Vote&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.emg-eeg.com/tms.php"&gt;http://www.emg-eeg.com/tms.php&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3730974112043047845?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3730974112043047845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3730974112043047845' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3730974112043047845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3730974112043047845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/06/depresyon-ruhsal-knt.html' title='Depresyon (Ruhsal Çöküntü)'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEJbLP7qBCI/AAAAAAAAAPI/MrrL3TjrtOs/s72-c/depresyon.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3140121281610956843</id><published>2008-05-30T08:50:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:14.093-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilim'/><title type='text'>Şeytan Üçgeni'nin Sırrı Çözüldü</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEAi669JAyI/AAAAAAAAAPA/An7E___ebxc/s1600-h/ucgen.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206199564893750050" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEAi669JAyI/AAAAAAAAAPA/An7E___ebxc/s200/ucgen.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bermuda üçgeni ya da şeytan üçgeni hakkında şimdiye kadar çok esrarengiz hikayeler anlatıldı. Ancak son dönemde yapılan araştırmalarla Bermuda Üçgeni'nin sırrı da tarihe karıştı.&lt;br /&gt;Şeytan üçgeni efsaneleri...&lt;br /&gt;Alman haber dergisi Focus'un internet sitesinde yer alan habere göre Bermuda Üçgeni'nde meydana gelen uçak ve gemi kazalarının nedeninin aslında dünyanın herhangi bir noktasında meydana gelen kazalardan çok farklı olmadığı belirtildi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Berlitz efsaneleştirdi&lt;br /&gt;Haberde, Şeytan Üçgeni'ni Charles Berlitz'in 1974 yılında yayımladığı "Bermuda Üçgeni" adlı kitapla esrarengiz hale getirdiği vurgulandı. Berlitz'in kitabında Bermuda Üçgeni'nde meydana gelen kazalara gizem katarak anlattığı ve böylece bir efsane doğduğu belirtildi.&lt;br /&gt;Koordinatlar yanlış&lt;br /&gt;Dünyada iki noktada magnetik pusula tam olarak Kuzey'i gösteriyor. Ancak normal pusula ile bu noktada yapılan ölçümlerde 60 derecelik bir hata oluşuyor. Kule uzmanları uçaklara koordinatları verirken bu durumun farkında değil ve böylece kazalara davetiye çıkarılıyor.&lt;br /&gt;Bir diğer senaryoda ise Bermuda Üçgeni denilen bölgenin altında okyanusta metan gazını birikmiş olması. Metan gazı da gemi kazalarına neden olmuş olabilir.&lt;br /&gt;Günümüzde artık ciddi araştırma yapan bilimadamları Şeytan Üçgeni efsanesini yazar Charles Berlitz'in yarattığı konusunda hem fikir. Londra merkezli sigorta şirketi Lloyd's da esrarengiz olduğu bilinen bu noktada dünyanın diğer bölgelerinden daha fazla kaza olmadığını istatistiklerinde açıkça ortaya koyuyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3140121281610956843?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3140121281610956843/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3140121281610956843' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3140121281610956843'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3140121281610956843'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/eytan-geninin-srr-zld.html' title='Şeytan Üçgeni&apos;nin Sırrı Çözüldü'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEAi669JAyI/AAAAAAAAAPA/An7E___ebxc/s72-c/ucgen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3112305482670892028</id><published>2008-05-30T08:32:00.003-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:14.283-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Nicolas Sarkozy: 'Müslüman Olan Ülke Avrupalı Olamaz'</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEAfoK9JAxI/AAAAAAAAAO4/krE55qw5b_o/s1600-h/gogle.Nicolas.Sarkozy.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206195944236319506" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEAfoK9JAxI/AAAAAAAAAO4/krE55qw5b_o/s200/gogle.Nicolas.Sarkozy.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine yine karşı çıktı ve bu defa Müslümanlığı gerekçe gösterdi&lt;br /&gt;Sarkozy, ''Devleti laik olsa da nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkeyi Avrupalı olarak görmem'' dedi.&lt;br /&gt;Sarkozy açıklamasını Polonya'ya günübirlik yaptığı ziyarette yaptı.&lt;br /&gt;Fransa Cumhurbaşkanı, "Benim için Avrupa'nın birliğe, iradeye ve toplumsal desteğe sahip olmayan bir varlık haline gelmemesi çok önemli" diye konuştu.&lt;br /&gt;Sarkozy daha önceki açıklamalarında Türkiye'ye itiraz gerekçesi olarak ülkenin "kültürel farklılığını" ve "Avrupa'nın coğrafi sınırlarının dışında olmasını" gösteriyordu&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:cnntürk&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3112305482670892028?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3112305482670892028/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3112305482670892028' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3112305482670892028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3112305482670892028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/nicolas-sarkozy-mslman-olan-lke-avrupal.html' title='Nicolas Sarkozy: &apos;Müslüman Olan Ülke Avrupalı Olamaz&apos;'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SEAfoK9JAxI/AAAAAAAAAO4/krE55qw5b_o/s72-c/gogle.Nicolas.Sarkozy.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-7887237795953510272</id><published>2008-05-27T09:37:00.001-07:00</published><updated>2008-05-27T09:41:23.788-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>Sendikalı Olmaya Var mısın Yok musun?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Hayatın her alanında olabileceği gibi, çalışma hayatında da haksızlığa uğrama ihtimali vardır. İşçi, işverenin kendisini işten çıkarması korkusuyla görevi olmayan işleri yapmak zorunda bırakılmış, gece vardiyasına kalmak zorunda kalmış, fazla mesai yapmış, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından çok sağlıksız bir ortamda çalışmak zorunda bırakılmış ve hatta ücretinde indirime gidilmiş olabilir. İşte böyle durumlarda işçiler, “sendikaların” sihirli değnekleri olduğu inancıyla, sendika üyesi olma arayışına girerler. Hatta çoğu işçiye, sendikalı işçilerin işten çıkarılmasının mümkün olmadığı, bunun bir suç teşkil ettiği inancı hakimdir.Bu inanışların doğru olup olmadığına ilişkin vereceğimiz yanıta, adım adım ulaşalım: Öncelikle, sendikaya üye olmak işçinin isteğine bağlıdır. Sendikalara üyelik hakkı anayasal bir hak olarak Anayasamızın 51. maddesinde güvence altına alınmıştır. Yani, işverenin iznine ihtiyaç yoktur. İş sözleşmelerine “sendikaya üye olamaz” şeklinde bir madde eklenerek, bu hakkın kullanımı yasaklanamaz. Bu madde geçersizdir ve herhangi bir hukuki engel oluşturmaz. On altı yaşını doldurmuş olup, Sendikalar Yasası’na göre işçi olarak çalışan herkes işçi sendikalarına üye olabilir. İşçi daha işe girdiği ilk günden itibaren sendikaya üye olabilir, bir kıdem şartı yoktur. İşçinin birden fazla sendikaya üye olması yasaktır. İşçi başka bir sendikaya üye olmak istiyorsa, öncelikle üyesi bulunduğu sendikanın üyeliğinden çıkması gerekir.İşçi sendikaya üye olabilmek için, sendikadan alacağı üye kayıt fişini imzalar ve noterde onaylatır. Bir nüshasının sendikaya verilmesi ve sendikanın yetkili organınca üyeliğin kabulü ile sendikaya üyelik gerçekleşmiş olur.Sendika üyeliği konusunda iş kolu esası geçerlidir. Bir işçi ancak, çalıştığı işyerinin ait olduğu işkolunda kurulu bir sendikaya üye olabilir. Örneğin, bir şeker fabrikasında çalışan işçi, Şeker İş Kolunda kurulu bir sendikaya üye olabilir.Sendikaya üye olmanın bir çok yönden getirileri olabilir. Sendikalar, çalışma ve sosyal hayata ilişkin faaliyetler sunmaktadır. Sendikaların çalışma hayatına ilişkin faaliyetlerinden en önemlisi toplu iş sözleşmesi imzalamaktır. Sosyal faaliyetleri arasında ise, sigorta, emeklilik gibi konularda üyelerine adli yardımda bulunmak, işçi kesiminin de katıldığı kurullara temsilci göndermek, işçilerin mesleki bilgilerini, verimliliğini arttıracak kurslar, seminerler açmak, bu konuda gerekli tesisleri kurmak vb. İşçi sendikalarının yasal olarak aslında geniş diyebileceğimiz bu faaliyet alanlarına karşın, uygulamada işçilerin sendikalı olmaya rağbet etmelerindeki başlıca etken, toplu iş sözleşmeleriyle ücretlerinde bir yükselme olabileceği beklentisidir.Hal böyle olunca, işçinin üye olacağı işçi sendikasının işverenle toplu sözleşme yapmaya ehliyetli ve yetkili olması gerekir. Bu konudaki başlıca koşullar, işçi sendikasının toplu iş sözleşmesi imzalanacak işyerinin bağlı bulunduğu iş kolunda faaliyet göstermesi, ilgili iş kolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunu üye kaydetmiş olması ve ayrıca toplu sözleşme yapacağı işyerindeki (veya işyerlerindeki) toplam işçi sayısının yarısından fazlasını üye kaydetmiş olması gerekliliğidir. Bu şartlar tutturulmuşsa, işçi sendikasının prensip olarak toplu iş sözleşmesi yapmak için ehliyet ve yetkisi var demektir.Sendikalı olmak işçiler için işten atılmaya karşı kuvvetli bir güvence midir? Buna verilecek yanıt, ne yazık ki olumsuz olacaktır. Sendika üyesi olmak, işçiyi işverenin işten çıkarmasından kurtaramamaktadır. Ancak, sendika üyesi olan işçiler, sendika üyesi olmayanlara göre yasalar önünde daha fazla korunur. Öncelikle, işçi İş Yasası’ndaki feshe karşı koruma hükümlerinin kapsamı içerisindeyse, ki bunun şartları kural olarak işyerinde en az 30 işçinin çalışması ve işçinin an az 6 aylık kıdeminin olmasıdır, işe iade davası açabilir. Ama bu dava sonunda da işverene, işçiyi işte çalıştırmaya devam etmek veya işten atıp sadece yasada belirtilen tazminatı ödemek konusunda bir seçim hakkı tanınmıştır. Eğer işçi feshe karşı koruma hükümlerinin kapsamına girmiyorsa, burada işverenin işçiyi işten çıkarması ve bunun sonucunda ise birinci durumdan bile daha az bir tazminat ödemesi söz konusu olabilir. Yani, işveren eğer kafasına koymuşsa, işçi ister sendikalı ister sendikasız olsun, işten çıkarabilme imkanına sahiptir.Burada, hukuksal olandan çok, pisikolojik kaygılar ön plana çıkıyor. Özellikle sendikal hakları elde etmek, korumak ve geliştirmek mücadelesi zorlu bir sürecin, disiplin, kararlılık ve sabırla göğüslenmesini gerektirir. Elbette ki işçi, sendikalı olmasa da işten çıkarılma tehlikesi her zaman mevcuttur. Hatta yukarıda da belirttiğim gibi, sendikasız olarak işten atılma durumunda, işçi daha az tazminat alır. Buna karşın, sendika üyesi olan işçilerin, işverenlerce hoş karşılanmadığı da bir gerçektir. Yani, sendikalı işçiler bir yandan bazı ek haklara sahipken, diğer yandan ilk işten atılanlar da bu işçiler olmaktadır. Uygulamada sık sık görüldüğü gibi, ileride yapılacak bir toplu iş sözleşmesi ihtimaline ve bu sözleşmenin getirebileceği ağır mali yükümlülüklerine karşı işveren tarafından sendikalı işçilerin çok daha kolay işten çıkarıldığı görülmektedir. Belki işveren bu durumda sendikasız işçilere nazaran daha fazla bir işten çıkarma tazminatı ödemek zorunda kalacaktır, ancak uzun vadede (basit mantıkla) mali açıdan karlı çıktığı da görülmektedir. Hatta işten çıkardığı işçilerin yerine, çok daha ucuz işçiler istihdam edebilir. Ayrıca, sendikalı işçileri işten atarak, sendikasız diğer işçilere gözdağı da verebilmektedir.Sözün özü, sendikalı olmak faydalar yanında, riskleri de beraberinde getirir. Özellikle küçük işletmelerde sendikalı işçilerin işten çıkarılmaları daha kolay yapılabilmektedir. Bu şekilde kolayca “sendikal nedenlerle işten çıkarmaların” yapılabilmesi, aslında Türk İş Hukuku Sisteminin bir ayıbıdır. Deyim yerinde ise, Anayasayla verilen bir hak, işveren tarafından kolayca alınabilmektedir. Bir kıyaslama yapmak gerekirse, Alman İş Hukukunda gerek feshe karşı koruma hükümlerinden yararlanma kapsamında olan, ve gerekse olmayan işçiler, sırf sendikalı olmaları nedeniyle işten atılıyorsa veya bu nedenle kötü muameleye tabi tutuluyorlarsa, yapılan bu işlem geçersiz sayılır. Çünkü ortada Anayasa’nın verdiği temel bir hak vardır ve bu hakkın korunması ve uygulanması işçi ile işveren arasındaki ikili ilişkilerde de uygulama alanı bulur. Türk İş Hukuku Sisteminin bu hallerde sunduğu çözüm ise, hakkın verilmesi değil, olsa olsa işçinin elinden alınan hakkının ucuz bir şekilde tazmin edilmesidir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Dr. Vedat LAÇİNER (USAK İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uzmanı) (&lt;a href="mailto:laciner@yahoo.com"&gt;laciner@yahoo.com&lt;/a&gt;)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-7887237795953510272?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/7887237795953510272/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=7887237795953510272' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7887237795953510272'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7887237795953510272'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/sendikal-olmaya-var-msn-yok-musun.html' title='Sendikalı Olmaya Var mısın Yok musun?'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-1875547921375624062</id><published>2008-05-27T09:15:00.003-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:14.489-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Kızıl Gezegene Tarihi İniş</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDw0yq9JAwI/AAAAAAAAAOw/STZM76VD9xM/s1600-h/Mars.google.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5205093314462286594" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDw0yq9JAwI/AAAAAAAAAOw/STZM76VD9xM/s200/Mars.google.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;NASA’ya ait Phoenix (Anka Kuşu) uzay aracı, dün sabaha karşı, tüm zorluklarına karşın, "Kızıl Gezegen"in kuzey kutup bölgesine yakın bir yere başarıyla indi.&lt;br /&gt;Mars'tan geçen ilk görüntüler...&lt;br /&gt;Phoenix, Mars’tan daha önce hiç görülmemiş fotoğraflar göndermeye başladı. Bilimciler, Mars’ın büyük olasılıkla gençliğinde Dünya’ya çok benzediğine inanıyor.&lt;br /&gt;DOKSAN günlük bir görev için gönderilen Phoenix’in Mars’a başarıyla inmesi, NASA üssündeki bilim adamlarını sevince boğarken, göndermeye başladığı eşsiz fotoğraflar, sevinci ikiye katladı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Phoenix, mükemmel inişinden yaklaşık iki saat sonra, küçük kaya parçalarının arasında, Mars yüzeyine basmış bacaklarından birinin görüntüsü ile ufuk çizgisinin görüntülerini Dünya’ya ulaştırdı. İlk görüntülerin, uzay aracının durumu ve üzerindeki bilimsel araçlar hakkında uzmanlara bilgi verdiği belirtiliyor.&lt;br /&gt;10 ay, 711 milyon km&lt;br /&gt;İlk fotoğraflar, gezegenin Kuzey Kutbu’nun donmuş, kayalıklı yeryüzeyi hakkında önemli bilgiler verdi. Fotoğraflar ayrıca, aracın enerjisini sağlayacak olan güneş panellerinin düzgün bir şekilde açıldığını da kanıtlıyor. Güneş panelleri, aracın inişinin havaya savurduğu yoğun toz tabakası yatıştıktan sonra açılmak üzere programlanmıştı.&lt;br /&gt;Anka Kuşu, 10 ayda 711 milyon kilometre yol katederek Mars’a ulaştı. Uzay aracı, 1976 yılında Viking-2’den sonra Mars’a motor kullanarak yumuşak iniş yapan ikinci araç oldu.&lt;br /&gt;İnmeyi başaranlar&lt;br /&gt;Mars 3: Sovyetler’in aracı, 28 Mayıs 1971’de indi, ancak 20 saniye çalıştı.&lt;br /&gt;Viking 1: &lt;a title="ABD Haberleri" href="http://www.haberler.com/abd/"&gt;ABD&lt;/a&gt;’nin aracı, 20 Temmuz 1976’da Mars’a başarıyla inen ilk uzay aracı oldu.&lt;br /&gt;Viking 2: 9 Eylül 1975’te Mars’ta yaşam aramak için fırlatıldı. Hálá çalışıyor.&lt;br /&gt;Spirit: Jeolog robot, 10 Haziran 2003’te NASA tarafından gönderildi. Hálá çalışıyor.&lt;br /&gt;Opportunity: Spirit’in ikizi olan araç, 7 Temmuz 2003’te gönderildi. Hálá çok yararlı çalışmalar yapıyor.&lt;br /&gt;Phoenix: Amerikan aracı, 25 Mayıs 2008’de Mars’ın arktik bölgesine indi.&lt;br /&gt;1960’tan beri 38 araç gönderildi&lt;br /&gt;Phoenix uzay aracının indiği Mars’a, 1960’tan bu yana, Amerika, Rusya, Japonya ve Avrupa ülkelerinden 38 uzay aracı gönderdildi, ancak bunların çok azı başarılı oldu. Phoenix dahil, sadece 5 Amerikan uzay aracı kazasız belasız Kızıl Gezegen’e inebilirken, Ruslar, 1971’de bir aracı Mars’a indirmeyi başardılar, ancak Dünya ile sadece 20 saniye iletişim kurabildi. Japonların tek denemesi başarısızlıkla sonuçlanırken Avrupalılar "Mars Express" adlı aracı yörüngeye yerleştirebildi, ama "Beagle 2" adlı aracı Mars yüzeyine indiremediler.&lt;br /&gt;Tüm görevi kazmak analiz yapıp su aramak&lt;br /&gt;Mars yüzeyinde, bir zamanlar mikrobik yaşam olup olmadığını araştıracak olan uzay aracı, gezegen yüzeyinde buz halinde olduğu tahmin edilen suyu da analiz edecek. Göndereceği fotoğrafların, donmuş Mars toprağının su açısından zengin olduğunu kanıtlaması da bekleniyor.&lt;br /&gt;Ancak fotoğrafların yanı sıra asıl hedef, aracın robot koluyla kazdığı Mars yüzeyinden örnek toplamak. 2.35 m boyundaki robot kol, 1 m derinlikte sondaj yapıp örnek toplamak üzere tasarlandı.&lt;br /&gt;Proje Yöneticisi Barry Goldstein, aracın inişinden sonra "Rüyamda bile her şey bu kadar mükemmel olamazdı. Mükemmel gerçekleşen inişin ardından gelen eşsiz fotoğraflar, muhteşem bir ekiple yaptığımız beş yıllık çalışmamızın boşa gitmediğini kanıtlıyor" diye konuştu. Goldstein, projenin en zor kısmının geride kaldığını, ancak hala çok önemli görevler olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;Phoenix’in bir diğer yetkilisi Arizona Üniversitesi uzmanlarından Peter Smith ise şunları söyledi:&lt;br /&gt;"Tüm görevimiz, kazmak. Kuzey Kutup bölgesinin, Mars’taki iklim değişikliğine çok hassas olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda, yaşam hikayesini de bünyesinde saklıyor. Bir zamanlar bölgede meteorların ya da diğer cisimlerin çarpması sonucu organik yaşamın olduğunu sanıyoruz."&lt;br /&gt;Dünya’nın gençliğine benziyordu&lt;br /&gt;Bilim insanları, Kızıl Gezegen’in 4 milyar yıl önce sıcak ve rutubetli olduğunu, ama daha sonra çöl soğuğunun hakim olduğu ölümcül bir hale geldiğini düşünüyorlar. Dünya’nın atmosferi yüzde 78 oranında azot ve yüzde 20,6 oranında oksijenden oluşmasına karşılık, Mars’ın atmosferinde yüzde 95 oranında karbondioksit, yüzde 2,7 oranında azot, yüzde 1,6 argon ve yüzde 0,13 oranında oksijen ile eser miktarda su buharı bulunuyor. Eliptik yörüngesinin Güneş’e çok belirgin şekilde yaklaşıp uzaklaşmasından ötürü yüzey sıcaklığı eksi 120 ile 25 derece santigrat arasında değişen Mars’ın kutup bölgeleri de farklı bileşenlerden oluşuyor. Güney kutbunun pek az su ile CO2’ten, kuzeyin ise buzdan oluştuğu tahmin ediliyor. Kışın gezegenin karbondioksit ağırlıklı atmosferi yoğunlaşıyor ve kutup bölgelerinin büyük bölümünü 10 cm kalınlığında bir karbonik kar tabakası ile kaplanıyor. 10 km yüksekliğinde ve 4 bin km genişliğinde lav akıntılarından oluşan dev bir kümbetin bulunduğu Mars’ta 7 km derinliğinde, 4 bin km uzunluğunda kanyonlar ve 6 km derinliğinde 2 bin km çapında bir krater de bulunuyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-1875547921375624062?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/1875547921375624062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=1875547921375624062' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1875547921375624062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1875547921375624062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/kzl-gezegene-tarihi-ini.html' title='Kızıl Gezegene Tarihi İniş'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDw0yq9JAwI/AAAAAAAAAOw/STZM76VD9xM/s72-c/Mars.google.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-5631790201122983105</id><published>2008-05-27T09:00:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:14.640-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Sigara Ajanları Geliyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDwxIq9JAvI/AAAAAAAAAOo/_hed28etqtg/s1600-h/sigara_google.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5205089294372897522" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDwxIq9JAvI/AAAAAAAAAOo/_hed28etqtg/s200/sigara_google.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yasak getirilen yerlerde sigara içenler için, fotoğraf ve video kaydı gibi görsel dökümanlar da ispat aracı olarak kullanılacak.&lt;br /&gt;Sigara yasağındaki 62 YTL'lik idari para cezasının, kanuni süresi içinde ödenmesi halinde 15,5 YTL indirim uygulanacak.&lt;br /&gt;İçişleri, Maliye ve Sağlık Bakanlıklarının bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğiyle, kamu kurum ve kuruluşlarına ait yer, araç, bina ve tesislerde tütün ürünü tüketenlere verilecek idari yaptırım kararlarının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlendi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tebliğe göre, belirtilen yerlerde tütün ürünü tüketenlere ilgili idari birim amirinin yetkili kıldığı kamu görevlileri tarafından idari para cezası verilecek.&lt;br /&gt;Tütün ürünü tüketiminin ispatında, usulüne uygun olarak tanzim edilen tutanak veya olay raporu, varsa ihbarda bulunan, şikayetçinin ya da diğer kişilerin beyanlarını içeren tutanak ve ispata yarar fotoğraf, video kaydı gibi görsel dökümanlar yeterli olacak.&lt;br /&gt;Yasak yerde tütün ürünü tüketiminin tespiti halinde, karar tutanağı imzalatılırken, kişiye şu konularda bilgi verilecek:&lt;br /&gt;-Tebliğ tarihinden itibaren idari para cezasını 1 ay içinde ödemesi gerektiği&lt;br /&gt;-Yaptırım kararının kendisine tebliğ veya tefhim edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde karara karşı sulh ceza mahkemesine başvurabileceği, bu süre içinde başvuru yapmazsa, kararın kesinleşeceği&lt;br /&gt;-İdari para cezasının kanun yoluna başvuru süresi içinde ödenmesi halinde cezanın dörtte üçünün tahsil edileceği&lt;br /&gt;-Peşin ödemenin, kişinin karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemeyeceği&lt;br /&gt;Tutanak düzenlenmesi sırasında kişi, imza atmaktan kaçınırsa, bu durum da tutanağın ''idari yaptırım uygulanan şahsın imzası'' bölümünde belirtilecek ve tutanağın bir nüshası ilgili kişiye verilecek.&lt;br /&gt;Tebliğe göre, yasaklanan mekanlarda tütün ürünü tüketenlere verilecek 62 YTL'lik idari para cezasının kanuni süresi içinde ödenmesi halinde, 15,5 YTL indirim uygulanacak ve bu şekilde ceza 46,5 YTL olarak tahsil edilecek. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:AA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-5631790201122983105?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/5631790201122983105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=5631790201122983105' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/5631790201122983105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/5631790201122983105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/sigara-ajanlar-geliyor.html' title='Sigara Ajanları Geliyor'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDwxIq9JAvI/AAAAAAAAAOo/_hed28etqtg/s72-c/sigara_google.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-450825631038700566</id><published>2008-05-27T08:50:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:14.882-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Çin'de Zamanla Yarış</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDwuRq9JAuI/AAAAAAAAAOg/Oa8A6GJdCYo/s1600-h/google_cin.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5205086150456836834" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDwuRq9JAuI/AAAAAAAAAOg/Oa8A6GJdCYo/s200/google_cin.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çin'de askeri birlikler, Siçuan bölgesindeki depremin tetiklediği toprak kaymalarıyla oluşan bir göldeki suyu boşaltarak olası bir seli önlemeye çalışıyor.&lt;br /&gt;Deprem nedeniyle onlarca göl oluştu&lt;br /&gt;Bölgeye ağır iş makinaları getiren ordu, suyu boşaltmak için patlayıcı kullanmayı planlıyor.&lt;br /&gt;Beiçuan kasabasından 3 kilometre uzakta oluşan gölde su seviyesinin hızla yükseldiği, yetkililerin suların bendini aşmasından kaygı duyduğu kaydediliyor.&lt;br /&gt;Gölün aşağı kesimlerinde yaşayan yaklaşık 70 bin kişi tahliye edildi. On binlerce kişinin daha tahliyesi için çalışmalar sürüyor.&lt;br /&gt;Göldeki su miktarının 100 milyon metreküpten fazla olduğu belirtiliyor.&lt;br /&gt;Bu arada bölgede gerilim hala yüksek.&lt;br /&gt;Hafta sonu güçlü bir artçı sarsıntının vurduğu ülkede altı kişi öldü 1000 kişi de yaralandı.&lt;br /&gt;Çin haber ajansı Xinhua, depremde 270 bin evin ya tamamen tahrip olduğunu, ya da ağır hasar aldığını açıkladı.&lt;br /&gt;12 Mayıs'taki depremin tetiklediği toprak kaymaları nedeniyle onlarca göl oluştu.&lt;br /&gt;Su Kaynakları Bakanı Yardımcısı E. Jingping önceki gün göllerin kontrol altında olduğunu, ancak durumun kötü gözüktüğünü söylemişti.&lt;br /&gt;Önümüzdeki günlerde düşeceği tahmin edilen yoğun yağışlar nedeniyle bu göllerdeki su seviyesinin yükselmesinden ve taşkınlara yol açmasından korkuluyor.&lt;br /&gt;Kaygı veren göl&lt;br /&gt;Özellikle kaygı verense Tangjiaşan Gölü.&lt;br /&gt;Çin haber ajansı Xinhua'ya göre cumartesi günü göldeki su seviyesi iki metre birden arttı ve bariyer düzeyine yaklaşmasına sadece 29 metre kaldı.&lt;br /&gt;128 milyon metreküp su tutan gölün taşması durumunda yıkıcı bir sel felaketine neden olabileceği belirtildi.&lt;br /&gt;Her biri 10'ar kilo patlayıcı taşıyan askerlerin göle ulaştığı ve çalışmalarına başladığı bildirildi.&lt;br /&gt;Göl sularının akış istikameti üzerinde yaşayan binlerce kişinin tahliye edildiği kaydedildi.&lt;br /&gt;Bölgedeki barajların durumları da kaygı veriyor.&lt;br /&gt;Bakan yardımcısı Jingping, gerekli önlemlerin alınmasına karşın, 69 barajda taşkın tehlikesi olduğunu belirtti.&lt;br /&gt;Çin'deki depremde şu ana kadar ölenlerin sayısı 62 bin.&lt;br /&gt;24 bin kişiyse kayıp.&lt;br /&gt;350 bin kişinin de yaralandığı belirtiliyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:bbcturk&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-450825631038700566?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/450825631038700566/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=450825631038700566' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/450825631038700566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/450825631038700566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/inde-zamanla-yar.html' title='Çin&apos;de Zamanla Yarış'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDwuRq9JAuI/AAAAAAAAAOg/Oa8A6GJdCYo/s72-c/google_cin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3646159301585584281</id><published>2008-05-27T08:41:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:15.080-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>'Türksat 3A' 31 Mayısta Fırlatılacak</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDwspa9JAtI/AAAAAAAAAOY/j_YSHadEuL0/s1600-h/google_Turkiye_uydu.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5205084359455474386" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDwspa9JAtI/AAAAAAAAAOY/j_YSHadEuL0/s200/google_Turkiye_uydu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;TÜRKSAT Uydu Haberleşme ve Kablo TV İşletmesi A.Ş. (TÜRKSAT) Genel Müdürü Özkan Dalbay, "31 Mayıs TSİ 00.50'de fırlatılacak olan TÜRKSAT 3A ile Türkiye'nin uydu iletişimi alanındaki mevcut konumunu çok daha ileri noktalara ulaştırmış olacağız" dedi.&lt;br /&gt;Dalbay, Gölbaşı'ndaki Uydu Hizmetleri Merkezi'nde TÜRKSAT 3A uydusunun 31 Mayıs TSİ 00.50'de Fransız Guyanası'ndan uzaya fırlatılması ile ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi.&lt;br /&gt;TÜRKSAT 3A uydusunun hizmete girmesiyle Çin'in önemli bir bölümünün, Avrupa'nın ve Orta Doğunun tamamının, Kuzey Afrika, Kuzey Atlantik ve Kanada'nın Halifax bölgesinin Türk uydularının kapsama alanına gireceğini anlatan Dalbay, "Türkiye'nin iletişim sınırlarını Amerika'dan Çin'e kadar genişlettik" dedi.&lt;br /&gt;Türkiye'nin 1980'li yılların sonunda uydu uzay teknolojileri konusunda adım attığını dile getiren Dalbay, 1994'te TÜRKSAT 1B, 1996'da TÜRKSAT 1C ve 2001'de TÜRKSAT 2A uydularının hizmete girdiğini belirtti. Dalbay, "31 Mayıs TSİ 00.50'de fırlatılacak olan TÜRKSAT 3A ile Türkiye'nin uydu iletişimi alanındaki mevcut konumunu çok daha ileri noktalara ulaştırmış olacağız" dedi.&lt;br /&gt;TÜRKSAT 3A uydusunun Fransa'da üretildiğini ve SpaceBus 4000B2 serisi olduğunu anlatan Dalbay, uydunun ömrünün en az 20 yıl olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;TÜRKSAT 1C uydusunda diğer uydularda olmayan "yıldız izleme" özelliğinin bulunduğunu dile getiren Dalbay, diğer uyduların güneşe ve dünyaya bakarak yerini bildiğini anlattı. Dalbay, TÜRKSAT 3A uydusunun ise yıldızları izleyerek yerini hesapladığını söyledi.&lt;br /&gt;TÜRKSAT 1C'nin bütün trafiğini ve yükünü TÜRKSAT 3A'nın alacağının altını çizen Dalbay, 1C uydusunun farklı bir yörüngede, farklı bir şekilde işletileceğini söyledi. Dalbay, TÜRKSAT 1C'nin, televizyonların ilave data aktarımı taleplerinin yerine getirilmesinde kullanılacağını kaydetti.&lt;br /&gt;Türkiye'nin milli haberleşme uydusunun üretilmesi ve buna yönelik insan kaynağının yetiştirilmesi projesi kapsamında 20 mühendisin Fransa'da eğitim aldığını ifade eden Dalbay, TÜRKSAT 5A milli haberleşme uydusunun tasarımına başladığını anlattı. Dalbay, bir kaç yıl içinde 5A'nın tasarım çalışmasının kesinleşmesinin ardından üretim çalışmalarına başlanacağını söyledi.&lt;br /&gt;Dalbay, toplantının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. "TÜRKSAT 3A hayatımızda neleri değiştirecek?" sorusu üzerine, "Yüksek çözünürlüklü (HD) yayınların iletilmesi ile ilgili çok iyi bir altyapıya kavuşulmuş olacak. Çanak antenlerin çapının küçülmesine rağmen daha iyi bir yayın kalitesini standart dijital yayınlarda da elde edebileceğiz" dedi.&lt;br /&gt;Dalbay, kapsama alanına ilişkin bir soruya, "Bizim uydumuzun kapsama alanı diğer uydulardan çok daha geniş. TÜRKSAT 3A ile, karasal anlamda, nüfus yoğunluğu açısından neredeyse dünyanın üçte birini aşan bir nüfusa 90 santimetrelik çanak antenlerle uydular üzerinden televizyon izletme imkanına sahip olacağız" yanıtını verdi.&lt;br /&gt;"TÜRKSAT 3A'nın maliyeti ne kadar?" sorusunu yanıtlarken Dalbay, "3A bir önceki uydumuzdan daha düşük maliyetli. Rakam vermek gerekirse, 3A'nın 200 milyon doların üzerinde bir maliyeti var" dedi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:AA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3646159301585584281?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3646159301585584281/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3646159301585584281' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3646159301585584281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3646159301585584281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/trksat-3a-31-maysta-frlatlacak.html' title='&apos;Türksat 3A&apos; 31 Mayısta Fırlatılacak'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDwspa9JAtI/AAAAAAAAAOY/j_YSHadEuL0/s72-c/google_Turkiye_uydu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-8843053510064792290</id><published>2008-05-26T10:22:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:15.348-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>İş Kazalarına Ağır Cezalar Geliyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDry-q9JAsI/AAAAAAAAAOQ/0nQO8ZB-ZIg/s1600-h/iskazasi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204739477876572866" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDry-q9JAsI/AAAAAAAAAOQ/0nQO8ZB-ZIg/s200/iskazasi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer, İstihdam Paketi ile alt işverenle, asıl işverenin arasındaki tüm sözleşmelerin yazılı olması zorunluluğu getirdiklerini belirtti&lt;br /&gt;“Cezalar artık daha ağır. Usulsüz durumlarda sözleşme iptal edilecek ve hem asıl işverene, hem de alt işverene 10’ar bin YTL ceza verilecek. İşçilere mesleki eğitim de zorunlu hale getirildi. Buna uymayana kişi başı 500 YTL ceza uygulanacak” dedi.&lt;br /&gt;Kaya Yapı tarafından düzenlenen 3. İş, Güvenlik ve Yaşam Zirvesi, İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde yapıldı.&lt;br /&gt;Yüksekte çalışmayı gerektiren tüm sektörleri bir araya getiren zirvede, iş güvenliği için alınması gereken önlemler masaya yatırıldı.&lt;br /&gt;Teknolojik halatlar, iş emniyet kemerleri, yüksekte çalışma ve düşmeyi önleyici sistemler, iş güvenliği ekipmanları, kişisel koruyucu donanımlar ve yük kaldırma ekipmanlarının tasarımı, iş güvenliği eğitimleri konularında faaliyet gösteren Kaya Yapı’nın Genel Müdürü Kemal Kaya, yaptığı konuşmada, Türkiye’de “iş sağlığı ve güvenliği” kavramının, her türlü üretim faaliyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunun yeteri kadar anlaşılamadığını söyledi.&lt;br /&gt;Kaya, iş kazalarını minimize etmek için çalışanlara teorik ve uygulamalı eğitimlerin verilmesinin yanında, CE belgeli kişisel koruyucu donanımların kullanılmasının hayati olduğunu vurguladı. Standartlara uygun olmayan CE belgesiz kişisel koruyucu donanımların üretilmesi, satışı ve kullanımı konusunda daha etkin denetimlerin gerekli olduğuna çeken Kaya, “Bu konuda devletin kurumlarıyla özel sektörün ve ilgili tüm kesimlerin işbirliği yapması gerektiğini düşünüyoruz” dedi. Kaya, İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünün oluşturulması için, kanun yapıcı ve denetleyici misyonu olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, meslek odaları, üniversiteler, işçi ve işveren sendikaları, KKD üreten, ihracat ve ithalat yapan firmalar ile İSG alanında eğitim veren firmaların ulusal platformda bir araya gelmesi gerektiğine inandıklarını ifade etti.&lt;br /&gt;Toplumun tüm katmanlarında ortak bir İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünün oluşması ve yerleşmesi için işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu düşündüklerini dile getiren Kaya, “Aslında iş kazalarının önlenmesi mümkün. AB Standartlarına uygun üretim, denetim ve eğitim sürecini kontrol ederek, İSG kültürünün yerleşmesini sağlayabilirsek maddi ve manevi kayıpları en aza indirmeyi başarabiliriz” diye konuştu.&lt;br /&gt;Kaya, İSG’nin bir an önce ticaret ve sanayi odalarında, ihracatçı birliklerinde ve diğer meslek kuruluşlarında “sektör” olarak tanımlanması gerektiğini vurgularken, bu tür bir örgütlenmenin, sektördeki üretim, ihracat, ithalat ve hizmet kalitesini artıracağını ifade etti.&lt;br /&gt;CEZALAR ARTTI&lt;br /&gt;Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer de yaptığı konuşmada, İstihdam Paketi ile alt işverenle, asıl işverenin arasındaki tüm sözleşmelerin yazılı olması zorunluluğu getirdiklerini hatırlatarak “Cezalar artık daha ağır. Usulsüz durumlarda sözleşme iptal edilecek ve hem asıl işverene, hem de alt işverene 10’ar bin YTL ceza verilecek. İşçilere mesleki eğitim de zorunlu hale getirildi. Buna uymayana kişi başı 500 YTL ceza uygulanacak. Artık işverenler iş güvenliği ile ilgili hizmetleri dışarıdan da alabilir. Dolayısıyla artık ‘Ben bilmiyordum, o yüzden yapmadım’ diyemeyecek. İSG konusunda bilmediği tüm hizmetleri dışarıdan alabilecek” bilgisini verdi.&lt;br /&gt;Özer ayrıca, İstihdam Paketi ile AB ve gelişmiş ülkelerdeki iş güvenliği yaklaşımını benimsediklerini, buna göre her sektörde işverenlerin, kendi risklerini kendisinin belirleyeceğini ve uygun önlemleri alması gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;Kaya Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kaya ise, düşmelerin oluşturduğu iş kazalarının, tüm iş kazalarının yüzde 11.3’ünü oluşturduğunu, bunların yüzde 32’sinin ise ölümle sonuçlandığını belirterek, “Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, iş kazalarının yüzde 50’si kolaylıkla önlenebilecek kazalar. Geriye kalan yüzde 48’i sistemli bir çalışma ile önlenebilirken, yüzde 2’si ise önlenemiyor. Bu rakamlar aslında bize iş kazalarının yüzde 98’inin önlenebileceği gösteriyor” dedi.&lt;br /&gt;Kaynak:ANKA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-8843053510064792290?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/8843053510064792290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=8843053510064792290' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8843053510064792290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8843053510064792290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/i-kazalarna-ar-cezalar-geliyor.html' title='İş Kazalarına Ağır Cezalar Geliyor'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDry-q9JAsI/AAAAAAAAAOQ/0nQO8ZB-ZIg/s72-c/iskazasi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-2586819157787845602</id><published>2008-05-26T10:13:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:15.451-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Kadrolu Kadrosuz Farkı Kalkıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDrw2q9JArI/AAAAAAAAAOI/NRs5POJzIic/s1600-h/memur.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204737141414363826" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDrw2q9JArI/AAAAAAAAAOI/NRs5POJzIic/s200/memur.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Memurlar arasındaki "kadrolu- kadrosuz" farkı kalkıyor. Yeni yasal düzenleme bu yasama yılına yetişecek.&lt;br /&gt;Hükümet 'kadrolu-kadrosuz' farkını kaldırıyor, tüm memurları eşit hale getiriyor.. Kamu personeli rejiminin bu yasama yılında tamamlanaması planlanıyor.&lt;br /&gt;Takvim'e konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, planın ayrıntılarını anlattı. Tanrıverdi, "Kadrolu-kadrosuz ayrımı kalkacak. Tüm memurlar eşit olacak. Başbakan'ın da istediği düzenleme bu döneme yetişecek" dedi.&lt;br /&gt;MEVCUT SİSTEMLE İMKANSIZ&lt;br /&gt;Kamuoyunda 4B'li olarak bilinen sözleşmeli personelin mevcut sistem ile kadroya geçmesine imkan olmadığını belirten Tanrıverdi, "Karmaşık bir yapı oluşmuş. Bu çarpıklığın düzelmesi için yasa çalışmasının bitmesi gerekiyor. Çalışma bittikten sonra sorun çözülecek" diye konuştu.&lt;br /&gt;Tanrıverdi, "Yasanın çıkmasıyla 4A, 4B, 4C diye tabir edilen tüm statüler eşitlenip tek sisteme oturacak. Böylece bu ayrımlardan meydana gelen hak kayıpları ve sıkıntılar önlenecek" dedi.&lt;br /&gt;'BU DÖNEME YETİŞİR'&lt;br /&gt;Tanrıverdi, söz konusu çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü belirterek, "Yasa bu döneme yetişecek. Sayın Başbakanımızın da bizzat bu konunun çıkması için istekleri var" diye konuştu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:Samanyoluhaber&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-2586819157787845602?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/2586819157787845602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=2586819157787845602' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/2586819157787845602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/2586819157787845602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/kadrolu-kadrosuz-fark-kalkyor.html' title='Kadrolu Kadrosuz Farkı Kalkıyor'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDrw2q9JArI/AAAAAAAAAOI/NRs5POJzIic/s72-c/memur.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3045364845308816928</id><published>2008-05-26T10:11:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:15.640-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>AB Ortak Tutumunu Belirledi</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDrvrK9JAqI/AAAAAAAAAOA/ROUSB7yPeEY/s1600-h/AB.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204735844334240418" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDrvrK9JAqI/AAAAAAAAAOA/ROUSB7yPeEY/s200/AB.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Avrupa Birliği dışişleri bakanlarını buluşturan Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi’nde, yarın Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan’ın katılımıyla toplanacak Türkiye-AB Ortaklık Konseyi için AB Ortak Tutum Belgesi tartışılmadan onaylandı.&lt;br /&gt;BRÜKSEL - Türkiye-AB ilişkilerinde en yüksek karar organı olan Ortaklık Konseyi’nde Türk tarafına sunulacak belgede, siyasi partilere açılan kapatma davalarının yakından izlendiği belirtilerek, “AB, bu davaların sonucunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına ve Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu’nun belirlediği ilkelere uyumlu olacağına güven duyuyor” deniliyor.&lt;br /&gt;Türkiye’deki tüm siyasi aktörlere, görüş ayrılıklarını temel özgürlüklere, anayasaya ve demokratik laikliğe saygı göstererek diyalog ve uzlaşma ruhu içinde çözmeleri çağrısı yapılan belgede, yargı konusunda şu görüşlere yer veriliyor: “AB tarafsız, bağımsız, güvenilir, şeffaf ve hızlı çalışan yargı sisteminin hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesinde ve AB müktesebatının uygulanmasında son derece önemli ve hayati koşul olduğunu Türkiye’ye hatırlatır. Yargı reformu için kapsamlı strateji hazırlığında Türkiye’de bazı adımların atıldığını AB not etmektedir. Bu kapsamda özellikle yargının tarafsızlığını, bağımsızlığını, etkinliğini ve hızlı çalışmasını güçlendirmeye ihtiyaç duyulmaktadır. Böylece halkın yargıya güveni artacaktır.”&lt;br /&gt;Bu kapsamda bölge temyiz mahkemeleriyle ilgili planların bir an önce uygulamaya sokulmasını isteyen belgede, hakim ve savcılara Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM kararları konusunda eğitimin artarak sürdürülmesi talep ediliyor.&lt;br /&gt;Siyasi reformların yavaşlamasından duyulan üzüntünün kaydedildiği belgede, “AB, hükümetin anayasayı değiştirme niyetini not etmektedir. Türk anayasa hukukunun Avrupa standartlarını bütünüyle kucaklayabilmesi için bu çok önemli bir fırsattır.” deniliyor.&lt;br /&gt;AB ortak tutum belgesinde, makro ekonomik istikrar yolunda Türkiye’nin geçen yıl önemli yeni kazanımlar sağlaması, borç dinamiklerini iyileştirmesi, ihtiyatlı ve sıkı politikalarla mali konsolidasyonu sürdürmesi, mali şeffaflığı artırması, sosyal güvenlik reformunu geçirmesi, özelleştirmelerle ve mali disiplinle yatırım iklimini iyileştirmesi övülse de cari açıktaki hızlı yükselişin yakından izlenerek acil önlemlere hazırlıklı olunması uyarısı yapılıyor.&lt;br /&gt;Belgede, Slovenya dönem başkanlığı sırasında açılması beklenen Şirketler Hukuku ve Fikri Mülkiyet Hukuku fasıllarında Türkiye’nin tutum belgelerini sunmasının ardından, AB’nin ortak tutum belgelerini hazırlamayı sürdürdüğü ifade ediliyor.&lt;br /&gt;Fransa’nın daha önce AB belgelerine girmemesi için çalıştığı “katılım” ve “üyelik” ifadelerine de belgede birkaç kez yer veriliyor.&lt;br /&gt;12 Eylül 1963 tarihli Ankara Anlaşmasının 23. maddesi uyarınca kurulan ve kararların oybirliğiyle alınabildiği Ortaklık Konseyi, Türkiye ve AB üyesi ülkeler, AB Komisyonu ve AB Konseyi temsilcilerinin katılımıyla toplanıyor. Ortaklık Konseyinde Türkiye’nin ve AB’nin birer oy hakkı bulunuyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:AA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3045364845308816928?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3045364845308816928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3045364845308816928' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3045364845308816928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3045364845308816928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/ab-ortak-tutumunu-belirledi.html' title='AB Ortak Tutumunu Belirledi'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDrvrK9JAqI/AAAAAAAAAOA/ROUSB7yPeEY/s72-c/AB.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-8429253827665580035</id><published>2008-05-26T10:08:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:15.792-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Rusya İle Ortaklık Anlaşmasına Onay</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDrvAK9JApI/AAAAAAAAAN4/QcZlIjvla74/s1600-h/rusya.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204735105599865490" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDrvAK9JApI/AAAAAAAAAN4/QcZlIjvla74/s200/rusya.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;AB üyesi ülkeler, Rusya ile geçen yıl sona eren Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmasının yenilenmesi için AB Komisyonuna müzakereleri yürütme yetkisi verdi.&lt;br /&gt;AB dönem başkanı Slovenya'dan yapılan açıklamada, AB dışişleri bakanlarının onay verdiği Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmasının 26-27 Haziranda Sibirya'da toplanacak AB-Rusya zirvesi için iyi bir temel oluşturduğu belirtildi.&lt;br /&gt;Rusya'nın Druzba (Dostluk) boru hattından ülkedeki tek rafineriye petrol akışını yeniden başlatmasını isteyen Litvanya, teknik gerekçeler ileri sürerek AB-Rusya Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmasını bir süredir engelliyordu.&lt;br /&gt;Enerji, ticaret, eğitim, kültür ve güvenlik işbirliğini kapsayan AB-Rusya müzakerelerini geçen yıl kilitleyen Polonya, Rusya'nın uyguladığı et ithalatı yasağını bu yıl başında kaldırması üzerine tutumunu değiştirmişti.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaynak:AA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-8429253827665580035?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/8429253827665580035/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=8429253827665580035' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8429253827665580035'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8429253827665580035'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/rusya-ile-ortaklk-anlamasna-onay.html' title='Rusya İle Ortaklık Anlaşmasına Onay'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDrvAK9JApI/AAAAAAAAAN4/QcZlIjvla74/s72-c/rusya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-7241239894040217096</id><published>2008-05-24T09:11:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:15.999-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Putin-Abramoviç'e Dair İlginç İddia</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg-oK9JAoI/AAAAAAAAANw/d6RPw3tRtj4/s1600-h/usakgundem.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg-oK9JAoI/AAAAAAAAANw/d6RPw3tRtj4/s200/usakgundem.jpeg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203978229283095170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Rusya'nın eski başkanı ve yeni başbakanı Viladimir Putin ile Abromoviç arasında bağlantılar olduğu öne sürülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Dünyanın en çok para harcayan' zengini olarak ünlenen ve futboldan sanata, lüks malikanelerden eğlence hayatına kadar birçok alanda uçuk rakamlardaki harcamalarıyla gündeme gelen Rus milyarder Roman Abramoviç'in kimliği hâlâ bir muamma niteliğinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Servetinin kaynağı ya da Rus yönetici sınıfı ve özellikle Rusya'nın eski Devlet Başkan Vladimir Putin ile karmaşık ilişkileri hakkında bilinenler dedikodudan öteye geçmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz The Times gazetesi, Londra'da muhtemelen bir Rus tertibiyle zehirlenerek öldürülen eski KGB ajanı Alexander Litvinenko ile yapılan yayınlanmamış röportajın, Abramoviç hakkında çarpıcı bilgiler ihtiva ettiğini yazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Litvinenko sözkonusu mülakatta, Abramoviç'in Putin'in başkan seçilmesi için etkin olarak kampanya yürüttüğünü iddia etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Kırık İngilizcesiyle' Times'a konuşan Litvinenko, Abramoviç'in, başkan seçilmeden önce Putin'le yakın ilişkisi olduğunu belirterek, 'Rus oligarklar kimin başkan olacağını seçer. 1997-98'de kimin başkan olacağını test edecek en iyi isim Abramoviçti' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Putin'in 1999'da vekaleten başkanlığı üstlendiğini, ertesi yıl yapılan seçimleri kazanarak bu görevi resmen üstlendiğini anlatan Litvinenko, Abramoviç'in Putin'in seçim kampanyasına maddi yardımda bulunduğunu da söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Times, Abramoviç'in Putin'in ilk kabinesi için adayların belirlenmesinde rol aldığının daha önce de gündeme getirildiğini ancak Putin'in seçilmesi için bizzat çalıştığı iddiasının bu söylentilerin ötesine geçtiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz futbol kulübünün de patronu olan Abramoviç'in Putin çevresindeki mafya gruplarından kaynaklanan tehlike içinde olduğunu da öne süren Litvinenko, Abramoviç'in gelecekte bu çevrelerle sorunlar yaşamasının yüzde yüz olduğunu söyleyerek, 'Belki öldürülür, belki hapse atılır' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abramoviç'in servetinin kaynağına yönelik soruşturma sırasında yapılan röportajda Litvinenko, Rusya'da sadece gizli servislerin müsamaha ettiği işadamlarının hayatta kalabileeceğini, diğerlerinin ise milyoner Mikhail Hodorkovski örneğinde olduğu gibi yargılanıp hapse atılacağını savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak Times, zaman içinde 'barışçı' bir çözüm bulunduğunu belirterek, Abramoviç'in 2005'te petrol şirketi Sibneft'i devlete satarak Rusya'daki varlıklarından feragat ettiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Times, Litvinenko'nun iddialarıyla ilgili olarak Abramoviç'in sözcüsünün açıklama yapmayı reddettiğini de ekledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rus milyarder Roman Abramoviç'in eski ortağı Boris Berezovski de, davalık olduğu Abramovich'in Putin rejiminin gizli lideri olduğunu iddia emişti. Abramovich'in Putin'i istediği gibi yönlendirdiğini söyleyen Berezovski, Rusya'nın asıl başkanının Putin değil Abramoviç olduğunu savundu&lt;br /&gt;Kaynak:star&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-7241239894040217096?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/7241239894040217096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=7241239894040217096' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7241239894040217096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7241239894040217096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/putin-abramovie-dair-ilgin-iddia.html' title='Putin-Abramoviç&apos;e Dair İlginç İddia'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg-oK9JAoI/AAAAAAAAANw/d6RPw3tRtj4/s72-c/usakgundem.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-5966254129363669383</id><published>2008-05-24T09:06:00.003-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:16.237-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Çeçenistan'da Gizli Değişiklikler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg99q9JAnI/AAAAAAAAANo/w5Uj2rrH2-4/s1600-h/usak.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg99q9JAnI/AAAAAAAAANo/w5Uj2rrH2-4/s200/usak.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203977499138654834" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg9iK9JAlI/AAAAAAAAANY/8ug1Ta7PLsE/s1600-h/usak.jpeg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çeçenistan'ın sürgündeki lideri Zakayev, Rus yanlısı iktidardaki Kadirov'un yönetimini neden övdü? Ülkede sessizce yaşanan değişiklik neye işaret ediyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Thomas de Waal, The Moscow Times’ta yayınlanan makalesinde Çeçenistan'ın sürgündeki lideri Zakayev'in, Rus yanlısı iktidardaki Kadirov ile ilgili sözlerini aktarırken ülke hakkında dikkat çekici tespitlerde bulundu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Thomas de Waal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaktan bakınca, savaş sona ermiş ve Rus yanlısı Çeçen hükümetinin lideri Ramzan Kadirov tamamen kontroldeymiş gibi görünüyor. Kadirov şu an Çeçenya’da faaliyet gösteren son sağlam silahlı grup olan ve Yamadayev kardeşlerin komutasındaki Vostok (Doğu) Taburu tarafından ortaya çıkarılan tehdidi ortadan kaldırmakla meşgul.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gölgelerde bir yerde daha az görünürde olan ve belkide bir kaç yüz kişiden oluşan silahlı bir direniş hala güneybatı dağlarında faaliyet gösteriyor ama onlar çekirdek kadronun en sağlamları: Günümüz Çeçenyası’nda partizan savaşını devam ettirebilmek için çok az motivasyon kaynağı bulunabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı önemli değişiklikler meydana geliyor ve bu izlenimi geçen hafta Londra’da Ahmed Zakayev tarafından yapılan bir konuşmadan edindim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni şaşırtan şey bir direniş mücadelesini yönetmesi gereken Zakayev’in vatanındaki mevcut devlet meseleleri ile ilgili çok iyimser bir değerlendirme yapmasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zakayev “Çeçenya’nın sömürgelikten çıkışı artık bir gerçek” dedi ve ekledi: “Çeçen halkı bu savaşı kazandı.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanınmış politika analisti Andrey Piontkovski’nin yanında oturuyordum ve ikimizde neredeyse sandalyelerimizden düşüyorduk. Zakayev’e daha fazla bilgi vermesi için baskı yaptık. Oda sonucun kendisinin kanıt olması gerektiğini söyledi. ‘Büyük ve trajik bir bedelle’ Çeçenya’nın artık Rusya’dan bağımsız olduğunu, sömürgeci yönetimin öldüğünü, Boris Yeltsin ve Vladimir Putin’in istedikleri şeyin tam olarak tersini başardıklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zakayev “20 yıl önce Caharkale’de Çeçen dilini konuştuğu için otobüsteki bir çocuğun kulağı kesilmişti. Şimdi ise etnik Rus nüfusunun tamamı görünürde ayrıldı ve Çeçen kültürü hakim. Kadirov rolünü oynadı ve Çeçenya’nın özgürlüğü için çok önemli bir iş yaptı” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya’nın sürekli olarak iadesini istediği sürgündeki bağımsızlık yanlısı bir liderin Rusya tarafından başa getirilen birinin yaptıklarını övmesi mümkün olabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekte Kadirov ve Zakayev’in ikisi de aynı kumaştan. 1990’ların başındaki aynı milliyetçi hareketten geliyorlar. Kadirov’un babası Ahmed bir zamanlar –1999’da Ruslara hizmet etmek için taraf değiştirmeden önce- direniş savaşçısıydı ve Zakayev’in babasının arkadaşıydı. Gerçekte Başsavcılık Bürosunun 2003’de Zakayev’e yönelttiği suçlamalar 1994-96 yılları ile ilgili ve bu suçlamalar kolaylıkla Ahmed Kadirov’a da yapılabilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sene iki önemli değişiklik meydana geldi. Birincisi oğul Kadirov tartışmasız bir güç kazandı. Şimdi son rakiplerinden kurtuluyor ve Çeçenya’nın gelir akışı üzerinde daha da büyük bir kontrol sahibi oluyor. Federal orduyu kışlalarına hapsederek ve ekstremistlere karşı geleneksel İslam’ı destekleyerek popülerlik kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci değişiklik ise Çeçen direnişinin kalan kısımlarındaki bölünme. Çeçen direniş lideri Doku Umarov kendini ‘Kafkasya’nın Emiri’ olarak ilan etti ve tüm Kuzey Kafkasya’da şiddeti destekleyen İslamcı bir harekete liderlik ediyor. Umarov hala gazi ideolog Movladi Udugov ve nefret dolu Kavkaz-Center web sitesinin desteğine sahip. Onun yurtdışındaki baş temsilcisi, 1997’de Caharkale’de halka açık bir idam gerçekleştirerek ‘Şeriat hakimi’ olarak kötü bir şöhret kazanan Şamsuddin Batukayev.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Londra’da yaşayan Zakayev ‘Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti Başbakanı’ olarak adlandırılıyor ve Avrupa’da batı yanlısı ayrı bir milliyetçi gruba liderlik ediyor. Yakın zaman önce bir röportajını izlemek için onunla buluştuğumda onu --İslamcılardan ayrılışından ve mevcut gelişmelerden olsa gerek- sıradışı bir şekilde neşeli buldum. “Zaman bizden yana” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık bir şekilde Kadirov için belli belirsiz övgüler – bu övgülerin onu utandıracağının farkında olarak- söylemenin tadını çıkarıyordu. Zakayev “Kadirov halkın sosyal sorunlarını çözüyor ve bunu hoş karşılıyoruz” dedi ve Kadirov’un ‘sakat neslin bir temsilcisi’ olduğunu, dünya görüşünün tamamen savaş tarafından şekillendirildiğini söyledi. Ellerinde kan olsa da Çeçenya’nın federal ordunun en kötü fazlalıklarından kurtulmasına yardımcı oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zakayev konuya bir Çeçen milliyetçisinin bakış açısıyla bakıyor. Destekçilerinin diğer Çeçenleri hedef almayacakları sadece federal orduyu hedef alacakları konusunda ısrarcı. Dahası Kadirov’un polis gücünün üçte biri kadarının eski direnişçi olduğunu söyledi. Zakayev “Çeçen halkının % 90’ının hain olduğunu söyleyemem” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çıkar çakışması neden? Temel olarak Çeçenlerin küçük bir etnik grup olduklarını ve bunun sivil savaşı bir lanetleme/aforoz yaptığını düşünüyorum. 1851’de Ruslara iltica etitiği zaman, Leo Tolstoy tarafından sonradan üne kavuşturulan Hacı Murat gibi savaşçılar ve liderler taraf değiştirebilir. Ama arkadaşları ve ailelerine bağlılıklarını korudukları ve sosyal bağlarını muhafaza ettikleri sürece herşey affedilebilir. Çeçenler sık sık aceleci ve duygusal olarak karakterize edilirler ama aynı zamanda dayanıklı ve pragmatik yönleri de vardır ki bu yönleri olmadan 1944’deki sürgün gibi derin travmaları atlatamazlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca Çeçenya iki savaştan sonra travma geçirmiş durumda ve iyileşmesi için zaman gerek. Tüm mafya vari hareketlerine rağmen Çeçenya nüfusunun çoğu Kadirov’un orta derece bir çözüm saladığına inanıyormuş gibi görünüyor çünkü Kadirov onlara hayatlarını yeniden kurmaları için bir şans veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadirov bu desteği Rusya’dan yabancılaşmış hisseden ama savaş ve çatışmalardan yorgun düşen bir Çeçen kitlesinden alıyor. Onlar muhtemelen para getirdiği ve federal askerler bahçelerinden uzak tutulduğu sürece Moskova’nın yönetiminden memnunlar. Uzun vadede bu insanların Rusya’nın geri kalanı ile çok az ortak noktaları ve tamamen farklı bir yörüngedeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi yada kötü Çeçenya’da bu süreç işliyor ve Ramzan Kadirov, Ahmed Zakayev ve hatta Dmitri Medvedev’den daha büyük. Bu olaydaki ironi şu: Çeçenya Rusya’dan ayrı yoluna 1991’deki o gün başlamadı ve Çeçen lider Cohar Dudayev’in ülkesi için iddia ettiği şey temel olarak kurgusal/hayali bir bağımsızlıktı. Çeçenya bu yola 3 yıl sonra Yeltsin’in Çeçenya’ya federal askerler gönderme ve Çeçen direnişini bir kez ve sonsuza dek bastırma trajik kararı ile başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Thomas de Waal’ün The Moscow Times’ta kaleme aldığı bu yazıyı Ajans Kafkas için Cavit Yılmaz Türkçeye aktardı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-5966254129363669383?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/5966254129363669383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=5966254129363669383' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/5966254129363669383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/5966254129363669383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/eenistanda-gizli-deiiklikler.html' title='Çeçenistan&apos;da Gizli Değişiklikler'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg99q9JAnI/AAAAAAAAANo/w5Uj2rrH2-4/s72-c/usak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-508168024306079554</id><published>2008-05-24T09:02:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:16.505-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Cunta, Yardım Ekiplerine İzin Verdi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg85K9JAkI/AAAAAAAAANQ/NJQj6ut_GLU/s1600-h/usak.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg85K9JAkI/AAAAAAAAANQ/NJQj6ut_GLU/s200/usak.jpeg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203976322317615682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; asırga felaketinin yerle bir ettiği Myanmar'ı gezen Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, ülkenin askeri yönetiminin yabancı yardıma izin verdiğini söyledi. BM Genel Sekreteri, Burma lideri General Than Shwe'nin yabancı yardım görevlilerinin ülkeye girmesine izin verdiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkenin yeni başkenti Naypyidaw'da Shwe ile 2 saati aşkın görüşen Ban Ki-moon, kendisinden yabancı yardıma izin vermesini istediğini belirtti. Ban, görüşme sonrasında, "Shwe ile ççok iyi bir görüşme gerçekleştirdim, özellikle de yardım çalışanları konusunda." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gazetecinin bunun "yeni bir dönüm noktası" olup olmadığının sorulması üzerine ise BM Genel Sekreteri, "Evet, öyle olduğunu düşünüyorum. Hangi ülkeden olduğuna bakılmaksızın yardım çalışanlarının ülkeye girmesine izin verdi." diye ekledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burma'nın askeri yönetimi yabancı yardım görevlilerinin şu ana kadar ülkeye girişine izin vermemiş, Ban Ki-moon'un daha önce bu minvaldeki çağrılarını ise reddetmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel Sekreter Ban, Burma'da tayfundan en çok zarar gören Irrawaddy deltasını helikopterle gezdi. Birleşmiş Milletler tayfundan etkilenenlerden sadece yüzde 25'ine yardım ulaştırılabildiğini açıklamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burmalı liderler, felaket sonrası ölü sayısının yaklaşık 78 bin, kayıpların ise 56 bin olduğunu bildiriyor.&lt;br /&gt;Kaynak:Zaman&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-508168024306079554?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/508168024306079554/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=508168024306079554' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/508168024306079554'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/508168024306079554'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/cunta-yardm-ekiplerine-izin-verdi.html' title='Cunta, Yardım Ekiplerine İzin Verdi'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg85K9JAkI/AAAAAAAAANQ/NJQj6ut_GLU/s72-c/usak.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4696065288500590124</id><published>2008-05-24T09:00:00.001-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:16.816-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Asya'da Büyük Nükleer İttifak</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg8Ia9JAjI/AAAAAAAAANI/kj7cm6AFcJo/s1600-h/usakgundem.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg8Ia9JAjI/AAAAAAAAANI/kj7cm6AFcJo/s200/usakgundem.jpeg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203975484798992946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; sya'nın iki dev ülkesi ABD'nin füze sistemine karşı birleşiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin ve Rusya arasındaki ittifak genişliyor. Çin, Rusya'dan 1 milyar dolarlık uranyum satın alıyor. İki ülke ABD'nin füze savunma sistemini kınadıklarını belirtti.Rusya ile Çin, 1 milyar dolarlık nükleer anlaşma imzaladı. Anlaşmaya, yeni Rus lideri Dimitry Medvedev'in Pekin ziyaretinin ilk gününde imza atıldı. Rusya Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Sergey Kirienko, anlaşma uyarınca Çin'de bulunan bir nükleer santralin genişletileceğini ve Çin'e "hafif zenginleştirilmiş uranyum" vereceklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rus yetkili, "Sözleşme bir milyar doları biraz geçiyor. Bunun yarısı tesisin genişletilmesini, kalan kısmı da uranyum teslimatını kapsıyor" dedi. Kirienko, Çinli yetkililerle ayrıca Tianvan bölgesindeki nükleer santralin genişletilmesi konusunu müzakere etmeye başladıklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’Yİ KINADILAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu arada, Çin ve Rusya, ABD'nin füze savunma sistemi kurma planlarını kınadıklarını açıkladı. İki ülke devlet başkanlarının imzaladığı ortak açıklamada, "küresel savunma sistemleri oluşturulmasının ya da bu tip işbirliği planlarının, stratejik dengeye zarar vereceğine inanmaktadır" denildi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kaynak:Bugün&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4696065288500590124?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4696065288500590124/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4696065288500590124' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4696065288500590124'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4696065288500590124'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/asyada-byk-nkleer-ittifak.html' title='Asya&apos;da Büyük Nükleer İttifak'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg8Ia9JAjI/AAAAAAAAANI/kj7cm6AFcJo/s72-c/usakgundem.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3519391370467097158</id><published>2008-05-24T08:59:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:17.051-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Mormonlar Çocuklarını Geri Aldı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg7ra9JAiI/AAAAAAAAANA/-_a2PmpVM30/s1600-h/mormonlar.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg7ra9JAiI/AAAAAAAAANA/-_a2PmpVM30/s200/mormonlar.jpeg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203974986582786594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ABD’de çokeşli yaşam sürdüren Mormonlar, devletin korumaya aldığı çocuklarını geri almak için açtıkları davayı kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarikata bağlı kadınlar temyiz kararından sonra mahkemeden çıkarken büyük sevinç yaşadılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Austin’deki yüksek mahkeme devletin yüzlerce çocuğu ailelerinden koparmaya hakkı olmadığına karar verdi. Bir ihbar üzerine geçen ay Eldorado’daki tarikat çiftliğinden 250 kız ve 213 erkek çocuk kurtarılmıştı&lt;br /&gt;Kaynak:hürriyet&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3519391370467097158?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3519391370467097158/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3519391370467097158' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3519391370467097158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3519391370467097158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/mormonlar-ocuklarn-geri-ald.html' title='Mormonlar Çocuklarını Geri Aldı'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg7ra9JAiI/AAAAAAAAANA/-_a2PmpVM30/s72-c/mormonlar.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-8549233144680110144</id><published>2008-05-24T08:56:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:17.213-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Hillary'den İnanılmaz Gaf</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg7PK9JAhI/AAAAAAAAAM4/O2jVPYaBobg/s1600-h/usak"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg7PK9JAhI/AAAAAAAAAM4/O2jVPYaBobg/s200/usak" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203974501251482130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ABD’de Demokrat Parti’nin başkanlık yarışında rakibi Barack Obama’nın gerisinde gitmesine karşın çekilmeyen Hillary Clinton, yarışa neden devam ettiğini açıklarken çok büyük bir gaf yaptı. Clinton, “Kennedy, Haziran’da suikastta öldürülmüştü” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 Haziran’da son önseçimin yapılacağı South Dakota eyaletinde yayımlanan yerel “Sioux Falls Argus Leader” gazetesine konuşan Hillary Clinton, mücadeleyi sürdürmesinin nedenlerine ilişkin tarihten örnekler verdi. Clinton, Haziran’ın kilit bir ay olduğuna işaret ederek, örneğin eşi Bill Clinton’ın, 1992’de Demokrat Partinin başkan adaylığını o yılın Haziran ayında garantilediğini hatırlattıktan sonra gafını yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hillary, “1968’de de Demokrat Parti’nin başkan adayı Robert Kennedy, Haziran’da suikastta öldürülmüştü” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hillary Clinton’ın, bu sözüyle, Obama’nın da öldürülebileceğini mi ima ettiği anlaşılamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OBAMA’DAN TEPKİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, bu sözlere kısa sürede büyük tepki geldi. Obama’nın kampanyasından yapılan açıklamada, Clinton’ın sözünün çok talihsiz olduğu ve böyle sözlere bu yarışta yer bulunmadığı dile getirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖZÜR DİLEDİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatasını anlayan Hillary de, bir özür mesajı yayımlayarak, yanlış anlaşıldığını savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama, aldığı ölüm tehditleri nedeniyle, ABD’nin önemli kişilerinin ve bu ülkeye gelen siyasi konukların güvenliğinden sorumlu olan “gizli servis” tarafından korunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Robert Kennedy’nin ağabeyi eski Başkan John F. Kennedy de 1963’te uğradığı suikast sonucu öldürülmüştü.&lt;br /&gt;Kaynak:NTV-MSNBC&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-8549233144680110144?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/8549233144680110144/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=8549233144680110144' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8549233144680110144'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8549233144680110144'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/hillaryden-inanlmaz-gaf.html' title='Hillary&apos;den İnanılmaz Gaf'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg7PK9JAhI/AAAAAAAAAM4/O2jVPYaBobg/s72-c/usak' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3509183103089261688</id><published>2008-05-24T08:53:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:17.344-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Suriye İsrail'in İran Talebini Reddetti</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg6qa9JAgI/AAAAAAAAAMw/APu9yvP7gsQ/s1600-h/usak.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg6qa9JAgI/AAAAAAAAAMw/APu9yvP7gsQ/s200/usak.jpeg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203973869891289602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Suriye, İsrail'in barış anlaşmasının koşulu olarak, ''Şam yönetiminin İran ve Arap örgütleriyle bağlarını koparması'' talebini reddetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hükümetin yayın organı Teşrin gazetesinin başyazısında, anlaşma için öne sürülecek herhangi bir koşulun "tersine iş görmek" olduğu, Suriye'nin diğer ülkelerle ilişkilerinin pazarlık konusu olmadığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni, önceki gün yaptığı bir açıklamada, Suriye'nin İran'la bağlarını koparması, Hamas ve ve Hizbullah'a desteğe son vermesi gerektiğini söylemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail ile Suriye'nin aracılı barış görüşmeleri, 8 yıl aradan sonra Türkiye'nin gözetiminde başlamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meşal: "Olmert'in adım atacak kudreti yok"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Hamas'ın siyasi lideri Halid Meşal, İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in, Suriye ile barış için gerekli adımları atacak kudrette olmadığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meşal, İranlı yetkililerle bölgedeki durumu değerlendirmek üzere Tahran'a yaptığı ziyarette düzenlediği basın toplantısında, İsrail'in görüşmeler konusundaki ciddiyetinden duyduğu şüpheleri de dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmelerde Filistinlileri feda etmeyeceği konusunda Suriye yönetimine güvendiğini belirten Meşal, İsrail'i ise çeşitli yollarla oyunlar oynamakla suçladı.&lt;br /&gt;Kaynak:cnntürk&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3509183103089261688?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3509183103089261688/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3509183103089261688' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3509183103089261688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3509183103089261688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/suriye-israilin-iran-talebini-reddetti.html' title='Suriye İsrail&apos;in İran Talebini Reddetti'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDg6qa9JAgI/AAAAAAAAAMw/APu9yvP7gsQ/s72-c/usak.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-8421370034408350177</id><published>2008-05-24T08:52:00.000-07:00</published><updated>2008-05-24T08:53:54.336-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Gürcistan'da Siyasi Gerilim Sürüyor</title><content type='html'>Gürcistan'daki muhalefet partileri, 21 Mayıs'ta yapılan ve iktidardaki Milliyetçi Hareket Partisi'nin zaferiyle sonuçlanan parlamento seçimlerinin yenilenmesini istedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oy barajını aşarak parlamentoya girmeyi başaran birleşik muhalefetin lideri Levan Gaçeçiladze, gazetecilere yaptığı açıklamada, milletvekilliğinden istifa ederek halkın yanında yer alacaklarını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçimlerde, büyük çapta hile ve usulsüzlükler yapıldığını ileri süren Gaçeçiladze, ''Büyük bir cesaret örneği göstererek parlamentoya girmeyeceğiz'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gaçeçiladze, 21 mayıs bağımsızlık gününde kitlesel eylemlerine başlayacaklarını belirterek, 21. yüzyılın en büyük sivil halk hareketine herkesin katılmasını beklediklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhalefet liderlerinden David Gamkrelidze de yaptığı açıklamada, kendilerine oy verenlerden anlayışlı olmalarını istedi ve ''polis baskısı altında seçilmiş bir parlamento da yer alamayacaklarını'' kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gamkrelidze, 26 mayısta başlatacakları kitlesel eylemlerine ''Gürcistan'ı özgürleştirmek'' için tüm halkın katılmasını beklediklerini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parlamento seçimlerinde milletvekili çıkaran Hristiyan Demokratik Hareketi dışındaki muhalefet partileri, seçimlerin iptali ve parlamentoyu boykot etme kararı aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milliyetçi Hareket Partisi, seçimlerde aldığı yüzde 59,9 oy oranıyla toplam 120 milletvekilliği kazanmış kalan 30 milletvekiliyse öngörülen barajı aşan muhalefet partileri arasında bölünmüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gürcistan Parlamentosu, çoğunluk sistemi 75 ve parti listelerinden 75 olmak üzere toplam 150 milletvekilinden oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, partisinin seçim zaferini ilan ettiği konuşmasında, muhalefete diyalog çağrısını yineleyerek parlamentodaki sayısal çoğunluğa bakmaksızın tüm siyasi partilerle her türlü işbirliğinde bulunmaya hazır olduklarını açıklamıştı.&lt;br /&gt;Kaynak:bbc&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-8421370034408350177?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/8421370034408350177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=8421370034408350177' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8421370034408350177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/8421370034408350177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/grcistanda-siyasi-gerilim-sryor.html' title='Gürcistan&apos;da Siyasi Gerilim Sürüyor'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-6679793771076478476</id><published>2008-05-23T08:32:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:17.561-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>AB′den Kaçak Göçmenlere 18 Aya Kadar Hapis</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDbkGK9JAfI/AAAAAAAAAMo/oLtlZ03pxVE/s1600-h/kacakgocmen.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDbkGK9JAfI/AAAAAAAAAMo/oLtlZ03pxVE/s200/kacakgocmen.jpeg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203597214144332274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;AB ülkeleri, yasa dışı yollardan gelenlerin ya da vize süreleri dolduğu halde dönmeyenlerin üzerine düşeni yapmaları durumunda 6 aya kadar, bunu yapmamaları durumunda ise ek olarak 12 ay daha hapsedilebilmeleri konusunda uzlaştı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB dönem başkanı Slovenya'dan yapılan açıklamada, "Dönüş Yönetmeliği" ortak kaçak göçmen politikası anlamına geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından da onaylanması gereken "Dönüş Yönetmeliği"nin yasadışı şekilde AB'de kalanların tutuklanmalarına sadece "daha az zorlayıcı önlemlerin uygulanamadığı hallerde izin verdiği" ve tutuklama gerekçelerinin yasal ve somut nedenlerini de içerecek şekilde yazılı olarak bildirilmesini zorunlu kıldığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetmeliğin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile uyumlu olduğu ifade edilen açıklamada, bunun uygulamaya geçmesiyle hiçbir üye ülkede kaçak göçmenlerin (tutukluluk) koşullarının kötüleşmeyeceği ileri sürüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa'ya Afrika ve Asya'dan kaçak girişlerin arttığı bir dönemde kabul edilen ve AP'de gelecek ay oylanması beklenen Dönüş Yönetmeliği taslağında kaçak göçmenlere yardım, bağlayıcı olmaktan çıkarılarak, üye ülkelerin tercihine bırakılıyor.&lt;br /&gt;Kaynak:cnnturk&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-6679793771076478476?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/6679793771076478476/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=6679793771076478476' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/6679793771076478476'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/6679793771076478476'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/abden-kaak-gmenlere-18-aya-kadar-hapis.html' title='AB′den Kaçak Göçmenlere 18 Aya Kadar Hapis'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDbkGK9JAfI/AAAAAAAAAMo/oLtlZ03pxVE/s72-c/kacakgocmen.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-6671454235886881167</id><published>2008-05-23T08:29:00.000-07:00</published><updated>2008-05-23T08:30:32.783-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>İşte Kıbrıs'ta Tek Devlet Formülü</title><content type='html'>KKTC Cumhurbaşkanı Talat ile Rum yönetimi lideri Hristofyas, BM bürosunda görüştü. İki lider haziranda buluşmak üzere anlaşırken ortak kurulacak devletin tarifini yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, yeni kararlar almak üzere haziran ayının ikinci yarısında yeniden bir araya gelme kararı aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liderlerin, BM Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Taye-Brook Zerihoun'un ikametgahında yaptığı ve 3 saati aşkın süren görüşmeleri tamamlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmenin sonunda ortak yazılı açıklamayı Zerihoun okudu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zerihoun, iki liderin bugün verimli bir görüşme yaptığını ve 21 mart anlaşmasının sonuçlarını ele aldığını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her iki liderin, iki kesimli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı BM Güvenlik Konseyi kararlarına uygun bir federasyon çözümü istediklerini tekrarladığını kaydeden Zerihoun, "kurulacak ortaklığın birbirine eşit Türk ve Rum kurucu devletlerinin tek uluslararası kimliğe sahip federal bir hükümeti olacağını" söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taye-Brook Zerihoun, liderlerin temsilcilerinin 15 gün içinde bir araya gelerek teknik komite sonuçlarını ele alacağını, sivil ve askeri güven artırıcı önlemleri gözden geçireceğini, Yeşilırmak ve diğer geçiş noktalarının açılması konusunun takipçisi olacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BM yetkilisi, iki liderin haziran ayının ikinci yarısında yeni kararlar almak için tekrar bir araya geleceğini bildirdi.&lt;br /&gt;Kaynak:AA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-6671454235886881167?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/6671454235886881167/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=6671454235886881167' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/6671454235886881167'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/6671454235886881167'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/ite-kbrsta-tek-devlet-forml.html' title='İşte Kıbrıs&apos;ta Tek Devlet Formülü'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4999503327935349679</id><published>2008-05-23T08:17:00.002-07:00</published><updated>2008-05-23T08:28:00.949-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Medvedev: "Çin Rusya'nın Dış Politikada En Önemli Partneri"</title><content type='html'>Rusya'nın yeni seçilen başkanı Dmitri Medvedev Kazakistan ve Çin'e kabinenin önemli üyeleri ve dev Rus şirketlerinin temsilcileri ile çıkarma yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazakistan'da Orta Asya enerji kaynaklarının Rusya üzerinden pazarlanmasını garanti altına alan Medvedev, batı enerji pazarına önemli alternatif olabilecek Çin'le de yeni petrol boru hattını görüştü. Çin Devlet Başkanı Hu Jintau ile birlikte ortak bir deklarasyon yayınlayan Medvedev ABD'yi füze savunma sistemleri kurarak dünyanın stratejik güvenlik dengesini bozmakla suçladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yayınlanan ortak deklarasyonda sistem dışında kalan ülkelerle içinde olan ülkeler arasında yeni bir güven bunalımının oluşturulduğuna dikkat çekilerek, "Dünyanın farklı bölgelerine kurulması planlanan füze savunma sistemleri stratejik denge ve istikrara yardımcı olmuyor. Kitle imha silahlarının kontrolü ve yayılmasının önlenmesi çalışmalarını da baltalıyor." uyarısı yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medvedev, Çin basınına yaptığı açıklamada Moskova'nın Pekin'i dış politikada birinci önemli partner olarak gördüğünü kaydederek, "2001 yılında imzalanan İşbirliği ve Ortaklık Anlaşması çerçevesinde iki ülke ilişkileri gelişiyor. İkili ticaret hacmi 60 milyar dolara ulaştı." dedi. Rusya başkanı Rusya'dan Çin'e uzanacak 11 milyar dolar değerindeki ESPO petrol boru hattı ile ilgili de son aşamaya gelindiğini söyledi. Hat aracılığı ile günlük 2,5 milyon varil petrol sevkiyatı gerçekleşecek. Çin projenin tüm finansmanını sağlamaya hazır olduğunu açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şanghay İşbirliği Örgütü aracılığı ile bölgesel işbirliğinin gelişimini sağlayan Pekin ve Moskova, ABD'yi dengeleyecek yeni bir güç ekseninin oluşmasını hedefliyor. Temel konularda ortak dış politika geliştirebilen Çin ve Rusya, BM Güvenlik Konseyi'nde de veto yetkisine sahip. İki ülke ekonomik ve siyasi ilişkilerin gelişiminin yanı sıra kültür, spor, bilimsel çalışmalar ve teknoloji alanında da ilişkilerin geliştirilmesini önemsiyor. 2009 yılı Çin'de Rusça yılı, 2010'da Rusya'da Çince yılı olarak kutlanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin devlet başkanı Medvedev onuruna verdiği akşam yemeğinde Sichuan bölgesinde meydana gelen deprem sonrası Rusya'dan gelen büyük destek için teşekkür etti. Pekin'le 1 milyar dolar değerinde nükleer işbirliği anlaşması imzalayan Moskova ortak uranyum zenginleştirme santrali kuracak. Medvedev bugün de (cumartesi) sürecek görüşmeler çerçevesinde Pekin Devlet Üniversitesi'nde bir konuşma yapacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medvedev, Kazakistan'da 2030'u konuştu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medvedev önceki gün de Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in davetlisi olarak Astana'ya gitmişti. Medvedev, Kazakistan'dan Orta Asya enerji kaynaklarının Rusya üzerinden pazarlanması garantisini aldı. Enerji, silah, uzay, bilim ve kültürel alanlarda onlarca anlaşma imzalayan iki ülke liderleri ortak bir basın toplantısı da düzenledi. Nazarbayev yaptığı açıklamada iki ülke ilişkilerinde uzun vadeli stratejik ortaklık hedefleri olduğuna işaret ederek, "2030 yılını kapsayan uzun vadeli iş birliği ve ortaklık anlaşmasını hazırladık." dedi. Medvedev de iki ülke ilişkilerinin dostluk ve iyi komşuluk üzerine bina edilmesinin dışında stratejik ortaklık boyutu olduğuna değindi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Sanayi ve Ticaret Bakanı Viktor Khristenko, Savunma Bakanı Anatoli Serdyukov, Enerji Bakanı Sergey Shmatko ve Rosatom başkanı Sergey Kiriyenko Medvedev'in Kazakistan ve Çin ziyaretlerine eşlik ediyor. Rosneft, LUKoil, Aeroflot ve Sukhoi gibi dev Rus şirketlerinin CEO'larının katıldığı geziye RusAl'ın sahibi oligark Oleg Deripaska'nın da katılması dikkat çekti.&lt;br /&gt;Kaynak:Zaman&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4999503327935349679?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4999503327935349679/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4999503327935349679' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4999503327935349679'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4999503327935349679'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/medvedev-in-rusyann-d-politikada-en.html' title='Medvedev: &quot;Çin Rusya&apos;nın Dış Politikada En Önemli Partneri&quot;'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-2750879918164874193</id><published>2008-05-23T08:14:00.000-07:00</published><updated>2008-05-23T08:15:09.458-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Sigara İçilebilen Yerler Ve Sigara İçilemeyen Yerler</title><content type='html'>Kapalı mekanlarda sigara içme yasağı getiren "Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun bugün itibarı ile yürürlüğe girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara yasağı "kapalı alan" özelliği taşıyan alanlarda uygulanacak. Çadır ve güneşlikler "kapalı alan" özelliği taşıyacak. Yasak bulunan yerlerde sigara içenlere 50 YTL ceza verilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAPALI mekanlarda sigara içme yasağı getiren kanun dün geceyarısı itibarı ile yürürlüğe girdi. Böylece sigara tiryakileri kamu hizmet binaları, koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, ticaret, sosyal, kültürel, spor ve eğlence yerlerinin kapalı alanlarında sigara içemeyecek. "Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun"a göre, taksi hizmeti verenler dahil olmak üzere bütün toplu taşıma araçlarında da sigara içme yasağı uygulanacak. Okul öncesi eğitim kurumları, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında tütün ve tütün ürünleri tüketilemeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balkonda serbest&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara yasağının uygulanabilmesi için belirlenen alanlar, "kapalı alan" özelliği taşıyacak. Bunun için de kapalı alanın öncelikle tavanı veya çatısı olması gerekecek. Bu yer, bir bina, hatta çadır da olabilecek. Söz konusu alanların kapısı, pencereleri ve giriş yolları dışındaki bütün yan yüzeyleri tamamen kapatılmışsa burası yine kapalı alan sayılacak. Tavanı, çatısı olup, yan yüzeylerinin toplam alanının yarısından daha azı açık bulunan yerler de, kapalı alan şeklinde değerlendirilecek. Sigara içme yasağı bulunan kapalı mekanların balkonları ve yangın merdivenleri, üstü kapalı olsalar da açık alan sayılacak ve tiryakiler buralarda sigara içebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam da yasak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde, cezaevlerinde, şehirler arası ve uluslararası güzergahlarda yolcu taşıyan deniz yolu araçlarının güvertelerinde tütün ürünleri tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulabilecek. Bu alanlara 18 yaşını doldurmamış kişiler giremeyecek. Tütün ürünlerinin ve üretici firmaların isim, marka veya alametleri kullanılarak her ne suretle olursa olsun reklam ve tanıtım yapılamayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce yazılı uyarı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ile ulusal, bölgesel ve yerel yayın yapan her kategoride televizyon ve radyolar, ayda en az 90 dakika tütün ürünleri alışkanlığının zararları konusunda uyarıcı, eğitici yayın yapacak. Sigara yasağının uygulanması ve tedbir alınmasıyla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmeler önce yazılı olarak uyarılacak. Bu uyarıya rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye sınırları dışında ise mahalli mülki amir tarafından 500 YTL ile 5 bin YTL arasında ceza verilebilecek. Sigara yasağı bulunan yerlerde sigara içenlere 50 YTL, sigara izmaritini ve paketini yere atanlara 20 YTL ceza verilecek. Lokanta, kahvehane ve kafeterya gibi yerler için yasaklar ise 19 Temmuz 2009’da yürürlüğe girecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara yasağına uymayanlara kimler müdahale edecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; İGARA içme yasağı getirilen yerlerde, üst düzey yöneticiler, yasakların uygulanması konusunda bir yetkili görevlendirecek. "Sigara İçilmez" levhalarının altındaki "Şikayet İçin" bölümüne bu kişinin ad ve soyadı ile telefon numaraları da yazılacak. Aynı şekilde taksiler dahil, toplu taşım araçlarına da, taşıtın büyüklüğüne göre, tüm yolcuların görebileceği ve okuyabileceği şekilde, "Sigara İçilmez" yazıları asılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trafik cezası gibi tahsil edilecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara yasaklarına aykırı hareket edenlere verilecek cezalar, trafik cezaları gibi tahsil edilecek. Önce kişiye tebligat yapılacak ve cezayı yatırması istenecek. Yatırmazsa, o zaman cebr-i icra yöntemlerine başvurulacak. Bu yöntemler arasında, cezanın kişinin maaşından kesilerek tahsili de bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara içmek nerelerde yasak nerelerde serbest olacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çadır ve güneşlik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; abit veya seyyar bir tavanı ya da çatısı (çadır, güneşlik v.b) olan, kapıları, pencereleri ve giriş yolları dışında bütün yan yüzeyleri geçici veya kalıcı olarak tamamen kapatılmış alanlar ile aynı şekilde tavanı veya çatısı olup, yan yüzeylerin toplam alanının yarısından daha azı açık bulunan yerler, ’kapalı alan’ olarak değerlendirilecek ve bu alanlarda tütün ürünleri tüketilmesi önlenecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamu binaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında, koridorlar dahil, her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan, birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binaların kapalı alanları ve taksi hizmeti verenler dahil, karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu tolu taşım araçlarında tütün ürünleri tüketilmeyecek. Bu alanlarda tütün ürünlerinin tüketilmesi için tahsis edilmiş alanlar varsa, bunlar kaldırılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakımevi ve hapishane&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalarının yatarak tedavi gördüğü birimlerde ve ceza infaz kurumlarında, şehirlerarası veya uluslararası güzergáhlarda yolcu taşıyan denizyolu araçlarının güvertelerinde toplam alanın yüzde 10’unu geçmeyecek şekilde tütün ürünleri tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulabilecektir. Bu alanlar, koku ve duman geçişini önleyecek şekilde tecrit edilmiş ve standartlara uygun havalandırma tertibatı ile donatılmış, tavanı, kapı ve pencereleri dışında dört tarafı sert zemin veya duvarla kaplı olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitim kurumları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumları ile okul öncesi eğitim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı alanları ile birlikte açık alanlarında da tütün ürünleri tüketilmeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;stadyumlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapalı alanlarında tütün ürünleri tüketilmesi mümkün olmayan ticaret merkezi, iş hanı, sinema, tiyatro, havaalanı, otogar, spor ve eğlence tesisi, alışveriş merkezi ve benzeri yerlerin içinde olup tütün ürünlerinin tüketilmesine müsaade edilmeyen alanlardan tecrit edilmemiş ve hava geçişi engellenmemiş şekilde faaliyet gösteren lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti veren işletmelerde tütün ürünleri tüketilmeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürriyet’te üç aydır yasak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAPALI mekanlarda sigara içme yasağı, Hürriyet Medya Towers’da 25 Şubat’tan bu yana uygulanıyor. Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı’nın isteğiyle iki yıl önce bina içinde sadece belirlenen alanlarda sigara içilmesine izin verildi. 25 Şubat Pazartesi gününden itibaren bina içinde tüm kapalı mekanlarda sigara yasaklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada sigara yasakları nasıl&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD: ABD’nin Kaliforniya eyaleti, dünyada en sıkı ve geniş çaplı sigara yasağının uygulandığı yerlerden biri. 1993 yılında devlet binalarının içinde ya da 1.5 metre yakınında sigara içmek yasaklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FRANSA: Fransa, 2003’de, halka açık alanlarda sigara tüketimini düşürmek için sigara fiyatlarını yüzde 20 arttırdı. 1 Şubat 2007’de iş yerlerinde sigara yasaklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CANADA: Kanada’da 15 yaşın üzerinde sigara içenlerin oranı yüzde 21. Toplum sağlığı uzmanlarına göre bunun sebebi, ülkede uygulanan sert sigara içme yasağı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İRLANDA: İrlanda 2004 yılında publar, restoranlar ve kapalı iş yerlerinde sigara içilmesini yasakladı. Hükümet, bu mekanlarda sigara içerken yakalanan kişilere 3 bin Euro para cezası verilmesini kararlaştırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HOLLANDA: 16 milyonluk nüfusunun yüzde 30’u sigara içen Hollanda, 1 Ocak 2004’ten itibaren, tren istasyonları, umumi tuvaletler, iş yerleri de dahil olmak üzere halka açık bir çok yerde sigarayı yasakladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSPANYA: İspanya’da iş yerleri, hastaneler, kültür merkezleri ve toplu taşıtlarda sigara yasağı, 1 Ocak 2006 itibariyle yürürlüğe girdi. Yasa, 100 metrekareden geniş iş yerlerinde, kahvehane ve restoranlarda içilen bölüm bulundurulmasına izin verse de, küçük mekanlarda yasadışı sigara tüketimi devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AVUSTRALYA: Avustralya’da havaalanları, devlet daireleri, klinikler ve işyerlerinde sigara içmek yasak. Ülkede bir çok eyaletteki restoranlar ve alışveriş merkezlerinde de sigara içilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İTALYA: İtalya’da sigara yasağı iki yıldır yürürlükte. Hükümet, sigara içmenin yasak olduğu mekanlarda kuralı ihlal eden kişiye yaklaşık 2 bin Euro para ceza kesiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NORVEÇ: 1 Haziran 2004’te restoran, bar ve kafelerde sigara içmek yasaklandı. Norveç’te tütün ürünlerinin reklamını yapmak, 30 senedir yasak. Bir paket sigaranın fiyatı ise yaklaşık 6 Euro.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSVEÇ: Mayıs 2005’ten bu yana ülkede bar ve restoranlarda sigara içmek yasak. Sigaraya izin vermek isteyen işletmelerin ise özel havalandırma sistemi bulundurmaları ve sigara içilen bölümde yiyecek-içecek servisi yapmamaları gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PORTEKİZ: Portekiz’de sigara yasağı sadece hastane, okul ve devlet binaları için geçerli. Toplu taşıtlarda seyahat süresi bir saati geçmiyor ise, taşıt içinde sigara içmek yasak. Portekiz hükümeti barlara ve restoranlara bu kararın getirilmemesine karar kıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNGİLTERE: İngiltere’de geçtiğimiz yıldan beri, umuma açık alanlarda sigara içmenin cezası 50 sterlin. Londra İmperial Koleji’nin araştırmasına göre, 65 yaşının altında sigara içen kişilerin oranı yüzde 30.&lt;br /&gt;Kaynak:gazeteguncel&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-2750879918164874193?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/2750879918164874193/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=2750879918164874193' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/2750879918164874193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/2750879918164874193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/sigara-iilebilen-yerler-ve-sigara_23.html' title='Sigara İçilebilen Yerler Ve Sigara İçilemeyen Yerler'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-5556966244538505663</id><published>2008-05-22T13:01:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:17.779-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilim'/><title type='text'>Evren Bir Ağ Mı?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDXRna9JAeI/AAAAAAAAAMg/VmWmY7a_by0/s1600-h/bilim.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDXRna9JAeI/AAAAAAAAAMg/VmWmY7a_by0/s200/bilim.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203295419677344226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye dek varlığı bilinen, ancak nerede olduğu bilinmeyen kayıp "kara madde"nin yerinin astronomlar tarafından belirlediği iddia edildi. Evrenin bir ağ olduğu düşünülüyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Astronomlar, şimdiye kadar uzayda varlığı bilinen, ancak nerede olduğu bilinmeyen kayıp maddenin yerini belirledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Astrophysical Journal dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, kayıp maddenin yeri, dünya etrafındaki yörüngesinde dönen Hubble uzay teleskopu ve Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) "Far Ultraviolet Spectroscopic Explorer" (FUSE) uydusu tarafından bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları, bilinen maddenin dışında, uzayda bir yerde, görülebilen galaksiler ve yıldızları meydana getiren daha fazla madde olduğuna inanıyor, ancak yerini bilmiyorlardı. Evrenin bir yerinde sadece görünmeyen baryonik madde, yani atomları meydana getiren nötron ve protonlar değil, aynı zamanda büyük mikdarda görülebilen "kara" madde de bulunuyor. Astronomlar, şimdi bu yeri bilinmeyen baryonik kayıp madde kütlesinin yaklaşık yarısının yerinin, Hubble ve FUSE tarafından belirlendiğini bildirdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeri belirlenen kayıp maddenin, galaksiler arasındaki boş uzaya, aşırı ısınmış oksijen ve hidrojen olarak yayıldığı sanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Colorado Üniversitesinden Mike Shull, "Şimdi evrenin omurgasını meydana getiren, ağ benzeri bir yapının hatlarını gördüğümüzü düşünüyoruz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirlenen maddenin "bir örümcek ağına" benzediğini belirten Shull, "Bizim gördüğümüz şey örümceğin çekim gücünün yarattığı şey. Çok ince. Bir kısmı çok sıcak, neredeyse bir milyon derece sıcaklığında bir gaz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada devreye kara maddenin girdiğini ve gazı ısıttığını kaydeden Shull, "Kara maddenin çekim gücü var. Bu gazı içeri çekiyor ve bu da bizim sonik bomba dediğimiz şeye, şok dalgalarına yol açıyor. Bu şok, gazı bir milyon dereceye kadar ısıtıyor. Bu da maddenin görünmesini daha da zorlaştırıyor" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Shull ve arkadaşları, bu hidrojen ve oksijen ağlarının görülebilir ışık içinde görülemeyecek kadar çok sıcak, X-ray'lerde görünmek için ise çok soğuk olduğunu kaydettiler. Oksijen atomlarının küçülmüş, iyonlaşmış biçimlerde olduğunu belirten Shull, 8 elektrondan beşinin kaybolduğunu ve bunun mor ötesi bir ışık tayfı yaydığını, Hubble ve FUSE'un üzerindeki cihazların bu tayfı yakalayabildiklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galaksilerin maddenin bu ince lifleri üzerinde vücut bulduğunu belirten Shull, "Dolayısıyla geniş bir ölçekte galaksilerin dağılımına baktığımızda bunların tek biçimli olmadığını görüyoruz. Galaksiler, yapraklar ve lifler boyunca dağılmışlar" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar, bu yapılar içindeki bazı cüce galaksilerin veya başka bir deyişle madde demetlerinin galaksiler oluşturabileceklerini belirtiyor.&lt;br /&gt;Kaynak:AA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-5556966244538505663?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/5556966244538505663/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=5556966244538505663' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/5556966244538505663'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/5556966244538505663'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/imdiye-dek-varl-bilinen-ancak-nerede.html' title='Evren Bir Ağ Mı?'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDXRna9JAeI/AAAAAAAAAMg/VmWmY7a_by0/s72-c/bilim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3329593699553020009</id><published>2008-05-22T09:13:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:17.931-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Barack Obama Hedefe Yakın</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDWd-69JAdI/AAAAAAAAAMY/Tccm-FSh_fM/s1600-h/barack-obama.png"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDWd-69JAdI/AAAAAAAAAMY/Tccm-FSh_fM/s200/barack-obama.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203238648799625682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ABD’de Demokrat Parti’nin başkan adaylığı için Hillary Clinton ile çekişen Barack Obama, Oregon eyaletindeki önseçimi kazanarak, seçilmiş delegelerdeki sınır noktası olan 1627’yi geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kentucky’yi kazanan Hillary ise "3 Haziran’daki son rauntta ne Obama, ne de ben sihirli delege sayısına ulaşabileceğiz" dedi. Bu sayı, 2.026.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’de, Demokrat Parti içindeki başkan adaylığı mücadelesinde, Senatör Barack Obama hedefe doğru bir adım daha attı. Oregon’da yapılan önseçimi Obama farklı kazanırken, Kentucky’de yapılan önseçimi de rakibi Hillary Clinton farklı kazandı. Ancak, topladığı delege sayısı daha fazla olan Obama, 3 Ocak’taki ilk önseçimi kazandığı Iowa Eyaleti’ne dönerek halka hitaben bir konuşma yaptı ve "delegelerin çoğunu aldığını" duyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşmasında "değişim" temasını işleyen Barack Obama, rakibi olarak Cumhuriyetçi Parti Başkan Adayı olacağı fiilen kesinleşen Senatör John McCain’i gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama, Oregon’da oyların yüzde 58’ini alırken, Clinton yüzde 42’sini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;topladı. Kentucky’de ise, Clinton oyların yüzde 65’ini, Obama yüzde 30’unu aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hillary pes etmiyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hillary Clinton ise pes etmedi. Clinton, Demokrat Parti Başkan Adayı’nın "zor bir dönemin sınavları için en iyi hazırlıklı olan kişi" olması gerektiğini söyledi. Clinton, Obama’nın deneyimsiz olduğunu aylardır sık sık dile getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senatör Clinton, "Ne Senatör Obama ne de ben 3 Haziran’da sihirli sayıya ulaşabileceğiz. Partimiz zor bir tercih yapacak" dedi. Barack Obama kampı, gelecek iki hafta içinde daha fazla süper delegenin desteğinin geleceğine inanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;puerto Rico, Montana ve Güney Dakota ile birlikte önseçim süreci 3 Haziran’da sona erecek. Kentucky’de, aynen Batı Virginia’da olduğu gibi beyaz işçi kesiminin Obama’ya oy vermediği dikkatleri çekti. Clinton bu kesimde yüzde 70’e kadar çıktı. Bunların yüzde 20’si "ırk tercihimizde rol oynadı" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hillary kampının, Obama’nın "başkan adayı" olması durumunda Demokrat Parti’nin 4 Kasım’da yenilgiye uğrayacağına süper delegeleri ikna etmeye çalışacağı belirtiliyor. Ancak, çok daha fazla delegeyi önseçimlerde kazanmasına rağmen Barack Obama’nın başkan adayı olmaması halinde de siyahların sandıkta tepki göstereceği ifade ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demokratların delege denklemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama, seçilmiş delegelerdeki sınır noktası olan 1627’yi geçti. CBS televizyonu, Obama’nın toplam delege sayısını 1953, Clinton’ın toplam delege sayısını da 1770 olarak verdi. Bu rakamlar süper delegeleri de içeriyor. Demokrat Parti’deki 797 süper delegenin önemli bir bölümü henüz hangi aday adayına destek vereceğine karar vermiş değil. "Demokrat Parti Başkan Adayı" olmak için 2026 rakamına ulaşmak gerekiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3329593699553020009?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3329593699553020009/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3329593699553020009' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3329593699553020009'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3329593699553020009'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/barack-obama-hedefe-yakn.html' title='Barack Obama Hedefe Yakın'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDWd-69JAdI/AAAAAAAAAMY/Tccm-FSh_fM/s72-c/barack-obama.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-2895903775092383337</id><published>2008-05-22T09:09:00.001-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:18.034-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><title type='text'>Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Manchester United</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDWbrK9JAcI/AAAAAAAAAMQ/mqByqhuKh80/s1600-h/sampiyonlarin-sampiyonu.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDWbrK9JAcI/AAAAAAAAAMQ/mqByqhuKh80/s200/sampiyonlarin-sampiyonu.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203236110473953730" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; vrupa Şampiyonlar Ligi finalinde Manchester United, normal süresi ve uzatma devreleri 1-1 beraberlikle sona eren maçta Chelsea'yi penaltı atışları sonunda 6-5 mağlup ederek, Avrupa Şampiyonlar Ligi şampiyonu oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; oskova'nın Luzhniki Stadı'nda oynanan karşılaşmada Manchester United'ın golünü 26. dakikada Ronaldo atarken, Chelsea bu gole 45. dakikada Lampard ile cevap verdi. Karşılaşmanın normal süresi ve uzatma devreleri 1-1 beraberlikle sona erdi, karşılaşmada penaltı atışlarına geçildi. Chelsea'de penaltı atışlarını Ballack, Belletti, Lampard, A.Cole, Kalou gole çevirirken, kaptan Terry ve Anelka penaltıyı kaçırdı. Manchester United'da ise Tevez, Carrick, Hargreaves, Nani, Anderson, Giggs penaltı atışlarını gole çevirirken, Ronaldo penaltıyı kullanamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılaşmanın ikinci uzatma devresinde 116. dakikada Chelsea'den Drogba kırmızı kartla oyun dışında kaldı.&lt;br /&gt;Kaynak:İHA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-2895903775092383337?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/2895903775092383337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=2895903775092383337' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/2895903775092383337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/2895903775092383337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/ampiyonlar-ligi-ampiyonu-manchester.html' title='Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Manchester United'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDWbrK9JAcI/AAAAAAAAAMQ/mqByqhuKh80/s72-c/sampiyonlarin-sampiyonu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-676022792655564517</id><published>2008-05-21T09:08:00.000-07:00</published><updated>2008-05-21T09:10:10.022-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>İkametgah Belgesi Kalkıyor</title><content type='html'>Kamu kurum ve kuruluşlarınca yürütülen iş ve işlemlerde, nüfus müdürlüklerinden veya yurttaşlardan yerleşim yeri ve diğer adres belgesi ile nüfus kayıt örneği istenmeyecek, bu belgeler, ilgili kuruluş tarafından doğrudan, Adrese Kayıt Sistemi'ne dayalı Kimlik Paylaşım Sistemi'nden (KPS) elde edilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yurttaşların yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerinin, standartlara uygun biçimde tek merkezde tutulması ve belli ilkeler çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşlarıyla paylaşılmasını sağlamak amacıyla uygulamaya konulan Adres Kayıt Sisteminin sağlıklı biçimde yürütülmesine yönelik alınması gereken önlemlere ilişkin bir genelge yayınladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan genelgeye göre, kamu kurum ve kuruluşları yaptıkları işlemlerde, MERNİS veri tabanında yer alan ve T.C. kimlik numarası ile ilişkilendirilmiş bulunan "Kimlik Paylaşımı Sistemi"nden (KPS) elde edecekleri yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerini esas alacaklar. Henüz KPS'ye bağlanmayan kamu kurum ve kuruluşları ise hazırlıklarını en kısa sürede tamamlayarak KPS'ye bağlanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırtasiyeciliğin ortadan kaldırılması hedefi doğrultusunda, kamu kurum ve kuruluşlarınca yürütülen iş ve işlemlerde, nüfus müdürlüklerinden veya yurttaşlardan yerleşim yeri ve diğer adres belgesi ile nüfus kayıt örneği istenmeyecek, bu belgeler, ilgili kuruluş tarafından doğrudan KPS'den elde edilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; lusal Adres Veri Tabanının güncel tutulması amacıyla İl özel idareleri ve belediyelerce "Adres ve Numaralamaya İlişkin Yönetmelik" hükümleri titizlikle uygulanacak, mahalle, cadde, sokak adı gibi adres bileşenlerinde meydana gelen değişiklikler en kısa sürede kamuoyuna duyurulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurumlar, her türlü iş ve işleminde, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından belirlenen (TS EN 14142-1) adres standardına uyacaklar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-676022792655564517?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/676022792655564517/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=676022792655564517' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/676022792655564517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/676022792655564517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/ikametgah-belgesi-kalkyor.html' title='İkametgah Belgesi Kalkıyor'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3917086108325684495</id><published>2008-05-21T08:59:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:18.177-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Indiana Jones and the City of the Gods</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDRH-gTj3JI/AAAAAAAAAMI/rGiHUM_AFMI/s1600-h/indianajones.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDRH-gTj3JI/AAAAAAAAAMI/rGiHUM_AFMI/s200/indianajones.jpeg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202862608669203602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Indiana Jones and the City of the Gods 23 mayısta sinemalarda.Steven Spielberg 125 milyon dolar bütçeli Indiana Jones 4′ün çekileceği Hawaii’de geçtiğimiz yıllarda, aralarında Kutsal Hazine Avcıları - Raiders of the Lost Ark, Jurassic Park, The Lost World: Jurassic Park ve Jurassic Park III gibi filmlerinin çekimlerini de gerçekleştirmişti.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3917086108325684495?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3917086108325684495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3917086108325684495' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3917086108325684495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3917086108325684495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/indiana-jones-and-city-of-gods.html' title='Indiana Jones and the City of the Gods'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDRH-gTj3JI/AAAAAAAAAMI/rGiHUM_AFMI/s72-c/indianajones.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-2185457510270587910</id><published>2008-05-21T08:53:00.002-07:00</published><updated>2008-05-21T08:55:38.061-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>SSK ve Bağ-Kur Prim Affı</title><content type='html'>Adana Sanayici ve İşadamları Derneği (ADSİAD) Başkanı Cahit Sınmaz, iş dünyasının asıl beklentisinin, "Prim oranlarında indirim" olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Sınmaz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla SSK ve Bağ-Kur'un toplam 48 milyar YTL'yi bulan alacakları için düzenlemeye gidileceğini belirttiği açıklamasında, yapılacak affın 31 Aralık 2007 öncesi oluşmuş prim borçlarıyla idari para cezası ve gecikme faizlerini kapsadığını kaydetti. Bu afların, zor durumdaki esnafı ve işadamlarını rahatlattığını, ancak kesin çözüm olmadığını vurgulayan Sınmaz, prim oranlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Şu anda Türkiye'deki SSK ve Bağ-Kur primlerinin birçok ülkeden yüksek olduğuna dikkat çeken Sınmaz, "Prim miktarları makul seviyeye çekilmedikçe, bu tür aflar bir sonuç vermez. Öte yandan aflar, primlerini düzenli ödeyenleri mağdur ediyor. Afların bir diğer olumsuz yönü de iş dünyasında beklenti yaratması ve 'Nasıl olsa yine af çıkar' düşüncesi oluşturmasıdır" de&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kaynak:(İHA)&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-2185457510270587910?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/2185457510270587910/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=2185457510270587910' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/2185457510270587910'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/2185457510270587910'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/ssk-ve-ba-kur-prim-aff.html' title='SSK ve Bağ-Kur Prim Affı'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4125175525647573988</id><published>2008-05-21T08:36:00.000-07:00</published><updated>2008-05-21T08:38:16.384-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>AP, Türkiye Raporunu Onayladı</title><content type='html'>Avrupa Parlamentosu (AP) genel kurulu, Hollandalı Hristiyan Demokrat parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan Türkiye raporunu bugün kabul etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AK Parti kapatılırsa, Türkiye'nin üyeliği kendiliğinden kesilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağlayıcı özelliği olmayan, tavsiye niteliği taşıyan raporda, Türkiye'den demokrasi ve insan hakları alanındaki reformların hızlandırması çağrısında bulunuldu. Rapor, 62 "hayır" ve 61 "çekimser" oyuna karşı 467 oyla kabul edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ERMENİ İDDİALARINA RET-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir grup Fransız parlamenterin, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını savunan değişiklik önergeleri genel kurumdaki oylamada reddedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sol siyasi grupların, "Türkiye'de 1 Mayıs gösterilerinde çıkan olaylarda polisin fazla güç kullandığı yolundaki haberlerden Avrupa Parlamentosunun endişe duyduğu" yolundaki değişiklik önergesi ise kabul edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine kabul edilen değişiklik önergesinde, Türk Ceza Yasasının 301. maddesindeki değişikliğin yeterli olmadığını savunuldu ve bu madde ile diğer kısıtlayıcı maddelerin tamamen kaldırılması çağrısında bulunuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-KAPATMA DAVASINA ATIF-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Komisyonunda geçen ay kabul edilen ve rapora giren bir maddede, "AK Partinin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasının sonuçlarından endişe duyulacağı" ifade edildi ve "Anayasa Mahkemesinin, kararını, hukuk devleti ilkeleri, Avrupa standartları ve Venedik Komisyonunun siyasal partilerin kapatılmasıyla ilgili ölçütlerine uygun alması" temennisinde bulunuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabul edilen bir değişiklik önergesinde Meclis'e, Venedik Komisyonunun ilkelerine uygun olarak, siyasi partilere getirilen yasaklar konusunda anayasal değişiklik yapması tavsiye edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hükümetten, reformları sürdürürken, demokratik ve laik bir Türkiye'de çoğulculuk ve farklılıklara saygı göstermesi" istenen raporda, "ülkenin çağdaşlaşması için hükümete ve tüm siyasal partilere, önemli adımlarda yapıcı uzlaşmaya gitmesi" çağrısında bulunuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversitelerdeki başörtüsü yasağının kaldırılmasına da atıfta bulunulan ve oylamayla kabul edilen bir başka maddede, "üniversitelerdeki başörtüsü yasağının, geniş anlamda sivil toplumun görüşlerini temel alacak, geniş çaplı bir reform paketi içinde kaldırılmamasının halkın bir bölümünde endişe ve düş kırıklığı yaratması not edildi" ifadesi kullanıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DTP milletvekillerinden ve belediye başkanlarından terör örgütüyle aralarına açık bir sınır koymaları istenen raporda, Leyla Zana ile birlikte DTP üyesi 53 belediye başkanı hakkında görüşlerini açıkladıkları gerekçesiyle dava açılması eleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-RAPOR-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni sivil anayasa hazırlığının, "insan hakları ve özgürlüklerin korunmasını anayasanın merkezine yerleştirme" açısından çok önemli bir fırsat sunduğu anlatılan raporda, yeni anayasa çalışmasına sivil toplumun geniş katılımının sağlanması tavsiye edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "2008'in reform yılı olacağı" taahhüdünün memnuniyetle karşılandığı belirtilen raporda, hükümetin parlamentodaki çoğunluğuna dayanarak reformlarda kararlı davranmasının, Türkiye'nin modern demokratik refah toplumuna dönüşümünde hayati önem taşıdığı vurgulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda, "demokratik yollarla seçilmiş siyasal liderliğin, iç ve dış politikayla güvenlik konularının biçimlenmesinde tam sorumluluk üstlenmesinin ve ordunun demokratik sorumluluğa saygı göstermesinin güvence altına alınmasında" ve TBMM'nin askeri ve savunma politikasında bu kapsamdaki tüm harcamalarda tam denetim yetkisinin tesis edilmesinde "hükümetin yeni sistematik çabalar göstermesi" istendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-TCK'NIN 301. MADDESİNE ÖNCELİK-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Ceza Yasasının 301. maddesindeki değişikliğin ilk adım olduğu ifade edilen raporda, bu reformun gecikmeden uygulanması ve bu maddenin ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı amaçla kullanılmaması çağrısında bulunuluyor. Raporda, ifade ve düşünce özgürlüğünün tamamen garanti altına alınması için daha ileri yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu ve yapılmasına ihtiyaç duyulan bu yeni yasal düzenlemelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun olması temennisinde bulunuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda, Ergenekon soruşturmasının kararlılıkla sürdürülmesi, örgütün "devlet organlarındaki tüm bağlantılarının ortaya çıkarılarak örgütle ilişkisi bulunanların yargıya teslim edilmesi" istendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakıflar Yasasının çıkarılmasından duyulan memnuniyetin dile getirildiği raporda, "AB Komisyonunun, metni inceleyerek gayrimüslim azınlıklarca mülklerin yönetimi, satın alınması ve üçüncü kişilere satılmış olanlar dahil geri alınmasının mümkün olup olmayacağını araştırması gerekir" denildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda, Vakıflar Yasasının kabulünün ardından Türk hükümetinin, bu olumlu adımı değerlendirerek dinsel özgürlüklerle ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi, bu kapsamda tüm dinsel toplululuklara faaliyetleri için gerekli yasal statü, ruhani görevlilerin eğitimi, hiyerarşik seçim ve ibadet yerlerinin inşası konusunda yasal çerçeve sunulması, Heybeliada Ruhban Okulunun yeniden açılması ve "ekümenik patrik" unvanının kullanımına izin verilmesi gibi isteklere yer verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda, "Türk hükümetine, Kürt sorununun kalıcı çözümü amaçlayan siyasal inisiyatifin öncelikli olarak başlatılması çağrısı yapılır" ifadesine yer verilerek, DTP'li milletvekilleri ve belediye başkanlarından "demokratik Türk devleti içinde Kürt sorununa siyasal çözüm arayışına yapıcı biçimde dahil olmaları" istendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadına yönelik şiddetle mücadelede Türkiye'nin sağladığı ilerlemeden övgüyle söz edilen belgede, "eşit muameleyle kadınların eğitim alabilmesi ve ekonomik açıdan güçlendirilmesi, Türkiye'nin daha fazla ekonomik kalkınması ve refahı açısından kritik önemdedir" denildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terör örgütü PKK'nın eylemleri şiddetle kınanarak ve terörle mücadelede Türkiye ile dayanışmaya vurgu yapılan raporda, terör örgütünün önkoşulsuz olarak derhal silah bırakması isteniyor. Raporda, "Türkiye'ye karşı terörist eylemlerde topraklarının üs olarak kullanılmasına izin vermemeleri konusunda" Irak hükümetine ve Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetime çağrı yapılarak, bu kapsamda Türkiye ile Irak arasındaki diyalogdan memnuniyet duyulduğu belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-DIŞ POLİTİKA KONULARI-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs sorununa BM gözetiminde kapsamlı çözüm bulunması gereği vurgulanan belgede, "Türk askerlerinin çekilmesinin çözüm müzakerelerini kolaylaştıracağı" ileri sürüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AP'nin önceki Türkiye raporlarında yer bulan 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarına değinilmeyen rapor taslağında, "Türkiye'nin, ekonomik ambargoyu sona erdirerek Ermenistan ile sınır kapısını yeniden açması, Türk ve Ermeni hükümetlerinin geçmişteki olaylarla ilgili açık ve samimi tartışmaya izin vererek uzlaşma sürecini başlatması ve AB Komisyonunun bu süreci kolaylaştırması" çağrıları yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Karadeniz havzasında, Orta Asya'da ve daha geniş Orta Doğu'da AB dış politika hedeflerinin gerçekleştirilmesinde önemli bir ortak olarak Türkiye'nin rolü onaylanır" denilen raporda, AB Komisyonu ve üye devletlere çağrı yapılarak, bu bölgelerde Türkiye ile işbirliği potansiyelinden daha iyi yararlanılması istendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda, Türkiye'nin Bosna-Hersek ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) misyonları yanında Kosova ve Afganistan gibi NATO operasyonlarına katılımı övülürken, "Türkiye'nin AB-NATO stratejik işbirliği anlaşmasının uygulanmasını engellemesinden üzüntü duyulur" denildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin, "Avrasya'nın enerji terminali olma hedefini ve Avrupa'nın enerji güvenliğine katkıda oynayacağı rolü tanınan" taslakta, enerji faslının müzakerelere açılmasına destek verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oomen-Ruijten'in hazırladığı raporda, "vize kolaylığı anlaşması müzakerelerine başlamaları" için AB Komisyonu ve Türkiye'ye çağrı yapıldı.&lt;br /&gt;Kaynak:zaman&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4125175525647573988?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4125175525647573988/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4125175525647573988' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4125175525647573988'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4125175525647573988'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/ap-trkiye-raporunu-onaylad.html' title='AP, Türkiye Raporunu Onayladı'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3626241355100017547</id><published>2008-05-19T09:32:00.003-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:18.389-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Sigara İçilebilen Yerler Ve Sigara İçilemeyen Yerler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDGt5wTj3II/AAAAAAAAAMA/cRktxPSRvus/s1600-h/smoke.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDGt5wTj3II/AAAAAAAAAMA/cRktxPSRvus/s200/smoke.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202130252320726146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;Kapalı mekanlarda sigara içme yasağı getiren "Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun bugün itibarı ile yürürlüğe girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara yasağı "kapalı alan" özelliği taşıyan alanlarda uygulanacak. Çadır ve güneşlikler "kapalı alan" özelliği taşıyacak. Yasak bulunan yerlerde sigara içenlere 50 YTL ceza verilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAPALI mekanlarda sigara içme yasağı getiren kanun dün geceyarısı itibarı ile yürürlüğe girdi. Böylece sigara tiryakileri kamu hizmet binaları, koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, ticaret, sosyal, kültürel, spor ve eğlence yerlerinin kapalı alanlarında sigara içemeyecek. "Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun"a göre, taksi hizmeti verenler dahil olmak üzere bütün toplu taşıma araçlarında da sigara içme yasağı uygulanacak. Okul öncesi eğitim kurumları, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında tütün ve tütün ürünleri tüketilemeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balkonda serbest&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara yasağının uygulanabilmesi için belirlenen alanlar, "kapalı alan" özelliği taşıyacak. Bunun için de kapalı alanın öncelikle tavanı veya çatısı olması gerekecek. Bu yer, bir bina, hatta çadır da olabilecek. Söz konusu alanların kapısı, pencereleri ve giriş yolları dışındaki bütün yan yüzeyleri tamamen kapatılmışsa burası yine kapalı alan sayılacak. Tavanı, çatısı olup, yan yüzeylerinin toplam alanının yarısından daha azı açık bulunan yerler de, kapalı alan şeklinde değerlendirilecek. Sigara içme yasağı bulunan kapalı mekanların balkonları ve yangın merdivenleri, üstü kapalı olsalar da açık alan sayılacak ve tiryakiler buralarda sigara içebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam da yasak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde, cezaevlerinde, şehirler arası ve uluslararası güzergahlarda yolcu taşıyan deniz yolu araçlarının güvertelerinde tütün ürünleri tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulabilecek. Bu alanlara 18 yaşını doldurmamış kişiler giremeyecek. Tütün ürünlerinin ve üretici firmaların isim, marka veya alametleri kullanılarak her ne suretle olursa olsun reklam ve tanıtım yapılamayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce yazılı uyarı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ile ulusal, bölgesel ve yerel yayın yapan her kategoride televizyon ve radyolar, ayda en az 90 dakika tütün ürünleri alışkanlığının zararları konusunda uyarıcı, eğitici yayın yapacak. Sigara yasağının uygulanması ve tedbir alınmasıyla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmeler önce yazılı olarak uyarılacak. Bu uyarıya rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye sınırları dışında ise mahalli mülki amir tarafından 500 YTL ile 5 bin YTL arasında ceza verilebilecek. Sigara yasağı bulunan yerlerde sigara içenlere 50 YTL, sigara izmaritini ve paketini yere atanlara 20 YTL ceza verilecek. Lokanta, kahvehane ve kafeterya gibi yerler için yasaklar ise 19 Temmuz 2009’da yürürlüğe girecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara yasağına uymayanlara kimler müdahale edecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; İGARA içme yasağı getirilen yerlerde, üst düzey yöneticiler, yasakların uygulanması konusunda bir yetkili görevlendirecek. "Sigara İçilmez" levhalarının altındaki "Şikayet İçin" bölümüne bu kişinin ad ve soyadı ile telefon numaraları da yazılacak. Aynı şekilde taksiler dahil, toplu taşım araçlarına da, taşıtın büyüklüğüne göre, tüm yolcuların görebileceği ve okuyabileceği şekilde, "Sigara İçilmez" yazıları asılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trafik cezası gibi tahsil edilecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara yasaklarına aykırı hareket edenlere verilecek cezalar, trafik cezaları gibi tahsil edilecek. Önce kişiye tebligat yapılacak ve cezayı yatırması istenecek. Yatırmazsa, o zaman cebr-i icra yöntemlerine başvurulacak. Bu yöntemler arasında, cezanın kişinin maaşından kesilerek tahsili de bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara içmek nerelerde yasak nerelerde serbest olacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çadır ve güneşlik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; abit veya seyyar bir tavanı ya da çatısı (çadır, güneşlik v.b) olan, kapıları, pencereleri ve giriş yolları dışında bütün yan yüzeyleri geçici veya kalıcı olarak tamamen kapatılmış alanlar ile aynı şekilde tavanı veya çatısı olup, yan yüzeylerin toplam alanının yarısından daha azı açık bulunan yerler, ’kapalı alan’ olarak değerlendirilecek ve bu alanlarda tütün ürünleri tüketilmesi önlenecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamu binaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında, koridorlar dahil, her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan, birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binaların kapalı alanları ve taksi hizmeti verenler dahil, karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu tolu taşım araçlarında tütün ürünleri tüketilmeyecek. Bu alanlarda tütün ürünlerinin tüketilmesi için tahsis edilmiş alanlar varsa, bunlar kaldırılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakımevi ve hapishane&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalarının yatarak tedavi gördüğü birimlerde ve ceza infaz kurumlarında, şehirlerarası veya uluslararası güzergáhlarda yolcu taşıyan denizyolu araçlarının güvertelerinde toplam alanın yüzde 10’unu geçmeyecek şekilde tütün ürünleri tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulabilecektir. Bu alanlar, koku ve duman geçişini önleyecek şekilde tecrit edilmiş ve standartlara uygun havalandırma tertibatı ile donatılmış, tavanı, kapı ve pencereleri dışında dört tarafı sert zemin veya duvarla kaplı olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitim kurumları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumları ile okul öncesi eğitim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı alanları ile birlikte açık alanlarında da tütün ürünleri tüketilmeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;stadyumlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapalı alanlarında tütün ürünleri tüketilmesi mümkün olmayan ticaret merkezi, iş hanı, sinema, tiyatro, havaalanı, otogar, spor ve eğlence tesisi, alışveriş merkezi ve benzeri yerlerin içinde olup tütün ürünlerinin tüketilmesine müsaade edilmeyen alanlardan tecrit edilmemiş ve hava geçişi engellenmemiş şekilde faaliyet gösteren lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti veren işletmelerde tütün ürünleri tüketilmeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürriyet’te üç aydır yasak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAPALI mekanlarda sigara içme yasağı, Hürriyet Medya Towers’da 25 Şubat’tan bu yana uygulanıyor. Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı’nın isteğiyle iki yıl önce bina içinde sadece belirlenen alanlarda sigara içilmesine izin verildi. 25 Şubat Pazartesi gününden itibaren bina içinde tüm kapalı mekanlarda sigara yasaklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada sigara yasakları nasıl&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD: ABD’nin Kaliforniya eyaleti, dünyada en sıkı ve geniş çaplı sigara yasağının uygulandığı yerlerden biri. 1993 yılında devlet binalarının içinde ya da 1.5 metre yakınında sigara içmek yasaklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FRANSA: Fransa, 2003’de, halka açık alanlarda sigara tüketimini düşürmek için sigara fiyatlarını yüzde 20 arttırdı. 1 Şubat 2007’de iş yerlerinde sigara yasaklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CANADA: Kanada’da 15 yaşın üzerinde sigara içenlerin oranı yüzde 21. Toplum sağlığı uzmanlarına göre bunun sebebi, ülkede uygulanan sert sigara içme yasağı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İRLANDA: İrlanda 2004 yılında publar, restoranlar ve kapalı iş yerlerinde sigara içilmesini yasakladı. Hükümet, bu mekanlarda sigara içerken yakalanan kişilere 3 bin Euro para cezası verilmesini kararlaştırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HOLLANDA: 16 milyonluk nüfusunun yüzde 30’u sigara içen Hollanda, 1 Ocak 2004’ten itibaren, tren istasyonları, umumi tuvaletler, iş yerleri de dahil olmak üzere halka açık bir çok yerde sigarayı yasakladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSPANYA: İspanya’da iş yerleri, hastaneler, kültür merkezleri ve toplu taşıtlarda sigara yasağı, 1 Ocak 2006 itibariyle yürürlüğe girdi. Yasa, 100 metrekareden geniş iş yerlerinde, kahvehane ve restoranlarda içilen bölüm bulundurulmasına izin verse de, küçük mekanlarda yasadışı sigara tüketimi devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AVUSTRALYA: Avustralya’da havaalanları, devlet daireleri, klinikler ve işyerlerinde sigara içmek yasak. Ülkede bir çok eyaletteki restoranlar ve alışveriş merkezlerinde de sigara içilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İTALYA: İtalya’da sigara yasağı iki yıldır yürürlükte. Hükümet, sigara içmenin yasak olduğu mekanlarda kuralı ihlal eden kişiye yaklaşık 2 bin Euro para ceza kesiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NORVEÇ: 1 Haziran 2004’te restoran, bar ve kafelerde sigara içmek yasaklandı. Norveç’te tütün ürünlerinin reklamını yapmak, 30 senedir yasak. Bir paket sigaranın fiyatı ise yaklaşık 6 Euro.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSVEÇ: Mayıs 2005’ten bu yana ülkede bar ve restoranlarda sigara içmek yasak. Sigaraya izin vermek isteyen işletmelerin ise özel havalandırma sistemi bulundurmaları ve sigara içilen bölümde yiyecek-içecek servisi yapmamaları gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PORTEKİZ: Portekiz’de sigara yasağı sadece hastane, okul ve devlet binaları için geçerli. Toplu taşıtlarda seyahat süresi bir saati geçmiyor ise, taşıt içinde sigara içmek yasak. Portekiz hükümeti barlara ve restoranlara bu kararın getirilmemesine karar kıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNGİLTERE: İngiltere’de geçtiğimiz yıldan beri, umuma açık alanlarda sigara içmenin cezası 50 sterlin. Londra İmperial Koleji’nin araştırmasına göre, 65 yaşının altında sigara içen kişilerin oranı yüzde 30.&lt;br /&gt;Kaynak:gazeteguncel&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3626241355100017547?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3626241355100017547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3626241355100017547' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3626241355100017547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3626241355100017547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/sigara-iilebilen-yerler-ve-sigara.html' title='Sigara İçilebilen Yerler Ve Sigara İçilemeyen Yerler'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDGt5wTj3II/AAAAAAAAAMA/cRktxPSRvus/s72-c/smoke.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-1924051236332969804</id><published>2008-05-19T09:16:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:18.653-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Microsoft, Yahoo'da Israrlı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDGomQTj3HI/AAAAAAAAAL4/jwtr6i8JnB4/s1600-h/google-yahoo.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDGomQTj3HI/AAAAAAAAAL4/jwtr6i8JnB4/s200/google-yahoo.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202124419755138162" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Microsoft, Yahoo’yu satın almak için yeniden harekete geçti.&lt;br /&gt;Microsoft Corp tarafından dün yapılan açıklamada, geçtiğimiz ay çıkmaza giren görüşmelere yeniden başlanıldığı belirtildi. Microsoft, Google ile rekabet edebilmek için Yahoo’yu 47, 5 milyar dolara satın almak istemişti. İnternet reklam pazarında en güçlü olan Google karşı Yahoo’yu satın alıp rekabet etmek isteyen Microsoft firması Yahoo’yu satın alabilmek için alternatif satış önerileri üzerinde yeniden Yahoo ile pazarlık başlattıklarını belirterek görüşmelerin sürdüğünü belirtti.&lt;br /&gt;Yahoo ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ortaklarını karlı çıkaracak bazı yeni satış alternatifleri üzerinde durduklarını belirterek, satış görüşmelerinin yeniden başladığını doğruladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-1924051236332969804?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/1924051236332969804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=1924051236332969804' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1924051236332969804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1924051236332969804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/microsoft-yahooda-israrl.html' title='Microsoft, Yahoo&apos;da Israrlı'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDGomQTj3HI/AAAAAAAAAL4/jwtr6i8JnB4/s72-c/google-yahoo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-7286592087351854795</id><published>2008-05-19T09:09:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:18.868-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Ücretsiz Tatil!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDGnXQTj3GI/AAAAAAAAALw/96ez_Vc1d0M/s1600-h/tatil.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDGnXQTj3GI/AAAAAAAAALw/96ez_Vc1d0M/s200/tatil.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202123062545472610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ekolojik tarım ve turizmi bir araya getirerek doğayla iç içe tatil imkanı sunan  Ekolojik Tarım Turizmi Fethiye'de yaygınlaşmaya başladı. Özellikle büyük şehirlerden gelen ekonomik durumu iyi turistler bu tür konaklama yerlerini tercih ediyorlar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Fethiye'de sayıları artmaya başlayan Ekolojik Tarım Turizmi merkezlerinden biride ekolojik tarım çiftliği Pastoral Vadi. Bölgedeki çiftçilere ve turizmcilere örnek olma özelliğinin yanında alternatif turizm imkanı sunan Pastoral Vadi'de konaklamak için aylar öncesinden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Bu çiftlikte zehir ve kimyasal madde kullanılmadan üretilen ürünler konuklara ikram edilirken, isteyen konuklar çiftlikte ücreti ile kalabiliyor, isteyenler de çiftlikte gönüllü çalışarak hem tarım yapmanın hem de ücretsiz tatilin tadını çıkartıyorlar. Organik tarım, ekolojik yaşam ve tatil olgularının birlikte değerlendirildiği bu çiftliklerde doğal mimarı yaklaşımıyla tasarlanmış taş, ahşap ve kerpiç evlerde yılın 12 ayı turizm yapılıyor. Ekolojik Tarım Turizmi merkezleri, kent yaşamının ve teknolojinin getirdiği stres ve sıkıntıları doğal, sakin ve huzurlu bir ortamda unutmak isteyenler için "köye dönüş" görünümünde bir ortamda unutturuyor. Bu tür alternatif turizm yerlerinde konuklar istedikleri takdirde tarımsal çalışmalara katılabiliyor, yerel kültür ve el sanatları atölyelerinde kilim dokumayı, topraktan çömlek yapmayı, ahşap oymayı, sepet örmeyi, tarhana, erişte, reçel ve turşu yapmayı deneyebiliyorlar. Pastoral Vadi'de tatil; "Çiftlikte üretilen her şey dahil" anlayışı ile fiyatlandırılıyor. Sabah - öğle, akşam yemekleri, ara öğünler, mutfakta, bahçede ve atölyelerde üretilen bütün yiyecek ve içecekler ile ikramlarda sınırlama yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pastoral Vadi hakkında bilgi veren işletme sahibi Ahmet Kizen, "Pastoral Vadi'de organik olarak üretilen ürünlerin doğal yöntemlerle hazırlanarak konuklarına sunulmasını mutfağımızın temel çalışma ilkesi olarak benimsedik. Çiftlikte yetişmeyen yada yetmeyen ürünleri, aynı tarz üretim yapan yada güvendiğimiz, geleneksel yöntemle üretim yapan köylülerden elde ediyoruz. Konuklarımıza artık evlerde pek yapılmayan, lokantaların mönülerinde rastlanmayan yöresel Akdeniz mutfağına özgü, geleneksel ve yerel tatlar taşıyan yemekleri sunuyoruz. Taş fırınımızda kendi ekmeğimizi yapıyor, yemeklerimizi tandır ve ocakta odun ateşi kullanarak pişiriyoruz. Yemek hazırlama işlemi aynı zamanda bir atölye çalışması olduğundan, konuklarımızın yemek hazırlama çalışmalarına katılmasından, bilgi ve hünerlerini bizimle paylaşmasından büyük mutluluk duyuyoruz." Dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kizen "Artık dünyada sağlıklı yaşam için sürdürülebilir tarım çiftlikleri kuruluyor. Biz de burada böyle bir çiftlik kurduk. Büyük şehirlerin gürültüsünden stresinden uzaklaşmak, sağlıklı besinler tüketmek isteyen insanların en büyük tercihi konumuna geldik. Buranın en büyük özelliği araştırıp gelen bilinçli insanların tercih etmesi. İnsanlar çiftlikte çalışmayı, dalından meyve kopartıp yemeyi seviyor. Sadece kuş ve su sesinin bulunduğu çiftlikte bütün stresten uzaklaşıp dinleniyorlar." Şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiftlikte gönüllü olarak bulunan Alman Rebecca Bahr da "Pastoral Vadi'yi internetten buldum. Bir arkadaşım da tavsiye etti. Buraya geldim, gönüllü olarak çalışıyorum ve çok memnunum. Burada hem tatil yapıyorum, hem de çalışıyorum." Dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanadalı öğrenci Ashley Cole ise "Buraya bayıldım. Çilek, portakal topluyorum. Bizim ülkemizde hep kimyasal mücadele yapıldığı için yabani ot yok. Burada çileklerin arasından yabani otları yoluyorum. Gittiğimde ülkemde bütün arkadaş çevreme tavsiye edeceğim. Ben bu tür ortamları seviyorum. Öyle beş yıldızlı, yani kitle turizmi yapılan yerleri sevmiyorum. Hem sakin, hem de toprakla uğraşmak çok güzel. Hayallerim gerçek oldu" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:İHA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-7286592087351854795?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/7286592087351854795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=7286592087351854795' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7286592087351854795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7286592087351854795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/cretsiz-tatil.html' title='Ücretsiz Tatil!'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDGnXQTj3GI/AAAAAAAAALw/96ez_Vc1d0M/s72-c/tatil.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4582179287774212927</id><published>2008-05-19T08:59:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:19.100-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>İngiltere Terörizmin Odak Noktasında</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDGlMQTj3FI/AAAAAAAAALo/FKL2bdOQXaI/s1600-h/england.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDGlMQTj3FI/AAAAAAAAALo/FKL2bdOQXaI/s200/england.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202120674543656018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;AB polis teşkilatı (Europol) raporunda, İngiltere'nin terörizmin odak noktasında olduğu, bu ülkenin Afganistan, Irak gibi ülkelerde yürüttüğü tartışmalı askeri operasyonların sadece kendisini değil, bütün Avrupa kıtasını riske soktuğu belirtildi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere'de militan grupların terör tehdidinin özellikle 2007 yılında büyük oranda arttığına işaret edilen raporda, gözaltı ve tutuklama rakamlarıyla ortaya çıkartılan sabotaj ve saldırı planlarının durumu ortaya koyduğu belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB'deki Terör Tehdidi ve Eğilimler" başlıklı raporda, El Kaide'nin yeniden canlandırdığı faaliyetleriyle artan terör tehdidinin İngiltere'de en yüksek biçimde görüldüğü vurgulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda, her gün El Kaide ve benzeri gruplarla ilişkisi yüzünden en az bir kişinin gözaltına alındığı Avrupa'da İngiltere'nin teröristler için "mümbit bir alan" oluşturduğu belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Europol raporunda, 2007yılında İngiltere'de 203 kişinin terör bağlantılı suçlamalarla polis tarafından gözaltına alındığı da hatırlatıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz konusu rakamın 2006 yılına göre yüzde 30'luk artış gösterdiği belirtilen raporda, gözaltına alınan bu kişilerin büyük çoğunluğunun Müslüman oldukları ifade edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözaltıların yüzde 13'ünün saldırı hazırlığı, yüzde 14'ünün terör örgütüne eleman toplama, yüzde 21'inin diğer suçlamalarla bağlantılı olduğu, yüzde 52'sinde ise terör örgütü üyeliği gerekçesinin kullanıldığı açıklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporu hazırlayanlar, 2007'de terörle bağlantılı suçlamalarla Fransa'da 91, İspanya'da 48, İtalya'da 21 ve diğer AB ülkelerinde ise 41 kişinin gözaltına alındığına da dikkat çekti.&lt;br /&gt;haber10&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4582179287774212927?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4582179287774212927/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4582179287774212927' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4582179287774212927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4582179287774212927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/ingiltere-terrizmin-odak-noktasnda.html' title='İngiltere Terörizmin Odak Noktasında'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDGlMQTj3FI/AAAAAAAAALo/FKL2bdOQXaI/s72-c/england.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-5681361635538210873</id><published>2008-05-19T08:57:00.000-07:00</published><updated>2008-05-19T08:59:22.627-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Haaretz:İsrail Ateşkesi Kabul Edecek</title><content type='html'>Haaretz'e göre, İsrail, Hamas ile ateşkesi gayriresmi olarak kabul ettikten sonra aşamalı olarak ablukayı da kaldıracak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail, Mısır'ın arabuluculuk ettiği ateşkes anlaşmasını gayri resmi kabul etmeyi planlıyor. İsrail, Gazze Şeridi'nde Hamas ile ateşkese bağlı kalacağını resmen ilan etmeyecek, fakat Gazze Şeridi'ndeki ticari ablukayı aşamalı olarak kaldıracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haaretz gazetesine göre, Şarm el Şeyh'te Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ile ateşkes konusunu görüşen Ehud Barak, Hamas ile uzun dönem bir barış yapılabileceğine inanmıyor. Aynı görüşleri İsrail Başbakanı Ehud Olmert ve Dışişleri Bakanı Tzipi Livni de paylaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Ekonomik Forumu'na katılacak Barak, her şeye rağmen, Hüsnü Mübarek ve Mısır istihbarat başkanı Ömer Süleyman'a Hamas'ın İsrail'e roket saldırılarını durdurması halinde İsrail'in Gazze'de askeri faaliyetleri durdurmaya hazır olduğunu bildirecek. İsrail ayrıca, Mısır'dan Gazze'ye silah sevkiyatının önlenmesi için tedbirlerini artırmasını isteyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, Barak'ın, tutuklu asker Gilad Şalit'in serbest bırakılması ile ilgili görüşmelerde ilerleme kaydedilmesi halinde, İsrail'in Gazze çevresindeki ablukayı kaldıracağı ve sınır geçişlerini açacağını söylemesi bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail'in gayri resmi ateşkes planına göre, Gazze'den roket saldırılarının durması halinde, İsrail Gazze Şeridi'ne mal taşıyan kamyonların sayısını aşamalı artıracak. Şu anda sadece günde 60 kamyonun geçişine izin veriliyor. İsrail'in 450 tutukluyu serbest bırakması karşılığında Şalit'in serbest bırakılmasına karar verilmesi halinde ise İsrail, Refah geçiş noktasını tekrar açmayı kabul edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hareetz gazetesinin bildirdiğine göre, İsrail yönetimi, yabancı tutuklular konusundaki tutumunu da hafifletiyor. "Elinde kan olan" tutuklular kriterini hafifletiyor. Ancak Hamas bütün tutukluların serbest bırakılmasını istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail gazetesine göre, İsrail hükümet yetkilileri Gazze'de büyük çapta askeri operasyonların İsrail'in çıkarlarına hizmet etmediğini şu anda yavaş yavaş farketmeye başladı. Olmert ve diğer üst düzey bakanlar; Bush yönetimi ve Avrupa Birliği ülkeleri temsilcileri ile yakında yaptıkları görüşmelerde şimdi Gazze'ye bir askeri saldırı düzenlenmesi halinde İsrail'in uluslararası desteğe sahip olmayacağını anlamış gözüküyorlar. Ancak bir kaç ay içinde Hamas yüzünden ateşkes ihlal edilirse, ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin İsrail'in Gazze'de askeri operasyon yapmasına destek verebilecekleri düşünülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail, İran'ın İsrail'e komşu ülkeler üzerindeki etkisi sebebiyle de Gazze'ye bir askeri operasyon yapmaktan çekiniyor. İran'ın özellikle Lübnan üzerinde önemli etkisi bulunuyor. Gazze'de büyük bir İsrail askeri saldırısı, Lübnan'daki Hizbullah eylemlerini artırabilir ve İsrail'e kuzeyde ikinci bir cephe açılabilir. İsrail, İran tehdidini ciddi bir şekilde hissediyor. Çünkü İran ve Suriye arasında yakın ilişkiler bulunuyor. İran'ın Beyrut'ta Hizbullah ve Gazze'de Hamas karar mekanizmalarında önemli bağlantıları var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail siyasi-güvenlik kabinesinin Çarşamba günü ateşkes konusunu ele alması bekleniyor. Mısır istihbarat başkanı Ömer Süleyman, dün Şarm el Şeyh'te Knesset üyesi Yossi Beilin'e (Meretz-Yahad), "Ehud Barak ateşkes anlaşması konusunda yeşil ışık yakarsa, ertesi gün ateşkesin hangi saat başlayacağı belli olabilir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail'in Hamas'ın isimlerini verdiği tutukluları serbest bırakmayı kabul etmesi halinde, ateşkes anlaşmasına Şalit'in serbest bırakılmasının da dahil edilebileceğini belirten Süleyman, İsrail'in halihazırda isimlerden bir çoğuna itiraz ettiğini bu sebeple ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra da bu konudaki görüşmelerin devam edebileceğini kaydetti.&lt;br /&gt;haber10&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-5681361635538210873?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/5681361635538210873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=5681361635538210873' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/5681361635538210873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/5681361635538210873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/haaretzisrail-atekesi-kabul-edecek.html' title='Haaretz:İsrail Ateşkesi Kabul Edecek'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-7743952846501704842</id><published>2008-05-18T10:10:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:19.334-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Alman İçişleri Bakanı:'Hem Alman, Hem Türk Olunmaz'</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDBlywTj3EI/AAAAAAAAALg/cEP6su9GFwM/s1600-h/turkalman.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDBlywTj3EI/AAAAAAAAALg/cEP6su9GFwM/s200/turkalman.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201769492247731266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Almanya İçişleri Bakanı, 'Almanya'da yaşamak isteyen hem Alman hem Türk vatandaşı olamaz' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble, Almanya'da uzun vadeli yaşamak isteyen yabancıların çifte vatandaş olmamaları gerektiğini savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Schaeuble, Alman özel televizyonu Phoenix'de hafta sonunda 2 kez yayımlanacak olan "Ulus, Göç, Uyum - Yabancı Yurt Almanya" adlı açık oturumda yaptığı konuşmada, çifte vatandaşlığa karşı olduğunu belirterek, "Almanya'da uzun vadeli yaşamak isteyen yabancılar hem Alman hem de Türk vatandaşı olamaz. Zor da olsa mutlaka bir zaman sonra kesin karar vermeliler" dedi.&lt;br /&gt; İKİ ÜLKEYE AYNI BAĞLILIK DUYULAMAZ"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; ir izleyicinin "Çifte vatandaşlığa neden bu kadar karşı çıktığını" sorması üzerine Schaeuble, Almanya'da doğup büyüyen bir Türk gencinin hangi ülkeye karşı daha fazla sorumluluk duyduğuna karar vermesi gerektiğini, bir insanın her iki ülkeye de aynı ölçüde bağlılık duyamayacağı görüşünü dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; chaeuble ayrıca, Avrupa'da yaşanan İslamiyet'in, birçok İslam ülkesindeki din anlayışından çok farklı olduğunu, Almanya'nın çok hoşgörülü bir ülke olduğunu, bu nedenle çok sayıda Müslümanın yaşamak için bu ülkeye geldiklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; lmanya'da yaşayan Müslümanların, kendi aralarında da çok farklı görüşlere sahip olduklarını fark ettiklerini ifade eden Schaeuble, Müslümanların artık kendi aralarında da çok rahat şekilde tartışmaya başladıklarını, bunun İslam ülkelerindeki insanlar için de bir örnek teşkil edebileceğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyum konusunda sağlanan tüm gelişmelere rağmen henüz birçok sorun bulunduğunu ve bu sorunların çözümü için uzun zamana ihtiyaçları olduğunu söyleyen Schaeuble, çok sayıda Müslüman kişi ve kuruluşun katıldığı İslam konferanslarını da bu amaçla düzenlediklerini belirtti. Schaeuble, göçmen ailelere çağrıda bulunarak, çocuklarının geleceği için kendilerinin de Almanca öğrenmelerini ve çocuklarıyla Almanca konuşmalarını istedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEM ÖZDEMİR VE NİHAT SORGEÇ DE AÇIK OTURUMA KATILDI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık oturuma katılan Avrupa Parlamentosu üyesi Cem Özdemir ise bir insanın kimliğini sadece dinin belirlemediğini belirterek, Almanya'da bunun çoğu zaman bu şekilde yansıtılmadığını, bir metroda emekli bir Almanı döven bir Türk ve Yunan gencinden, uzun süre sadece Türk gencinin adının haberlerde anıldığını, böylece ülkede bir "Türk sorunu" varmış gibi gösterilmeye çalışıldığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; lmanya'da Türklerin daha yoğun şekilde Alman vatandaşlığına geçişlerinin sağlanması gerektiğini ifade eden Özdemir, gelecekte Almanya'da Türk kökenli bir kişinin bakan ya da Alman milli takımı oyuncusu olmasını dilediğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; zdemir, Almanya'da doğup büyüyen bir Türk'ün Türk milli takımında değil, Alman milli takımında oynamayı istemesi gerektiğini savunarak, bunun için de Türklere bu ülkede istenildikleri duygusunun verilmesi gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; lmanya Cumhurbaşkanlığı Liyakat Nişanı alan Kreuzberg Meslek Eğitim Merkezi'nin (BWK) yöneticisi Nihat Sorgeç de açık oturumda, göçmenlere bu ülkeye ait oldukları duygusunun verilmediğini, çoğunun bu durumdan rahatsız olduklarını belirterek, "Türkler duygusal insanlardır. Kendilerine bir adım yaklaşın, sadece bir adım karşılık vermekle kalmazlar, o yolda koşarlar bile" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorgeç, Almanya'da uyum konusunda 30, 40 yıldan bu yana bir şey yapılmadığını ifade ederek, ülkedeki göçmenlere imkanlar sağlandığı ölçüde uyumun da başarılı olabileceğini kaydetti. Açık oturum, Phoenix televizyonunda 10 Mayıs Cumartesi günü yerel saatle 22.15'te, 11 Mayıs Pazar günü de yerel saatle 17.00'da yayımlanacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-7743952846501704842?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/7743952846501704842/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=7743952846501704842' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7743952846501704842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7743952846501704842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/alman-iileri-bakanhem-alman-hem-trk.html' title='Alman İçişleri Bakanı:&apos;Hem Alman, Hem Türk Olunmaz&apos;'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SDBlywTj3EI/AAAAAAAAALg/cEP6su9GFwM/s72-c/turkalman.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-394372004731084548</id><published>2008-05-18T10:08:00.000-07:00</published><updated>2008-05-18T10:10:55.757-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Çin'de Bir Depremzede, 139 Saat Sonra Kurtarıldı</title><content type='html'>Çin'de meydana gelen depremden 139 saat sonra, bir kişi enkaz altından sağ çıkarıldı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yeni Çin Haber Ajansı, Tang Xiong adlı depremzedenin Sichuan eyaletine bağlı Beichuan'da çöken bir hastanenin enkazından çıkarıldığını bildirdi. Haberde, Tang'in şuurunun açık olduğu kaydedildi.Çin yönetimi, depremin, 50 bin kişinin ölümüne yol açmış olabileceğini duyurmuştu. Hükümetin son açıklamasında ölü sayısının 29 bin civarında olduğu açıklanmıştı.&lt;br /&gt;Kaynak:AA-Beichuan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-394372004731084548?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/394372004731084548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=394372004731084548' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/394372004731084548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/394372004731084548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/inde-bir-depremzede-139-saat-sonra.html' title='Çin&apos;de Bir Depremzede, 139 Saat Sonra Kurtarıldı'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-1704541224486069868</id><published>2008-05-18T10:07:00.000-07:00</published><updated>2008-05-18T10:08:40.292-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Erdoğan: Mortgage Krizini TOKİ İle Aştık</title><content type='html'>Eskişehir - AA- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Eğer TOKİ olmamış olsaydı, Mortgage krizi bizi de aynen vururdu" dedi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Erdoğan, Eskişehir'de TOKİ tarafından yaptırılan konutların anahtar teslimi ve kura çekim töreninde yaptığı konuşmada, şehircilik ve konut politikalarının en çok önem verdikleri konuların başında geldiğini söyledi. TOKİ'nin yaptığı çalışmalara değinen Erdoğan, şunları söyledi:"Özel sektörden, 'TOKİ bizi şöyle engelliyor, böyle engelliyor'&lt;br /&gt;diyorlar. Hayır TOKİ'nin görev alanı farklı, sizin görev alanınız farklı. Eğer TOKİ olmamış olsaydı, Mortgage krizi bizi de aynen vururdu. Bunu böyle biliniz. Eğer ABD'deki Mortgage krizi Türkiye'yi vurmadıysa, bizim sigortamız var. Nedir o sigorta? Toplu Konut İdaresi.Toplu Konut İdaresi'nde böyle bir sıkıntı yok, böyle yüksek faizler yok.&lt;br /&gt;Sadece enflasyon farkı var. Enflasyon da zaten tek haneli rakamlarda. Ama Mortgage'de öyle değil. TOKİ'nin projelerinin büyük bölümü zaten sosyal devlet ilkesi doğrultusunda dar gelirli vatandaşlarımız için kira öder gibi ev sahibi olma modelini oluşturuyor. TOKİ sadece şehirlerin çehrelerini değiştirmedi, sadece konut değil, şehirler inşa etti."&lt;br /&gt;Kaynak:AA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-1704541224486069868?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/1704541224486069868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=1704541224486069868' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1704541224486069868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1704541224486069868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/erdoan-mortgage-krizini-toki-ile-atk.html' title='Erdoğan: Mortgage Krizini TOKİ İle Aştık'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-1030189113745132237</id><published>2008-05-17T15:31:00.001-07:00</published><updated>2008-05-17T15:33:47.451-07:00</updated><title type='text'>Windows Vista &amp; XP Help and Support</title><content type='html'>http://tomstricks.blogspot.com/&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-1030189113745132237?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/1030189113745132237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=1030189113745132237' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1030189113745132237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1030189113745132237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/windows-vista-xp-help-and-support.html' title='Windows Vista &amp; XP Help and Support'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-1794782269960024568</id><published>2008-05-16T11:40:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:19.550-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>Mobbing</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SC3W_QTj3CI/AAAAAAAAALM/Y77btPlDAYA/s1600-h/mobbing..JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SC3W_QTj3CI/AAAAAAAAALM/Y77btPlDAYA/s200/mobbing..JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201049526879902754" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dr. Vedat Laçiner&lt;br /&gt;Bazı konular vardır ki, çalışma yaşamının var oluşundan beri yaşanmaktadır; ancak, üzerinde fazla düşünülmemiş, düşünülse bile olağan bir şey olarak görülmüş, gereken önem verilmemiştir. İşte, “işyerinde psikolojik taciz” (mobbing) de, eskiden beri var olan, ancak insan doğasının gereğinden ötürü açığa çıkarmaktan kaçınılan, adeta bilinmezden gelinen karmaşık, çok boyutlu ve çok disiplinli böyle bir konudur. Mobbing konusuna ancak şimdi gereken önemin verilmesinin temel nedeni, mobbingin sebepleri ve etkilerinin değişen dünyanın sunduğu farklı bakış açılarıyla daha açık bir şekilde ortaya çıkması ve zararlarının, modern (!) yaşamın getirdikleriyle daha da artmasıdır.İngilizceden dilimize geçmiş olan mobbingin sözcük anlamı, psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı verme anlamına gelmektedir. Bu anlamıyla mobbing, sosyal yaşantının olduğu her yerde karşımıza çıkabilir. Mobbing özellikle hiyerarşik bir yapılaşmanın olduğu gruplarda, zayıf bir kontrolün olduğu örgütlerde bariz bir şekilde görülür. Örneğin, “okullarda mobbing” öğrenciler üzerinde çok zararlı etkileri olabilen, ancak Türkiye’de şimdiye kadar geniş çaplı bir araştırmanın henüz yapılmadığı bir alandır. Yapılan araştırmalar Alman okullarında öğrenim gören en az 10 öğrenciden birinin (yaklaşık bir milyon öğrenci) ciddi bir şekilde mobbinge maruz kaldığını göstermektedir.Mobbing, yukarıdaki geniş anlam içeriğine karşın, çoğu ülkede “işyerinde mobbing”in karşılığı olarak kullanılmaktadır. Her işyerinde, çalışanların sinirlendiği, stresin doruk noktaya çıktığı ve bu bağlamda kızgınlığın kötü sözlere dönüştüğü, tartışmaların yaşandığı, sırf şefi etkilemek için anlık olarak meslektaşını yerici sözlerin söylendiği zamanlar olabilir. Bu davranışlar, kural olarak mobbing oluşturmazlar. Tartışma ve kıskançlık insanın doğasında vardır ve günlük geçici bu tür davranışlar mobbing oluşturmazlar. Mobbing, sistematik olarak bireyin iş yaşamında psikolojik tacize uğramasıdır. Burada, davranışın kaynağı bir olaya değil, bir kişiye odaklanmıştır. Mobbingin belirleyici özellikleri: kasıtlı olarak yapılması, sistematik olarak tekrarlanması ve uzun bir zamandan beri (en azından altı ay) devam ediyor olmasıdır.Mobbing, işyerinde diğer çalışanlar veya işverenler tarafından tekrarlanan saldırılar şeklinde uygulanan bir çeşit psikolojik terördür ve mobbinge uğrayan kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlayan bir süreçtir. Mobbing olgusuna ilk kez ışık tutan Alman endüstri psikologu ve tıp bilimcisi Dr. Heinz Leymann 45 ayrı mobbing davranışı tanımlamış ve bu davranışları da özelliğine göre 5 grupta toplamıştır. Örnekler: 1. Grup: Kendini göstermeyi ve iletişim oluşumunu etkilemek: üstünüz kendinizi gösterme olanaklarınızı kısıtlar, sözünüz sürekli kesilir, yüzünüze bağırılır ve yüksek sesle azarlanırsınız, yaptığınız iş sürekli eleştirilir vb. 2. Grup: Sosyal ilişkilere saldırılar: Çevrenizdeki insanlar sizinle konuşmazlar, kimseyle konuşamazsınız, başkalarına ulaşmanız engellenir, sanki orada değilmişsiniz gibi davranılır vb. 3. Grup: İtibarınıza saldırılar: İnsanlar arkanızdan kötü konuşur, asılsız söylentiler ortada dolaşır, gülünç durumlara düşürülürsünüz, cinsel imalar yapılır vb. 4. Grup: Kişinin yaşam kalitesi ve mesleki durumuna saldırışlar: Sizin için hiçbir özel görev yoktur, size verilen işler geri alınır, sürdürmeniz için anlamsız işler verilir, işiniz sürekli değiştirilir, size mali yük getirecek genel zararlara sebep olunur vb. 5. Grup: Kişinin sağlığına doğrudan saldırılar: Fiziksel olarak ağır işler yapmaya zorlanırsınız, fiziksel şiddet tehditleri yapılır, fiziksel zarar, doğrudan cinsel taciz vb. Günümüzde mobbing, cinsiyet ve hiyerarşi farkı gözetmeksizin, tüm kültürlerde ve tüm iş yerlerinde gerçekleşen bir olgudur. Dolayısıyla mobbinge maruz kalma riski, herkes için geçerlidir. Önemli bir başarı göstermiş, amirin veya doğrudan yönetimin takdirini kazanmış ya da bir müşterinin övgüsünü almış bir kişi, kolayca çalışma arkadaşları tarafından kıskanılabilir. Bireyin arkasından her türlü oyunlar oynanır, söylentiler çıkarılır ve çalışması sabote edilebilir. Önceleri bir kişinin veya bazı kişilerin, bir kişiye düşmanlığı biçiminde gelişen örgütsel psikolojik şiddet sonucunda mağdur, önce kendisine ve daha sonra çevresine karşı yabancılaşmaya başlar. Süreç, işe karşı kayıtsızlık, bıkkınlık, yılgınlık, performans düşüklüğü ile başlar ve işinden istifa etmeye kadar gidebilir. Örgüt içinde iş doyumu ve örgüte bağlılıkta azalma yaşanır. Mobbing olgusundan zarar gören kişilerde; uykusuzluk, iştahsızlık depresyon, sıkıntı, endişe, hareketsizlik, ağlama krizleri, unutkanlık, alınganlık, ani öfkelenme, suskunluk, yaşama arzusunun kaybı, daha önce sevdiği şeylerden doyum almama gibi bir takım davranış ve düşünce değişiklikleri gözlenebilir. Hatta şiddet ve tacizin çok yoğun yaşandığı durumlarda mobbing mağdurunda intihar düşünceleri dahi ortaya çıkabilmektedir.Dar anlamda şiddet, fiziksel şiddeti tanımlar. Geniş anlamda şiddet ise, insan üzerindeki fiziksel ve ruhsal etkileri dolayısıyla, bir şekilde hissedilen şiddettir. Türkiye’nin de üyesi bulunduğu Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), işyeri şiddeti tanımını, sadece fiziksel hareketlerle sınırlamayıp bunun yanında pasif ve psikolojik hareketleri de içerecek biçimde genişletmektedir. Yani: şiddet, sadece kaba biçimi ile fiziksel özellikte olmayıp, ekonomik, siyasal ve psikolojik niteliklerde de olabilmektedir. Şiddetin soyut biçimi olan mobbing, fiziki şiddetten daha tehlikelidir ve daha kalıcı psikosomatik etkiler bırakabilmektedir. Bu bağlamda mobbing de işyeri şiddeti listesinde yer almaktadır.Aslında insan bedeni fiziksel ve ruhsal yönüyle bir bütündür. Dolayısıyla hastalıklar da aslında bir bütünün içindeki, değişik görünüşlerdir. Hastalıkların çoğunun kaynağının insanın düşünce dünyası olduğu düşünülürse, temelde hastalıkların “psikolojik hastalık” veya “fiziki hastalık” şeklinde ayrı ayrı ele alınmaları da yanlış olacaktır. Mobbing nedeniyle çalışanlar arasında gittikçe yoğunlaşan kronik endişeler, örgüt bütününü öylesine etkisi altına alabilir ki, bu noktada mobbing olgusu, örgütsel sağlığı tehdit eden bir unsur olarak da karşımıza çıkabilir. Mobbinge maruz kalan çalışanlar gördükleri zararın büyüklüğü ve etkisiyle, artık işlerini yapamaz hale gelirler. Çalışma arkadaşları, meslektaşları, üstleri veya astları tarafından saygınlık, dürüstlük ve yeterliliklerine yönelik haftalar, aylar, hatta yıllar boyu süren saldırılara maruz kalarak, kendi istekleriyle veya zorunlu olarak istifa ederler; işten çıkarılır veya erken emekliliğe zorlanarak işyerinden uzaklaştırılırlar. Konuyla ilgili yapılan araştırmalarda en kısa mobbing süresinin 6 ay; genelde ortalama süresinin 15 ay; süreci kalıcı ağır etkilerinin ortaya çıktığı ana dönemin ise, 29-46 ay olduğu saptanmıştır.Araştırmalar göstermiştir ki, hatalı personel seçimi ve işe alım süreci, dönemsel işçi istihdamı, işyerindeki sayılı pozisyonları elde edebilmek için bireyler arasında yaşanan acımasız rekabet, mobbingin işyerlerinde ortaya çıkmasının işyeri veya var olan yönetime bağlı ana nedenleridir. Bunların yanında, işyerinde psikolojik tacize yol açan başlıca örgütsel ve yönetsel nedenler arasında, tacizin örgüt içi disiplinin sağlanması, verimin artırılması ve buna bağlı olarak şartlı reflekslerin oluşturulmasında bir araç olarak kullanılması; insan kaynakları masraflarının en düşük düzeye çekilmesi; hiyerarşik yapının fazlalığı; kapalı kapı politikasının uygulanması; iletişim kanallarının zayıflığı; çatışma çözüm yeteneklerinin zayıflığı ve çatışma yönetimi ya da şikâyet işlemlerinin yetersizliği; yetersiz liderlik; günah keçisi bulma anlayışının yaygın olması; takım çalışmasının olmaması ya da çok düşük düzeyde olması; örgüt içi değişim eğitimine gereken önemin verilmemesi gibi faktörler büyük rol oynar.Bir işletme de, kasıtlı olarak mobbing uygulayabilir ve bunu işyeri yönetim stratejisi olarak seçebilir. İşletmenin bu tarz bir stratejiye başvurmasındaki ilk akla gelen gerekçe ekonomik nedenlerdir. Özellikle, ekonomik kriz dönemlerinde, işverenlerin ilk başvurdukları yol genellikle personel sayısında azaltmaya gitmeleridir. Küçülme politikası nedeniyle istihdamın daraltılması, işgücünün genç çalışanlardan oluşturulması ekonomik nedenlerle yapılan mobbinge örnek oluşturabilir. Ancak, diğer nedenlerle de mobbing uygulanabilir; örneğin, işyerinde istenmeyen bir çalışandan kurtulmanın hedeflenmesi gibi.Mobbinge maruz kalan çalışan, yönetim stratejisi olarak kendine uygulanan mobbinge ne kadar fazla direnirse, işletmenin ödeyeceği bedel de o kadar yüksek olacaktır. Bazı kişiler için yaptıkları iş, maddi ve/veya manevi açıdan çok büyük önem taşıdığından, yıllarca işyerinin uyguladığı mobbinge direnmektedirler. Bu esnada, sadece mobbinge maruz kalan birey değil, işletme de büyük zarar görmektedir. Sonuçta işletme, kendi hazırladığı ve uyguladığı oyunun ekonomik yükü altında ezilirken, birey de, günden güne sağlığını yitirmektedir.Mobbing, mobbinge uğrayan işçi açısından ve mobbingin uygulandığı işletme açısından yıkımsal düzeyde zararlar verebilmektedir. İşveren tarafında ortaya çıkan hasarlar, öncelikle ekonomik niteliktedir. Mobbingin örgütlere ekonomik maliyetlerinden bazıları; hastalık izinlerinin artması, yetişmiş uzman çalışanların işten ayrılmaları, işten ayrılmaların artmasıyla yeni çalışan alımının getirdiği maliyet, işten ayrılanların artmasıyla eğitim etkinliklerinin maliyeti, genel performans düşüklüğü, iş kalitesinde düşüklük, çalışanlara ödenen tazminatlar, yasal işlem ve/veya mahkeme masrafları, erken emeklilik ödemeleridir.Ekonomik zararlar yanında, işletme açısından ağır sosyal sonuçların da oluşması kaçınılmazdır. Örgüt çalışanları, içinde bulundukları çalışma koşullarından memnun değilse, taciz edici davranışlara maruz kalıyorlarsa, işyerinde yaşananları dışarıda anlatmaları olasıdır. Örgüt içinde ekip çalışması ve birliktelik ruhunun bozulması sonucunda başarılı iş sonuçlarının ortaya çıkmasının engellenmesiyle, firmanın saygınlığının ve adının lekelenmesi, acımasız rekabetin yaşandığı günümüz iş dünyasında kaçınılmaz bir sonuçtur. Psikolojik maliyetlere örnek olarak: çalışanlar arasında anlaşmazlıklar ve çatışmalar, olumsuz işyeri iklimi, örgüt kültürü değerlerinde çöküş, güvensizlik ortamı, genel saygı duygularında azalma, çalışanlarda isteksizlik nedeniyle yaratıcılığın kısıtlanması verilebilir. Hukuk çevrelerinde, bugüne kadar tacizin sadece fiziksel yönü inceleme konusu yapılmıştır. Bu bağlamda, tacizin fiziksel yönünün bazı yasalarda düzenlenme imkânı bulunmuştur. Örneğin, İş Kanunu’nun 24. maddesinde, cinsel tacize maruz kalan işçiye, belirli veya belirsiz süreli iş sözleşmesini fesih hakkını tanırken, aynı Kanun’un 25. maddesi, işyerinde cinsel tacizde bulunan işçinin iş sözleşmesinin herhangi bir tazminat ödemeksizin işverence haklı nedenle feshini düzenlemektedir. Yine, Ceza Kanun’unun 105. maddesi de, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz edenler hakkında hapis veya adli para cezası öngörmektedir. Yukarıdaki hükümler ışığında, mobbinge uğrayan bir işçinin de haklı nedenle iş sözleşmesini feshetme hakkının olup olmadığı gündeme gelecek. Bunun yanında mobbing uygulayan bir işçinin iş sözleşmesinin işverence geçerli veya haklı bir nedenle feshedilebilip feshedilemeyeceği sorulacaktır. Kanaatimce, İş Kanunu’nun 18. maddesinde düzenlenmiş bulunan işverenin geçerli nedenle iş sözleşmesini sona erdirme hükümleri uyarınca, diğer bir çalışana karşı mobbinge başvuran bir çalışanın, belirsiz süreli iş sözleşmesinin işverence feshedilebilmesi mümkün olmalıdır. Haklı nedenle fesih hakkı ise, ihbar süresinin beklenemeyeceği kadar ivedi ve/veya mobbingin yol açtığı zararın kişisel/örgütsel boyutlarının büyük olduğu hallerde düşünülmelidir. Mobbing uygulayan kişinin kim olduğuna göre, işyerinde işverenin hukuki sorumlulukları da değişecektir. Eğer mobbing hareketi direkt işveren tarafından yapılıyorsa, işverenin iş hukukundan doğan gözetim borcu çerçevesinde değerlendirme yapılabilecektir. Mobbing yapan işveren vekili (işyerinde yönetim kademesinde bulunan bir çalışan) veya bir diğer işçi ise, böyle bir durumda işverenin borçlar hukukundan doğan “adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluğu” söz konusu olabilecektir. İşçi veya işveren vekilinin, diğer işçilere yaptıkları mobbingde ise, “işçinin işverene karşı sadakat borcu”na aykırılığı gündeme gelecektir. Mobbinge maruz kalan işçi de, işletme yöneticileri veya işverenin, söz konusu davranışlara göz yummaları nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlar dolayısıyla, işverenden maddi ve manevi tazminat talep edebilmelidir. Konunun diğer önemli bir yanı ise, iş sağlığı ve güvenliği hukuku açısındandır. İşletmelerde personelden sorumlu kimseler bakımından, ama hem de iş sağlığı ve güvenliğinden sorumlu elemanlar açısından konunun önemi büyüktür. Ülkemizde, özellikle ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarmalar ve bu bağlamda bireylerin işlerini yitirme korku ve endişeleri, çalışanların psikolojik tacizi katlanılması gereken bir süreç olarak görmelerine ve böylece mobbingin etkilerinin daha da ağırlaşmasına neden olmaktadır. 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu yeni olmasına rağmen, işçi sağlığının psikolojik yanı açısından yeterince tatmin edici hükümler içermemektedir. Kanunun İş Sağlığı ve İş Güvenliği ile ilgili 77. maddesine göre: “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler./ İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar”. Yasa hükmüne açıklık getiren, ne 9 Aralık 2003 tarihli “İş Sağlığı İş Güvenliği Yönetmeliği’nde, ne de 7 Nisan 2004 tarihli “Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”te işçilerin karşılaşabilecekleri mesleki psikolojik rahatsızlıklardan, bunların önlemlerinden ya da bu konuda işverenlerin sorumluluğundan bahsedilmemektedir. Sonuç olarak, pek çok işyerinde mobbinge bağlı problemlerle karşılaşılmasına rağmen, bu problemler, bir hastalık olarak görülememekte; ilgili önlemler alınmamakta veya iyileştirmeye yönelik çalışmalar yapılmamaktadır. Amaç, mobbing konusunda bilinçli bir toplum yaratabilmek olmalıdır. Bu bağlamda, gerek yargı, gerekse kanun koyucunun gözünde, mobbing olgusunun iyi anlaşılması ve mevcut olaylara bu gözle de bakılabilecek bir yetkinliğe ulaşılması gerekmektedir.Yararlanılan Kaynaklar:1) Çobanoğlu, Şaban: Mobbing/İşyerinde Duygusal Saldırı ve Mücadele Yöntemleri, Timaş Yayınları, Yayın Yılı: 2005; İthal, 256 sayfa, ISBN:9752633544.2) Davenport, Noa/ Schwartz, Ruth Distler/ Elliott, Gail Pursell (Çev.: Osman Cem Önertoy): Mobbing, İşyerinde Duygusal Taciz, Sistem Yayıncılık, Yayın Yılı: 2003; 182 S., ISBN:9753222491.3) Tınaz, Pınar: İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing), İstanbul: Beta Yayınları, 2006. XXII, 199 S., ISBN:975-295-537-1.4) http://de.wikipedia.org/wiki/Mobbing&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;USAK Stratejik Gündem (USG), 24 Nisan 2006(vedat@turkishweekly.net)&lt;br /&gt;Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu bir sivil toplum örgütüdür.Süslü Sokak No:2 Mebusevleri Tandoğan AnkaraTel: 0 312 212 2886-87Fax: 0 312 212 2584 Copyright © 2006 Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (http://www.usak.org.tr/) http://www.usakgundem.com/yazarlar.php?type=14&amp;amp;id291&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-1794782269960024568?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/1794782269960024568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=1794782269960024568' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1794782269960024568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1794782269960024568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/mobbing.html' title='Mobbing'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SC3W_QTj3CI/AAAAAAAAALM/Y77btPlDAYA/s72-c/mobbing..JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-731554607539562795</id><published>2008-05-16T11:35:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:19.810-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>İşyerinde Bedava Telefon Görüşmesi!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SC3VJQTj3BI/AAAAAAAAALE/XjZXQ1sijy8/s1600-h/tele_actor_pic.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SC3VJQTj3BI/AAAAAAAAALE/XjZXQ1sijy8/s200/tele_actor_pic.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201047499655339026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dr. Vedat Laçiner&lt;br /&gt;İşçi, aldığı ücretin çok düşük olduğu düşüncesiyle, bazen de ücretinin hiç ödenmediğinden veya eksik ödendiği gerekçesiyle işyerinin imkânlarından sınırsız şekilde yararlanmaya çalışabilir ve bunu hakkı olarak da görebilir. Örneğin, dinlenme molalarında veya iş saatleri içerisinde, interneti kendi özel amaçları için kullanır, özel mailler gönderir, şirketin hattından telefon görüşmeleri yapar. Acaba işçinin bu davranışları hukuka uygun mudur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir işçinin ücreti ödenmiyor diye ya da eksik ödeniyor diye veyahut hak ettiğinden daha az ücret aldığını düşünerek işverenin malına tecavüz etmesi veya işvereni borçlandıracak şekilde bazı hizmetlerden yararlanması hukuka aykırıdır. Aksine davranış işçiyi suçlu duruma düşürebilir; örneğin, hırsızlık, hile veya işverene karşı sadakat borcuna aykırılık oluşturabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, küçük ihlallerin dahi işçiyi cezalandırılabilir duruma düşürebileceğidir; örneğin, özel mektubunu işyerine ait zarfı ve pulu kullanarak postalamak gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel işleri için işyerindeki telefonun kullanılması konusunda da aynı prensipler geçerlidir; bununla beraber bugün birçok işyerinde arasıra yapılan özel görüşmelere ya açıkça izin verilerek ya da yıllardan beri işyeri uygulaması haline gelerek, hukuken imkan verilmiş olabilir. Eğer olayımızdaki telefon görüşmesi, bu çerçevede değerlendirilebilecek nitelikteyse, hukuka uygundur.&lt;br /&gt;Çoğu zaman ise, yapılan telefon görüşmelerinin hukuken mümkün olup olmaması, o işyerinde yazılı veya yazısız konulmuş kurallara uyulup uyulmadığına bağlıdır. Örneğin, yurtdışı aramaları, pahalı numaraların aranması ve uzun süreli özel telefon görüşmelerine yasak veya sınırlama getirilmiş olabilir. Bu bağlamda, genelde özel telefon görüşmelerine izin verilmiş olsa dahi, bu sınırları aşan özel görüşmeler hukuka aykırı bir nitelik taşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözkonusu durumun anlaşılması üzerine yaptırım olarak işçiye, davranışından kaynaklanan nedenle iş sözleşmesi geçerli nedenle feshedilebilir. İşçinin davranışına bağlı olarak bir fesih yapılmadan önce, işçinin bir kez uyarılması yerinde olur. İspat kolaylığı açısından söz konusu uyarının yazılı olarak yapılması önerilir. İş Kanununun 19. maddesinin son fıkrasında anılan “hakkındaki iddialara karşı işçinin savunmasının alınması” yükümlülüğü de bu aşamada yerine getirilebilir. İşçinin, uyarıldığı halde, ihlali tekrar etmesi durumunda işçinin sözleşmesi geçerli nedenle feshedilecektir. Bu fesihte işçiye, kıdemiyle doğru orantılı olarak ihbar öneli verilecektir. Verilmeyen ihbar öneli için, işçinin ihbar tazminatı talep hakkı vardır. Bundan başka, bu tür fesihte işçinin 1475 sayılı Kanunun 14. maddesindeki kıdem tazminatına ilişkin şartları sağlaması kaydıyla kıdem tazminatı hakkı da bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhlale konu olayın ağırlığına göre, işverene, işçinin sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme imkânı ve hatta zararlarına ilişkin tazminat talep etme imkânı da doğabilir. Haklı nedenle fesih, işçinin İş Kanununun 25. maddesinin II. bendi anlamında “ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller”den olduğundan, işçinin kıdem tazminatına hakkı yoktur. Bundan başka, işçinin hukuka aykırı davranışı ceza hukuku bakımından bir suç teşkil ediyorsa, ceza davası da açılabilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötü ücretlendirme konusundaki hukuki araç, işverenden açıkça ücretine zam yapılmasının talep edilmesidir. Ödenmeyen veya eksik ödenen ücret konusunda ise işçinin kullanabileceği temel iki farklı hukuki yöntemi bulunmaktadır. İlk olarak, işçinin ücretinin iş sözleşmesine aykırı şekilde, ödenmemesi veya eksik ödenmesi, işçiye sözleşmeyi haklı nedenle fesih hakkı verir. İşçi, bunun sonucunda, alacak haklarını ve şartları varsa kıdem tazminatını talep eder. İkinci olarak, 4857 sayılı Yeni İş Kanununun 34. maddesiyle, ücreti ödeme gününden itibaren 20 gün içinde -kaçınılmaz (zorlayıcı) bir neden dışında- ödenmeyen işçiye, işgörme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkı getirilmiştir. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Çalışmaktan kaçınan işçinin bu nedenle iş sözleşmesi feshedilemez ve yerine yeni bir işçi alınamaz, bu işler başkasına yaptırılamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Vedat Laçiner&lt;br /&gt;Yıldız Teknik Üniversitesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Öğretim Üyesi&lt;br /&gt;ve USAK Stratejik Gündem Yazarı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vedat@turkishweekly.net&lt;br /&gt;Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu bir sivil toplum örgütüdür.Süslü Sokak No:2 Mebusevleri Tandoğan AnkaraTel: 0 312 212 2886-87Fax: 0 312 212 2584 Copyright © 2006 Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (http://www.usak.org.tr/) http://www.usakgundem.com/yazarlar.php?type=14&amp;amp;id342&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-731554607539562795?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/731554607539562795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=731554607539562795' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/731554607539562795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/731554607539562795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/iyerinde-bedava-telefon-grmesi.html' title='İşyerinde Bedava Telefon Görüşmesi!'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SC3VJQTj3BI/AAAAAAAAALE/XjZXQ1sijy8/s72-c/tele_actor_pic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-3827483399981493046</id><published>2008-05-16T11:32:00.001-07:00</published><updated>2008-05-16T11:35:23.436-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>Çalışma Hayatında, Yapılan İş Sözleşmesinin Türü Hayatınızı Değiştirebilir!</title><content type='html'>Dr. Vedat Laciner&lt;br /&gt;İşçi kavramı içerisine sadece vasıfsız beden işçileri girmez. Bir inşaatta çalışan kişi işçi olabileceği gibi, büyük bir şirkette çalışan üst düzey bir müdür de işçi olabilir. Çalışanların işçi olup olmadıklarını belirleyen “iş sözleşmesi”yle çalışıp çalışmadıklarıdır. Eğer işveren ile işçi arasında bir iş sözleşmesi, eski adıyla bir hizmet akdi varsa, çalışan kişi işçi, çalıştıran ise işveren sıfatını kazanır. Mevcut kanunlarımıza göre iş sözleşmeleri kural olarak iki türlü yapılabilir; ya sözleşmenizde, belirlenen bir tarihte çalışma ilişkisinin sona ereceği yazılıdır ki, buna “belirli süreli iş sözleşmesi” denir. Ya da yaptığınız sözleşmede böyle bir madde bulunmamaktadır, yani çalışma süreniz belirsiz sürelidir, çalışma sürenizin ucu açıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirli süreli iş sözleşmesinde, işinizin ne zaman sona ereceği kararlaştırılmış olduğundan, süre dolduktan sonra iş sözleşmeniz kendiliğinden sona erer, işverenin iş sözleşmesini feshetmesine gerek yoktur. “Sözleşme süren doldu, yarın işe gelmeyeceksin” demesi yeterlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirsiz süreli iş sözleşmesinde ise, bir süre belirlenmediği için, taraflardan herhangi birisi sözleşmeyi feshetmediği sürece, sözleşme varlığını devam ettirecektir. Yani bu sözleşmenin sona ermesi “Fesih” işlemini zorunlu kılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte, iş sözleşmesinin belirli veya belirsiz olarak iki farklı şekilde yapılabilmesi, uygulanacak kuralların farklılık göstermesi nedeniyle işçinin hakları açısından çok büyük önem taşımaktadır. İşçinin parasal anlamda en önemli haklarından birisi “kıdem tazminatı” hakkıdır. Kıdem tazminatı işçinin çalıştığı her bir yıl için 1 aylık ücreti tutarıdır. Ancak bu haktan faydalanabilmek için kural olarak işveren tarafından iş sözleşmesinin fesih işlemi ile sona erdirilmiş olması gerekir. Belirli süreli sözleşmede ise, iş sözleşmesi fesih işlemine gerek olmaksızın sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona ereceğinden, işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. Örneğin 5 senelik bir belirli süreli sözleşmeyle çalışan işçi, beşinci senenin dolmasıyla işsiz kalacak, bundan başka geçmiş 5 senenin kıdem tazminatına da hak kazanamayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, belirli süreli iş sözleşmesinin ne zaman biteceği önceden bilindiği için işçiye ihbar tazminatı da ödenmesi söz konusu olmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine işten çıkarılan işçi belirli şartlarda, “işe iade davası” açma hakkına sahiptir. Ne yazık ki, bu hak da kural olarak sadece belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçilere tanınmıştır. Çünkü belirli süreli çalışan işçi işten çıkarılmamıştır, aksine sözleşmesinin süresi dolmuştur. Bu durumda İş Kanununa göre, işe iade davası açması da mümkün değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirli süreli iş sözleşmelerini düzenleyen temel hüküm İş Kanununun 11. maddesidir. Madde hükmünün teknik ve bir o kadar da anlaşılması zor olduğunu hesaba katarak, en basit şekilde açıklamaya çalışacağım. Maddede, "belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak" yapılmasından söz edilmektedir. Bu objektif koşullar oluştuğu taktirde ancak belirli süreli sözleşme yapılabilir ve geçerlidir. Ancak bu madde içinde bahsedilen geçerli nedenlerin neler olduğu açık olmayıp, Mahkeme kararlarıyla şekillenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçici iş gücü gereksinimi doğuran haller belirli süreli iş sözleşmelerinin kurulmasını haklı kılan nedenlerin başında gelir. Çünkü bunlar, belirli süreli iş olup, sözleşmenin yapılması sırasında işin sona erme anı bilinmekte veya öngörülebilmektedir. Bir işletme veya işyerinin faaliyet konusuna girmeyen bir iş, daimi olmayacak şekilde, ihtiyaca binaen yaptırılıyor olabilir. İşin sonu önceden görülebilir niteliktedir ve iş periyodik olarak tekrarlanmayan, geçici bir nitelik taşır. Örneğin, bir ihracat şirketinin binalarındaki bilgisayar sistemini kurmak üzere yaklaşık 2 ay sürecek bir çalışma için alınacak işçilerle belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasında geçerli bir neden bulunmaktadır. Yine, bir sitenin çevresine yaptırılacak duvarlar için belirli bir süre için işçilerle sözleşme yapılmasında geçerli bir neden vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan başka işçinin göreceği iş, çalışacağı işyeri veya işletmenin faaliyet alanına girmekteyse de, söz konusu işyeri veya işletme geçici bir süreyle faaliyet gösterecekse, bu işçilerin belirli süreli çalıştırılmalarında geçerli bir neden bulunmaktadır. İşyerinin faaliyet süresinin geçici olması karşısında, işverenden, işe alınacak işçilerle belirsiz süreli iş sözleşmesi yapması beklenemez ve anılan durum belirli süreli iş sözleşmesinin kurulması için objektif haklı neden oluşturur. Örneğin, bir fuar veya sergi dolayısıyla sadece birkaç ay açık duracak stant için işçi almak, yalnızca 1 yıl sürecek bir proje çalışmasında çalışmak üzere işçi almak gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanun maddesinin koyduğu kural bellidir: Belirli süreli sözleşme sadece geçerli bir neden varsa yapılabilir. Aksi durumlarda sözleşme belirsiz süreli olarak yapılmak zorundadır. Oysaki uygulamada işverenlerin geçerli bir neden olmaksızın işçilerle belirli süreli sözleşme yaptıkları ve bazı işverenlerin de bu şekilde Kanunun kendilerine getirdiği yukarıda saydığımız bazı yükümlülüklerden kurtulmak istedikleri görülmektedir. Bunun en çok karşılaşılan örnekleri temizlik ve güvenlik alanında çalışan şirketlerin işçilerinde görülmektedir. Bu şirketlerin bazılarında işçiler, 1er yıllık sözleşmelerle çalıştırılmakta, süre dolduktan sonra 1er yıllık yeni bir sözleşme yapılabilmektedir. Bu sözleşme zinciri yıllarca devam edebilmektedir. Bu durumu gizlemek için kullanılan başlıca yöntem ise, temizlik işinin alınacağı yerdeki ihaleye şirketin her defasında farklı bir ad altında girmesidir. Oysaki İş Kanununa göre, bu durumda yapılan belirli süreli sözleşmeler için geçerli bir neden bulunmayıp, yapılan sözleşmelerin hepsi başından itibaren tek bir belirsiz süreli sözleşme sayılabilecektir. Böylece işçi de işçilik haklarından mahrum kalmamış olacaktır. Ne yazık ki, özel sektörde temizlik hizmetleri alanında çalışan birçok işçi, ya yasal haklarını bilmediklerinden ya da itiraz ederek mevcut işlerini kaybetmek istemediklerinden, kendilerine verilene razı olmaktadırlar. İşçilerin en azından yapabilecekleri, iş sözleşmeleri sona erdiğinde iş mahkemesine başvurarak, sözleşmenin belirli süreli değil, aslında belirsiz süreli olduğuna dair bir tespit davası açmalarıdır.&lt;br /&gt;vlaciner@gmail.com&lt;br /&gt;Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu bir sivil toplum örgütüdür.Süslü Sokak No:2 Mebusevleri Tandoğan AnkaraTel: 0 312 212 2886-87Fax: 0 312 212 2584 Copyright © 2006 Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (http://www.usak.org.tr/) http://www.usakgundem.com/yazarlar.php?type=14&amp;amp;id790&lt;br /&gt;Kaynak:&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-3827483399981493046?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/3827483399981493046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=3827483399981493046' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3827483399981493046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/3827483399981493046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/alma-hayatnda-yaplan-i-szlemesinin-tr.html' title='Çalışma Hayatında, Yapılan İş Sözleşmesinin Türü Hayatınızı Değiştirebilir!'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-5677633087939758807</id><published>2008-05-16T11:30:00.001-07:00</published><updated>2008-05-16T11:32:47.457-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>Patronum Değişti, Ya İşim?</title><content type='html'>Yrd. Doç. Dr. Vedat Laçiner&lt;br /&gt;Değişken ekonomik yapının özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşan Türk sanayisini sarstığı son 30 yıl içerisinde defalarca görüldü. Genelde Türkiye’nin, özelde ise işletmenin ekonomik durumundaki değişim en başta çalışan kesimi etkilemektedir. Bir işçi için, çalışması karşılığı aldığı ücret çoğunlukla kendisinin ve geçindirdiklerinin var olabilmesi için gerekli olan tek geçim kaynağıdır. Son yıllarda yaşanan ekonomik krizlerin de etkisiyle işyerlerinin başka bir işverene satılması, kiralanması veya diğer bir şekilde devredilmesi sıklıkla görülmüştür, görülmektedir. İşte böyle durumlarda orada çalışan işçiler için sancılı bir dönem başlar; patron değişince işçilerin akıbeti ne olacaktır?&lt;br /&gt;Uygulamada patronun değişmesiyle birçok işçinin işinden olduğu, işini kaybetmeyen şanslıların ise işyerindeki düzenlerinin bozulduğu, yaptıkları iş, pozisyon veya çalıştıkları şubelerinin kaydırılarak çalışma koşullarında önemli değişikliklere gidildiği uygulamada yine sıklıkla görülmektedir. Sözkonusu devir hallerinde devralan işverenin; ben eski işçilerle çalışmak istemiyorum, kendi kadromu oluşturacağım, bu nedenle devirden önce işyerinde çalışan işçileri çalıştırmıyorum anlayışına girebilmektedir. İşçi ise, devreden eski işveren zamanında işe girdiğini, sözleşmeyi onunla yaptığını ve onunla çalışmaya devam etmesi gerektiğini düşünebilir; bu nedenden dolayı artık yeni işverenle çalışmak istemiyorum, işten ayrılarak ihbar ve kıdem tazminatı ile diğer alacaklarımı isteyeceğim diyebilmektedir. Her iki uygulama da yasalara aykırı sonuçlar doğurmaktadır.&lt;br /&gt;Oysaki 4857 sayılı yeni İş Yasamız çalışanlar için işyerinin devri halinde önemli haklar getirmiştir. İş Yasasının 6. maddesine göre, "İşyerinin tamamı veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer”. Öyleyse, devreden veya devralan işveren, işçinin iş sözleşmesini, sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemeyecektir. Sadece işyerinin devri, işçinin iş sözleşmesini sona erdirmek için işveren açısından geçerli veya haklı bir sebep oluşturmamaktadır.&lt;br /&gt;İşyerinin devri, işçi yönünden de fesih için geçerli veya haklı sebep oluşturmaz. İşçinin, ben eski işveren ile sözleşme yapmıştım, yeni işverenle çalışmak istemiyorum. Bu nedenle iş sözleşmemi feshediyorum ve kıdem tazminatımı istiyorum diyemeyecektir. Yasaya göre, işyeri veya bir bölümünün devrinde, iş ilişkilerinde işveren tarafı değişmekte, ancak iş sözleşmesi mevcut bütün hak ve borçlarıyla yeni işverenle devam etmektedir. İşçi, eski işverene karşı yerine getirmek zorunda olduğu tüm sözleşme şartlarını, yeni işverene karşıda yerine getirmek zorundadır.&lt;br /&gt;Bununla birlikte, devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı nedenlerden dolayı fesih hakları saklıdır. Örneğin, işyerini devralan işveren, işyerinde teknolojik yenilikler yaparak daha az işçi çalıştırmak durumunda kalıyorsa, yasal yükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla işçinin iş sözleşmesini feshedebilecektir. İşverenin, haklı nedenle feshin şartları gerçekleşmişse, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25.maddesinden doğan haklı nedenlerle fesih hakkı da saklı tutulmuştur. Ancak burada, şartları gerçekleşmişse işçi İş yasasındaki iş güvencesine ilişkin haklardan yararlanacaktır. İşçinin de, şartları gerçekleşmişse, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24.maddesinden doğan haklı nedenlerle fesih hakkı saklı tutulmuştur.&lt;br /&gt;İşyerini veya bir bölümünü devralan işveren, devir tarihinde işyerinde çalışan işçilerin Kanundan, toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmelerinden doğan her türlü haklarına karşı sorumlu tutulmaktadır. Aylık ücret, fazla çalışma ücreti, sosyal haklar, ikramiye, yıllık ücretli izin gibi birçok hak bu kapsamda yer alır. Artık, devralan işveren, işyerini devralmadan önceki döneme ait işçi hak ve alacaklarına karışmam diyemeyecektir.&lt;br /&gt;Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. İşyerinin devrinden sonraki tarihlerde doğacak olan yıllık ücretli izin, ihbar öneli/tazminatı, kıdem tazminatı v.b. hizmet süresine göre değişiklik arzeden her türlü işçi hakları, işçinin işyerinde ilk işe başladığı tarihe göre hesaplanacaktır. Ben sadece devraldığım tarihten sonrası için yıllık ücretli izin hesaplarım, devirden önceki döneme ait izninden sorumlu değilim, o izne ilişkin haklarını git eski işvereninden al şeklinde bir söylem yasaya aykırılık teşkil edecektir.&lt;br /&gt;Yine, devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. İki yıl süreyle birlikte sorumlu olunan haklardan, devir tarihinden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken ücret, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil günü çalışması ücreti, ikramiye gibi ücret alacakları, ayni yardım alacakları, kullandırılmayan yıllık ücretli izinler veya diğer izinler gibi hakları anlamak gerekir. Burada yeni işveren işçinin geçmişteki bütün alacaklarından sorumlu tutulurken, eski işveren sadece kendi dönemiyle sınırlı olarak sadece devirden sonraki 2 yıl içinde yeni işverenle birlikte sorumlu tutulmaktadır. İşçi, eski işveren döneminde doğan hakları için devirden sonraki 2 yıl içinde, ister eski isterse yeni işverenine giderek talepte bulunabilecek, vermezlerse bu kişileri dava edebilecektir. 2 yıl geçtikten sonra ise, eski işveren zamanında doğmuş hakları yanmayacak, ancak bu hakları sadece yeni işvereninden isteyebilecektir. Eski işveren döneminde doğmuş hakların yanmaması için ücret alacakları için 5 yıllık, tazminat alacakları için ise 10 yıllık zamanaşımı süresine dikkat edilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;4857 sayılı İş Kanunu'nun 6.maddesinin dördüncü bendi birlikte sorumluluğun istisnasını düzenlemiştir. Tüzel kişiliğin (mesela anonim veya limited Şirketin, birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona ermesi halinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmayacaktır. Bundan başka yine aynı maddenin son bendine göre, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir bölümünün başkasına devri halinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6.maddesi hükümleri uygulanmayacaktır.&lt;br /&gt;Özetle:&lt;br /&gt;a) Devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile devralana geçer.&lt;br /&gt;b) Devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludur. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.&lt;br /&gt;c) Ancak tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona ermesi durumlarında “birlikte sorumluluktan” söz edilemez.&lt;br /&gt;d) Devreden veya devralan işveren, iş sözleşmelerini feshedemez.&lt;br /&gt;e) İşyeri devri işçi açısından fesih konusunda haklı neden oluşturmaz.&lt;br /&gt;f) Ancak devreden veya devralan işverenin ekonomik teknolojik veya iş organizasyonundaki değişikliklerin gerekli kıldığı iş sözleşmesini fesih hakları saklıdır.&lt;br /&gt;g) Ayrıca işçi ve işverenlerin haklı nedenlerden dolayı iş sözleşmesini derhal fesih hakları da saklıdır.&lt;br /&gt;laciner@yahoo.com&lt;br /&gt;Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu bir sivil toplum örgütüdür.Süslü Sokak No:2 Mebusevleri Tandoğan AnkaraTel: 0 312 212 2886-87Fax: 0 312 212 2584 Copyright © 2006 Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (http://www.usak.org.tr/) http://www.usakgundem.com/yazarlar.php?type=14&amp;amp;id826&lt;br /&gt;Kaynak:http://calismadunyasi.blogspot.com/search/label/Makalelerim&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-5677633087939758807?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/5677633087939758807/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=5677633087939758807' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/5677633087939758807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/5677633087939758807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/patronum-deiti-ya-iim.html' title='Patronum Değişti, Ya İşim?'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4377424435116255784</id><published>2008-05-16T11:19:00.004-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:20.109-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>İşverenin İşçisine Sunduğu Eğitim İmkânının Bedeli: Mecburi Hizmet &amp; Cezai Şart</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SC3RqgTj3AI/AAAAAAAAAK8/dIm_-Btqq2o/s1600-h/isci.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SC3RqgTj3AI/AAAAAAAAAK8/dIm_-Btqq2o/s200/isci.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201043672839478274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yrd. Doç. Dr. Vedat Laçiner&lt;br /&gt;Günümüzde şirketlerin başarısı için personel istihdamında iyi eğitimli, gelecek vaadeden, genç ve deneyimsiz "yeni mezunların" işe alınarak şirket kültürüne göre yetiştirilmesi önemli bir yer tutar. Bir personelin faydalı iş üretmesi ancak iyi bir eğitimle mümkün olabilmektedir. Özellikle son yıllarda işverenlerin işletmelerinde daha vasıflı eleman çalıştırmak amacıyla önemli harcamalar yaptığı, işçilere yurt içinde veya dışında mesleki eğitim verilmesini sağladıkları görülmektedir. Bu eğitim sonucunda işçi vasıf kazanmakta, işgücü piyasasında pazarlık gücü ve istihdam olanakları artmakta, bundan parasal yararlar sağlayacak duruma gelmektedir. Sonrasında ise yetişmiş personeli transfer etmek isteyen çok sayıda şirket ortaya çıkabilmektedir. İşte, “eğitim karşılığı cezai şart”, işçisine eğitim yatırımı yapan işverenin gerek başka şirketlerce işçinin transferi, gerekse işçinin kendi isteği ile işten ayrılması durumlarına karşı kendini garantiye alma aracı olarak devreye girmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz konusu eğitim, firmanın kendisi tarafından verilebileceği gibi, başka bir eğitim kurumuna da verdirilmiş olabilir. Örneğin yurt içinde veya yurt dışında kurslara, eğitim seminerlerine gönderilmiş olabilir. Yine, meslek içi seminerler işveren tarafından belirli bir külfete girilerek düzenlenmişse eğitim kapsamında değerlendirilebilir. Ancak, sırf o işyerine uyumu sağlamak için, işverene bağlı diğer işçiler tarafından verilen kısa süreli kursları kanaatimce eğitime dahil etmemek gerekir.&lt;br /&gt;Cezai şart, sözleşme taraflarının anlaşmasıyla, sözleşmeye aykırı davranan tarafa yüklenen bir tür yaptırımdır (kural olarak parasal). İş sözleşmelerindeki “genel cezai şartın”, sözleşmenin her iki tarafı için de aynı şekilde öngörülmüş olması koşuldur. Sadece işçinin aleyhine cezai şart öngörülmüşse geçersizdir. İşçinin aleyhine daha fazla miktarda cezai şartın öngörülmüş olması halinde ise, daha düşük olan işveren aleyhindeki cezai şart göz önünde tutulmakta ve bunun üzerindeki kısım geçersiz sayılmaktadır. Ancak cezai şarta konu olan eğer "eğitim imkanı" hükümleri ise, işverenin cezai şart hükümlerinin tek taraflı olamayacağı kuralına istisna getirilmiştir yargı tarafından. Yani, “eğitim karşılığı cezai şartta” hukuki durum, “genel cezai şarttan” tamamen farklıdır; iş sözleşmelerinde eğitim karşılığı cezai şartın sadece işçi aleyhine, tek taraflı düzenlenmesi, cezai şartı geçersiz hale getirmez.&lt;br /&gt;İş sözleşmesiyle, “eğitim imkânı karşılığı işçinin firmada belli bir süre çalışması mecburiyeti” getirilmektedir. Sözleşmede belirlenen bu süreye uyulmaması durumunda, işçiden sözleşmeyle belirlenmiş miktar kadar bir paranın tazmini istenir “eğitim karşılığı cezai şart” olarak. Bu anlamda, işçiye eğitim masrafları karşılığı cezai şart öngörülmesine ilişkin anlaşmalar geçerlidir, işçinin attığı imza kendisini bağlayacaktır.&lt;br /&gt;Belirtelim ki; eğer sözleşme içerisinde eğitim masraflarının ödeneceğine ilişkin bir düzenleme yapılmamışsa, yapılan eğitim masrafları işçiden istenemeyecektir.&lt;br /&gt;İşçi aleyhine tek taraflı cezai şartın geçerli olabilmesi için işverenin sağladığı eğitim sonucunda işçinin mesleki vasıfları ile kazanımları gerçekten artmış olmalıdır. Kısa süreli bir hizmet içi eğitim bu vasfı taşımaz. Yani ancak, aldırılan eğitim, mevcut işin yapılmasında ek bilgi ve beceriler içeren bir mahiyetteyse ve işçide artı bir değer oluşturuyorsa, işverenin sözkonusu yaptığı masrafları talep edebileceği düşünülebilir. Bu bağlamda, firmanın amacı işçiye göstermelik bir eğitim imkânı sunarak o işçiyi belirli bir süre kendine bağlamak ise, bu durumda zorunlu çalışılması gereken süre ve cezai şarta ilişkin sözleşme hükmü geçersiz olacaktır.&lt;br /&gt;“İş sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülen eğitim karşılığı cezai şart”, işçiye verilen eğitimin niteliği, işçinin kariyerine sağladığı katkı, eğitim masrafları, eğitim süresi, eğitimin yurt içinde mi yurt dışında mı yapıldığı gibi değişkenler ile orantılı olmalıdır.&lt;br /&gt;Uygulamada mahkemelerde eğitim giderleri ile ilgili cezai şart belirlenirken; eğitim süresi, eğitim masrafları, eğitimden faydalanan kişi sayısı, işçi başına düşen eğitim gideri, iş akdi ile belirlenen süre göz önünde tutularak, çalışılan süre ve çalışılması gereken süre orantılanarak cezai şart belirlenmekte ve genelde de sözleşmede belirlenen bedelden daha düşük bir rakam çıkmaktadır. Yani yargı, bir anlamda cezai şartı tenkis ediyormuş (indiriyormuş) gibi gözükmektedir; ama fiilen yaptığı işçinin eğitim giderini belirlemek ve kalan süreye orantılamaktır. Örneğin, 2000 Dolar eğitim masrafı karşılığı 2 yıl çalışma zorunluluğu getirilse ve işçi 1,5 yıl çalışması sonrası işyerinden ayrılmış olsa, mahkeme takriben cezai şartın 1500 Dolar’ını iptal edebilecektir.&lt;br /&gt;Özetle, cezai şartın, o işçiye yapılan masraf ve o işçinin ücretiyle orantılı olması gerekir. Aksi takdirde hakim, fahiş (aşırı) cezai şartı indirebilir. Asgari ücretli birisine beş yıllık sözleşme yapıp 50 bin dolar cezai şart koyamazsınız; ama yüksek maaşlı birisine, örneğin havayolu şirketlerinin pilotları dışarıya eğitim için gönderilmektedir, sözleşmelerine beş yıl ve daha fazla çalışma şartı gibi hususlar koyulmaktadır. Yüksek miktarda parasal cezai şart konulmaktadır. Yargıtay da bunu geçerli kabul edebilmektedir.&lt;br /&gt;İş sözleşmelerinde, işçi aleyhine eğitim karşılığı cezai şart düzenlemesine yer verilmesi durumunda, işveren tarafından yapılan tüm eğitim masraflarının işten ayrılan işçiden alınacağı sözleşmede açıkça hüküm altına alınmış olsa bile, sadece işveren tarafından belgelenen eğitim masrafları işçiden geri alınabilir. Eğitim karşılığı cezai şarta konu olabilecek eğitim masrafları; eğitim kuruluşlarına yapılan harcamalar, eğitmene yapılan harcamalar, eğitim materyalleri için yapılan harcamalar ve eğitime yönelik ulaşım ve eğitim mekânı harcamalarıdır. Eğitimin devamı sırasında işçiye ödenen ücretler (normal ücret) ise işçiden geri alınamaz. İşçinin normal çalışma saatleri dışında bu eğitime katılmış olması durumu değiştirmemektedir.&lt;br /&gt;İş sözleşmelerinde, işçi aleyhine eğitim karşılığı cezai şart düzenlemesine yer verilmesi durumunda, sadece işveren tarafından belgelenen eğitim masrafları işçiden geri alınabilmektedir. Bu durumun doğal sonucu olarak, işçiye eğitim verildiği konusunda ve katlanılan eğitim masrafları ile ilgili olarak ispat yükü işverene aittir.&lt;br /&gt;21 Aralık 2007USAK Stratejik GÜNDEMVedat LAÇİNER: Lisans (Ankara Ü. Hukuk F.); Yüksek Lisans (Marmara Ü. Hukuk, LLM); Doktora (Passau Ü., PhD, Almanya)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu bir sivil toplum örgütüdür.Süslü Sokak No:2 Mebusevleri Tandoğan AnkaraTel: 0 312 212 2886-87Fax: 0 312 212 2584 Copyright © 2006 Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (http://www.usak.org.tr/) http://www.usakgundem.com/yazarlar.php?type=14&amp;amp;id863&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kaynak:http://calismadunyasi.blogspot.com/search/label/Makalelerim&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4377424435116255784?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4377424435116255784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4377424435116255784' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4377424435116255784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4377424435116255784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/iverenin-iisine-sunduu-eitim-imknnn.html' title='İşverenin İşçisine Sunduğu Eğitim İmkânının Bedeli: Mecburi Hizmet &amp; Cezai Şart'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SC3RqgTj3AI/AAAAAAAAAK8/dIm_-Btqq2o/s72-c/isci.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-7299962662017964756</id><published>2008-05-15T10:52:00.001-07:00</published><updated>2008-05-15T10:54:08.246-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Facebook'a Rakip Geliyor</title><content type='html'>Dünyanın en büyük arama motoru Google, kullanıcıları arkadaşlarıyla iletişim halinde tutacak yeni bir hizmet başlatarak, Facebook ve MySpace gibi popüler sosyalleşme sitelerinin yolunu izliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google, "Friend Connect" adlı yeni yazılımıyla, kullanıcıların kişisel profil ve uygulamalarını diğer web sitelerine taşıma olanağı sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirketin mühendislik direktörü David Glazer, henüz geliştirilme aşamasında bulunan uygulama ile her web sitesi sahibinin, sitesine küçük bir parça kod ekleyerek, karmaşık bir program yazmak zorunda kalmadan yeni sosyal uygulamalar elde edebileceğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin bir kullanıcının kendi web sitesinden ayrılmadan diğer arkadaşları veya kişiler ile iletişim halinde olabileceğini belirten şirket yetkilileri, kullanıcının web sitesini ziyaret edenlerin diğerlerinin yorumlarını okuyabileceklerini, kendi profillerine müzik ekleyebileceklerini ya da web sitesinin duvarında yazılı mesajları&lt;br /&gt;görebileceklerini kaydettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Friend Connect'in Data Availability uygulaması da, kullanıcılara Yahoo, PhotoBucket, Twitter ve eBay aracılığıyla bilgi paylaşımı sağlayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:AA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-7299962662017964756?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/7299962662017964756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=7299962662017964756' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7299962662017964756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7299962662017964756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/facebooka-rakip-geliyor.html' title='Facebook&apos;a Rakip Geliyor'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-1677583685857727857</id><published>2008-05-15T10:36:00.001-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:20.305-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>The Sopranos Ekranlara Veda Ediyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCx3cgTj2_I/AAAAAAAAAK0/mm14ieYHRHw/s1600-h/thesopranos.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCx3cgTj2_I/AAAAAAAAAK0/mm14ieYHRHw/s200/thesopranos.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5200663001298099186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;David Chase tarafından yaratılan ve en iyi drama dalında 2007 Emmy ödülü sahibi ‘The Sopranos’ dizisi, New Jersey’de yerleşik mafya patronu Tony Soprano’nun mafya içi mücadele ve hesaplaşmalarıyla ailesi ve iç dünyasında kurmaya çalıştığı dengeleri konu alıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Godfather ve Goodfellas gibi filmlerin yıllar sonra bile ispat ettiği gibi; mafya ve organize suç dünyasının anlatıldığı filmlerin özel bir hayran kitlesi var. Bu filmlerde idolize edilen mafya liderlerine, onların güç ve karizmalarına hayranlık duymaktan kendimizi alamıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne kadar bu filmlerde canlandırılan ‘karanlık’ kahramanlar, ahlaki ve estetik açılardan kötü örnek olsalar da ‘ailesine ve dostlarına ölesiye bağlı’ kişilikler olarak takdirimizi kazanıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihin en iyi 10 mafya filmi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Sopranos dizisi nasıl ortaya çıktı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu diziyi yazmaya başlamadan önce David Chase 20 yılı aşkın bir süredir tanınan bir televizyon yazarıydı. 1995 yılında “Annesiyle sorunları yüzünden psikoterapiye başlayan bir mafya lideri” konseptini işleyen bir sinema film senaryosu yazan David Chase, menajeri Lloyd Braun’un fikirlerini dinledikten sonra bu projeyi TV dizisi olarak çekmeye karar verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç yaşlarından itibaren mafya konseptine ilgi duyan David Chase, beyazperdedeki hemen bütün mafya ve gangster filmlerini izlemişti. “Yaşadığı sorunlar nedeniyle terapiye giden bir televizyon yazarı” konusunun pek de ilginç bir olmayacağını düşünen Chase, ‘televizyon yazarı’ karakteri yerine ‘mafya patronu’ karakterini yerleştirmeyi uygun gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; ew Jersey’de yaşadığı tecrübelerden, kendi kişisel ve ailevi sorunlarından ilham alan Chase, bu dinamikleri bir ‘mafya ailesi’ne uygulayarak Soprano ailesini kurguladı. Mesela Tony Soprano’nun annesi Livia ile yaşadığı sorunlar, Chase’in kendi annesiyle olan ilişkisinin bir yansımasıdır. Aynı şekilde, Tony Soprano’nun terapisti Dr.Jennifer Melfi’nin adı, Chase’in gerçek terapistinin adıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu proje çeşitli yapımcılara tanıtıldı. ABD’deki en seçkin kablo TV ağı HBO’nun o zamanki başkanı Chris Albrecht önüne gelen bu projedeki potansiyeli hemen farketti ve pilot bir bölümün çekilmesi için finansal destek verdi. İlk pilot film 1997’de çekildi. HBO yöneticilerinin çeşitli tereddütlerinden sonra 13 bölüm sipariş edildi ve bu dizi 10 Ocak 1999’da pilot filmiyle ilk defa yayına başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aktörler nasıl seçildi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘The Sopranos’ dizisindeki karakterlerin çoğu İtalyan asıllı Amerikalılardan oluşuyor. Esasen Mafya konulu Hollywood yapımlarında rol alan aktörlerin de çoğu İtalyan asıllı olduğu için, bu dizinin aktörleri de bu kurala uygun seçildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; artin Scorsese’nin 1990 tarihli Goodfellas filminde rol almış olan 27 aktör&lt;br /&gt;Sopranos dizisinin çeşitli bölümlerinde görünür. Benzer şekilde Sopranos dizisinin sekiz aktörü de 1999 tarihli komedi yapımı Mickey Blue Eyes’ta rol almıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serinin ana karakteri Tony Soprano’yu canlandıran James Gandolfini, 1993 tarihli True Romance filminde oynadığı küçük bir rolde gösterdiği performans nedeniyle seçildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psikiyatr Dr.Melfi rolünü oynayan Lorraine Bracco, aslında Tony Soprano’nun eşi Carmela Soprano’yu canlandırılması düşünülerek seçmelere davet edildi çünkü Goodfellas filminde bir mafya üyesinin eşini canlandırmıştı. Ancak Bracco oyunculuk kariyerinde yeni bir açılım yapmak için Dr.Jennifer Melfi rolünü istedi ve aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paulie Gualtieri karakterini canlandıran Tony Sirico’nun gerçekten mafyaya ilişkin bir suç geçmişi var. Senaryonun ilerleyen bölümlerinde bu karakterin korkakça veya alçakça bir şey yapmaması koşuluyla rolü kabul etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silvio Dante (Syl) rolünü oynayan Steven van Zandt aslında bir müzisyen. Hatta Bruce Springsteen ile birlikte gitar çalmışlıkları var. 1997 Rock &amp;amp; Roll Hall of Fame töreninde van Zandt’ın canlı performansını izleyen ve bundan çok etkilenen David Chase, Silvio Dante karakterini sadece van Zandt için yarattı. Dizide Silvio Dante’nin eşi olarak gene Van Zandt’ın gerçek eşini izledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk sezonda yer alan aktörlerin çoğunun adı daha önce duyulmamıştı. Ancak dizi büyük başarı kazanınca Joe Pantoliano, Steve Buscemi ve Frank Vincent gibi tanınmış aktörler de dizide yer aldı. Zaman içinde Ben Kingsley ve Nancy Sinatra gibi isimler dizide konuk oyuncu olarak yer aldılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dizinin müzikleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Sopranos dizisinde çok değişik türden müzik ve parçalar eklektik bir şekilde kullanıldı. Genelde her bir bölümün çekimi bitirildikten sonra müzik edisyonuna geçilmekle birlikte bazı bölümlerde ‘önceden seçilen müziğin temasına uygun’ çekimler gerçekleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modern pop müzikten (Britney Spears, The Bangles) 60’ların İngiliz rock tarzına (The Kinks, The Rolling Stones) ve klasik soul ve caz müziğine (Ella Fitzgerald, Ben E. King) kadar geniş bir yelpazaden seçilen çok değişik parçalar bazen aynı bölüm içinde bile kullanıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılış teması ‘Woke Up This Morning’ (Chosen One Mix) İngiliz müzik grubu Alabama 3 tarafından seslendirilmekteydi. Amerika’da country tarzı müzik yapan Alabama grubuyla karıştırılmaması için İngiliz Alabama 3 grubuna A3 adı veriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her dizinin başlangıcında açılış parçası çalarken Tony Soprano’yu arabasıyla Lincoln tünelinden çıkarken görürüz. Sonra da New Jersey Turnpike’a (otoyol girişi) girer ve yol boyunca New Jersey ile Newark arasındaki işaret ve tabelaları izleriz. Giriş sekansın sonunda Tony Soprano arabasını banliyödeki evinin önüne çekip araçtan çıkar. Bu sekansın amacı, diğer benzeri dizi ve filmlerin aksine bu dizinin New York’ta değil New Jersey’de geçmekte olduğunu biz izleyenlere hatırlatmaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-1677583685857727857?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/1677583685857727857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=1677583685857727857' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1677583685857727857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/1677583685857727857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/sopranos-ekranlara-veda-ediyor.html' title='The Sopranos Ekranlara Veda Ediyor'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCx3cgTj2_I/AAAAAAAAAK0/mm14ieYHRHw/s72-c/thesopranos.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4208734424185372232</id><published>2008-05-15T10:34:00.000-07:00</published><updated>2008-05-15T10:35:58.386-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Kurtlar Vadisi Değil Turplar Vadisi</title><content type='html'> urtlar Vadisi dizisinden esinlenerek yönetmenliğini Osman Mırnav'ın taptığı 2006 yılında çekimi yapılan ve oyuncularının tamamının Belediye personelinin oluşturduğu "Turplar Vadisi" dizisi herkes tarafından çok beğenilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; izi çekimleri sırasında asılan tabela yerinden sökülmeyerek köprüde takılı kalmış ve tanıtım amaçlı olarak da Belediye tarafından sökülmemesine karar verilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; erkes tarafından dikkat çeken "Turplar Vadisi" tabelası turpun anavatanı olan Kadirli'ye ayrı bir görünüm kazandırmaya devam ederken, vatandaşlar Turplar Vadisi adlı bir sinema filminin çekilmesiyle turpun tüm dünyaya tanıtılacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; elediye Başkanı Mustafa Türkmenoğlu, turpun tanıtımı için ellerinden gelen her türlü tanıtımı bu zamana kadar yaptıklarını, bundan sonrada yapmaya hazır olduklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; ürkmenoğlu, "Turpun tanıtımı için adına festivaller düzenliyoruz.Halkımızın geçim kaynağı olan turp için en son 7 Mart'ta düzenlediğimiz 8.Uluslararası Kültür ve Sanat Turp Festivali'yle Kadirli turpunu tüm dünyaya duyurmaya çalıştık." diye konuştu.&lt;br /&gt;Kaynak:CHA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-4208734424185372232?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/4208734424185372232/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=4208734424185372232' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4208734424185372232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/4208734424185372232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/kurtlar-vadisi-deil-turplar-vadisi.html' title='Kurtlar Vadisi Değil Turplar Vadisi'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-2525898227418567047</id><published>2008-05-15T10:08:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:20.539-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Çin'deki Felaketin Bilançosu Ağırlaşıyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCxw0gTj2-I/AAAAAAAAAKs/p3HJOHll-S4/s1600-h/china.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCxw0gTj2-I/AAAAAAAAAKs/p3HJOHll-S4/s200/china.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5200655717033565154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çin hükümeti, üç gün önce Siçuan eyaletinde meydana gelen depremin 10 milyon kişiyi mağdur ettiği tahmininde bulundu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depremzedelerin büyük bölümü çadırlarda kalırken, yeterli sığınma, gıda ya da temiz su imkânlarından yoksun durumdalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Japonya'dan gelecek uzman arama kurtarma ekiplerine ülkeye giriş izni verileceğini açıkladı. Japonya, Çin'in bu konuda yardımda bulunmasını kabul ettiği ilk ülke.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arama kurtarma çalışmalarına katılmak üzere deprem bölgesine 30 bin askerden oluşan takviye birlikler ve 90 adet helikopterin gönderileceği belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barajları sağlamlaştırmak üzere de takviye birliklerin görevlendirildikleri ifade ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7,9 Şiddetindeki depremin etkisiyle 400'den fazla barajın zarar gördüğü sanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deprem nedeniyle yaklaşık 19 bin kişinin öldüğü ifade ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin medyası, 26 bin kişinin hâlâ enkaz altında olduğunu belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin hükümeti halka çağrıda bulunarak kurtarma çalışmaları için gerekli temel malzemelerin bağışlamaları için halka çağrıda bulundu. Hükümet, çekiç, vinç, kürek ve lastik çizme gibi malzemelere çok âcil olarak ihtiyaç duyulduğunu kaydediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin yardım ekipleri sağanak yağışa rağmen tıkanmış yolları aşarak, enkaz altındaki binlerce kişiye ulaşmaya çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin hava kuvvetleri, askeri ve sivil havacılık birimleri, deprem felaketinden bugüne kadar gelmiş geçmiş en kapsamlı hava operasyonu gerçekleştirdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel eğitimli askerler soyutlanmış haldeki veya ulaşılamayan bölgelere paraşütle indirildi. Yetkililerin açıklamasına göre, depremden zarar gören her yerleşim alanına ulaşıldı ve yardım çalışmaları başlatıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çinli yardım ekipleri enkaz altında kalan binlerce kişiye ulaşma çabasında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20 bin polis, kurtarma çalışmalarına destek veriyor. Sağlık Bakanlığı da halka acil kan bağışı yapmaları çağrısında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin Başbakanı Wen Jiabao, depremden en fazla zarar gören yerlerden bazılarını ziyaret etmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wen Jiabao, afetzedelerle konuşurken, 1000 dolayında öğrencinin mahsur kaldığı okul enkazında da incelemelerde bulunmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wen, felaket bölgesinde durumun tahmin edilenden daha kötü olduğunu kaydetmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Juyuan kentinde, beton ve çarpılmış demir yığını haline gelen okula giden BBC muhabiri, perişan haldeki yüzlerce ana babanın, çocuklarının kurtarılabilmesi umuduyla okul enkazı başında beklediklerini anlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölen öğrencilerin cesetlerinin de okul bahçesinin bir köşesine konulduğu bildiriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin Maliye Bakanı, yardım çalışmaları için 100 milyon dolar fon ayırdıklarını belirtti.&lt;br /&gt;bbc&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-2525898227418567047?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/2525898227418567047/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=2525898227418567047' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/2525898227418567047'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/2525898227418567047'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/indeki-felaketin-bilanosu-arlayor.html' title='Çin&apos;deki Felaketin Bilançosu Ağırlaşıyor'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCxw0gTj2-I/AAAAAAAAAKs/p3HJOHll-S4/s72-c/china.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-6426193508513098500</id><published>2008-05-15T10:01:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:20.834-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Türkiye'den Uluslararası Çabalara Destek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCxtqATj29I/AAAAAAAAAKk/-OW5U-40g9w/s1600-h/lubnan.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCxtqATj29I/AAAAAAAAAKk/-OW5U-40g9w/s200/lubnan.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5200652238110055378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, Lübnan'daki çatışmalar ve can kayıplarında üzüntü ve kaygı duyduğunu, ülkede barış ve huzur ortamının yeniden tesisine yönelik bölgesel ve uluslararası tüm çabaları desteklediğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Arap Birliğinin Lübnan krizinin diyalog ve uzlaşı yoluyla bir an önce çözüme kavuşturulması amacıyla ilgili taraflarla görüşmelerde bulunmak üzere Lübnan'a bakanlar düzeyinde bir komite gönderme kararının memnuniyetle karşılandığı ifade edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlık açıklamasında, "Ülkedeki krize diyalog yoluyla ve anayasal meşruiyet zemininde çözüm bulunarak, barış ve huzur ortamının yeniden tesisine yönelik bölgesel ve uluslararası tüm çabalar tarafımızdan desteklenmektedir" denildi.&lt;br /&gt;Kaynak:AA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-6426193508513098500?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/6426193508513098500/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=6426193508513098500' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/6426193508513098500'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/6426193508513098500'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/trkiyeden-uluslararas-abalara-destek.html' title='Türkiye&apos;den Uluslararası Çabalara Destek'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCxtqATj29I/AAAAAAAAAKk/-OW5U-40g9w/s72-c/lubnan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-7088293864625309122</id><published>2008-05-13T10:09:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:20.994-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Kraliçe Elizabeth Ankara'da</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCnNEQTj28I/AAAAAAAAAKc/gVkF0Bi6MYU/s1600-h/elizabeth.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCnNEQTj28I/AAAAAAAAAKc/gVkF0Bi6MYU/s200/elizabeth.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5199912717756128194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth ve eşi Edinburg Dükü Prens Philip, resmi ziyaret için özel uçakla Ankara'ya geldi.&lt;br /&gt;Kraliçe ve beraberindekileri, Esenboğa Havalimanında Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve eşi Nihal Aydın, Ankara Valisi Kemal Önal, Ankara Garnizon Komutanı Korgeneral Aslan Güner, İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Nick Baird, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Yiğit Alpogan ve eşi ile diğer yetkililer tarafından karşılandı.&lt;br /&gt; raliçe Elizabeth'in gelişi sırasında Esenboğa Havalanında çok sıkı güvenlik önlemleri alındığı dikkati çekti.&lt;br /&gt;Kraliçesi II. Elizabeth temasları çerçevesinde ilk olarak Anıtkabir'i ziyaret etti.&lt;br /&gt;Kraliçe Elizabeth, eşi Edinburgh Dükü Prens Philip ve diğer heyet üyeleri ile birlikte yaptığı ziyaret sırasında Atatürk'ün mozolesine çelenk koyarak, saygı duruşunda bulundu.&lt;br /&gt;Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband'ın da eşlik ettiği Kraliçe Elizabeth daha sonra Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı.&lt;br /&gt;Anıtkabir ziyaretinin ardından Çankaya Köşkü'ne geçen Kraliçesi Elizabeth'i, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, resmi törenle karşıladı.&lt;br /&gt;Milli marşların dinlenmesinin ardından, Kraliçe Elizabeth tören kıtasını denetledi. Tören kıtasını "Merhaba asker" diyerek selamlayan İngiltere Kraliçesinin onuruna 21 pare top atışı yapıldı.&lt;br /&gt;Törenin ardından görüşmeye geçildi.&lt;br /&gt;Kaynak:AA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1636987607159161327-7088293864625309122?l=llaciner.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://llaciner.blogspot.com/feeds/7088293864625309122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1636987607159161327&amp;postID=7088293864625309122' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7088293864625309122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1636987607159161327/posts/default/7088293864625309122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://llaciner.blogspot.com/2008/05/kralie-elizabeth-ankarada.html' title='Kraliçe Elizabeth Ankara&apos;da'/><author><name>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye'nin en önemli araştırma ve düşünce kuruluşlarından ( think tank ) biridir.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCnNEQTj28I/AAAAAAAAAKc/gVkF0Bi6MYU/s72-c/elizabeth.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1636987607159161327.post-4039144038893523837</id><published>2008-05-13T10:01:00.002-07:00</published><updated>2008-12-10T22:57:21.210-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya'/><title type='text'>Çin'de 7.8 in Getirdiği Acı Büyüyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCnJ1ATj27I/AAAAAAAAAKU/Ker7fEg9OdA/s1600-h/cin.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_5zxKWMri8BA/SCnJ1ATj27I/AAAAAAAAAKU/Ker7fEg9OdA/s200/cin.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5199909157228239794" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çin'de yerel saatle öğleden sonra meydana gelen deprem binaları yerle bir etti. Binlerce ölü var&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin’in güneybatısında, okulların ve işyerlerinin dolu olduğu gündüz saatlerinde meydana gelen 7.8 büyüklüğündeki depremde, en az altı yerleşim bölgesindeki hastane, okul, yurt ve fabrika binaları yıkıldı, ilk belirlemelere göre sadece Sichuan eyaletinde 7 bin 651 kişi öldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depremin merkez üssünün bulunduğu Sichuan eyaletindeki yerleşim bölgelerinde 8 okul binasının sarsıntı nedeniyle çöktüğü, yüzlerce çocuk ve öğretmenin enkaz altında kaldığı belirtiliyor. Sichuan eyaleti başkenti Chengdu’ya yaklaşık 160 kilometre uzaklıkta bulunan, Mianyang kentine bağlı 161 bin nüfuslu Beichuan ilçesinde binaların yüzde 80’i yıkılırken 3 bin ile 5 bin arasında kişinin öldüğü tahmin ediliyor. İlçede en az 10 bin kişinin yaralandığı belirtiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin resmi haber ajansına bilgi veren görgü tanıkları, Dujiangyan kentindeki bir hastanenin yıkıldığını aktardı. Aynı kentte, 3 katlı bir okul binasının yıkılması sonucu 900 çocuk enkaz altında kaldı. 50 çocuğun cesedi çıkarıldı. Halkın, çöken binaların altında kalan çocukları kendi imkanlarıyla kurtarmaya çalıştıkları, endişe içindeki ailelerin çocuklarına ulaşmak umuduyla enkazların etrafında toplandıkları belirtildi. Sichuan’daki Shifang’da bulunan 2 kimya tesisinin çökmesi sonucu, yüzlerce kişinin yıkıntıların altında kaldığı, yıkılan tesislerden, 80 tondan fazla sıvı amonyağın sızdığı öğrenildi.Yolda meydana gelen hasardan dolayı kurtarma ekipleri Vençuan ilçesine ulaşamadı. Çin Merkezi Televizyonu CCTV, durumu gözlemek için askeri helikopterlerin ilçeye gittiğini duyurdu. Devlet Felaketle Mücadele Komisyonu ikinci derece acil müdahale planını uygulamaya koydu. Çin’de ciddiyet seviyesine göre dört kategoride acil müdahale planı bulunuyor. Çin Yurttaşlık İşleri Bakanlığı deprem bölgesine 5 bin çadır gönderdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölü sayısının admasından endişe ediliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetkililer, ölü sayısının hızla artmasından endişe edildiğini, kurtarma ekiplerinin, depremden en çok etkilenen bölgelere ulaşmaya çalıştığını
